|
ÖZET: Başvuru, yurtdışında SSK üzerinden emeklilik için Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan borçlanma talebine ilişkindir. Başvuran, yurtdışında geçirdiği sürelerin eksik hesaplandığını ve bu nedenle 252 günlük prim borçlanmasının talep tarihindeki eski fiyat üzerinden yapılmasını istemektedir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 1835 gün üzerinden borçlanma işleminin gerçekleştirildiğini ve bu talebin yasal çerçevede uygun olduğunu belirtmektedir. Başvuranın, borçlanma süresini belirlerken gerekli prosedürleri takip etmediği ve emeklilik tahsis talebinde bulunmadığı ifade edilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurtdışında geçen hizmet sürelerinin borçlandırılması için gerekli belgelerin eksik olduğunu ve başvurunun iptaline neden olan durumları açıklamıştır. Başvuranın, borçlanma talep dilekçesinde belirtilen süreleri doğru bir şekilde işaretlemediği ve dolayısıyla talebinin yasal gereklilikleri karşılamadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın yeni bir yurtdışı borçlanma talebinde bulunması gerektiği karara bağlanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, idarenin işlemlerinin hukuka uygunluğunu incelemiş ve başvurunun reddedilmesi yönünde karar vermiştir. İdarenin, yurtdışında çalışan vatandaşların emeklilik işlemlerine dair yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87739-S.20.95581
BAŞVURU NO : 2020/68472
KARAR TARİHİ : 16/11/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Yurt dışı borçlanma işlemleri hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 11/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda; yurtdışından SSK üzerinden emeklilik için
Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlanma talebinde bulunduğunu, gerek kurumlar arası bilgilerinin çelişmesi ve gerekse SGK sistemindeki hata yüzünden borçlanmasının 1835 gün üzerinden yapıldığını, Alman Sağlık Kasasının Emekli Sandığına dayanarak verdiği belgeye göre Türkiye’deki kamu hizmetinin 3706 gün olması gerektiği, 62 günlük SSK hizmetinin de eklenince 5600 prim günü şartının sağlanması için 1835 günün yetmekte olduğunu, ancak
Türkiye’deki kamu hizmetinin SGK sisteminde 3511 gün olarak yer aldığı ve 60 günlük SSK hizmetinin silindiği, bilahare borçlandırma yapılmasından sonra ortaya çıktığı, bu durumlardan kaynaklanan eksik 252 günlük primlerin de önceki başvurusu esnasında geçerli olan fiyata göre borçlandırılmasını talep ettiğini, amacın komple emeklilik borçlanması iken bir kısmının yapılıp bir kısmının eksik bırakılmasının mantıklı olmadığını belirterek bu nedenle eksik kalan
252 günlük borçlanma talebinin talep tarihindeki eski fiyat üzerinden yapılmasını talep
etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının konuya ilişkin 29/07/2020 tarih ve E.
sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 4/1-c bendi kapsamında geçen hizmet sürelerine ait emeklilik sicil dosyasında 06/01/2016 tarihinde Kurumları kayıtlarına geçen 28/12/2015 tarihli yurtdışında geçen süresinin borçlandırılmasına ilişkin talebi ve 4/1-a sicil dosyasında 17/07/2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin mevcut olduğu, başvuranın talep tarihi itibariyle sistem üzerinden hizmet dökümünü gösterir cetvelin elde edilmesinin mümkün olmadığı, primlerinin 04/11/2019 tarihinde iptal edildiği, 2.2. Başvuranın dosyasında yapılan incelemede, Türkiye de geçen hizmetlerinin kendisine bildirilmesine ilişkin bir müracaatına rastlanılamadığı, 2.3. Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik
Konusunda Yapılan Sözleşmenin 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Akit taraflardan birinin mevzuatına göre yapılacak bir yardıma ilişkin dilekçenin, diğer akit taraftaki aynı mahiyetteki bir yardıma ilişkin dilekçeyi almaya yetkisi olan bir merciye verilmiş olması halinde, dilekçe yetkili sosyal güvenlik merciine verilmiş kabul edilir. Aynı husus diğer konulara ilişkin dilekçeler ile beyannameler ve itirazlar için de geçerlidir.” hükmünün yer aldığı, diğer yandan anılan Sözleşmenin 48 inci maddesine göre Alman Sağlık Kasası yalnızca sağlık sigortasına ilişkin hususlarda irtibat kurumu olarak yetkilendirildiği, bu nedenle başvuranın malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin bilgilerin söz konusu kurum ile paylaşılmadığını, bu çerçevede başvuranın Türkiye’de geçen hizmetlerine ilişkin bilgiler ilgili maddede ancak ilgilinin çalışma statüsüyle ilgili emeklilik kasası aracılığı ile istenmesi durumunda söz konusu kasa ile paylaşıldığı, 2.4. Yurtdışı borçlanmasında, Türkiye’deki hizmetler bakımından Kurum kayıtlarının, yurtdışında geçen hizmetler bakımından Sözleşmede belirtilen irtibat kurumunca düzenlenen bilgilerin esas alındığı, 2.5. Başvuranın talebi üzerine 18/08/2003-30/12/2015 tarihleri arasında 12 yıl 4 ay 13 gün yurtdışı hizmetinin 14/01/2016 tarihli ve 1954241 sayılı borç fişi ile borçlandırıldığı, daha sonra başvuranın 17/07/2019 tarihinde, yurtdışı borçlanma talebine istinaden 1835 gün borçlanma tahakkuk ettirildiği, 2.6. Başvuranın 2016 yılında yapmış olduğu yurtdışı borçlanması, borcun kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren Kanunda belirtilen üç aylık sürede ödenmediğinden 3201 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince iptal edildiği, 17/07/2019 tarihinde yapılan yurtdışı borçlanmasının ise iptal edilmediği, 2.7. Başvuranın 23/02/2017 ve 25/04/2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında bildirilen 61 günlük hizmetinin başvuranın bu tarihlerde hem Almanya’da hem de Türkiye’de aynı anda hizmetlerinin bulunması ve başvuranın söz konusu tarihlerde
Türkiye’de bulunmadığının tespit edilmesi üzerine iptal edildiği, 2.8. Başvuranın dosyasında yapılan incelemede başvuranın borçlanma esnasında emekli olma yolunda bir idare beyanına rastlanılamadığı, 2.9. Başvuranın işe giriş tarihinin 28/08/1992 tarihi olduğu, son 1837 günlük sigortalılık statüsünün 4/1-a kapsamında olduğu, bu nedenle 4759 sayılı Kanunla değişik 506 sayılı
Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre, başvuranın aylığa hak kazanabilmesi için 25 yıl sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 gün prim ödeme koşulunu yerine getirmesi gerektiği, Kurumlarınca yapılan inceleme neticesinde hesaplamaya ilişkin herhangi bir hataya rastlanılamadığı, başvuranın 5348 gün prim ödemesinin mevcut olduğu, bahsi geçen şartların yerine getirilmesi halinde emeklilik hakkının doğacağını, 2.10. Başvuranın yurtdışı sürelerini borçlanmak için Kuruma ibraz etmiş olduğu borçlanma talep dilekçesinin arka sayfasındaki 7 numaralı açıklamada, “11.Borçlanmak İstediğiniz Süre” kısmında yer alan seçeneklerden yalnızca bir tanesinin işaretlenmesi gerektiği halde, başvuranın her üç seçeneği de işaretlediği, işaretlediği ikinci seçenekte 1835 gün borçlanmak istediğini belirttiği, söz konusu 1835 güne ilişkin tahakkuk eden prim tutarının 22/10/2019 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, başvuranın kendisine tebliğ edilen tutara ve gün sayısına herhangi bir itirazının bulunmadığı ve söz konusu borcu ödeyerek irade beyanını gösterdiği, borçlanma işleminin bu doğrultuda gerçekleştirildiği, 3201 sayılı Kanun ve Kanunun uygulanması hakkındaki Yönetmelik çerçevesinde borçlanma tutarının veya gün sayısının daha sonra değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, buna göre başvuranın 17/07/2019 tarihli yurtdışı borçlanma dahilinde olmak üzere 252 gün daha borçlanmasına imkan bulunmadığı, söz konusu sürenin ancak yeni bir taleple mümkün olduğu, 2.11. Başvuranın dosyasının incelenmesi neticesinde, emeklilik tahsis talebine rastlanılamadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. Başvuranın borçlanma talebinde bulunduğu tarih itibarıyla 3201 sayılı
Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun; 5.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesi; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurtdışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” 5.2. “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4’üncü maddesi; “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32’sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri halinde 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre değerlendirilir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısına ve prim esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcuna tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır. Borçlanmadan sonradan vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yaptıkları ödemeler faizsiz olarak iade edilir…
5.3. “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesinde; “…Yurtdışı borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir…” 5.4. “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ A) Bu kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için, a) Yurda kesin dönüş yapılması, b) Tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, c) borcun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, şarttır.
Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır…” 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun Geçici 81’inci maddesi; “…
B) 23.5.2002 tarihinde; Sigortalılık süresi 9 (dahil) yıldan fazla, 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 9 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 11 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları ve en az 5600 gün, …
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
…” 7. 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 numaralı
“Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve
Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”nin Sosyal Güvenlik
Kurumu başlıklı Otuzuncu Kısmı altındaki; 7.1. “Kurumun amacı ve görevleri” başlıklı 405’inci maddesi; “Kurumun temel amacı; sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve malî açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmektir. (2) Kurumun görevleri şunlardır: … b) Hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak. c) Sosyal güvenliğe ilişkin konularda; uluslararası gelişmeleri izlemek, Avrupa
Birliği ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliği yapmak, yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaları uygulamak …” 7.2. “Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü” başlıklı 414’üncü maddesi; “Emeklilik
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Sosyal güvenlik mevzuatında yer alan emeklilik işlemlerini yürütmek. b) Sigortalı ve hak sahiplerine yönelik hizmetlerin ve her türlü iletişimin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak. c) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı Kanun, 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Kanun, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Kanun, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanun, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun, 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Kanun, 16/12/1960 tarihli ve 168 sayılı Kanun hükümleri ile yılı bütçe kanunlarına ekli cetvellerde ve 2330 sayılı
Kanuna atıfta bulunan diğer kanun hükümlerine göre bedeli Hazine tarafından karşılanmak suretiyle 5502 sayılı Kanunla devredilen Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel
Müdürlüğü tarafından yapılması gereken tazminat ve yardım işlemleri ile bu kanunlar kapsamında bulunan er, erbaş ve sivil görevlilere yönelik aylık ve diğer ödemeleri yapmak. ç)
Kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlarla ilgili işlemleri yapmak. d) Yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek. e)
Mevzuatta yer alan ve görev alanına giren hususlarla ilgili iş ve işlemleri yapmak. f) Görev konusuyla ilgili uygulamaları izlemek ve geliştirmek. g) Sigortalı ve hak sahiplerini sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek. ğ) Başkan tarafından verilecek benzer nitelikteki diğer görevleri yapmak.” 7.3. “Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü” başlıklı 417’inci maddesi; “Hizmet Sunumu
Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Kurumun gerçek ve tüzel kişilere yönelik hizmet sunumunun kesintisiz olarak yerine getirilmesini sağlamak. b) Hizmet sunumuna ilişkin konularda performansın geliştirilmesine yönelik olarak ilgili birimler ile birlikte iş süreçlerini belirlemek, yürütülen işlerle ilgili verileri toplamak, analiz etmek, elde ettiği sonuçları ilgili birimlerle paylaşarak iş süreçlerini geliştirmek. … d) Sosyal güvenlik veri tabanını oluşturmak, diğer kamu idarelerinin veri tabanları ile entegrasyonunu sağlamak, sosyal güvenlik veri tabanı bilgilerinin güncelliğini sağlamak ve Kurum faaliyetlerinin etkililiğini artıracak şekilde kullanıma sunmak.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, yurtdışından SSK üzerinden emeklilik için Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlanma talebinde bulunduğunu, gerek kurumlar arası bilgilerinin çelişmesi ve gerekse SGK sistemindeki hata yüzünden borçlanmasının 1835 gün üzerinden yapıldığını, Alman Sağlık
Kasasının Emekli Sandığına dayanarak verdiği belgeye göre Türkiye’deki kamu hizmetinin
3706 gün olması gerektiği, 62 günlük SSK hizmetinin de eklenince 5600 prim günü şartının
sağlanması için 1835 günün yetmekte olduğunu, ancak Türkiye’deki kamu hizmetinin SGK sisteminde 3511 gün olarak yer aldığı ve 60 günlük SSK hizmetinin silindiği, bilahare borçlandırma yapılmasından sonra ortaya çıktığı, bu durumlardan kaynaklanan eksik 252 günlük primlerin de önceki başvurusu esnasında geçerli olan fiyata göre borçlandırılmasını talep ettiğini, amacın komple emeklilik borçlanması iken bir kısmının yapılıp bir kısmının eksik bırakılmasının mantıklı olmadığını belirterek bu nedenle eksik kalan 252 günlük borçlanma talebinin talep tarihindeki eski fiyat üzerinden yapılmasını talep etmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın, işe giriş tarihinin 28/08/1992 tarihi olduğu, son 1837 günlük sigortalılık statüsünün 4/1-a kapsamında olduğundan aylığa hak kazanabilmesi için 25 yıl sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 gün prim ödeme koşulunu yerine getirmesi gerektiği, 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında bildirilen 61 günlük hizmetin aynı tarihlerde hem Almanya’da hem de Türkiye’de hizmetlerinin bulunması ve söz konusu tarihlerde başvuranın Türkiye’de bulunmaması üzerine iptal edildiği, başvuranın 4/1-c bendi kapsamında geçen hizmet sürelerine ait emeklilik sicil dosyasında 06/01/2016 tarihinde Kurumları kayıtlarına geçen 28/12/2015 tarihli yurtdışında geçen süresinin borçlandırılmasına ilişkin talebi ve 4/1-a sicil dosyasında 17/07/2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin mevcut olduğu, 2016 yılında yapmış olduğu yurtdışı borçlanmasının, borcun kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren Kanunda belirtilen üç aylık sürede ödenmediğinden 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince iptal edildiği, 17/07/2019 tarihinde yapılan yurtdışı borçlanma talebi üzerine 1835 gün borçlanma tahakkuk ettirildiği, başvuranın söz konusu borçlanmayı yaparken Türkiye de geçen hizmetlerinin kendisine bildirilmesine ilişkin bir müracaatının bulunmadığı gibi borçlanma esnasında emekli olma yolunda bir idare beyanına rastlanılamadığı, ayrıca emeklilik tahsis talebine de rastlanılamadığı, Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında
Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşme çerçevesinde, başvuranın malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin bilgilerin söz konusu kurum ile paylaşılmadığı, bu çerçevede başvuranın Türkiye’de geçen hizmetlerine ilişkin bilgiler ilgili maddede ancak ilgilinin çalışma statüsüyle ilgili emeklilik kasası aracılığı ile istenmesi durumunda söz konusu kasa ile paylaşıldığı, yurtdışı borçlanması sırasında, Türkiye’deki hizmetler bakımından Kurum kayıtlarının, yurtdışında geçen hizmetler bakımından Sözleşmede belirtilen irtibat kurumunca düzenlenen bilgilerin esas alındığı, Başvuranın yurtdışı sürelerini borçlanmak için Kuruma ibraz etmiş olduğu borçlanma talep dilekçesinin arka sayfasındaki 7 numaralı açıklamada, “11.Borçlanmak İstediğiniz Süre” kısmında yer alan seçeneklerden yalnızca bir tanesinin işaretlenmesi gerektiği halde, başvuranın her üç seçeneği de işaretlediği, işaretlediği ikinci seçenekte 1835 gün borçlanmak istediğini belirttiği, söz konusu 1835 güne ilişkin tahakkuk eden prim tutarının 22/10/2019 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, başvuranın kendisine tebliğ edilen tutara ve gün sayısına herhangi bir itirazının bulunmadığı ve söz konusu borcu ödeyerek irade beyanını gösterdiği, borçlanma işleminin bu doğrultuda gerçekleştirildiği, 3201 sayılı
Kanun ve Kanunun uygulanması hakkındaki Yönetmelik çerçevesinde borçlanma tutarının veya gün sayısının daha sonra değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, buna göre başvuranın 17/07/2019 tarihli yurtdışı borçlanma dahilinde olmak üzere 252 gün daha borçlanmasına imkan bulunmadığı, söz konusu sürenin ancak yeni bir taleple mümkün olduğu belirtilmiştir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın emekliliği için gerekli olan 252 günlük yurtdışı borçlanmasının, yurtdışı borçlanmasının yapıldığı tarihte geçerli olan tutarlar üzerinden yapılıp yapılamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. Bilindiği üzere, 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında
Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun amaç ve kapsamının belirlendiği 1 inci maddesinde, ülkemiz sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olmak ve istekte bulunmak kaydıyla Kanunda belirlenen diğer şartları da taşıyanların yurtdışında geçen sürelerinin borçlandırılmak suretiyle sosyal güvenlik bakımından değerlendirileceği düzenlenmiştir.
13. 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin
Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 12 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde, borçlanma için başvuruda bulunanların, yurtdışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabileceği, kısmi borçlanma yapmak isteyenlerin ise, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir.
14. Söz konusu Yönetmeliğin 7 nci maddesinde ise, borçlanma başvurularının, Yurtdışı
Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılacağı, Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep
Dilekçesinde ise, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtileceği düzenlenmiştir.
15. Öte yandan, aynı Yönetmeliğin “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10 uncu maddesinde, borçlanma tutarının, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesinde belirtilen alt ve üst sınırları arasında kalmak kaydıyla başvuru sahibince seçilen prime esas günlük kazancın % 32’sinin borçlanılacak gün sayısı ile çarpımı kadar olduğu, Kurumca buna göre tahakkuk ettirilen borç tutarının, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin, borcun tebliğ tarihi olduğu, borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılacağı, borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesinin, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlı olduğu düzelenmiş olup “Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12 nci maddesinde ise başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen bu sürenin, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.
16. Bilahare, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu 2011/48 sayılı Genelgesinin “1.4. Yazılı istekte bulunmak” başlıklı maddesinde, yurtdışında geçen çalışma veya ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin yazılı talebin “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi” nin usulüne göre doldurulup imzalandıktan sonra doğrudan ya da posta yolu ile Kurumun ilgili ünitesine ulaştırılması ile yapılacağı, Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesinin Kuruma verilmesi sırasında dilekçe kontrol edilerek eksik olduğu belirlenen bilgi ve beyanların tamamlanması sağlanacağı, posta yoluyla alınan dilekçelerin de geciktirilmeden kontrol edilerek varsa eksik olduğu belirlenen bilgi ve beyanların tamamlanması için başvuru sahibine iade edileceği, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemlerinin durdurulacağı, borçlanmanın geçersiz olduğunun başvuru sahibine yazılı olarak bildirileceği, bu durumda olanların borçlanma işleminin, yeni bir Yurtdışı Borçlanma Talep
Dilekçesine göre sonuçlandırılacağı belirtilmiştir.
17. Diğer taraftan, 4 numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle
Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Sosyal
Güvenlik Kurumunun ve bünyesindeki farklı birimlerin görevleri arasında; hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak, sosyal güvenlik mevzuatında yer alan emeklilik işlemlerini yürütmek, sigortalı ve hak sahiplerine yönelik hizmetlerin ve her türlü iletişimin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak, sigortalı ve hak sahiplerini sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek açıkça sayılmıştır.
18. Somut olayda; başvuranın, Alman Sağlık Kasasından aldığı belgeye göre aylığa hak kazanabilmesi için gerekli olan 5600 prim günü şartının sağlanması için 1835 günün yetmekte olduğunu tespit ettiği, bu belgeden hareketle Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesini doldurduğu, ancak başvuranın söz konusu borçlanmayı yaparken Türkiye de geçen hizmetlerinin kendisine bildirilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna bir müracaatının bulunmadığı gibi borçlanma esnasında emekli olma yolunda bir idare beyanına rastlanılamadığı, ayrıca emeklilik tahsis talebine de rastlanılamadığı, öte yandan söz konusu talep dilekçesini doldururken borçlanma talep dilekçesinin arka sayfasındaki 7 numaralı açıklamada, “11.Borçlanmak İstediğiniz Süre” kısmında yer alan seçeneklerden yalnızca bir tanesinin işaretlenmesi gerektiği halde, her üç seçeneği de işaretlediği (1-Yurtdışı hizmetlerimin/sürelerimin tamamı, 2-1835 gün, 3- 15/02/2003-31/12/2018 tarihleri arasındaki süre), ikinci seçenekte 1835 gün borçlanmak istediğini belirttiği, başvuranın söz konusu talebi üzerine başvuranın hizmet süreleriyle ilgili gerekli değerlendirmenin yapılabilmesini teminen
Emniyet Genel Müdürlüğünden yurda giriş-çıkış dökümlerinin alındığı ve bu çerçevede yapılan inceleme neticesinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında bildirilen 61 günlük hizmetin başvuranın bu tarihlerde hem Almanya’da hem de Türkiye’de hizmetlerinin bulunması ve başvuranın söz konusu tarihlerde Türkiye’de bulunmadığının tespit edilmesi üzerine iptal edildiği, başvuranın borçlanma süresini gün olarak belirtmesi nedeniyle idare tarafından 1835 günlük borçlanma için gerekli tahakkuk işlemlerinin yapılarak 04/11/2019 tarih ve 16950948 sayılı yazıyla toplam borç miktarını gösteren borç tahakkuk cetvelinin başvurana bildirildiği, anılan yazının notlar kısmında, “Borç tutarını ödemeniz tarafınıza aylık bağlanacağı anlamına gelmemektedir. Bu nedenle 5510 sayılı Kanuna göre aylık bağlama koşulunu yerine getirdikten sonra aylık talebinde bulunmanız gerekmektedir…” şeklinde bir ibarenin bulunduğu ve dolayısıyla başvuranın söz konusu borçlanma nedeniyle tarafına aylık bağlanmayacağını bildiği, 1835 gün üzerinden çıkarılan yurtdışı borçlanmasına herhangi bir itirazda bulunmadığı ve borçlanmayı kabul ettiği, söz konusu borçlanma ile birlikte 5348 gün prim ödemesinin mevcut olduğu, 252 gün daha borçlanması halinde emeklilik hakkının doğacağı görülmüştür.
19. Yukarıda yer verilen 3201 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik hükümlerine baktığımızda, borçlanma için başvuruda bulunanların, yurtdışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabileceği, kısmi borçlanma yapmak isteyenlerin ise, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorunda oldukları, borçlanma başvurularının Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılacağı, söz konusu dilekçede borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresinin bulunmasının zorunlu olduğu, başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen bu sürenin dikkate alınacağı, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alınacağı kural altına alınmıştır.
20. Bu çerçevede, başvuranın yurtdışı borçlanması için doldurmuş olduğu 10/07/2019 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi incelendiğinde, ilgili dilekçenin
“borçlanmak istediğiniz süre” adlı 11 inci maddesinde doldurulması ve işaretlenmesi gereken birtakım yerler olduğu, söz konusu alanın doldurulması için formun arka kısmında yer alan açıklamalar kısmında, yurtdışında geçen hizmetlerin tamamını veya bir kısmını borçlanabileceği, borçlanılmak istenen süreye ilişkin seçeneklerden yalnızca birinin işaretlenmesi gerektiği, yurtdışındaki hizmetlerin bir kısmının borçlanılması isteniyorsa ikinci seçeneğin yani kesinlikle işaretlenmesi ve borçlanılacak sürenin başlangıç ve bitiş tarihinin yazılması gerektiği şeklinde açıklamalara yer verildiği, ancak başvuranın söz konusu alanda yer alan seçeneklerden birisini işaretlemesi gerekirken tüm şıkları işaretlediği(1-Yurtdışı hizmetlerimin/sürelerimin tamamı, 2-1835 gün, 3- 15/02/2003-31/12/2018 tarihleri arasındaki süre), söz konusu seçenekler içerisinde başvuran tarafından borçlanılmak istenen süre açıkça belirtildiğinden ilgili mevzuat gereğince idarece bu süre dikkate alınarak başvuranın borçlanma işlemlerinin gerçekleştirildiği, 1835 gün üzerinden hazırlanan borç tahakkuk cetvelinin başvurana bildirildiği ve başvuran tarafından söz konusu işleme herhangi bir itirazda bulunulmadığı görüldüğünden başvuranın 10/07/2019 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma
Talep Dilekçesi üzerine idare tarafından gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
21. Öte yandan, her ne kadar başvuran tarafından aylığa hak kazanmak amacıyla söz konusu borçlanmanın yapıldığı, dolayısıyla aylığa hak kazanması için eksik kalan 252 günlük sürenin de 10/07/2019 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi çerçevesinde borçlandırılmasını talep edilmiş ise de, söz konusu talep dilekçesi üzerine başvurana tebliğ edilen borç tahakkuk cetvelinin de yer aldığı yazıda, borç tutarının ödenmesinin tarafına aylık bağlanması anlamına gelmeyeceğinin ve 5510 sayılı Kanuna göre aylık bağlama koşulunu yerine getirdikten sonra aylık talebinde bulunması gerektiğinin bildirildiği, dolayısıyla başvuranın aylık bağlama koşullarını yerine getirmeksizin salt borçlanma işlemiyle kendisine aylık bağlanamayacağını bildiği, yine başvuranın borçlanma esnasında emekli olma yolunda bir idare beyanına rastlanılamadığı gibi emeklilik tahsis talebine de rastlanılamadığı, bu nedenle idarenin başvuranın iradesinin borçlanma akabinde aylığa hak kazanma yönünde olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın aylığa hak kazanabilmesi için gerekli olan 5600 prim günü şartının sağlanması için yeni bir yurtdışı borçlanma talebinde bulunması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
24. Diğer taraftan, sosyal güvenlik mevzuatının dinamikliği yanında sigortalıların çalışmaları uzun bir zaman diliminde, farklı işyerlerinde, farklı statülerde geçebilmekte, bu sürecin içine borçlanma işlemleri ile yapılandırma kanunları kapsamında yapılan işlemlerin de dahil olmasıyla sigortalıların dosyaları karmaşık hale gelebilmektedir. Bu nitelikteki dosyalardaki işlemlerin kimi zaman geç sonuçlandırıldığı, kimi zaman ise hatalı tesis edilebildiği görülmektedir.
25. İdarenin “iyi yönetişim” ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3.4.2014, § 68).
26. Emeklilik, çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatı boyunca varılmak istenen bir gaye, sosyal devlet olmanın gereği olarak yaşlılık riskine karşı alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir. İdarenin sigortalıların bu hakkın kazanılmasına yönelik işlemlerinde yasaya uygun davranarak azami dikkat ve özeni göstermesi, sigortalıları beklentiye sokacak davranışlardan özenle kaçınması beklenmektedir. Bu tür durumlara sebep verilmemesi için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi gerektiği, yine hataları ve eksiklileri düzeltirken ve tamamlarken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.
27. Bu çerçevede, idare tarafından kabul edilen Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep
Dilekçelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu 2011/48 sayılı Genelgesinin “1.4. Yazılı istekte bulunmak” başlıklı maddesi gereğince gecikmeden kontrol edilmesi, varsa eksikliklerinin tamamlatılması gerekmektedir.
28. Somut olayda, başvuranın idare tarafından kabul edilen 10/07/2019 tarihli Yurtdışı
Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin yukarıda değinilen madde çerçevesinde eksik ve/veya yanlış olduğu belirlenen bilgi ve beyanların tamamlatılması ve/veya düzeltilmesi için gerekli kontrollerinin yapılmadığı ve ilgili dilekçe üzerinden borçlanma işlemlerinin tamamlandığı görülmüştür. İyi yönetim ilkeleri çerçevesinde İdarenizden beklenen, yurtdışında çalışan vatandaşların emeklilik şartlarını yerine getirmesi için büyük önem arz eden yurtdışı borçlanma işlemlerinde, mevzuatın tarafınıza yüklemiş olduğu sorumluluk ve görevlerinizi süresi içerisinde gereği gibi yerine getirmenizdir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi