ÖZET: Başvuran, yurt dışında geçirdiği sürelerin borçlandırılması için 31/07/2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuştur. Ancak, başvurusu eksik belgeler nedeniyle geçersiz sayılmıştır. Başvuran vekili, SGK’nın kendisine gönderdiği eksik belge tamamlama yazısının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve bu nedenle yasal sürenin yanlış hesaplandığını iddia etmektedir. Başvuran, eksik belgeleri zamanında tamamladığını ve bu nedenle başvurusunun geçerli sayılmasını talep etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın belgelerinin eksik olduğunu ve bu eksikliklerin tamamlanması için verilen sürenin dolduğunu belirtmiştir. Kurum, eksik belgelerin tamamlanması için gönderdiği yazının tebliğ tarihinin esas alınması gerektiğini savunmaktadır. Ancak, başvuran vekili, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle bu duruma itiraz etmektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, tebligatın 7201 sayılı Kanun’a uygun olarak yapılması gerektiğine ve başvuranın yurt dışı sürelerinin borçlandırılması talebinin geçersiz sayılmasına yönelik işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu doğrultuda, SGK’ya başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/3895-S.21.6411

BAŞVURU NO : 2020/97922

KARAR TARİHİ : 11/03/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/10/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran vekili; müvekkilinin Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne

31/7/2019 tarihli ve sayılı dilekçesi ile 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılması başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin nüfusa kayıtlı olduğu yerin Bingöl olması nedeniyle söz konusu başvurusunun Sosyal Güvenlik

Kurumunun iç düzenlemesi uyarınca Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gönderildiğini, Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 4/10/2019 tarihli ve sayılı yazısı ile borçlanma başvurusunda tespit edilen eksik bilgi ve belgelerin üç aylık süre içerisinde gönderilmesinin istenildiğini, mezkûr yazının müvekkilinin borçlanma talep dilekçesinde belirtmiş olduğu “ ” adresine adi posta yoluyla gönderildiğini, bu adresin müvekkilinin kardeşi ait olduğunu ve müvekkilinin MERNİS adresinin “ ” olduğunu, söz konusu yazıdan 30/10/2019 tarihinde haberdar olduklarını, tamamlanması istenilen eksik bilgi ve belgelerin temin edilerek 8/1/2020 tarihinde barkod numaralı gönderi ile iadeli taahhütlü olarak Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gönderildiğini, söz konusu gönderinin 17/2/2020 tarih ve sayı ile Kurum evrak kayıtlarına işlenildiğini, bunun üzerine eksik bilgi ve belgelerin üç aylık yasal süre dışında postaya verildiği gerekçe gösterilerek borçlanma başvurusunun geçersiz sayıldığını, eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmasına ilişkin yazının adi posta yoluyla gönderilmesi nedeniyle usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu durumda söz konusu yazıdan haberdar olunduğu 30/10/2019 tarihi esas alındığında eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması gereken son tarihin 30/1/2020 olduğunu, bu doğrultuda eksik bilgi ve belgelerin temin edilerek 8/1/2020 tarihinde iadeli taahhütlü olarak postaya verilmesi ile yasal üç aylık sürenin geçirilmediğini, söz konusu üç aylık sürenin başlangıcında yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınmasının 7201 sayılı Tebligat

Kanunu’nun aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin 31/7/2019 tarihli ve sayılı borçlanma başvurusunun geçerli sayılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün

8/12/2020 tarihli ve E: sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) 3201 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca ilgililerin, yurt dışında geçen sürelerinin

borçlandırılmasına ilişkin tahakkuk ettirilen borç tutarının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenmesi gerektiği, üç ay içerisinde ödeme yapılmaması halinde yeni başvuru şartının arandığı,

2.2.) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve DeğerIendirilmesine İlişkin

Yönetmelik’in 7. ve 9. maddelerinde borçlanma başvurularında istenilecek belgelerin düzenlendiği, yine 7. maddesinin üçüncü fıkrasında Kurumun borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri de istemeye yetkili olduğunun hüküm altına alındığı,

2.3) Öte yandan başvuranın borçlanma talep tarihinde yürürlükte bulunan 8/6/2011 tarihli

ve 2011/48 sayılı “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu Genelge’nin “Borç

Miktarının Tebliği” başlığı altında; yurtdışı borçlanma sürelerine ait borçlanma miktarı ve bu miktarın Kuruma ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile aylık bağlama şartlarının iadelitaahhütlü bir yazı ile tebliğ edileceğinin belirtildiği; aynı Genelge’de, eksik bilgi ve belge ile yapılan yurt dışı borçlanma başvurularında izlenecek usul ve esasların ise “1.4. Yazılı İstekte

Bulunmak” başlığı altında düzenlendiği, buna göre eksik belgelerin tamamlanması hususunda

Kurumca gönderilecek yazının iadeli-taahhütlü gönderilmesi yönünde bir kısıtlamaya gidilmediği ve ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınacağının belirtilerek adi posta ile gönderime cevaz verildiği,

2.4) Bu kapsamda başvuranın ilk yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesini, 30/7/2019

tarihinde iadeli-taahhütlü olarak PTT yoluyla, ikinci borçlanma talep dilekçesini ise Bursa

Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezine 31/7/2019 tarihinde doğrudan başvuru yoluyla verdiği,

2.5) Her iki başvurunun incelenmesi neticesinde, yurt dışı sürelerini gösterir hizmet

belgesinin ve yurda giriş-çıkış kayıtlarını gösterir belgenin ibraz edilmediğinin anlaşıldığı ve 30/7/2019 tarihli talebine ilişkin olarak 13/9/2019 tarihli ve 31/7/2019 tarihli talebine ilişkin olarak ise 7/10/2019 tarihli yazılar ile eksik bilgi/belgelerin tamamlanması için başvuranın borçlanma talep dilekçelerinde belirtmiş olduğu adreslere 2011/48 sayılı Genelge’de belirtildiği üzere adi posta yoluyla yazıların gönderildiği,

2.6) Her iki yazının da başvurana tebliğ edildiği, tebliğ edilememesi durumunda yazıların

Kuruma iade edildiği, başvuranın da 7/10/2019 tarihinde gönderilen yazının 30/10/2019 tarihinde kendisine ulaştığını belirttiği,

2.7) Başvuran vekilinin 30/10/2019 tarihinde haberdar olduğunu belirttiği yazının,

31/7/2019 tarihli yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesinde tespit edilen eksik evraka ilişkin sigortalıya adi posta yoluyla gönderilen 4/10/2019 tarihli ve E. sayılı yazı olduğu, söz konusu yazının Kurumdan çıkış tarihi olan 7/10/2019 tarihi esas alındığında 2011/48 sayılı

Genelge’de belirtilen 3 aylık eksik belgeleri tamamlama süresinin dolduğu tarihin 6/1/2020 (dâhil) tarihi olduğu, başvuranın ise eksik bilgi ve belgeleri iadeli-taahhütlü olarak postaya verdiği tarihin ise (8/1/2020) 3 aylık sürenin bitiş tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle söz konusu belgelerin kabul edilerek başvuranın 31/7/2019 tarihli talebi doğrultusunda işlem yapılmasının mümkün olmadığı,

2.8) Eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmasına ilişkin üç aylık sürenin başlangıcının

belirlenmesinde yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınmasının, 7201 sayılı Tebligat

Kanunu’na aykırı olmadığı,

2.9) Sonuç olarak başvuranın borçlanma başvurusu sonrasında Kurumca yukarıdaki yasal

mevzuat ve açıklamalar doğrultusunda gerekli işlemlerin yapıldığı, ancak eksik bilgi ve belgelerin zamanında ibraz edilmemesi nedeniyle yurt dışı borçlanma talebinin kabul edilmediği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen

Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un;

5.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde;

“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu

Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”

5.2) “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde;

“Bu Kanunda geçen:

…

c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,

ifade eder.”

5.3) “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”

5.4) “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci

fıkrasında;

“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir.

Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”

6) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1. maddesinde;

“Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı

Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”

7) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin

Yönetmelik’in;

7.1) “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesinde;

“Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.

Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye

Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.

Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”

7.2) “Sigortalılık sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti” başlıklı 8. maddesinin

birinci fıkrası ile 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Yönetmelik’in 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında;

“Borçlanma başvurusunda bulunanlar, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait 9 uncu maddede belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olurlar.

Kurum, gerektiğinde sigortalılık sürelerinin tespiti için sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerden idari yardım talebinde bulunabilir.”

7.3) “Borçlanmaya esas sürelere ait belgeler” başlıklı 9. maddesinin, 6/11/2020 tarih ve

31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 7. maddesiyle değiştirilmeden

önceki birinci fıkrasının (a) bendinde;

“Borçlanma yapılabilmesi için;

a) Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse;

1) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta

kartlarından,

2) Sigortalıların çalıştıkları iş yerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca

ya da kamu kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede işyerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri, vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler, iş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler, ilgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgelerinden,

3) Yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek

kuruluşu veya birliklerince verilen hizmet belgesinden,

4) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya

ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden, …

durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.”

7.4) “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin

dördüncü ve altıncı fıkralarında;

“Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.

…

Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.”

7.5) “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak Kuruma bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır.”

8) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün

8/6/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, borçlanma talep tarihinde yürüklükte olan “Yurtdışı Borçlanma İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borçlanmanın şartları” başlıklı birinci maddesi altında yer verilen ve “Yazılı istekte bulunmak” başlıklı 1.4.

maddesinin son paragrafında;

“Borçlanma için belgelendirme ve tahakkuk eden borcun üç ay içinde ödenme mecburiyeti dikkate alındığında, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemleri durdurularak, borçlanmanın geçersiz olduğu başvuru sahibine yazılı olarak bildirilecektir. Bu durumda olanların borçlanma işlemi, yeni bir

Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesine göre sonuçlandırılacaktır. Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran vekili, müvekkilinin yurt dışında

geçen sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin 31/7/2019 tarihli ve sayılı borçlanma başvurusunun geçerli sayılmasını talep etmektedir.

11) Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise başvuranın 31/7/2019 tarihli

yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesinde, yurt dışı sürelerini gösterir hizmet belgesinin ve yurda giriş-çıkış kayıtlarını gösterir belgenin eksik olduğunun tespit edildiği, bu nedenle söz konusu belgelerin tamamlanması hakkında 4/10/2019 tarihli ve E. sayılı yazının yazıldığı ifade edilmektedir. Yine Kurum tarafından söz konusu yazının Kurumdan çıkış tarihinin 7/10/2019 tarihi olduğu, buna göre 2011/48 sayılı Genelge’de belirtilen üç aylık eksik belgeleri tamamlama süresinin 6/1/2020 (dâhil) tarihinde dolduğu, bununla birlikte başvuranın eksik bilgi ve belgeleri iadeli-taahhütlü olarak postaya verdiği 8/1/2020 tarihinin, söz konusu üç aylık sürenin bitişinden sonraki bir tarih olması nedeniyle başvuranın 31/7/2019 tarihli talebi doğrultusunda işlem yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmektedir. Şu durumda başvuranın, yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılması talebinde eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hesabında, bu husustaki bilgilendirme yazısının Kurumdan gönderildiği tarihin esas alınarak başvuranın borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

12) Görüldüğü üzere somut uyuşmazlık, ilgililerin yurt dışında geçen sürelerini

borçlanmaya ilişkin başvurularında eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanması gerektiği noktasında düğümlenmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümüm için, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma taleplerine ilişkin olarak idare tarafından yapılacak bildirimlerin tebliğ usulünün irdelenmesi zaruridir.

13) Bu kapsamda 2020/89059 numaralı başvuru hakkında verilen 16/12/2020 tarihli

Tavsiye Kararı’nda, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler hakkında Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından yapılacak tebligat usulünün irdelendiği ve aşağıdaki değerlendirmelere yer

verildiği görülmektedir:

“13.1) Bu noktada değinmek gerekir ki; tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin, işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri istenilen kişilere kanuna uygun şekilde bildirimini ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, her şeyden önce muhatabına bildirilmesine bağlıdır. Bu yönüyle tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E: 2013/95, K: 2014/176 sayılı kararından. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Bu nedenle yetkili makamların, tebliğ işlemlerini yürütürken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle muhatabının tebliğ konusuna vâkıf olamadığı durumlarda, muhatabının herhangi bir kusuru bulunmadığı hâlde tebligata bağlanan hukuki sonuçtan sorumlu tutmak hakkın varlığını anlamsız kılacaktır. (Anayasa Mahkemesinin; 25/10/2017 tarihli ve E: 2014/7805, K: 2014/7805; 21/3/2019 tarihli ve E: 2016/2595, K: 2016

2595 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Şu halde tebligat konusu hukuki işlemin

ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğurmasının, kanuna uygun şekilde bildirim yapılmasının yanında, bu bildirimin ayrıca usulüne uygun olarak belgelendirilmesine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

13.2) Bu anlamda tebligat, tebliğ konusu hakkında muhatabın bilgilendirilmesinin yanında,

bu bilgilendirmenin belgelendirilmesini de içeren bir usul işlemidir. Nitekim 7201 sayılı

Kanun, tebligatın bu özelliklerinin somut olarak gerçekleşmesini tamamen birtakım şekli kurallar ile sağlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Kanun’un amacı; tebliğin muhatabına ulaşması, tebliğ konusu ile ilgili olarak muhatabın bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle iken, Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak tebligatlarda, söz konusu şekli hükümlerin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması yasal

zorunluluktur. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 16/3/2017 tarihli ve E: 2017/1090, K:

2017/2178 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )

13.3) Bu noktada ifade etmek gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu, 5018 sayılı Kamu Mali

Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelde sayılan sosyal güvenlik kurumları arasında yer almaktadır. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların, altı numaralı paragrafta yer verilen düzenleme doğrultusunda 7201 sayılı

Kanun’a tabi olduğu açıktır. Dolayısıyla mezkûr idare tarafından yapılacak tebligatların usulüne uygun olması için, 7201 sayılı Kanun’daki zorunlu şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir.

13.4) … Hal böyle iken, yurt dışı çalışma sürelerinin borçlandırılması talebini konu alan

geçerli bir dilekçenin mevcut olduğu durumlarda, ilgililerin talep dilekçelerinde belirttikleri adreslere yapılacak tebligatların Kurumun sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.”

14) Bu açıklamalar doğrultusunda, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların 7201 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesinin yasal zorunluluk olduğu kabul edilmelidir. Nitekim 2020/2456 numaralı başvuruya ilişkin 27/4/2020 tarihli Tavsiye Kararı’nda da, 3201 sayılı

Kanun kapsamında yapılacak tebligatın 7201 sayılı Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiği, aksi halde tebligatın usulsüz olacağı değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir. Bu nedenle somut olayda, başvuranın yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılmasına yönelik gerçekleştirilen işlemler kapsamında yurt dışı sürelerini gösterir hizmet belgesi ile yurda giriş-çıkış kayıtlarını gösterir belgenin eksik olduğuna ve üç aylık süre içerisinde tamamlanmasına yönelik yazının tebliğinde de 7201 sayılı Kanun hükümlerinde benimsenen usulün izlenmesi gerektiği açıktır. Sonuç olarak, söz konusu üç aylık sürenin hesabında 4/10/2019 tarihli ve E. sayılı yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınmasına hukuken imkân bulunmamakta olup, üç aylık sürenin mezkûr yazının 7201 sayılı

Kanun’a uygun olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.

15) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; yurt dışı hizmet borçlanma talep

dilekçesinde eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hesabında, bu yöndeki yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınarak başvuranın borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bingöl

Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin geri alınması hususunda Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi