onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının, davalı Kurum tarafından tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Davacı, 2010-2011 dönemine ait prim ve diğer alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuş, İlk Derece Mahkemesi de bu gerekçeyle davayı kabul ederek ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca, alacakların on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve sürenin dolduğunu belirtmiştir.

Davalı Kurum vekili, temyiz başvurusunda bulunarak, davacının şirketle olan bağlantısının sona erdiğini ancak 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi gereği borçlardan müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onayarak, zamanaşımının dolduğunu ve davalı Kurum’un iddialarının kararı bozmaya yeterli olmadığını belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının borçlarının zamanaşımına uğradığına ve dolayısıyla ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Bu durum, zamanaşımı süresinin dikkate alınmasının hukuki bir gereklilik olduğunu ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/12881 E.  ,  2024/12964 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/651 E., 2024/1645 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/238 E., 2022/340 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya, davalı Kurum tarafından 2022/016964, 2022/016965, 2022/016966 takip numaralarıyla FTC Kimya Tem. İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 2010 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2011 yılı Ocak-Ekim aylarına ait prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçları nedeniyle 3 adet ödeme emrinin 28.07.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun zamanaşımına uğradığını belirterek dava konusu ödeme emirlerinin iptalini ve davacının borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını, davacının anılan aylara ait borçlarını yasal süresi içinde ödemediğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında düzenlenen 2022/16964, 2022/16965 ve 2022/16966 sayılı takipler ve bu takipler nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline
    karar verilmiştir.
    Kararın gerekçesinde, “Dava konusu olan 2010-2011 dönemine ait prim ve diğer alacaklar yönünden yapılan değerlendirmede, 01.10.2008 tarihinden sonraki alacaklar için 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi ile Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğunun belirtildiği, bu durumda dava konusu alacakların tümünün zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesildiğinin de ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği” belirtilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ödeme emrinin tebliğ edildiği 28.07.2022 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili özetle, her ne kadar davacı hissesini devrettiğini ve şirketle bir bağlantısının kalmadığını öne sürse de 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesindeki “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.” hükmü gereği davacının 09/2010-10/2011 dönemlerine ait borçların tamamından sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.