onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davalının başkanlık yaptığı dönemde davacı Birlik’i zarara uğrattığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının görevini ihmal ederek sulama bedelini tahsil etmediğini ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmüştür. Yargıtay, davanın kabulü yönünde verilen kararı bozmuş ve mahkemenin eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini belirtmiştir.

Mahkeme, zararın oluşup oluşmadığını ve miktarını belirlemeden karar vermiştir. Yargıtay, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereği, zararın tazmini için kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağının varlığının ispat edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, mahkemenin bilirkişi raporu alarak zararın tespiti için gerekli incelemeleri yapması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davanın yeniden değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

4. Hukuk Dairesi         2023/11688 E.  ,  2024/3030 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2016/95 E., 2021/666 K.
    DAVA TARİHİ : 04.04.2012
    HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Yeşil… Sağ Sahil Sulama Birliği başkanı iken kurumu zarara uğrattığını, bu nedenle davalının Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/260 Esas sayılı dosyasında yargılandığını, İçişleri Bakanlığı Kamu Zararının Tespiti Raporunun 6 ncı bölümünde yer alan alacaklar için… İcra Müdürlüğünün 2011/246 sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında; davayı kabul etmediklerini, ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemenin 21.03.2014 tarihli ve 2012/142 Esas 2014/121 Karar sayılı ilamıyla; ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile dava dosyasının ilişkilendirilmesinin istendiği, davacı vekili tarafından beyan sunulmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    Daire’nin 28.09.2015 tarihli ve 2014/12572 Esas 2015/10212 Karar sayılı ilamıyla; “6098 sayılı TBK’nin 74 üncü maddesi (818 sayılı BK 53) uyarınca ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalıların sorumluluğunun tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir. Şu durumda mahkemece, ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre işlem yapmak üzere ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonrasında dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmiş, birlik başkanı …’nun sulama birliğine borcunu ödemeyen çiftçiler hakkında icra takibi yapmadığı ve tahsilata yönelik hukuki girişimde bulunmadığı bu nedenle görevini ihmal ettiği belirlenerek, zincirleme şekilde görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın Antalya BAM 3. Ceza Dairesinin 2019/641 Esas 2019/1413 Karar sayılı ilamıyla bir kısım eylemlerin değerlendirilmediği, bu eylemlerin değerlendirilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimalinin olduğu, yine TCK md 249’un tartışılması gerektiği gerekçesi ile kaldırıldığı görülmüştür. Yeniden yapılan yargılamada mahkemece davalının sulama bedelini tahsil etmeyerek üzerine atılı görevi ihmal suçunu işlediği sabit görüldüğünden mahkememizde açılan davanın kabulü yönünde karar verilmiştir” gerekçesiyle davanın kabulü ile… İcra Müdürlüğünün 2011/246 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma gereğinin yerine getirilmediğini, birlik kayıtlarının celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme dayanak teşkil eden Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/288 Esas 2021/62 Karar sayılı dosyasında başka suçlar nedeniyle ceza aldığını, davaya konu olay ile ilgili cezalandırılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalının davacı Birlik’te başkanlık görevi yaptığı dönemde davacıyı zarara uğrattığından bahisle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddeleri

    3. Değerlendirme
    1. Dosyanın incelenmesinde; Dairenin 28.09.2015 tarihli ve 2014/12572 Esas 2015/10212 Karar sayılı ilamında dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasının sonucunun beklenerek sonucuna göre işlem yapılması ve gerekirse bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği ve mahkemece birlik başkanı …’nun sulama birliğine borcunu ödemeyen çiftçiler hakkında icra takibi yapmadığı ve tahsilata yönelik hukuki girişimde bulunmadığı, bu nedenle görevini ihmal ettiği belirlenerek, zincirleme şekilde görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK 50/1). Buna göre, kusur sorumluluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

    Davacı vekili, Birlik başkanı olan davalının aidat ödemeyen çiftçiler hakkında icra takibi yapmadığı ve tahsilata yönelik hukuki girişimde bulunmadığı bu nedenle görevini ihmal etmesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasındadır. Mahkemece, zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının belirlenmediği ve bu şekilde eksik incelemeyle hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, gerekirse emekli Sayıştay Denetçisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle bu hususların açıklığa kavuşturularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

    2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

    VI. KARAR
    1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.