ÖZET: Başvuran, yurtdışı hizmet borçlanma talebinde bulunduğu sırada, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) memurunun kendisine yanlış bilgi verdiğini öne sürerek, borçlanma süresinin 1980-2005 yerine 04/04/1982 tarihinden başlaması ve toplam gün sayısının 5075 olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Başvuran, memurun kendisine geriye dönük hesaplama yapılacağına dair bilgi vermediğini, bu nedenle emeklilik maaşında kayba uğradığını belirtmiştir. SGK ise başvurunun mevzuata uygun olarak değerlendirildiğini, başvuranın borçlanma taleplerinin kendi beyanları doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurtdışında geçirdiği süreleri borçlandırma işlemlerinin, başvuranın kendi talep dilekçeleri ve belgeleri doğrultusunda yapıldığını vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın borçlanma işlemlerinden vazgeçme hakkının bulunmadığı, dolayısıyla yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Başvuranın iddialarının, SGK’nın işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, SGK’nın işlemlerinin mevzuata uygunluğu nedeniyle reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, ret kararının hukuka uygun olduğunu bildirmiştir. Başvuranın, SGK’nın işlemlerine karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 5660-5660 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/12259 2017/ 12259

KARAR TARİHİ : 30/03/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu

BAŞVURUNUN KONUSU : Yurtdışı borçlanma süreleri hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 09/10/2017 9.10.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, 09/ 10/ 2017 tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda, başvuran; emekli olabilmek için yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi verdiğini, dilekçesinin on birinci bölümünde memurun yanlış izah etmesinden dolayı yanlışlık olduğunu, memurun kendisine 25 yıl çalışmanı göstermen/yazman gerekir şeklinde bilgi verdiğini, 5000 iş gününün 1980 yılından hesaplanacağı beklentisiyle kendisinin de hizmet cetveline uygun olarak süreyi 1980- 2005 arası gösterdiğini, memurun kendisine, geriye dönük hesaplandığı yönünde bilgi vermediğini ve doldurduğu formda da böyle bir bilginin bulunmadığını, sonradan başvuru dilekçesi formunun arkasında açıklamalarda geriye dönük hesaplandığının yazılı olduğunu öğrendiğini, oysa memurun kendisine verdiği formun arkasının tamamen boş olduğunu, kendisine 5000 iş gününün 18 yaşından itibaren ( 04/ 04/ 1982)

hesaplandığı bilgisinin verilmediğini, diğer yandan borçlanma süresinin emeklilik tabelasına göre

5000 değil 5075 gün olmasını da izah etmediğini, yasaya göre, sürelerin 1999 yılından geriye doğru

hesaplandığında maaşların yükseldiğini öğrendiğini, kendisine gelen tebligatta, süresinin 2005 yılından geriye gidecek şekilde hesaplandığını, dolayısıyla bu avantajını, memurun kendisini yanlış yönlendirmesinden dolayı kaybettiğini, kendisiyle aynı şartlardan emekli olanların maaşlarının daha fazla olduğunu, Adana`dan gelen tebligata göre prim borcunu 5000 iş günü olarak 15/ 01/ 2016 tarihinde yatırdığını, daha sonra 15/ 06/ 2016 tarihinde 100 gününün eksik kaldığını öğrendiğini, tebligat gelir gelmez 100 günü de 01/ 08/ 2016 tarihinde yatırdığını, toplamda 5120 gün ( 20 gün

Türkiye) yatırmış olduğunu, son olarak 14/ 10/ 2016 tarihinde yaptığı soruşturma sonucunda

1 / 1217/ 10/ 2016 tarihinden itibaren emekli olacağını ve 1235 TL aylık bağlanacağını öğrendiğini,

Adana`da bu konuda yardım istediğinde, müdür ve memurların yardımcı olamayacaklarını, yeni hesaplamanın bir şey değiştirmeyeceğini; ancak bu durumun yeni dilekçe ile çözülebileceğini söylediklerini, ancak dilekçesini iptal etmek istemediğini, çünkü yeni dilekçelerin 2016 yılındaki asgari ücrete göre hesaplandığını, bunun da 20 bin TL daha fazla prim yatırması anlamına geldiğini, bir yıldan beri yanlış yönlendirmelerden, hesaplamalardan, gecikmelerden dolayı çok mağdur olduğunu belirterek; dilekçesindeki süreyi 1980- 2005’den 04/ 04/ 1982 den itibaren olarak ve 5000 günün ise 5075 gün olarak düzeltilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin 03/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın dosyasında yer alan borçlanma talep dilekçelerinin örnekleri ve ilgili evrakların gönderildiği, 2.2. Başvuranın 0l / 09/ 2016 tarihinden itibaren Kurumdan aylık aldığı, 2.3. 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal

Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde ve Yurtdışında

Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12 nci maddesinde yurtdışı borçlanmada sürelerin tespitine ilişkin mevzuatsal hükümler yer almakla birlikte, Kurumun internet sayfası : Emeklilik/ Yurtdışı İşlemler/ Yurtdışı Borçlanma İşlemleri başlığı altında sigortalıları bu konuda bilgilendirici açıklamaların yer aldığı, ayrıca Yurtdışı Hizmet Borçlanma

Talep Dilekçesinin önyüzünde “Bu belgeyi arka sayfadaki açıklamaları okumadan doldurmayınız” uyarısının bulunduğu, 2.4. Bununla birlikte, Kurumun şahsın borçlanma işlemlerini gerçekleştiren birimi ile yapılan görüşme neticesinde Kurum tarafından başvurana sunulan herhangi bir talep dilekçesi olmadığı , şahsın söz konusu dilekçeleri Kurum internet sayfasından kendisinin temin ettiği bilgisine ulaşıldığı, Kurumca sigortalılara sunulan talep dilekçelerinin eksiksiz ve tam olmasına özen gösterildiği, 2.5. 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde; “Yurtdışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır .” hükmünün, Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 12 nci maddesinde ise;

“Başvuru sahibince borçlanılmak istenen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır” hükmünün yer aldığı, söz konusu hükümlere göre 3201 sayılı Kanuna göre borçlanmak için başvuruda bulunanlardan yurt dışı sürelerinin tamamını borçlanmak istemeyip bir kısmını borçlanmak isteyenlerin borçlanacakları süreyi seçme haklarının bulunduğu, 2.6. ‘in dosyası incelendiğinde ise; 18/ 11/ 2015 tarihli borçlanma talep dilekçesinde 15/ 09/ 1980- 15/ 09/ 2015 tarihleri arasındaki yurt dışı sürelerini, 15/ 06/ 2016 tarihli dilekçesinde ise

2 / 1205/ 04/ 1982- 30/ 10/ 1982 tarihleri arasındaki yurt dışı sürelerini borçlanma talebinde bulunmuş

olduğu, ve talebi doğrultusunda borçlanma işlemlerinin gerçekleştirildiği , 2.7. 3201 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanlar, borçlanma başvurusundan vazgeçemezler ve bunların ödedikleri borçlanma tutarı iade edilmez .” hükmünün yer aldığı, başvuranın 18/ 11/ 2015 ve 15/ 06/ 2016 tarihli talep dilekçelerine göre borçlanma işlemlerinin gerçekleştirilmiş olduğu ve aylığı bağlanmış olduğundan şahsın talep dilekçelerinde beyan ettiği hususlarda herhangi bir değişikliğe gidilmesi ya da yaptığı borçlanma işlemlerinden vazgeçme hakkı bulunmadığı, 2.8. ‘in dosyası incelendiğinde, 01/ 08/ 2016 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden 01/ 09/ 2016 tarihinden itibaren aylığının bağlandığı; şahsın yaptığı borçlanmadan vazgeçme hakkı bulunmadığından yeni bir dilekçe ile borçlanılacak süre seçiminde herhangi bir değişiklik yapma hakkı bulunmadığı, 2.9. , 18/ 11/ 2015 tarihli borçlanma dilekçesinde borçlanmak istediği süre ve tarih aralığını belirtmiş olduğu ve buna istinaden borçlanma işlemleri gerçekleştirildiği, 5000 günlük borçlanma gün sayısı kendisine yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için yeterli olmadığından 15/ 06/ 2016 tarihli dilekçesi ile ek bir borçlanma daha yaptığı, şahsın yapmış olduğu borçlanmalarına ve 01/ 08/ 2016 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden aylığının bağlanmış olduğu, borçlanmadan vazgeçme ve yeni bir borçlanma yapma imkânı bulunmadığı, bununla birlikte, şahsın daha önceki tarihli borçlanma talep dilekçelerinde yer alan beyanlarında ve taleplerinde değişiklik yapma hakkı bulunmadığı, 5000 günlük süre seçiminin 5075 gün olarak düzeltilmesine imkân bulunmadığı, 2.10. Başvuranın taleplerine benzer talepler hakkında Kuruma intikal eden emsal bir yargı kararı bulunmadığı, 2.11. ‘in dosyası incelendiğinde, 08.12.2016 tarihli dilekçesi ile Kuruma başvurduğu ve kendisine bağlanan aylığın düşük olmasına itiraz ettiği, buna ilişkin, 08/ 05/ 2017 tarihli Kurum cevabı ve ilgili evrakların gönderildiği, 2.12. ile Kurum arasında şikayet konusu yapılan idari işlem/işlemlere ilişkin olarak, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 4. T.C. Anayasasının “ Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları” başlıklı 62 nci maddesinde;

“Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin,

3 / 12kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması , anavatanla bağlarının korunması ve

yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır .” 5. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 6. 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun; 6.1. “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır .” 6.2. “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen (…) ( 1) borcunun tamamının ödenmiş olması, c) (…) ( 1) borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması , Şarttır .

(Değişik son paragraf : 17/ 4/ 2008- 5754/ 79 md.) Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı

Kanunun geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır .

B) (Değişik : 17/ 4/ 2008- 5754/ 79 md.) (Değişik birinci paragraf : 16/ 6/ 2010- 5997/ 15 md.) Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir . Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/ 5/ 2006 tarihli ve

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine

tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır .

Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır .” 6.3. “Yönetmelik” başlıklı 12 nci maddesinde;

“Bu Kanunun uygulanması ile ilgili esaslar Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı, Maliye ve

4 / 12Gümrük Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca üç ay içinde müştereken çıkarılacak

yönetmelikle düzenlenir .” 7. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin; 7.1.“Borçlanma kapsamındaki süreler” başlıklı 6 ncı maddesinde; ( 1) Yurtdışında geçen sigortalılık süreleri ile bu süreler arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri veya ev kadını olarak geçen süreler borçlandırılır .

( 2) Buna göre; a) 18 yaşın doldurulmasından önce yurtdışında sigortalı ve ev kadını olarak geçen süreler, b) Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra yurtdışında sigortalı veya ev kadını olarak geçen süreler, c) İkili sosyal güvenlik sözleşmesine göre kendilerine kısmi aylık bağlanmış olanların yurtdışında geçen sigortalılık süreleri arasında ve bu sürelerin bitim tarihinden sonraki işsizlik süreleri, ç) Sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurtdışı süreleri borçlandırılmaz .

( 3) Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurtdışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler . Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar 7.2. “ Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7 nci maddesinde; ( 1) Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun Internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır .

( 2) Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir .

( 3) Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur . Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir .” 7.3. “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11 inci maddesinde; ( 1) Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır .

5 / 12( 2) Tahakkuk ettirilen borcun tamamını veya bir kısmını ödeyenlerden borçlanmalarının iptal

edilmesi için başvuruda bulunanların ödedikleri borçlanma tutarının tamamı, faiz uygulanmaksızın

Yeni Türk Lirası olarak iade edilir . Kısmi iade yapılmaz .

( 3) Borçlandıkları hizmetleri ile malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalılar ile ölüm aylığı bağlanamayan hak sahiplerine başvuruları halinde ödenen borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın Yeni Türk Lirası olarak iade edilir .

( 4) Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanlar, borçlanma başvurusundan vazgeçemezler ve bunların ödedikleri borçlanma tutarı iade edilmez .” 7.4. “Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12 nci maddesinde; “( 1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre , belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır . Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır .

( 2) Yurtdışında hizmet borçlanmasına dair sürelerin 5510 sayılı Kanun kapsamında hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde söz konusu süreler, başvuru sahiplerinin Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir .

( 3) Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları veya hizmetlerine eklenir .

( 4) Aylığa hak kazanmak için 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan anlamda belli bir sigortalılık süresi şartının yerine getirilip getirilmediğinin tespitinde geçerli olmak üzere; a) Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür .

b) Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan başvuru sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten, sigortalı ölmüş ise ölüm tarihinden, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle tespit edilir . Birden fazla yurtdışı hizmet borçlanması yapılması durumunda da sigortalılık süresi başlangıcı, borcun en son ödendiği tarihten, borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir .

( 5) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz .” 8. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22/ 06/ 2013 tarihli 2013/ 26 sayılı Genelgesinin “ Tahsis Talebinden Sarfınazar Edilmesi” başlıklı 16 ncı maddesinde;

“5510 sayılı Kanunda gelir ve aylık bağlanması için gerekli tüm koşulları yerine getirip tahsis talebinde bulunan 4/ 1-(a) ve 4/ 1-(b) sigortalı ve hak sahiplerine gelir veya aylık bağlama işlemleri

6 / 12yapılmakta olup, gelir/aylık bağlanması için gerekli olan koşullardan herhangi birinin eksik olması

durumunda tahsis işlemi gerçekleştirilmemektedir .

Söz konusu sigortalı veya hak sahiplerinin tahsis talebinde bulunduktan sonra gelir/aylık bağlama işlemi gerçekleşmeden bu taleplerinden vazgeçtiklerini Kurumumuza yazılı olarak bildirmeleri halinde, gelir/aylık bağlama koşullarından biri olan “tahsis talebinde bulunma” şartı gerçekleşmemiş olacağından, gelir/aylık bağlama işleminin yapılmaması gerekmektedir .

“Gelir/Aylık Bağlama İşlemi Gerçekleşmeden Önce” ifadesinden, ilk karar işleminden sonra bankaya gönderilen gelir/aylığın sigortalı tarafından tahsil edildiği tarihe kadar geçen süre kastedilmektedir . Gelir/aylıklar sigortalı ve hak sahiplerince tahsil edilmediği sürece sarfınazar hakları bulunmaktadır . PTT/Bankaya gönderilen ilk aylıkların alınmasından sonra talepten vazgeçilmesi durumunda ise herhangi bir işlem yapılmayacak gelir/aylıklar ödenmeye devam edilecektir .”

Hükümleri düzenlenmiştir .

9. Sosyal Güvenlik Kurumunun; http : //www .sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/emekli/yurtdisi

_islemler/yurtdisi_borclanma adresli Resmi internet sitesinde;

“Yurtdışı hizmet borçlanması yapabilmek için öncelikle Yurtdışı Hizmet Borçlanma talep dilekçesi doldurulmalıdır . Bu belge dışında yurtdışı hizmet borçlanması isteğine dair yazılı dilekçe ile yapılan başvurular da kabul edilir . Ancak, dilekçede yer alan bilgiler, borçlanma işlemini sonuçlandırmakta yeterli değil ise ilgiliden Yurtdışı Hizmet Borçlanma talep dilekçesinin doldurulması istenir . Yurtdışı Hizmet Borçlanma talep dilekçesi örnekleri Sosyal Güvenlik İl

Müdürlükleri /Sosyal Güvenlik Merkezlerinden temin edilebileceği gibi, başvuru sahiplerince

Sosyal Güvenlik Kurumu web sayfasından temin edilebilir … Başvuru sahibince Yurtdışı

Borçlanma Talep Dilekçesinde borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınacak olup , bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün üzerinden hesaplanır… Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık almakta olanlar , borçlanma başvurusu ve buna bağlı olarak yapılan borçlanmadan vazgeçemeyeceklerinden, bunların ödedikleri borçlanma tutarı iade edilmeyecektir .” şeklindeki açıklamaya yer verilmiştir .

10. Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin ön yüzünde , “DİKKAT : Bu belgeyi arka sayfadaki açıklamaları okumadan doldurmayınız .” ibaresi, arka sayfasında ise ; “ Yurtdışında geçen hizmetlerinizin/sürelerinizin tamamını veya dilediğiniz kadarını borçlanabilirsiniz .

Borçlanmak istediğiniz süreye ilişkin seçeneklerden yalnızca birinin önündeki kutuyu ( X ) ile işaretlemelisiniz . Yurtdışındaki hizmetlerinizin/sürelerinizin bir kısmını borçlanmak istiyor iseniz 11 numaralı bölümde belirtilen ikinci seçeneğin önündeki kutuyu mutlaka ( X ) ile işaretlemeniz, borçlanacağınız sürenin başlangıç ve bitiş tarihini yazmanız gerekmektedir . Yurtdışındaki hizmetlerinizin/sürelerinizin bir kısmını borçlanmak istediğiniz halde borçlanacağınız sürelerin tarih aralığını belirtmemeniz halinde borç tahakkukunuz yurtdışındaki sigortalılık sürenizi gösterir belgedeki son tarihten geriye doğru gidilmek suretiyle yapılacaktır .” şeklinde açıklama metni yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

7 / 12ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında Sosyal

Güvenlik Kurumu tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, başvurusunda özetle, emekli olabilmek için yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi verdiği esnada, memurun yanlış izah etmesinden dolayı hataya düştüğünü, borçlandığı 5000 günün

1980 yılından hesaplanacağı beklentisiyle kendisinin de hizmet cetveline uygun olarak süreyi

1980- 2005 arası gösterdiğini, memurun kendisine sürelerin geriye dönük hesaplandığı yönünde bilgi vermediğini ve doldurduğu formda da böyle bir bilginin bulunmadığını, anılan sürelerin 1999 yılından geriye doğru hesaplandığında maaşların yükseldiğini öğrendiğini belirterek, dilekçesinde belirtmiş olduğu borçlanma süresinin 1980- 2005 yerine 04/ 04/ 1982 tarihinden başlamasını ve borçlandığı sürenin ise 5000 gün yerine 5075 gün olarak düzeltilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .

13. Tüm dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelerden, uyuşmazlığın, başvuranın yapmış olduğu yurtdışı borçlanma işleminde, daha yüksek emekli aylığı alabilmek için borçlanmak istediği sürelerin mal edilmesi gereken tarih aralığını düzeltmek istemesi ve bu konuda kurumca yanlış/eksik bilgilendirildiği iddialarından kaynaklandığı anlaşılmakta olup, dosyanın iki ana başlık altında değerlendirilmesi gerekmektedir .

14. Yurtdışı borçlanma işleminde borçlanılan sürelerin hangi tarihlere esas alınması gerektiği ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; 14.1. Anayasamızın 62 nci maddesi hükmünün gerekçesinde; “Yabancı ülkelerde çalışmak üzere giden ve orada yaşayan Türklerin sayısının azımsanamayacak miktarda olduğu, bu Türklerin ülkeleriyle olan bağlarını sürdürmekte devlet katkısının zorunlu olduğu, devletin yabancı ülkelerdeki

Türklerin aile birliğini ailelerin sorunlarının çözümüne yardımcı olmakla ödevlendirildiği, yabancı ülke güvenliklerinin anlaşmalarla temin edildiği, ancak bu alanda da yapılacak işlerin devlete bu konuda yön gösterdiği” belirtilmektedir . Anayasa ile verilen bu görevin yerine getirilmesi amacıyla yapılan düzenlemelerden birisi de 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında

Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanundur . 3201 sayılı Kanun bir borçlanma kanunu olup Kanunun 1 inci maddesinde yapılan açık tanıma göre, ancak

Türk vatandaşlarının, Türk vatandaşı olarak yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanabilmeleri öngörülmüştür .

14.2. Hizmet borçlanması, sigortalı olarak geçirilmeyen bazı sürelerin, daha sonra uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin primlerin ödenmesi suretiyle sigortalı hizmetten sayılmasına olanak veren bir sosyal sigorta işlemidir . 5510 sayılı Kanunda sigortalıların borçlanabilecekleri hizmet süreleri tek tek sayılarak düzenlenmiş olup, Kanunda sayılanların dışında hizmet borçlanma olanağı bulunmamaktadır . Yurtdışı hizmet borçlanması da, gerçek bir çalışma ve süresinde ödenmiş prim

8 / 12bulunmadığı halde borçlanma miktarının ödenerek yurtdışında geçen sürelerin sigortalının hizmet

süresine eklenerek sigortalının uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanmasını sağlayan bir borçlanma yöntemidir .

14.3. 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca; yurtdışında geçen hizmetlerin borçlanılabilmesi için aranan koşullardan biri, borçlanılmak istenen sürelerin 18 yaşın doldurulduğu tarihten sonrasına ait olmasıdır . Buna göre, 18 yaşından önceki sürelerin borçlanılmasına imkân bulunmamaktadır .

Ancak 18 yaşın tamamlandığı tarihten sonraki dönemler borçlanılabilir .

14.4. 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, borçlanmanın ön koşulu olarak, borçlanılacak sürelerin belgelendirilmesi gerekmektedir . Yurtdışı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve

Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre ise, yurtdışı hizmet borçlanmasından yararlanabilmek için ilgilinin; Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışması olanların, en son tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna, Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışması olmayanların SGK’ya ve sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kısmi aylık bağlanmış olanların aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunmaları şarttır .

14.5. Yapılan borçlanmalarda, 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır . Bu kapsamda yasaya göre son tarihten geriye doğru gidilme esası benimsenmiştir .

Ancak bu noktada Yurtdışı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine

İlişkin Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında başvuru sahibince borçlanmak istenilen sürenin belirtilmiş olması halinde belirtilen sürelerin, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alınacağı düzenlenerek , borçlanma yapan sigortalılar lehine genişletici bir yorum yapılmış bulunmaktadır . Burada dikkatlerden kaçmaması gereken husus, yapılan düzenlemenin terditli bir yapıda olması ve borçlanmak istenen sürelerin başvuran tarafından belirtilmiş olması halinde belirtilen sürelere anılan sürelerin mal edileceği, başvuran tarafından belirtilmemiş olması halinde ise, yasadaki genel kuralın işletilerek, sondan başa doğru anılan sürelerin mal edileceğidir .

14.6. Başvuran tarafından yazılı olarak verilen 18/ 11/ 2015 tarihli “Yurtdışı Hizmet Borçlanma

Talep Dilekçesi” nde yer alan 11 numaralı “Borçlanmak istediğiniz süre” bölümünü “Yurtdışı hizmet sürelerinin 5000 gününü”, “15/ 09/ 1980- 15/ 09/ 2005 tarihleri arasındaki süreyi” olmak üzere başvuranın kendi el yazısı ile doldurduğu, buna göre 1990- 2005 yılları arasını borçlandırıldığı, 14.7. Yine başvuranın 15/ 06/ 2016 tarihli “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi” nde yer alan 11 numaralı “Borçlanmak istediğiniz süre” bölümünü “Yurtdışı hizmet sürelerinin 100 gününü” , “05/ 04/ 1982- 30/ 10/ 1982 tarihleri arasındaki süreyi” olmak üzere başvuranın kendi el yazısı ile doldurduğu, buna göre 30/ 10/ 1982 yılından geriye doğru 100 gününün borçlandırıldığı, 14.8. Bu kapsamda, anılan mevzuat hükümleri ve başvuranın yazılı beyanı dikkate alındığında, Kurumun, 2005 tarihinden 5000 gün ve 1982 yılından 100 gün geriye doğru gitmek suretiyle

9 / 12borçlanılan günleri mal ettiği görüldüğünden, yapmış olduğu işlemlerin mevzuata uygun

olduğu değerlendirilmektedir .

14.9. Başvuranın yapmış olduğu borçlanmadan vazgeçmesi talebi bağlamında ise, 3201 sayılı

Kanunun 4 üncü maddesinde ve Yurtdışı Borçlanma Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde, borçlanma başvurusunda bulunup borç tebliğ edilmeden ya da borç tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçildiğinin yazılı olarak bildirilmesi halinde borçlanma başvurusu geçersiz sayılmakta, borçlanmadan sonradan vazgeçenlere ve borçlanma yapmış ancak aylık bağlanması için gerekli koşulları yerine getirememiş olanlara veya bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yaptıkları ödemeler faizsiz olarak iade edilmektedir . Ancak borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık almaya başlayanların, borçlanma başvurusu ve buna bağlı olarak yapılan borçlanmadan vazgeçemeyecekleri , bunların ödedikleri borçlanma tutarının da iade edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır . Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün 22/ 06/ 2013 tarihli 2013/ 26 sayılı Genelgesinin “ Tahsis Talebinden Sarfınazar

Edilmesi” başlıklı 16 ncı maddesinde de “Gelir/Aylık Bağlama İşlemi Gerçekleşmeden Önce” ifadesinden, ilk karar işleminden sonra bankaya gönderilen gelir/aylığın sigortalı tarafından tahsil edildiği tarihe kadar geçen sürenin kastedildiği düzenlenmiştir .

14.10. Somut olayda da başvuranın 18/ 11/ 2015 tarihli borçlanma dilekçesinde borçlanmak istediği süre ve tarih aralığını belirtmiş olduğu ve buna istinaden borçlanma işlemleri gerçekleştirildiği, 5000 günlük borçlanma gün sayısı kendisine yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için yeterli olmadığından 15/ 06/ 2016 tarihli dilekçesi ile ek bir borçlanma daha yaptığı, şahsın yapmış olduğu borçlanmalarına ve 01/ 08/ 2016 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden aylığının bağlanmış olduğu anlaşılmakta olup , belirtilen mevzuat hükümleri kapsamında yapmış olduğu borçlanmadan vazgeçme imkânı bulunmadığı değerlendirilmektedir .

15. Yurtdışı borçlanma işleminde başvuranın idarece yanlış yönlendirildiği iddiası ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; 15.1. Öncelikle başvuranın idareye hangi koşullarda emekli olabileceği, yurtdışı borçlanmasını yapmadan önce borçlanılan sürelerin hangi tarihlere esas alınacağına dair bilgi edinme amaçlı yazılı bir başvurusu bulunmadığı anlaşılmaktadır .

15.2. Diğer yandan her ne kadar başvuran, “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi” formunun arka sayfasının boş olduğunu, bu nedenle ilgili açıklamaları okuyamadığını, idare ise anılan formun kendileri tarafından verilmediğini, formun başvuran tarafından Kurum internet sayfasından çıktısı alınmak suretiyle temin edildiğini iddia etmektedir . Kararımızın 9 numaralı paragrafında belirtilen

Kurum internet sitesindeki açıklamada; “ Yurtdışı Hizmet Borçlanma talep dilekçesi örnekleri

Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri /Sosyal Güvenlik Merkezlerinden temin edilebileceği gibi, başvuru sahiplerince Sosyal Güvenlik Kurumu web sayfasından temin edilebilir …” denilmekte ve anılan formun çıktısı temin edilebilmektedir .

15.3. Diğer yandan anılan formun ön yüzünde “DİKKAT : Bu belgeyi arka sayfadaki açıklamaları okumadan doldurmayınız .” ibaresi yer almaktadır . Medeni Kanunun 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralından hareketle, kişilerin, belirtilen ibareyi gördüğünde, formun arkasında açıklamaların yer aldığını anlaması ve arka sayfası da olan bir formu istemesi beklenir .

10 / 1215.4. Bu kapsamda formun nasıl temin edildiğinin tespiti bu aşamada mümkün olmadığı gibi,

formun ön yüzündeki ibarenin varlığı, aynı açıklamaların Kurum internet sitesinde de yer alması ve en önemlisi açık yasa hükmü ve Resmi Gazetede yayımlanan ilgili Yönetmeliğin hükümlerinden başvuranın haberdar olmasının beklenmesi bir arada değerlendirildiğinde, idarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

15.5. Kurumumuzun 2015/ 766 sayılı Ret Kararında da belirtildiği üzere, şekil unsuru, irade beyanı ile yakından ilişkilidir . Nitekim Danıştay 5. Dairesinin 22/ 11/ 1988 tarih ve E . 1988/ 2845, K.

1988/ 2749 sayılı kararında, “… idari işlemlerde şekil, işlemin hukuken geçerlilik kazanmasının önemli öğelerinden birisini oluşturmaktadır . O kadar ki, bir işlemin tesisinde, yasanın, düzenleyici tasarrufların veya yerleşmiş içtihatların öngördüğü koşullara uyulmamış olması o işlemi hükümsüz kılabilir veya iptaline neden olabilir…” denilmiştir . Bu bağlamda idareye şikayetçinin borçlanması gereken gün sayısı konusunda bir hata atfedilebilmesi için idarenin (memurun), şikayetçiye yazılı surette borçlanması gereken gün sayısını bildirmesi ve şikayetçinin idarenin bu yazılı beyanı (işlemi)

doğrultusunda borçlanma işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir . Ancak somut olayda şikayetçinin

Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesini doldurup belirtilen gün sayısını söz konusu dilekçede yer vermek suretiyle imzalamasıyla borçlanma işlemi gerçekleştirilmiştir . Dolayısıyla idarenin herhangi yazılı bir işlemi ve yönlendirmesi olmadan şikayetçinin kendi beyanı doğrultusunda gerçekleştirilen borçlanma işleminde Kuruma atfedilecek bir hatanın söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir . Diğer yandan başvurucu bu iddiasını herhangi bilgi, belge ve delil ile ispat edemediğinden bu iddiasına itibar edilmemiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

11 / 12Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi