ÖZET: Başvuran, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan tarımsal faaliyet yürütülen parsellerin tapu vasfının “bağ” ve “zeytinlik” olması nedeniyle yapı izni talebinin reddedilmesine itiraz etmiştir. Başvuru, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili mevzuat gereği yapılaşmaya izin vermediği gerekçesiyle reddedilmiştir. İdare, başvurana gönderdiği yazıda, söz konusu taşınmazların “Kırsal Nitelikli Yerleşme Alanı” içinde yer aldığını ve bu alanlarda 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümlerinin geçerli olduğunu belirtmiştir.

İdarenin açıklamalarına göre, zeytinlik alanlarda yapılaşma izni verilmemekte ve bu alanlar, özel kanunlarla korunmaktadır. Başvuranın talebi, köy yerleşik alanlarında zeytinlik sahalarda yapılaşmaya izin verilmediği gerekçesiyle uygun bulunmamıştır. Ayrıca, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu yönünde bir tespit yapılmamıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde alınan karar, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından onaylanmış ve başvurana tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14503-S.22.22222

BAŞVURU NO : 2022/8199

KARAR TARİHİ : 07/11/2022

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yapı izni hk.

BAŞVURU TARİHİ : 07/06/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Muğla ili, Milas İlçesi, Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve numaralı

parsellerin maliki olduğunu, bu parsellerde tarımsal faaliyet yaptıklarını, söz konusu parsellerin tapu vasfı bağ ve zeytinlik olduğu için yapılaşma izni verilemediğini iddia etmektedir. Başvuran, arazinin incelenerek mevzuatın izin verdiği ölçüde yapı, bağ evi, depo vb. yapımına izin verilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 26/07/2022 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

Milas Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Planlama Şefliği tarafından Kurumumuza gönderilen 10/08/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Konuyla ilgili inceleme yapıldığında, bahsi geçen taşınmazın , Muğla İli 1/ ölçekli Nazım İmar

Planı kapsamında ”Kırsal Nitelikli Yerleşme Alanı” kullanımında ve Önemli Doğa Alanı sınırları içinde kaldığı, yine Muğla İl İdare Kurulu’nun 04.08.1988 tarih sayılı kararı ile onaylanan, Köyü tespitli Köy Yerleşik Alan sınırları içinde kaldığı tespit edilmiş olup, bu alanlarda Muğla Büyükşehir

Belediye Meclisi’nce onaylanan ”Uygulama İmar Planı Bulunmayan Kırsal Nitelikli Yerleşim

Alanlarındaki Yapılaşma Hakkında Yönerge” hükümleri geçerli olup, ilgili Yönergenin 21.maddesinde; Kırsal nitelikli yerleşme alanında, 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması

Hakkında Kanun” hükümleri geçerlidir.” Denmekte olduğu,

2.2) Yukarıda bahsedilen hüküm kapsamında, mahallesi ve parsellerde ”Bağ ve

Zeytinlik” vasıflı taşınmazda yapılaşma talebi hakkında ilgi (c) yazı ile Muğla İl Tarım ve Orman

Müdürlüğü’ne görüş sorulmuş olup, ilgi yazısında da; ” Taşınmazların tapu kaydındaki vasfı “Bağ ve

Zeytinlik” olduğundan zeytinlik olarak değerlendirilmiş olup, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve

Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında Zeytinlik olduğu, Zeytinlikler ile Zeytin

Alanlarının, 3573 sayılı Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan 4086 sayılı Kanun ve Yönetmelik

Hükümlerine göre korunmaya çalışıldığı dikkate alındığında Bakanlığımızın 08.06.2011 tarih ve 2961

/12311/ 42356 sayılı 3573 sayılı Kanun uygulamaları hakkında; Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve Tapu vasfı Zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmekte olduğundan Zeytinciliğin

Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun kapsamında Zeytinlik olarak değerlendirilmesi gerekli olduğu,

2.3) Ayrıca.söz konusu taşınmazların onaylı tespitli köy yerleşik alanında kaldığından “Bakanlıkları mülga

Hukuk Müşavirliği’nin “Köy yerleşik alanı belirlemelerinin belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan ve planı bulunmayan köy ve mezralar için ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği düzenlemeleri çerçevesinde yapıldığı, ….28.02.1995 tarihinden önce İl/İlçe İdare Kurulu tarafından onaylanmış olsa bile, Köy Meskun

Haritaları hakkında 3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin son fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir” hükmü çerçevesinde işlem ve değerlendirme yapılamayacağı düşünülmektedir.” görüşü doğrultusunda yapılması planlanan “Bağ Evi ve Depo” talebi uygun görülmemiştir.” denmiş olup, Başkanlıklarının ilgi yazısı ile gelen görüş yazısı ilgilisine bildirildiği,

2.4) Sonuç olarak, Milas İlçesi, mahallesi, ve parsellerde ”Bağ ve Zeytinlik” vasıflı

taşınmazlar üzerinde bağ (çiftlik) evi, depo gibi tarımsal amaçlı yapılar için uygun kurum görüşü bulunmadığı ve 3573 Sayılı Kanunda bahsedildiği üzere onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı bulunmadığından yapı izni verilemeyeceği, Belirtilmiştir.

3) Kurumumuzun 26/07/2022 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

Tarım Ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 05/09/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

3.1) Bakanlığımızca uygulaması yürütülen 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin

Aşılattırılması Hakkında Kanun ve bu Kanun’un uygulama yönetmeliği olan Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik ile Bakanlıklarının 08.06.2011 tarih ve 12311-2961 sayılı talimatı hükümlerine göre korunmakta olup, özellikle 1995 yılında 4086 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile zeytinliklerin mutlak korunması amaçlandığı, Özel Kanun niteliğinde olan 3573 sayılı

Kanun kapsamına giren arazilerde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu hükümleri uygulanmadığı,

3.2) Bakanlıklarının 08.06.2011 tarih ve 12311-2961 sayılı talimatının dördüncü maddesinde “Tapu vasfı

zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan, tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen Kanun hükümleri uygulanması gerekmektedir.” hükmü yer almakta olup bu hükmün iptali istemiyle Ankara 5. İdare Mahkemesinde 2019/2053 esas no.lu dava, mahkemenin 2020/565 sayılı Kararı ile reddedildiği, tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağacı bulunmayan bir parselle ilgili olarak Bakanlığımız Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından “Tapu vasfı veya fiili kullanımda zeytinlik olarak gözüken sahaların bu Kanunun uygulama sahası içinde kaldığı”na dair görüş verildiği, 3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içerisinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması halinde altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10’unu geçemez.” hükmü yer almakta olduğu, zeytinlik sahaların belediye imar hudutları içerisine alınması halinde ancak yapılaşmaya izin verilebilmekte olduğu, Muğla

İli, Milas İlçesi, Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve numaralı “Bağ ve Zeytinlik”

vasıflı parseller tapu vasfından dolayı 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması

Hakkında Kanun kapsamına girmekte, köy yerleşik alanlarında bulunan zeytinlik sahalarda yapılaşmaya izin verilmemekte olduğu, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.

6) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;

6.1) “Genel Esas” başlıklı 3’ üncü maddesinde; “Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına,

bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.”,

6.2) “İstisnalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür

ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı

İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır.”,

6.3) “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8’inci maddesi b bendinde; “İmar

Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.”

6.4) “Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar” başlıklı 27’nci maddesinde; “Köy yerleşik alan

sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz.” hükümleri yer almaktadır.

7) 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun;

7.1) “Amaç” başlıklı birinci maddesinde; “Toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin

sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”

7.2) “Toprakların korunması” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Arazi kullanımını gerektiren her türlü

girişim ve yatırım sürecinde toprakların korunması, doğal ve yapay olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarının önlenmesi; arazi kullanım plânları, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projeleri ile toprak koruma projelerinin uygulamaya konulması ile sağlanır.”,

7.3) “Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına

ilişkin cezalar ve yükümlülükler” başlıklı 21’ inci maddesinde; “Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım

dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur. Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır……”, hükümleri,

7.4) 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bu Kanuna bağlı olarak 9.12.2017

tarihli ve 30265 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve

Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına açıklık getirmek ve ülke genelinde uygulama birlikteliğini sağlamak amacıyla çıkartılan “Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması

Ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı”nın “Amaç ve kapsam” başlıklı birinci maddesinin 2’nci fıkrasında; “Bu Talimat; Tarım dışı alanlar ile 6831 sayılı Orman Kanunu, 4342 sayılı Mera Kanunu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan, tarım arazilerini kapsar.” hükmü yer almaktadır.

8) 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun Bazı

Hükümlerinin Değiştirilmesi ve Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun’un;

8.1) 3’üncü maddesinde; “Bu alanlarda yabani zeytin, fıstıklık ve harnupluk ile sakız nevileri olan

menengiç, buttum, yabani sakız, Filistin sakızı ağaçlarını aşılayıp yetiştirecekler ile zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makilik alanlarda gerekli temizlemeyi yapıp zeytin dikim alanları meydana getirecekler, dilekçe ile arazinin bulunduğu en büyük mülki amire başvururlar. Başvuranlar arasında

Bakanlıkça belirlenecek esas ve öncelik sırasına göre seçilen kişilerden, bu işlemleri yerine getireceklerine dair bir yükümlülük belgesi alınır. Fidan dikecek olanlara devletçe maliyet bedeli üzerinden zeytin fidanı sağlanır. Beş yıl süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilenlere mahallin en büyük mülki amiri tarafından tapuları devredilir. Bu yolla verilen taşınmazlar hiç bir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz. Bu taşınmazlar; miras dahil hiç bir şekilde bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü hiç bir şekilde küçültülemez. Aksi takdirde Hazinece geri alınır. Bu hususlarda taşınmaz siciline gerekli şerh verilir. Bu maddeye göre verilen süre içinde aşılama, temizleme, dikim ve bakım işlemleri yapılmamış olursa verilen izin Bakanlıkça resen iptal edilir.”

8.2) 14’üncü maddesinde; “Zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması, yerleşim sahaları hariç, zeytin

sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır. Ancak çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla müsaade edilir. Bu hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”,

8.3) 17’nci maddesinde; “Devlet, zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve

yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlar.”

8.4) 20’nci maddesinde; “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı

fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.

Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret

görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk

Lirası idarî para cezası verilir.” hükümleri yer almaktadır.

9) Muğla Büyükşehir Belediyesi Uygulama İmar Planı Bulunmayan Kırsal Nitelikli Yerleşim

Alanlarındaki Yapılaşma Hakkında Yönerge’nin “Genel Hükümler” başlıklı 5’inci maddesinin 21’inci fıkrasında; “Kırsal nitelikli yerleşme alanında, 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin

Aşılattırılması Hakkında Kanun” hükümleri geçerlidir.” Denilmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran; 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, tapu vasfı bağ ve zeytinlik olduğu için yapılaşma izni

verilemediğini iddia ettiği arazinin incelenerek mevzuatın izin verdiği ölçüde yapı, bağ evi, depo vb.

yapımına izin verilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

11.1) Başvuranın söz konusu talebinin; köy yerleşik alanlarında bulunan

zeytinlik sahalarda yapılaşmaya izin verilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

12) Burada, başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesinin yasal dayanağı bulunup bulunmadığı”

hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

13) Başvuru konusu somut olay incelendiğinde, söz konusu ve nolu parsellerin

niteliklerinin Bağ ve Zeytinlik olarak tescilli olduğu, parsel üzerinde 3 adet zeytin ağacına ilişkin muhdesat belirtme bulunduğu, İdarenin Kurumumuza göndermiş olduğu yazıdan anlaşılmakta olup, kayıt örneklerinin ekte sunulduğu incelenmiştir.

13.1) Söz konusu parselin bulunduğu alanın zeytinlik vasfında olduğu, dolayısıyla söz konusu parselin

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında kaldığından öncelikle ilgili özel mevzuat

hükümlerine tabi olacağı değerlendirilmiştir.

14) Bahsi geçen taşınmazın, Muğla İli 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı kapsamında ”Kırsal Nitelikli

Yerleşme Alanı” kullanımında ve Önemli Doğa Alanı sınırları içinde kaldığı, yine Muğla İl İdare

Kurulu’nun 04.08.1988 tarih 467 sayılı kararı ile onaylanan, Köyü tespitli Köy Yerleşik Alan sınırları içinde kaldığı tespit edilmiş olduğunun Milas Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik

Müdürlüğünün Kurumumuza göndermiş olduğu yazıdan anlaşılmaktadır.

14.1) Bu alanlarda Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nce onaylanan ”Uygulama İmar Planı Bulunmayan

Kırsal Nitelikli Yerleşim Alanlarındaki Yapılaşma Hakkında Yönerge” hükümleri geçerli olup, ilgili

Yönergenin 21.maddesinde; Kırsal nitelikli yerleşme alanında, 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı Ve

Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” hükümleri geçerli olduğu belirtilmektedir.

15) 3573 sayılı Kanuna göre ise zeytincilik sahalarının daraltılamayacağı, ancak, belediye sınırları içinde

bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşmanın, zeytinlik alanının % 10’unu geçemeyeceği düzenlenmiştir.

16) 3573 sayılı Kanunun asıl amacının, yabani zeytin, fıstıklık ve harnupluk ile sakız nevileri olan

menengiç, buttum, yabani sakız, Filistin sakızı ağaçlarını aşılayıp yetiştirecekler ile zeytin yetiştirmeye

elverişli fundalık ve makilik alanlarda gerekli temizlemeyi yapıp zeytin dikim alanları meydana getiren ve

5 yıl boyunca bu faaliyeti yerine getirdiği tespit edilen vatandaşlara tapuların devredilmesi olduğu,

16.1) Bu şekilde sahibi olunan zeytinliklerin, başka amaçla kullanılamayacağı, miras dahil hiçbir şekilde

bölünemeyeceği, veriliş tarihindeki yüzölçümünün hiç bir şekilde küçültülemeyeceği, aksi takdirde

Hazinece geri alınacağı, Kanunda açık bir şekilde ifade edilmektedir.

16.2) Zeytinlik alanlarda zeytinyağı fabrikası ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı hariç

herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceği ifade edilmektedir.

17) Kanuna bağlı yayımlanan yönetmelik ve talimatlarda,

17.1) Belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde

altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemeyeceği,

17.2) Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan

ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da anılan Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği,

17.3) Zeytinlik alanlarda 5403 sayılı Kanun hükümleri değil, özel kanun niteliği taşıması nedeniyle 3573

sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, İncelenmiştir.

18) Ayrıca İmar Kanununa göre, Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi

Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanamayacağı düzenlenmiştir.

19) Yukarıda yapılan açıklamalar ve mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın talebinin reddine

ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili İdarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak incelenmiş olup, adı geçen İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Muğla İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII . KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA VE TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi