|
ÖZET: Başvuru, yurtdışında ikamet eden bir kişinin Susurluk Vergi Dairesi tarafından mükellefiyet kaydı oluşturulması ve buna bağlı olarak kesilen cezaların kaldırılması talebini içermektedir. Başvuran, Türkiye’deki mükellefiyet kaydının iptal edilmesini ve zararının tazmin edilmesini istemektedir. Ancak, Balıkesir Defterdarlığı’nın yaptığı incelemeler sonucunda, başvuranın Türkiye’de mukim olduğu ve denklik ücreti adı altında tahsilat yaptığı tespit edilmiştir. Bu durum, başvurunun reddedilmesine yol açmıştır.
İdarenin açıklamalarında, başvuranın adres kayıt sisteminde Türkiye’de ikamet ettiği, bu nedenle Türkiye’de tam mükellef olarak vergilendirileceği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın yurtdışında ikamet ettiğini iddia etmesine rağmen, Türkiye’deki vergi yükümlülüklerini yerine getirmediği ve gerekli belgeleri sunmadığı ifade edilmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın mükellefiyet kaydının açılması ve vergi işlemlerinin gerçekleştirilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin reddine karar vermiştir. Bu karar, başvuranın ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bilgilendirilmesiyle yürürlüğe girmiştir. Başvuran, gerekçeli ret kararına itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12905-S.24.19482
BAŞVURU NO : 2024/10701
KARAR TARİHİ : 26.11.2024
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Mükellefiyetin kaldırılması ve kesilen cezaların terkin edilmesi talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda başvuran tarafından özetle; kendisinin yurtdışında ikamet etmesine rağmen Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kendisine mükellefiyet kaydı tesis ettirilerek adına düzenlenen ödeme emirlerinin ödenmemesi üzerine T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nezdindeki hisse senetlerine uygulanan haciz işlemlerinin kaldırılması ve mükellefiyet kaydının terkin ettirilerek zararının tazmin edilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından istenilen 11.09.2024 tarihli ve sayılı bilgi ve belge yazısına istinaden
Balıkesir Defterdarlığı tarafından gönderilen 04.10.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve ekinde;
2.1. Başvuranın denklik ücreti adı altında yurtdışı eğitim danışmanlığı karşılığında almış olduğu tutara fatura istenilmesi üzerine başvuranın katma değer vergisi tutarının da ödenmesi halinde fatura verilebileceği hususun belirtilmesi üzerine başvuran hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (Cimer) üzerinden vergi kayıp ve kaçağına ilişkin fatura verilmemesi nedeniyle ihbarda bulunulduğu,
2.2. Söz konusu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (Cimer) başvurusunun Balıkesir Defterdarlığı İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilmesi neticesinde gerekli incelemenin yapılması amacıyla 18.08.2022 tarihli ve sayılı kararla Susurluk Vergi Dairesi
Müdürlüğüne talimat verildiği, /
2.3. Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğünce 02.09.2022 tarihli ve sayılı yoklama fişi ile başvuranın adres kayıt sisteminde (MERNİS) bulunan adresinde (
Susurluk/Balıkesir) yapılan denetimde başvuranın yurt dışında bulunduğu, faaliyeti ile ilgili tespit yapılamadığı hususlarına yer verildiği,
2.4. Bununla birlikte, başvuran tarafından Balıkesir Defterdarlığına gönderilen 21.10.2022 tarihli dilekçede; ihbarcının Estonya’da yüksek lisans öğrencisi olduğunu, Almanya’ya geçiş yapmak istediğini, Türkiye’de aldığı sağlık eğitimi üzerine Almanya’dan denklik almak için kendinden yardım istediğini ve
300 Euro aldığını, ancak ihbarcının ücreti geri istemesi üzerine bunun için geç olduğunu, fatura
düzenlenmesi için de ek katma değer vergisi ödemesi yapması gerektiği yönünde açıklamalarda bulunulduğunu,
2.5. Balıkesir Defterdarlığı Denetim Grup Müdürlüğüne başvuran hakkında yapılan ihbarın değerlendirilmesi amacıyla başvuranın banka hesaplarındaki kayıtların Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından tetkik edilmesi sonucunda denklik ücreti adı altında 22.06.2022 tarihinde ücret aldığının tespit edilmesi sonucu başvuran hakkında 22.06.2022 tarihinden itibaren 856002 Eğitimi Destekleyici Faaliyetler (Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı dahil) faaliyet koduyla mükellefiyet kaydı açılışı yapıldığı,
2.6. Ayrıca söz konusu mükellefiyet açılışına ilişkin olarak Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından başvurana 21.12.2022 tarihli ve sayılı yazı ile bilgi verildiği, söz konusu yazının mükellefin ikametgâh adresine iki defa gidildiği halde adreste bulunmaması nedeniyle 485 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğine ve 2017/8 Uygulama İç Genelgesine istinaden kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğinin gerçekleştirildiği,
2.7. Yazının tebliğinden itibaren 15 gün içinde beyannamelerin verilmemesi nedeniyle ilgili takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine takdir komisyonunca herhangi bir matrah takdiri yapılmadığı, ancak; verilmesi gereken beyannamelerin elektronik ortamda e-beyanname olarak vermemesi nedeniyle 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 355 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına istinaden özel usulsüzlük cezalarının kesilerek düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 485 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ve 2017/8 Uygulama İç Genelgesine istinaden kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği ve tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde itiraz edilmediğinden cezaların kesinleşmesi üzerine başvuran hakkında 14.12.2023 tarihinde ödeme emrinin tanzim edildiği ve tebliğinin aynı şekilde gerçekleştirildiği,
2.8. Bu itibarla, başvuranın adres kayıt sisteminde (MERNİS) ikametgâh adresinin 06.09.2021 ila
19.09.2024 tarihleri arasında Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü yetki alanında bulunduğu, banka hesabının
tetkikinde ise denklik ücreti adı altında tahsilat kabul ettiği, yurt dışına aynı yıl içinde birden fazla giriş çıkışı bulunmasına rağmen yukarıda belirtilen tarihler arasında Türkiye’de mukim olduğu, ayrıca hizmet için ücret aldığını ve fatura kesmek için ilave ücret istediğini başvuran kendi verdiği dilekçesinde belirttiğini, bununla birlikte yapılan yazışmalarda iddia edilen faaliyetin kendisi tarafından yapıldığının açıkça belirtildiği hususları birlikte değerlendirilerek Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından başvuran hakkında ilgili dönem için mükellefiyet kaydının açılarak vergi mevzuatı açısından gerekli işlemlerin tesis edildiği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince tebligat işlemlerinin tamamlandığı dikkate alındığında Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2.9. Öte yandan, başvuranın 06.09.2021 ila 19.09.2024 tarihleri arasında Türkiye’de mukim göründüğünden
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3 ve 4 üncü maddeleri gereği Türkiye’de tam mükellef olarak
vergilendirileceği, belirtilen tarihler arasında yabancı bir ülkede ikametgâh sahibi olunduğu ve vergi mükellefi olarak başvuruya konu işlemler için herhangi bir vergi ödendiğine ilişkin iddiada bulunulması durumunda ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi gereği sadece Türkiye’de elde ettiği kazançlar üzerinden vergilendirileceği, ancak bu durumda başvuru sahibinin ilgili vergi dairesine ikamet ettiği ülkenin yetkili makamlarından alacağı mukimlik belgesinin aslı ile noterce veya ilgili ülkenin Türk
Konsolosluğunca tasdik edilecek Türkçe tercümesinin bir örneğini ve yurtdışında söz konusu işlemler için vergi ödendiğini gösteren belgelerin ibrazının gerektiği
hususlarına yer verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 29.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her
türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
5.1. 3 üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.
1.Türkiye’de yerleşmiş olanlar;
…”
5.2. 4 üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı kimseler Türkiye’de yerleşmiş sayılır:
1. İkametgahı Türkiye’de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19’uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
2. Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez.)”,
5.3. 6 ncı maddesinde; “Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler.”,
6. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
6.1. 93 üncü maddesinde; “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilûmum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilân yolu ile tebliğ edilir.
…”,
6.2. 94 üncü maddesinde; “Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.
Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kâfidir.
Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)”
6.3. 101 inci maddesinde; “Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
…
3.25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.
…
İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.
İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.”,
6.4. 102 nci maddesinde; “…
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.
…”,
6.5. Mükerrer 355 inci maddesinde; “Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında (7524 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 02.08.2024) 20.000 (3) Türk Lirası,
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basıt usulde tespit edilenler hakkında (7524 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 02.08.2024) 10.000 (4) Türk Lirası,
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında (7524 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 02.08.2024) 5.000 (5) Türk Lirası,
Özel usulsüzlük cezası kesilir.
…Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır.
Elektronik ortamda bildirim veya form verilmesi mecburiyetine uyulmaması hâlinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, bildirim veya formların belirlenen sürelerin sonundan başlayarak elektronik ortamda 3 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında uygulanır. …”,
7. 376 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; “…Elektronik beyanname uygulamasının yaygınlaştırılması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.
1-Ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen Gelir Vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesini ve Geçici Vergi Beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.
…”,
8. 485 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; “3.2. Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması” başlıklı kısmında, ”… 213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil)
halinde durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir. Bu durumda kapıya pusula yapıştırılmaz ve tebliğ evrakı derhal gönderildiği idareye iade edilir.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulur. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulası kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde
alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.”,
9. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları ile ilgili olarak 13.02.2007 tarihinde yayımlanan
ÇVÖA/2007-1 sayılı Çifte Vergilendirme Önleme Anlaşmaları Sirkülerinin “4. Mukimlik Belgesi
Başvurusu” başlıklı bölümünde; “4. … Diğer taraftan Anlaşmaya taraf diğer ülkede yerleşik (tam mükellef)
olanların Türkiye’de elde ettikleri kazanç veya iratların ilgili anlaşma çerçevesinde vergiye tabi tutulabilmesi için de kendi ülkelerinin yetkili makamlarından mukimlik belgesi almaları ve bu belgenin aslı ile Noterce veya bu ülkelerdeki Türk konsolosluklarınca tasdik ediliş Türkçe tercümesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine veya kendilerine yapılan ödeme üzerinden vergi sorumlularınca vergi tevkifatı yapılması durumunda ise vergi sorumlularına ibraz etmeleri gerekmektedir. Vergi sorumluları teslim aldıkları söz konusu mukimlik belgelerini gerektiğinde yetkili makamlara ibraz etmek üzere muhafaza edeceklerdir.
Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimiz uygulanacaktır….”
şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarece tesis edilmiş olan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Ayrıntılarına 1 numaralı paragrafta yer verilen başvuruda; başvuranın yurtdışında ikamet etmesine rağmen Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kendisine mükellefiyet kaydı tesis ettirilerek adına ödeme emirlerinin düzenlendiği ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nezdindeki hisse senetlerine haciz uygulandığı belirtilerek, mükellefiyet kaydının terkin ettirilmesini ve zararının tazmin ettirilmesi talep edilmektedir.
12. Dosya kapsamında yapılan incelemede İdare tarafından Kurumumuza iletilen cevabi yazıda,
12.1. Başvuranın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresinin 06.09.2021 ila 19.09.2024 tarihleri arasında
Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğünün yetki alanında bulunduğu, banka hesabından denklik ücreti adı altında tahsilat yaptığının tespit edilmesi üzerine, yurt dışına aynı yıl içinde birden fazla giriş çıkışı bulunmasına rağmen yukarıda belirtilen tarihler arasında Türkiye’de mukim olması nedeniyle 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 3 ve 4 üncü maddeleri gereği Türkiye’de tam mükellef olarak vergilendirildiği, başvuranın Balıkesir Defterdarlığına sunulan dilekçesinde, verilen hizmet için ücret aldığını ve fatura kesmek için ilave ücret istediğini, iddia edilen faaliyetin kendisi tarafından yapıldığını açıkça belirttiği, tüm bu hususların birlikte değerlendirilerek Susurluk Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ilgili dönem için mükellefiyet kaydının açılarak vergi mevzuatı açısından gerekli işlemlerin yapıldığı ve 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu gereğince tebligat işlemlerinin tamamlandığı; bununla ilgili tarh, tahakkuk işlemleri yapılarak tahsilat işlemlerine geçildiği ve ilgili işlemlerle ilgili dava açma süresinde yargı mercilerinde açılmış bir dava bulunmadığından işlemlerin kesinleştiği, bu nedenle tesis edilen işlemlerin yerinde olduğu,
12.2. Başvuranın belirtilen tarihler arasında yabancı bir ülkede ikametgâh sahibi olunduğu ve vergi mükellefi olarak başvuruya konu işlemler için herhangi bir vergi ödendiğine ilişkin iddia bulunulması durumunda 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi gereği sadece Türkiye’de elde ettiği kazançlar üzerinden vergilendirileceği dikkate alındığında, başvuru sahibinin ilgili vergi dairesine ikamet ettiği ülkenin yetkili makamlarından alacağı mukimlik belgesinin aslı ile noterce veya ilgili ülkenin Türk
Konsolosluğunca tasdik edilecek Türkçe tercümesinin bir örneğini ve yurtdışında söz konusu işlemler için vergi ödendiğini gösteren belgelerin ibrazının gerektiği
hususlarına yer verildiği görülmüştür.
13. Vergilendirme ile ilgili tebliğe ilişkin hükümler 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93 üncü ve müteakip maddelerinde yer almaktadır. Bu Kanunun 93 üncü maddesinde, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği; 94 üncü maddesinde, tebliğ, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmamasının gerektiği hükme bağlanmıştır. Müteakip maddelerde ise tebliğin usul ve esaslarına ilişkin hükümler bulunmaktadır.
14. Vergilendirme ile ilgili yapılmış olan tebliğin, hukuki anlamda hüküm ifade edebilmesi için Vergi Usul
Kanununun 93 üncü ve müteakip maddelerinde yer alan tebliğ ile ilgili usul ve esaslara göre tebliğ edilmesi gerekmektedir.
15. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesinde, 7061 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle yapılan düzenlemeyle, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri (ikametgâh) adresi, bilinen adresler arasına dâhil edilmiştir. Buna göre bilinen yerleşim yeri adresi olarak sadece 5490 sayılı Kanuna göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi kabul edildiğinden, mükellef tarafından vergi idaresine yerleşim yeri adresi bildirimi yapılmayacak, şayet yapılmış ise bu bildirimde yer alan adres, yerleşim yeri adresine yapılacak tebligatlarda dikkate alınmayacaktır.
16. Diğer taraftan, başvuran tarafından Balıkesir Defterdarlığına sunulan dilekçede, verilen hizmet için ücret alındığını ve fatura kesmek için ilave ücret istenildiğini, iddia edilen faaliyetin kendisi tarafından yapıldığının açıkça dilekçede belirtildiği, bununla birlikte yapılan ihbar neticesinde Susurluk Vergi Dairesi
Müdürlüğü tarafından başvuranın banka hesaplarının tetkikinde denklik ücreti adı altında tahsilat yapıldığının tespit edildiği dikkate alındığında, yurt dışına aynı yıl içinde birden fazla giriş çıkışı bulunmasına rağmen yukarıda belirtilen tarihler arasında Türkiye’de mukim olan başvuranın Türkiye’de tam mükellef olarak değerlendirilerek ilgili dönem için mükellefiyet kaydının açılması neticesinde vergi mevzuatına uygun bir biçimde işlemlerin tesis edildiği görülmektedir.
17. Sonuç olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından meri mevzuat hükümleri doğrultusunda işlem tesis edildiği anlaşılmış olup, yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
/
18. 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu
kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden varsa arta kalan sürede Balıkesir Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/