|
ÖZET: Başvuran, nüfusuna kayıtlı olduğu köyün 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31. maddesi kapsamında “verimli Devlet ormanı bulunan köy” statüsünde olduğunu belirterek, zati ihtiyaca hak sahipliği talebinde bulunmuştur. Ancak Ovacık Orman İşletme Müdürlüğü, başvuranın “kesintisiz en az bir yıl oturma” şartını yerine getirmediği gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve ilgili kanunlarda oturma süresinin belirtilmediğini savunarak, kişinin beyanı doğrultusunda hak sahibi olmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü, başvuranın iddialarına karşılık olarak, orman köylülerinin kalkındırılması ve ormanların korunması amacıyla belirli yasal düzenlemelerin yapıldığını ifade etmiştir. Devamlı oturma şartının, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre belirlendiği ve bu düzenlemenin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, ormanların kamu malı olduğu ve bu konuda yetkinin Orman Genel Müdürlüğü’nde olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, “devamlı oturma” şartını yerine getirmediği için reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12175-S.24.18450
BAŞVURU NO : 2024/9010
KARAR TARİHİ : 07.11.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Zati ihtiyaca hak sahipliği hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, nüfusuna kayıtlı bulunduğu köyün 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31. maddesinde geçen “Mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köy” kapsamında olduğunu; 6831 sayılı
Kanun’un 31. maddesi kapsamında Zati ihtiyaca hak sahibi olup olmadığına dair görüş talebine Ovacık
Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 315 sayılı Tebliğin 18. maddesine atıfla, “6831 sayılı Orman Kanunu 31. ve 32. maddelerinde ve Yönetmelikte geçen ‘devamlı oturma’ ifadesinde adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre birinci adreste kesintisiz en az bir yıl oturma durumu göz önüne alınarak değerlendirme yapılacaktır.” denilerek, buna göre kesintisiz en az bir yıl oturmayanların hak sahibi sayılmayacağı bilgisinin verildiğini; İdarenin bu yöndeki açıklamasının, 6831, 5490 ve 4721 sayılı yasalarda devamlı oturma süresinin bir yıl veya beş yıl ile sınırlandırılmamış olması karşısında hukuka aykırı olduğunu; iddia ve şikâyetle, 315 sayılı Tebliğ’in 18. maddesinde normlar hiyerarşisine uygun olarak gerekli değişikliklerin yapılarak ilgili Kanunda süre belirtilmediği için kişinin beyanı itibariyle hak sahibi olacağına karar verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Orman Genel Müdürlüğü’nün 10.09.2024 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına giren – –
sayılı yazısında özetle:
2.1. Anayasa’nın 170. maddesinde “Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın iş birliğini sağlayıcı tedbirlerin alınması ve kanunla düzenlenmesi” kuralına yer verildiği; 2.2. Orman içinde veya bitişiğinde yaşayan köyler halkının, gelir dağılımı açısından en düşük grupta yer alması, ormanların korunması ve orman yangınlarında önleyici ve yangınla mücadelede olay mahalline en yakın gönüllülerin bunlar olması, orman üretim ve orman bakımına ait işlerin bunlar tarafından öncelikle yapılması gibi hususlar ile kırsal alanda fiilen yaşayanların yaptıkları iş karşılığı desteklenmesi ve olumsuz
göç hareketlerinin önüne geçirilerek bu köyler halkının yerinde kalkındırılması için Orman Kanunu’nun 31, 32. maddelerinde ucuz tarifeli yakacak ve yapacak olarak kullanılmak üzere ayni haklar verildiği ayrıca 34. maddede yapılan işlerin karşılığı teşvik edici ayni ve nakdi hakların düzenlendiği, 40. maddede ise ormanla ilgili işlerin yapılmasında iş yerine olan mesafeleri ve iş güçleri dikkate alınarak köylüler ve bunların kuracakları kooperatiflere öncelikli olarak işlerin yaptırıldığı, 81. madde gereği ise köy muhtarlıkları ve azaların köy mülki hudutlarında Devlet ormanlarının muhafazası için teşkilat ile iş birliği yapmaya mecbur oldukları; 2.3. Başvuranın iddia ettiği üzere hak sahibi olmak için “Mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köy” kapsamında olmanın yetmediği, Anayasa metnine ve buna paralel düzenlenen kanun maddelerine bakıldığında, orman halk ilişkilerinin düzenlenmesi halinin bugün nüfus kaydının köye alınması ve haklardan faydalanılması ve yarın nüfus kaydının tekrar başka yere alınması şeklinde cereyan etmediği, 31. madde metninde açıklıkla ifade edildiği üzere “devamlı oturma” şartının yerine getirilmesi halinde bu haklardan faydalanmaya imkân tanındığı; 2.4. Orman Kanunu’nun 31, 32, 33 ve 35. maddelerinin uygulanmasına dair 315 sayılı Tebliğin, Orman
Kanunu’nun ilgili maddeleri ve bu konudaki Yönetmelikler esas alınarak düzenlendiği, devamlı oturma şartına 31. maddede açıklıkla yer verildiği; 2.5. Günümüzde, köy nüfusuna kayıtlı olanların iş kaygıları veya değişik nedenlerle ikametlerini değiştirmek zorunda kaldıklarının bilinen bir gerçek olduğu, kişilerin adrese dayalı nüfus kayıt sistemi üzerinden istekleri ve beyanları doğrultusunda ikamet değişiklik yapabildikleri, bu bağlamda bugün ikamet adresini köye alanların kısa bir süre sonra başka bir yere alabildikleri, öte yandan birinci ve ikinci adres olarak tanımlamalar yapılabildiği; 2.6. İkamet adresinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemi üzerinden alındığı yeni durumda, Kanun’un
Anayasa’ya uygun olarak düzenlenme amacı doğrultusunda işlem tesis edilebilmesi için devamlı oturma şartının hangi hallerde sağlandığı konusunda uygulama birimi olan taşra teşkilatında tereddütler oluştuğu ve bu konunun Kanun’a uygun olarak açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç hasıl olduğu, bu doğrultuda 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31, 32 ve 33’üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 5.
maddesinde bir düzenleme yapıldığı; 2.7. Bahse konu Yönetmeliğin 5. maddesinin b) bendinde “Orman Kanunu’nun 31 veya 32’nci madde kapsamındaki bir köyde hak sahibi iken, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre aynı madde kapsamındaki bir başka köye adres naklini yaptıran ve bu köyde kesintisiz en az bir yıl oturan ve halen aynı köyde oturmaya devam eden hane reisleri,” düzenlemesine yer verilmekle, (b) bendinde belirtildiği şekilde devamlı oturma ile ilgili olmak üzere “bu köyde kesintisiz en az bir yıl oturan ve halen aynı köyde oturmaya devam eden hane reisleri,”nin hak sahibi sayıldığı; 2.8. 6831 sayılı Orman Kanunu’nda belirtilen hükümlerin amacı doğrultusunda uygulanmasına yönelik olmak üzere uygulama birliğinin sağlanmasını tesis etmek üzere alt düzenleme yapma yetkisinin Orman
Genel Müdürlüğüne ait olduğu, bu mahiyette 315 sayılı Tebliğ’de düzenleme yapıldığı; 2.9. Uygulama Tebliğinin amacının, tereddüde mahal bırakmayacak şekilde Kanun’a uygun olarak uygulamaları açıklamak ve uygulayıcıya yol göstermek olduğu, bu mahiyette olmak üzere; devamlı oturma şartının 315 sayılı Tebliğ’in 18. maddesinde açıklandığı, buna göre Orman Kanunu’nun 31 ve 32’nci maddelerinde ve Yönetmelik’te geçen devamlı oturma ifadesinde, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre birinci adres olarak kesintisiz oturma durumu göz önüne alınarak değerlendirme yapılacağının kurala altına alındığı; Köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan” ifadesinde, hak sahibi olduğu köyden değişik nedenlerle belirli bir süre ikamet adresini başka yere taşıyanların kendi köylerine dönmeleri durumunda veya aynı
madde kapsamında başka bir köye taşıyanların devamlı oturma ifadesini karşılamaları için adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre kesintisiz en az bir yıl oturma şartını yerine getirmeleri gerektiği; 2.10. Devamlı oturmaya ait düzenlemenin, adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin uygulamaya konmadığı dönemlerde de geçerli olduğu, Orman Kanunu’nun 31. maddesinde değişiklik yapan 22.5.1987 tarih ve
3373 sayılı Kanunla değişik versiyonunda da “devamlı oturma” ifadesinin bulunduğu;
2.11. Bahse konu Kanun maddesinin düzenlendiğindeki ilk dönem uygulamalarda, köy muhtarlıklarının ikametleri tutmakta olduğundan köyde devamlı oturmayan kişiler zati ihtiyaç hak sahipliği tespitlerinde, imzacı olan muhtar ve azalar tarafından zati ihtiyaç almaya müstahak görülmediği ve bu konuda idarenin yetkilileri tespit aşamasında uyardığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Orman Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nin 10.09.2024 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına giren E-
– – sayılı yazısında özetle:
3.1. Orman köylerinin haklarına ilişkin görülen bir davada Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 1992/2614 E. 1992
/3230 K. sayılı kararında “Ormana el atma ve ormanın köy tarafından yararlanması” hususunda : ” …oysa taşınmazın orman olduğu saptandığına göre, yalnız davacı köyün idari sınırları içinde kalmış olması, bu köye yararlanma ve dava hakkı tanınmasını zorunlu kılmaz. Zira ormanlar kamu malı olup, kullanılması, korunması, yararlanılması, gözetimi yalnız Orman Genel Müdürlüğüne bırakılmıştır. 6831 sayılı Yasa’nın
31 ila 29. maddelerinde (mülki hudutları içinde devlet ormanı bulunan köylerin ve o köy halkının bu
ormanlardan nasıl yararlanabileceği belirlenmiştir…”, şeklinde gerekçelendirilerek, Ormanlarla ilgili kullanım, koruma, yararlanma ve gözetimin gereği yapılan iş ve işlemlerin de kanuna ve kanuna aykırı olmayan düzenleyici işlemlerle İdareleri yetkisine verildiğinin altı çizildiği; 3.2. Başvuranın 6831 sayılı Orman Kanunu 31. 32. 33. ve 35. maddesinin uygulanmasına dair 315 Sayılı
Tebliğin 6. bölüm 18-Devamlı Oturma maddesi a) fıkrasına göre kesintisiz en az bir yıl oturma şartını yerine getirmediği için hak sahibi sayılamayacağı; 3.3. Kanuna ve hukuka uygun olarak düzenlenmiş olan Tebliğe istinaden gerçekleştirilen İdareleri işleminde kanuna ve hukuka aykırılık olmadığının değerlendirildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.2. “A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi” kenar başlıklı 169. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır.
(…)Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir.
Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.”, 4.3. “B. Orman köylüsünün korunması” kenar başlıklı 170. maddesinin birinci fıkrasında,
“Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.”, 5. 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili
Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi’nin, 5.1. “Görev” başlıklı 334. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, “j) Orman bütünlüğünü sağlamak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazların orman rejimine alınması için kamulaştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmazların devir ve gerektiğinde takas işlemlerini yapmak, Devlet ormanları içinde ve bitişiğinde oturan köylüleri ayni ve nakdi yardım kaynaklarıyla desteklemek, orman-halk ilişkilerini geliştirmek ve bu konuda her türlü tedbiri almak.”, 6. 31/08/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun, 6.1. 31. maddesinde (Değişik: 22/5/1987 – 3373/8 md.), “(Değişik birinci fıkra:23/3/2023-7442/13 md.) Mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köylerde köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan ya da nüfusa kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan muhtaç ihtiyaç sahibi hane reislerine, köyde barınmaları için yapacakları ev, ahır, samanlık, ambar ve kümes ile köy halkının müşterek ihtiyacı olan okul, cami, sağlık evi, köy yolu köprüsü ve köy konağı ihtiyaçları ve bunların tamiratları için yapacak emval bu ormanlar civarındaki satış istif yerlerinden maliyet bedelinin üçte biri alınmak suretiyle yeni inşaatlarda bir defaya mahsus olmak üzere, tamir için ise ihtiyaç tespitine göre verilir. Bu maddeye giren inşaatlar için hak sahiplerinin talebi halinde bu yapacak emval yerine, karşılığı idarece nakit olarak ödenir.
(Değişik ikinci fıkra:23/3/2023-7442/13 md.) Nakit ödeme hallerinde işletmesindeki kerestelik emvalin son üç aylık açık artırmalı satış fiyatı ortalamasından, maliyet bedelinin üçte biri düşülür. Bu şekilde hesaplanan meblağın yüzde doksanı (% 90) ödenir.
Tamir için tamir ihtiyacının verildiği tarihten itibaren en az beş yıl geçmedikçe, ev, ahır, ambar, samanlık ve kümesin yeni olarak yapıldığı tarihten itibaren ise en az on yıl geçmedikçe tekrar ihtiyaç verilmez. Tamir için verilen miktar, yeni olarak yapılan ev, ahır, ambar, samanlık ve kümes için verilen ihtiyacın dörtte birini geçemez.
(Değişik dördüncü fıkra:23/3/2023-7442/13 md.) Emval yerine, nakit ödeme esas ve usulleri Tarım ve
Orman Bakanlığınca tespit edilir.
(Değişik beşinci fıkra:23/3/2023-7442/13 md.) Bu yerler halkının yakacak ihtiyaçları tarife bedeli ile karşılanır. Satış istif yerlerinden karşılanması halinde ise; maliyet bedelinin üçte biri alınır.
Bu maddeye göre verilen yapacak emvalin gayesi dışında kullanılması ve başka bir yere taşınması yasaktır.
Ancak, hak sahiplerinin ev ve müştemilatının tabii afete maruz bulunması, baraj veya gölet alanı içinde kalması veya hak sahibinin iskana tabi olması hallerinde yapacak emvalin ve enkazın nakline veya satışına müsaade edilebilir. Bu ihtiyaçların aynı köy halkı arasında devrine idarece izin verilebilir.
Köyden kesin olarak ilişkisini keseceklere ait sahipli yapıların enkazı Tarım Orman ve Köyişleri
Bakanlığının tespit edeceği esaslara göre nakledilebilir veya satılabilir.
Bu madde hükümlerine göre verilen yapacak ile bunların enkazı ve yakacak odun haczedilemez.
Nakit verilmesi halinde, nakit ödeme amacı ile ilgili inşaat ve tamiratın yapılması zorunludur. Aksi halde
98 inci madde hükümleri uygulanır.”,
6.2. 32. maddesinde – (Değişik : 22/5/1987 – 3373/9 md.), “Mülki hudutları içinde verimsiz devlet ormanı bulunan köylerde, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan ya da nüfusa kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan muhtaç hane reisleri ile, hudutları içinde verimli devlet ormanı bulunan ve nüfusu 2500’den aşağı olan kasabaların muhtaç halkına kendi ihtiyaçlarına sarfetmeleri şartıyla yapacakları, ev, ahır, samanlık, ambar ve kümes ihtiyaçları için bir defaya mahsus; okul, cami, köyyolu köprüsü ve köykonağı gibi köy müşterek ihtiyaçları için de ihtiyaç hallerinde olmak üzere, en yakın satış istif yerlerinden maliyet bedelinin üçte biri karşılığı yapacak emval verilir.
Bu yerler halkının yakacak odun ihtiyaçları her yıl en yakın istif yerlerinden maliyet bedelinin üçte biri ile karşılanır.
Birinci fıkrada belirtilen köy ve kasaba hudutları dâhilindeki ormanlardan ağaçlandırma, imar ve bakım gayesi ile yapılan kesimlerle elde edilen yakacak odunlar tarife bedeli ile bu köy ve kasaba halkına, ihtiyaçları için verilir.
31 inci maddenin yasaklarla ilgili hükümleri bu madde için de geçerlidir.”,
7. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 7.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 14/08/1987 tarihli ve 19544 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 31,
32 ve 33’ncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in,
8.1. “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “6831 Sayılı Orman Kanununun 31, 32 ve 33’üncü maddeleri kapsamına giren haksahiplerine verilecek zati ve müşterek yapacak ve yakacak ihtiyaçlar ile nakit ödemelerin tespiti, dağıtımı, takip ve kontrolüne ait iş ve işlemleri kapsar.”, 8.2. “Hak sahibi Köy ve Kasabaların Tespiti” başlıklı 4. maddesinde, “Orman Kanununun 31’nci maddesi gereğince mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köyler ile 32’nci madde gereğince mülki hudutları içinde verimsiz Devlet ormanı bulunan köyler ve hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan nüfusu 2500’den aşağı olan kasabalar; mülki hudutları dikkate alınarak amenajman planlarına göre, orman işletme şefliğince mahallen tespit edilerek bir rapora bağlanır. Raporun orman işletme müdürlüğünce onayını müteakip uygulanmasına geçilir.”, 8.3. “Zati ihtiyaca hak sahibi olanların tespiti” başlıklı 5. maddesinde (Başlığı ile birlikte değişik:RG13/6/2014-29029), “6831 sayılı Orman Kanununun 31 ve 32 nci maddesi kapsamında;
a) Mülki hudutları içinde Devlet ormanı bulunan bir köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan hane reisleri, b) Orman Kanununun 31 veya 32 nci madde kapsamındaki bir köyde hak sahibi iken, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre aynı madde kapsamındaki bir başka köye adres naklini yaptıran ve bu köyde kesintisiz en az bir yıl oturan ve halen aynı köyde oturmaya devam eden hane reisleri, c) (Değişik:RG-2/9/2023-32297) Nüfusa kayıtlı olduğu yere bakılmaksızın Orman Kanununun 31 inci veya
32 nci maddesi kapsamındaki bir köye adres naklini yaptırıp da aynı köyde kesintisiz en az beş yıl oturan
hane reislerinden; zati yapacak ihtiyaçları için muhtaç olanları, zati yakacak ihtiyacı için tamamı, ç) (Değişik:RG-2/9/2023-32297) Orman Kanununun 32 nci maddesi kapsamında, sınırları içinde verimli
Devlet ormanı bulunan ve nüfusu 2.500’den aşağı olan kasabalarda o yer nüfusuna kayıtlı ve devamlı oturan hane reislerinden; zati yapacak ihtiyaçları için muhtaç olanları, zati yakacak ihtiyacı için tamamı, hak sahibidirler.
Birkaç ailenin birlikte oturması halinde yalnız hane sahibi, reşit veya reşit olmayıp da evli olanlardan yeni bir hane açacak olanlar ile ana babaları ölmüş ve reşit olmayan çocukların ihtiyaçlarına sarf edilmek üzere bu çocukları temsil eden vasiler de hane reisi olarak kabul edilirler.
Bu maddenin (b) ve (c) bentleri kapsamında bulunan hak sahiplerinin köylerde kesintisiz oturduğu, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre nüfus müdürlüklerinden ve fiilen oturduğu köy muhtarlığından alınacak belge ile tevsik edilir.
Muhtaçlık ise 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında alınacak belge ile tevsik edilir.”, 9. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in, 9.1. “Ret kararı” başlıklı 33. maddesinde; “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir.”, 10. 6831 Sayılı Orman Kanunu 31, 32, 33 ve 35 inci Maddelerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in (315 sayılı), 10.1. Birinci bölümünün “Hak Sahibi Köy ve Kasabaların Tespiti” başlıklı 1. maddesinde, “Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde belirtildiği gibi, 31 inci madde gereğince mülki hudutları içinde verimli
Devlet ormanı bulunan köyler ile 32 nci madde gereğince mülki hudutları içinde verimsiz Devlet ormanı bulunan köyler ve hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan ve nüfusu 2500’den aşağı olan kasabalar; mülki hudutları dikkate alınarak amenajman planlarına göre orman işletme şefliğince mahallen tespit edilerek bir rapora bağlanacak ve raporun işletme müdürlüğünce onayını müteakip uygulanmasına geçilecektir. …”, 10.2. Birinci bölümünün “Zati İhtiyaca Hak Sahibi Olan ve Olmayanların Tespiti” başlıklı 2.
maddesinde, “Orman Kanununun 31 ve 32 nci maddelerine göre zati ihtiyaca hak sahibi olanlar veya”olmayanlar
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilmiştir. … b) Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturanlar zati ihtiyaca hak sahibidirler….”, 10.3. Altıncı bölümünün “Devamlı Oturma” başlıklı 18. maddesinde,
“Orman Kanunu 31 ve 32 nci maddelerinde ve Yönetmelikte geçen devamlı oturma ifadesinde, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre birinci adres olarak kesintisiz oturma durumu göz önüne alınarak değerlendirme yapılacaktır.
a) “Köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan” ifadesinde, hak sahibi olduğu köyden değişik nedenlerle belirli bir süre ikamet adresini başka yere taşıyanların kendi köylerine dönmeleri durumunda veya aynı madde kapsamında başka bir köye taşıyanların devamlı oturma ifadesini karşılamaları için adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre kesintisiz en az bir yıl oturma şartını yerine getirmeleri gerekmektedir.
b) “Nüfusa kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan muhtaç ihtiyaç sahibi hane reislerine” ifadesinde; 31 inci madde kapsamında bir yerden 32 nci madde kapsamında bir yere, 32 nci madde kapsamından 31 inci madde kapsamında bir yere veya hiç bir hak sahibi olmayan yerden 31 ya da 32 nci madde kapsamında bir yere taşınmaları durumunda; adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre en az beş yıl devamlı oturduğu yerin dahil olduğu madde kapsamında değerlendirilmek üzere, yapacak ihtiyaçları için muhtaç olanlar, yakacak ihtiyaçları için tamamı hak sahibidirler.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan
“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran özetle, nüfusuna kayıtlı olduğu köyün 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31. maddesinde adı geçen “mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köy” kapsamında olmasına karşın, “adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre kesintisiz en az bir yıl oturma şartını” yerine getirmediğinden bahisle, zati ihtiyaca hak sahipliği talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
13. Bilindiği üzere ormanların ve orman köylüsünün korunmasına ilişkin düzenlemelere Anayasa’nın 169.
ve 170. maddelerinde yer verilmektedir. Söz konusu düzenlemelere göre Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi, yönetilmesi ve işletilmesi için ayrıca ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlamak için gerekli kanunları koyar, tedbirleri alır.
14. Ülkemizde devlet-orman-halk ilişkileri 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği Orman Genel Müdürlüğü, Devlet ormanları içinde ve bitişiğinde oturan köylüleri ayni ve nakdi yardım kaynaklarıyla desteklemek, ormanhalk ilişkilerini geliştirmek ve bu konuda her türlü tedbiri almak ile görevlidir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar kamu malı olup, kullanılması, korunması, yararlanılması ve gözetimi konusunda yetki Orman Genel Müdürlüğü’ne aittir.
15. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Devlet ormanlarına ilişkin düzenlemeleri içeren ikinci faslında, mülki hudutları içinde devlet ormanı bulunan köylerin ve o köy halkının haklarına, sorumluluklarına, imtiyazlarına ve bu ormanlardan nasıl yararlanabileceklerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Kanun’un
3373 sayılı Yasa ile değişik 31 ve 32. maddeleri ile 2896 sayılı Yasa ile değişik 33, 34, 35, 36, 37 ve 39.
maddelerine göre; ormandan yararlanma, orman yönetiminin iznine ve belli bir prosedüre bağlanmıştır.
Nitekim ormanlar kamuya ait olup tüm toplumun yararlanma hakkı vardır.
16. Anayasanın, köyler halkının kalkındırılması ve ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde halkın işbirliğini sağlamak için Devletin gerekli yasal düzenlemeleri yapacağına ilişkin amir hükmüne paralel olarak 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31. maddesinde, Mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köylerde köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan ya da nüfusa kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan muhtaç ihtiyaç sahibi hane reislerine, köyde barınmaları için yapacakları ev, ahır, samanlık, ambar ve kümes ile köy halkının müşterek ihtiyacı olan okul, cami, sağlık evi, köy yolu köprüsü ve köy konağı ihtiyaçları ve bunların tamiratları için yapacak emvalin bu ormanlar civarındaki satış istif yerlerinden maliyet bedelinin üçte biri alınmak suretiyle yeni inşaatlarda bir defaya mahsus olmak üzere, tamir için ise ihtiyaç tespitine göre verileceği, bu maddeye giren inşaatlar için hak sahiplerinin talebi halinde bu yapacak emval yerine, karşılığının idarece nakit olarak ödeneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
17. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun, zati ihtiyaç almaya kimlerin müstahak olduğunu düzenleyen 31.
maddesi metni incelendiğinde, üç farklı duruma işaret edildiği anlaşılmaktadır. Bunlardan ilki “mülki hudutlarında verimli Devlet ormanı bulunan köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan”; ikincisi
“mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köylerde köy nüfusuna kayıtlı olup burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan”; üçüncüsü “mülki hudutları içinde verimli Devlet ormanı bulunan köylerde köy nüfusuna kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan” şeklinde tanımlanmakla, muhtaç ihtiyaç sahibi hane reislerinin hak sahibi oldukları kabul edilmektedir.
18. Başvuran 6831 sayılı Kanun kapsamında zati ihtiyaca hak sahipliğinin belirlenmesinde başvurulan kriterlerden biri olan “devamlı oturma” ibaresinde herhangi bir süreye işaret edilmemesine karşın 6831
Sayılı Orman Kanunu 31, 32, 33 ve 35 inci Maddelerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ’de (315 sayılı) geçen
‘adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre kesintisiz en az bir yıl oturma’ şartının ileri sürülmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu iddia etmekte ve kişinin beyanı itibarıyla hak sahipliğini kazanmasına karar verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
19. Başvuru konusunun açıklığa kavuşturulması için ele alınması gereken ilk husus 6831 sayılı Kanun’un zati ihtiyaca hak sahipliğini düzenleyen ve somut olaya konu 31. maddesinin düzenlenme amacının ve geçmişten günümüze madde metninde ve buna bağlı olarak düzenleyici işlemlerde yapılan değişikliklerin ortaya konmasıdır.
20. 31/08/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun zati ihtiyaca hak sahipliğini düzenleyen 31.
maddesinin ilk halinde, “Devlet ormanları içinde veya orman hudutlarına köy ortasından ufki hattı müstakim ile on kilometre mesafede bulunan köylülere, köyde barınmalarına mahsus yapacakları ev, ahır, samanlık ve kullanacakları ev ve ziraat aletleri için onda bir tarife bedeli karşılığında tahammülü müsait olan en yakın Devlet ormanlarından veya istif yerlerinden kerestelik ağaç, tomruk ve yakacak odun verilir.
…” düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
21. Söz konusu maddenin düzenlenme gerekçesini Kanun koyucu, “…Bu yardımlardan istifade edeceklerin mahallî nüfusa kayıtlı olması ve buralarda sakin bulunmaları ve yardımın kasaba halkından muhtaç bulunanlara hasredilmesi kayıtlarına, ormanların tahammülü nispetinde yardımların mahalline masruf olması ve muvazaalara imkân bırakmaması bakımından maddede yer verilmiştir. Hudutları içinde
Devlet ormanı bulunan vatandaşlara müşterek ihtiyaçlar için parasız, zatî ihtiyaçları için ise sadece nısıf tarife bedeli alınması âmmenin mülkü olan ve mahiyeti itibariyle maddi bir değer taşıyan ormanlardan asırlar boyunca devam eden bedavacılık zihniyetini ortadan kaldırmak, bununla beraber halkın durumu ve ihtiyaçları da daima gözönünde bulundurularak zatî ihtiyaçlar için lâşey mesabesinde bulunan tarife bedelinin nısfını almak, sırf vatandaşlara yardım maksadına matuf bulunmaktadır. Müşterek ihtiyaçlar ise tamamen bir âmme hizmetinin ifası sadedinde temin edildiğine göre bu kabil ihtiyaçlar mukabilinde hiçbir bedel alınmaması muvafık görülmüştür. Ormanla alâkalı vatandaşlara bu yardım ve imkânların temini,
muhafazalarında vazife deruhde eden vatandaşlara ormanları sevdirmek, kendilerinin geçimine, sağlığına ve kalkınmasına büyük ölçüde medar olan bu kıymetli millî serveti devamlı bir surette onların istifadelerine hadim kılmak gayesini istihdaf etmektedir.”, şeklinde açıklamıştır.
22. 6831sayılı Kanun’un 31. maddesi metni, gerekçesi ile birlikte ele alındığında; Kanun koyucunun bir taraftan kamunun ortak malı olan ve mahiyeti itibarıyla önemli bir maddi değer taşıyan ormanların korunmasını amaçlarken öte yandan; ormanların korunmasında doğal olarak en ön safta görevli olan ihtiyaç sahibi orman köylülerinin devlet ile işbirliği yapmalarını sağlamak için zati ihtiyaçlarını belli bir prosedür çerçevesinde karşılayarak onları kalkındırmayı ve yerlerinde kalmalarını teşvik etmeyi amaç edindiği anlaşılmaktadır.
23. Görüldüğü üzere Kanun’un ilk düzenlendiği şeklinde madde metninde “devamlı oturma” ibaresine yer verilmemişse de, madde gerekçesinde zati ihtiyaç kapsamında yapılacak yardımlardan istifade edeceklerin mahallin nüfusuna kayıtlı olması, oranın sakinlerinden olması aynı zamanda muhtaç olması kriterlerine yer verildiği görülmektedir. Başvuruya konu “devamlı oturma” ibaresine 6831 sayılı Kanun’un 31. maddesinde 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yapılan değişiklik ile ilk defa yer verilmekle, söz konusu madde 22/5/1987 tarihli ve 3373 sayılı, 26/2/2014 tarihli ve 6527 sayılı ve 23/3/2023 ve 7442 sayılı
Kanunlarla yeniden değişikliğe uğramış, bahse konu maddelerdeki değişikliğe paralel olarak ilgili
Yönetmelik maddeleri ve Uygulama Tebliğinde değişiklikler yapılmıştır.
24. 14/08/1987 tarihli ve 19544 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 31, 32 ve 33’ncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in, “Zati ihtiyaca hak sahibi olanların tespiti”ne ilişkin düzenlemeleri içeren 5. maddesinde 13.06.2014 tarih ve 29029 sayılı R.G.de yayımlanan
Yönetmelik ile yapılan değişiklik ile “Orman Kanununun 31 veya 32 nci madde kapsamındaki bir köyde hak sahibi iken, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre aynı madde kapsamındaki bir başka köye adres naklini yaptıran ve bu köyde kesintisiz en az bir yıl oturan ve halen aynı köyde oturmaya devam eden hane reisleri” hak sahibi sayılarak devamlı oturma ile ilgili olmak üzere (md. 5/b) ilk defa bir süre düzenlemesi getirilmiştir.
25. Devamlı oturmaya ilişkin ayrıntılı düzenlemeye 6831 sayılı Orman Kanunu 31. 32. 33. ve 35.
maddesinin uygulanmasına dair 315 Sayılı Tebliğin Altıncı bölümünün “Devamlı Oturma” başlıklı 18.
maddesinde yer verilmekle “Orman Kanunu 31 ve 32 nci maddelerinde ve Yönetmelikte geçen devamlı oturma ifadesinden anlaşılması gerekenin, “adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre birinci adres olarak kesintisiz oturma durumu göz önüne alınarak değerlendirme yapılacak” denildikten sonra a) bendinde Köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan” ifadesinde, hak sahibi olduğu köyden değişik nedenlerle belirli bir süre ikamet adresini başka yere taşıyanların kendi köylerine dönmeleri durumunda veya aynı madde kapsamında başka bir köye taşıyanların devamlı oturma ifadesini karşılamaları için adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre kesintisiz en az bir yıl oturma şartını yerine getirmeleri gerekmektedir.” denilmiştir.
26. Başvuran, Yönetmelikle ve Tebliğ ile getirilen süreye ilişkin düzenlemenin Kanun ile verilen hakkın kullanımını engellediğini iddia etmekte kişinin beyanı itibarıyla hak sahipliğini kazanmasına karar verilmesini talep etmektedir.
27. Konuya ilişkin açıklamalarında İdare; Orman Kanunu’nun 31, 32. maddelerinde ucuz tarifeli yakacak ve yapacak olarak kullanılmak üzere ayni haklar verilerek orman içinde veya bitişiğinde yaşayan köyler halkının yerinde kalkındırılarak olumsuz göç hareketlerinin önüne geçilmesinin amaçlandığını; günümüzde köy nüfusuna kayıtlı olanların iş kaygıları veya değişik nedenlerle ikametlerini değiştirmek zorunda kaldıklarını; kişilerin adrese dayalı nüfus kayıt sistemi üzerinden istekleri ve beyanları doğrultusunda ikamet değişikliği yapabildiklerini, bu bağlamda bugün ikamet adresini köye alanların kısa bir süre sonra başka bir yere alabildiklerini, ikamet adresinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemi üzerinden alındığı bu yeni
durumda, Kanun’un Anayasa’ya uygun olarak düzenlenme amacı doğrultusunda işlem tesis edilebilmesi için devamlı oturma şartının hangi hallerde sağlandığı konusunda uygulama birimi olan taşra teşkilatında oluşan tereddüt üzerine 315 sayılı Tebliğ’de düzenleme yapıldığını ifade etmiş, devamlı oturmaya ait düzenlemenin, adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin uygulamaya konmadığı dönemlerde de geçerli olduğunu belirtmiştir.
28. Yukarıdan bu yana anlatılanlardan özetle, Anayasa’nın ormanların ve orman köylüsünün korunmasına ilişkin hükümleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun genel gerekçesi, zati ihtiyaca hak sahipliğini düzenleyen 31. maddesinin ilk metni ve madde gerekçesi, sonraki tarihlerde madde metninde yapılan değişiklikler ve buna bağlı olarak Yönetmelik ve Tebliğde yapılan değişiklikler birlikte ele alınıp incelendiğinde; her şeyden önce ormanlardan yararlanma biçiminin özel yasa olan 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği ve bu hususun Yargıtay içtihatları ile de ortaya konduğu; mevzuat ile ormanların kullanılması, korunması, yararlanılması ve gözetiminin Orman Genel Müdürlüğüne bırakıldığı; öte yandan zati ihtiyaca hak sahipliği ile kanun koyucunun bir taraftan milli servet olan ormanların korunmasını amaçlarken öte yandan ihtiyaç sahibi orman köylülerinin bulundukları yerde kalkındırılmalarını teşvik ettiği ve amaçladığı; bu çerçevede yetkili İdarenin belli bir prosedür çerçevesinde ve kıstaslar belirleyerek orman emvalinden ayni veya nakdi olarak köyler halkının yararlandırılması yoluna gitmesinin Anayasa’nın ilgili hükümlerine, Kanun’un düzenlenme amacına ve ruhuna uygun olduğu; İdarenin ADNKS sistemine yönelik açıklamalarından bahse konu sınırlamanın gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi ile suistimallerin ve keyfiliğin önlenmesi amacına yönelik pratik bir ihtiyaca karşılık geldiği ve söz konusu düzenlemede üstün kamu yararı olduğu değerlendirilmekle; şikayetin reddi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin
İdarenin cevabi yazısının “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme”, ilkelerine uygun olduğu, öte yandan başvuranın talebinin reddinin ise, “kanunilik ilkesine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kastamonu Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, Başvurana ve Orman Genel Müdürlüğü’ne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi