T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/14693-S.23.23250
BAŞVURU NO : 2023/7110
KARAR TARİHİ : 16/11/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın zeytinlik sahanın korunması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi
Bilgi Sokak No: adresinde ( ada Parsel) zeytinlikleri bulunduğunu, 1990 yılından beri dikimini ve bakımını yaptıklarını, çevre arazilerin de tarım arazisi ve zeytinlik sınıfında olduğunu, ancak yakın tarihte birkaç yüz metre mesafeye hazır beton tesisi ruhsatı verildiğini, tarımsal araziler haricinde tesislere
300 metre mesafede Urla Devlet Hastanesi, Urla Merkez Camii, TOKİ Konutları, deprem konutları
bulunduğunu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 1939 yılında yürürlüğe girdiğini, Kanunda açık bir şekilde zeytinlik arazilere 3 kilometre mesafede sanayi tesislerine izin verilmediğini, bu durumun yerleşim yerlerini topografik, yükseklik, mesafe ve rüzgar yönüne göre inceleyen ilgili Çevre Kanunu ve Yönetmeliklerine de aykırı olduğunu, ruhsat verilmemesi ve işletilmemesi gerektiğini, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa aykırı şekilde tesisler tarafından çevre toprak yapısında tahribat yapıldığını, işletmelerin kendi arazilerine, çevre zeytinlik arazilere ve insan sağlığına zarar verdiğini, gayri sıhhi müessese ruhsatı alan tesisler hakkında ilgili kurumlara başvuru yaptıklarını, ancak herhangi olumlu bir yanıt verilmediğini, ilgili kurumlar tarafından insan ve doğaya verilen zarara istinaden 4721 sayılı Kanun ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ile birlikte Sanayi
Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında tesislerin değerlendirilmelerinin doğru yapılması gerektiğini, çoğunlukla kontrolsüz işletme şartlarına sahip olan bu tesislerin PM10 emisyon ölçüm sayısının arttırılması ve hava modellemesi yapılması gerektiğini, açık depolama yapan ve dozerler ile bunkerlere agrega taşıyan işletmelerde mevcut durumda test ve izin kriterlerinin İl Çevre Müdürlüğü tarafından yanlış değerlendirildiğini, hatalarını düzelterek tesislerin yeterliliklerini kontrol etmeleri
gerektiğini, yeterli değilse de işletmeyi durdurmaları gerektiğini, tesislerin çevreye zarar vermemesi için
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Tübitak birlikteliğinde Hazır Beton İmalatı Kaynak Verimliliği Rehberi hazırlandığını, tesislerin ilgili rehbere göre yapmaları gerekenleri yapmadığını ve almaları gereken önlemleri almadığını, konum olarak yanlış lokasyonda bulunduklarını, ruhsat veren İzmir Büyükşehir
Belediyesi’nin ve Urla Belediyesi’nin birlikte görev alanlarına göre ruhsat işlemlerini tekrar değerlendirmesi veya ilgili kurumlardan belirttiği hususlara göre tekrar değerlendirme talep etmesi gerektiğini, ilgili ada ve parsellerin ada – – – – – parsel, ada – – – parsel, ada – parsel olduğunu belirterek Kanun ve mevzuat hükümlerine göre topografik, demografik ve tarım, çevre, sağlık yönünden hatalı konumlandırılmış işletmeler hakkında yürütmenin durdurulmasını ve ruhsatın iptalini, tarım arazilerinde yapılan tahribatın giderilmesini, sorumlulara gerekli cezaların verilmesini ve arazilerin zeytinlik haline getirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 19/06/2023 tarihli ve sayılı, 11/08/2023 tarihli ve sayılı yazıları ile ilgili idarelerden bilgi ve belge talep edilmiştir.
3. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; ada parselde, İnş. Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı “Hazır Sıva Üretimi” yapmak üzere kurulu olan işletmenin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince düzenlenmiş 05/08/2022 tarihli ve no’lu Kapasite Raporunda yapılan incelemede; tesisin üretim kapasitesinin yıllık 17.280.000 kg (57,6 ton/gün) olduğu anlaşıldığından faaliyet konusu ve kapasitesi itibariyle İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri incelendiğinde söz konusu işletmenin faaliyetinin; 2. Sınıf
GSM, “…4.1.9-(Ek:29/6/2010-2010/671 K.) 75 ton/gün altında hazır sıva ve ıslak sıva üretim tesisleri …” kapsamında kaldığının tespit edildiği belirtilmiştir.
4. İzmir Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 07/07/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 4.1. İnşaat ve Otomasyon Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’ye ilişkin, İzmir ili Urla
İlçesi Rüstem Mahallesi ada parsel sayılı alanda 03/05/2023 tarihinde yerinde yapılan denetimde; işletmenin tartı, endüstriyel makina imalatı yaptığının, kapalı alanda çalıştığının, çalışma projesi olarak tozumaya mahal verecek bir durumun olmadığının, 27/03/2017 tarihli ve sayılı yazı ile ÇED kapsam dışı görüşünün bulunduğunun, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, 4.2. Hazır Beton ve Prefabrik Yapı El. San. Tic. A.Ş.’ye ilişkin, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem
Mahallesi ada parsel sayılı alanda 03/05/2023 tarihinde yerinde yapılan denetimde; ’a ait hazır beton santralinin faaliyet gösterdiğinin, işletmeye ait 12/03/2012 tarihli ve 3846 sayılı ÇED kapsam dışı görüşünün olduğunun, 05/02/2024 tarihine kadar geçerli “Hava Emisyon” konulu çevre izin belgesinin bulunduğunun, işletmenin Sanayiden Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği kapsamında 22/07/2022 tarihli emisyon ölçüm raporunun bulunduğunun, rapor sonucunun Yönetmelik’te belirtilen eşik değerlerin altında olduğunun, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, 4.3. Beton San. A.Ş.’ye ilişkin, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi ada parsel sayılı alanda 03/05/2023 tarihinde yerinde yapılan denetimde; ’a ait hazır beton santralinin faaliyet gösterdiğinin, işletmeye ait 12/08/2011 tarihli ve 5719 sayılı ÇED kapsam dışı görüşünün olduğunun, 21/06/2027 tarihine kadar geçerli çevre izin belgesinin bulunduğu işletmenin Sanayiden Kaynaklı Hava
Kirliliği Kontrol Yönetmeliği kapsamında 04/10/2021 tarihli emisyon ölçüm raporunun bulunduğunun,
rapor sonucunun Yönetmelik’te belirtilen eşik değerlerin altında olduğunun, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, 4.4. Sıva Kireç İnş. Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ilişkin, İzmir İli Urla İlçesi
Rüstem Mahallesi ada ve parsellerde 03/05/2023 tarihinde yerinde yapılan denetimde; işletmenin faaliyette olmadığının, hazır sıva üretim tesisi olarak kurulu bulunduğunun, 01/04/2022 tarihli ve sayılı yazı ile ÇED kapsam dışı görüşünün bulunduğunun, 06/06/2022 tarihli ve sayılı yazı ile çevre izni kapsam dışı görüşünün bulunduğunun, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, 4.5. İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi Bilgi Sokak No: adresi ( ada parsel) etrafında bulunan işletmelerden İnşaat ve Otomaston Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti. kuş uçumu yaklaşık 170 metre, Hazır Beton ve Prefabrik Yapı El. San. Tic. A.Ş. kuş uçumu yaklaşık 115 metre, San. Tic. A.Ş. kuş uçumu yaklaşık 40 metre, Kireç İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd.
Şti. kuş uçumu yaklaşık 35 metre olduğu, 4.6. Başvuruya konu parsel etrafında bulunan işletmelerin denetlendiği, mevzuata aykırı bir duruma rastlanılmadığı, işletmelerin Çevre Kanunu ve ilgili Yönetmelikler çerçevesine uygun olarak faaliyet gösterdiği, 4.7. Başvuranın ilgili işletmelerin insan sağlığına ve çevreye zarar verdiği, hava kirliliğine neden olduğu, tarlalarında bulunan bitkilerin ve ağaçların bu durumdan etkilendiği hususu ile ilgili olarak; 20/12/2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü
Yönetmeliğinin 4. maddesinin (ö) bendinde, “Emisyon Ölçüm Raporu Geçerlilik Süresi: İlk ölçüm tarihi esas alınarak, 10/9/2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans
Yönetmeliği kapsamındaki işletmeler için emisyon ölçüm raporu geçerlilik süresi iki yılı,” hükmünün düzenlendiği, ilgili işletmelerin geçerli emisyon ölçüm raporlarının bulunduğu ve 2872 sayılı Çevre
Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığı, 4.8. İşletmelerde yapılan denetimlerde kontrolsüz şekilde işletilmesi ile ilgili aykırı bir duruma rastlanılmadığı, ancak PM10 ölçüm sayılarının arttırılması ve hava modellemesi yapılması hususundaki uygulamalar için Bakanlığın uygun görüşünün alınması gerektiği, 4.9. Başvuranın, açık depolama yapan ve dozerler ile bunkerlere agrega taşıyan işletmelerde mevcut durumda test ve izin kriterlerinin İl Çevre Müdürlüğü tarafından yanlış değerlendirildiği, hatalarını düzelterek tesislerin yeterliliklerini kontrol etmeleri gerektiği, yeterli değilse de işletmeyi durdurmaları gerektiği iddiasına ilişkin olarak; İl Müdürlüklerince verilen izinlerin Çevre Kanunu ve ilgili Yönetmelikler çerçevesinde verildiği belirtilmiştir.
5. Urla Belediye Başkanlığı’nın 20/07/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 5.1. Bahsi geçen ada ve parsellerin sorgusunda işyeri açma ve çalışma ruhsatlı herhangi bir işletmeye ulaşılamadığı, 5.2. Kireç İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Rüstem Mahallesi Bilgi
Sokak ada parseldeki taşınmazın Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün 24/05/2023- (04/04/2023Encümen Kararı) yıkım işleminin iptali istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesi E. / sayılı dosyası kapsamında dava açıldığı ifade edilmiştir.
6. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 09/08/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 6.1. Başvuran, Rüstem Mahallesi, ada parsel üzerinde zeytinliği bulunduğunu, 1990 yılından beri dikimini ve bakımını yaptığını belirtmiş ise de; geçmiş uydu görüntülerinde yapılan incelemede ilgili tarihlerde arazi üzerinde mevcut zeytin ağacı olmadığının görüldüğü, 6.2. Ayrıca, başvuran yakın tarihte arazisine birkaç yüz metre olan hazır beton santraline ruhsat verildiği belirtilmiş ise de, beton santrali bulunan söz konusu taşınmazların 2004 yılı onaylı 1/1.000 Ölçekli
Uygulama İmar Planı içinde kaldığı ve Beton Santrali olarak planlanmış olduğunun tespit edildiği, 6.3. Şikayete konu olan diğer parsellerden Urla İlçesi, Rüstem Mahallesi, ada – ve parsel no.lu taşınmazlar üzerinde 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyette bulunulmadığı, no.lu parselin uydu görüntülerinde yapılan incelemede 2005 yılı öncesi vasfının bozulduğu tespit edildiğinden 5403 sayılı
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu yürürlük tarihinden önce olması nedeni ile idari yaptırım uygulanmadığı, 6.4. ada parsel no.lu tarım alanı üzerindeki mevcut yapının 2005 yılı öncesine ait olduğunun ve belediye hizmet alanının 2004 yılı imar planı içinde görüldüğünün, no.lu parselin içinde herhangi bir bozulma olmadığının, no.lu parselin hazineye ait olduğunun, ada – no.lu parseller üzerinde ise
5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyet bulunmadığının tespit edildiği,
6.5. ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “İki Katlı İdari Bina Tek Katlı Atölye ve Arsa” vasfında, ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “Bir Adet İdari Bina ve Bir Adet Beton Tesisi ve Arsa” vasfında, ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “Zeytinli Tarla” vasfında kayıtlı olsa da 2005 yılı öncesi inşaat faaliyetlerinin olduğunun uydu kayıtlarında görüldüğünün, söz konusu taşınmazların 2004 yılı onaylı 1/1.000 Ölçekli Uygulama İmar Planı içinde kaldığının ve Beton Santrali olarak planlanmış olduğu tespit edildiğinden ilgili parsellerin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendirilmediği, araziler için 3573 sayılı Kanun kapsamında ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu kapsamında yapılacak iş ve işlem olmadığının değerlendirildiği, 6.6. Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Daire
Başkanlığı’nın 03/07/2021 tarihli ve sayılı yazısında, şikayete konu beton tesislerinin yerinde incelemesinin yapıldığının, “Hava Emisyon” konulu Çevre İzin Belgeleri bulunan tesislerin mikser ve dolum alanında faaliyetlerinden kaynaklı kaçak emisyona rastlanmadığının, silolarda toz tutucu filtrelerin olduğunun, düzenli bakım ve kontrollerinin yapıldığının belirtildiği, 6.7. Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğü’nün 09/08/2021 tarihli ve – sayılı yazısında, söz konusu beton santrali işletmelerinin kontrollerinin yapıldığının, yapı kontrol izin belgelerinin beton santrali olarak geçtiğinin, 2. Sınıf GSM kapsamında işyeri ruhsatları ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü çevre izin belgelerinin bulunduğunun, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce emisyon ölçümlerinin periyodik olarak yapıldığının belirtildiği, 6.8. Söz konusu başvurunun bulunduğu taşınmazların, 5403 sayılı Kanun kapsamında yer alan taşınmazlar olduğunun ve bu konuda 5403 sayılı Kanuna aykırı bir durum bulunmadığının, ayrıca şikayet eden kişiye ait zeytinlik alana etkisi açısından ise 3573 sayılı kanuna göre yine aykırı bir durum tespit edilemediğinden
Bakanlık görev alanı içinde yapılacak başka bir işlem bulunmadığının ifade edildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 7.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 7.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. …”, 7.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”, 7.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 7.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. …”, 8. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun, 9.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.”, 9.2. “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanunda geçen terimlerden; …
Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, Çevre kirliliği: Çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etkiyi, …
Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, …
ifade eder.”, 9.3. “Çevresel etki değerlendirilmesi” başlıklı 10. maddesinde; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki
Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler.
Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. …”, 10. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun, 10.1. 17. maddesinde; “Devlet, zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlar. …”, 10.2. 20. maddesinde; “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/99 md.) Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.”, 11. 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun, 11.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”, 11.2. “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “d) Tarım arazisi: Toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazileri, … ifade eder.”, 11.3. Geçici 6. maddesinde; “19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edilir.”, 12. 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi
Yönetmeliği’nin, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “… ğ) Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, … ifade eder.”, 13. 20/12/2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin
Kontrolü Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “… k) Emisyon: Yakıt ve benzerlerinin yakılmasıyla; sentez, ayrışma, buharlaşma ve benzeri işlemlerle; maddelerin yığılması, ayrılması, taşınması ve diğer mekanik işlemler sonucu bir tesisten atmosfere yayılan hava kirleticilerini, … o) Emisyon
Ölçüm Raporu: Çevre izin veya lisans başvuru dosyasının bu Yönetmelik kapsamında hazırlanan hava emisyonları bölümüne esas raporu, … ö) Emisyon Ölçüm Raporu Geçerlilik Süresi: İlk ölçüm tarihi esas alınarak, 10/9/2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamındaki işletmeler için emisyon ölçüm raporu geçerlilik süresi iki yılı, … ifade eder.”, 14. 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Zeytinciliğin Islahı Ve
Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’in, 14.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmelik; ekolojik yönden uygun bölgelerde ve zeytin yetiştiriciliğine elverişli sahalarda zeytinlik kurulmasını sağlamak, mevcut zeytinliklerde ürünün miktar ve kalitesini yükseltmek ve maliyeti düşürmek, birim alandaki verimi artırmak, zeytinyağı ve sofralık zeytin işletmelerindeki teknolojik yapıyı günün koşullarına uygun hale getirmek üzere gerekli teknik, ekonomik, ticari ve sosyal tedbir ve organizasyonları sağlamak amacı ile hazırlanmıştır.”,
14.2. “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen :
… Zeytinlik Saha: Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin
Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan,”, 14.3. “Zeytinlik Sahalarda Sanayi Tesisi Kurulmasının Önlenmesi” başlıklı 23. maddesinde; “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Ancak; alternatif alan bulunmaması ve Çevresel Etki
Değerlendirme Raporu (ÇED)’na uygun olması, bitkilerin vegetatif ve generatif gelişimine zarar vermeyeceği Bakanlık araştırma enstitüleri veya üniversiteler tarafından belirlenmesi durumunda; a) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, b) Bakanlıklarca (Değişik ibare:RG-12/4/2012-28262)
kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar, c) Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri, ç) İlgili Bakanlıkça (Değişik ibare:RG-12/4/2012-28262)kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, d) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, için yukarıda belirtilen faaliyetlerde bulunmak isteyenler, ilgili Bakanlıkların onaylı belgeleri ile mahallin en büyük mülki amirine başvurur. Müracaat sahibi, çevrede oluşabilecek ÇED raporu ile belirlenmiş zararları önleyecek tedbirleri almak koşulu ve dikim normlarına uygun, eşdeğer büyüklükte il/ilçe müdürlüğünce uygun görülecek alanda zeytin bahçesi tesis eder. Olumsuz cevap başvuru sahibine yazı ile tebliğ edilir.
İzin alınmaksızın yapılan faaliyetlerin yürütülmesi yetkililerce men edilerek, umumi hükümlere göre kanuni takibat yapılır. Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.”, 14.4. “Zeytinlik Alanlarının Daraltılmasının Önlenmesi” başlıklı 24. maddesinde; “Zeytinlik sahaları daraltılamaz. Ancak belediye sınırları içerisinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları içerisine alınması halinde; alt yapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma; zeytinlik sahasının %10’unu geçemez.
Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi, Bakanlığın fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde Bakanlığa bağlı Müdürlüklerin, Enstitülerin ve varsa Ziraat Odalarının uygun görüşü alınır.
28.2.1995 tarih ve 4086 sayılı Kanun’un yayımından önceki zeytinlik alanlar için kesinleşmiş imar planları
geçerlidir.”, 15. 10/08/2005 tarihli ve 25902 sayılı İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in
“Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden; … b) Gayrisıhhî müessese:
Faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine sebep olabilecek müesseseleri, … d) İkinci sınıf gayrisıhhî müessese: Konutlardan ve insan ikametine mahsus diğer yerlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gerekmeyen, bununla birlikte müessesenin faaliyetinin gerektirdiği durumlarda izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin esenlik ve istirahati hususunda konumu, tesisatı ve vaziyeti itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gerekli müesseseleri, … n) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı: Yetkili idareler tarafından bu Yönetmelik kapsamındaki işyerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilen izni, … ifade eder.”, 16. “Sağlık koruma bandı” başlıklı 16. maddesinde; “Sanayi bölgesi, organize sanayi bölgesi ve endüstri bölgeleri ile bu bölgeler dışında kurulacak birinci sınıf gayrisıhhî müesseselerin etrafında, sağlık koruma bandı konulması mecburîdir. Sağlık koruma bandı mülkiyet sınırları dışında belirlenemez ve bu alan içinde mesken veya insan ikametine mahsus yapılaşmaya izin verilmez.
Sağlık koruma bandı, inceleme kurulları tarafından tesislerin çevre ve toplum sağlığına yapacağı zararlı etkiler ve kirletici unsurlar dikkate alınarak belirlenir. Sağlık koruma bandı, sanayi bölgesi sınırı esas alınarak tespit edilir. ÇED raporu düzenlenmesi gereken tesislerde bu rapordaki mesafeler esas alınır.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
17. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 18. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran, 1 no.lu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi Bilgi Sokak No: adresinde ( ada Parsel) zeytinlikleri bulunduğunu, 1990 yılından beri dikimini ve bakımını yaptıklarını, çevre arazilerin de tarım arazisi ve zeytinlik sınıfında olduğunu, ancak yakın tarihte birkaç yüz metre mesafeye hazır beton tesisi ruhsatı verildiğini, 3573 sayılı Kanunun 1939 yılında yürürlüğe girdiğini, Kanunda açık bir şekilde zeytinlik arazilere 3 kilometre mesafede sanayi tesislerine izin verilmediğini, bu durumun yerleşim yerlerini topografik, yükseklik, mesafe ve rüzgar yönüne göre inceleyen ilgili Çevre Kanunu ve Yönetmeliklerine de aykırı olduğunu, 5403 sayılı Kanuna aykırı şekilde tesisler tarafından çevre toprak yapısında tahribat yapıldığını, işletmelerin kendi arazilerine, çevre zeytinlik arazilere ve insan sağlığına zarar verdiğini, ilgili ada ve parsellerin ada – – – – – parsel, ada – – – parsel, ada – parsel olduğunu belirterek Kanun ve mevzuat hükümlerine göre topografik, demografik ve tarım, çevre, sağlık yönünden hatalı konumlandırılmış işletmeler hakkında yürütmenin durdurulmasını ve ruhsatın iptalini, tarım
arazilerinde yapılan tahribatın giderilmesini, sorumlulara gerekli cezaların verilmesini ve arazilerin zeytinlik haline getirilmesini talep etmektedir.
19. Başvuranın Kurumumuza 31/03/2023 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuruya istinaden 17/04/2023 tarihli ve Gönderme Kararı verildiği anlaşılmış olup başvuranın tarihinde yeniden başvuru yaptığı görülmüştür.
20. İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 03/05/2023 tarihinde başvuruya konu işletmelere ilişkin yapılan incelemede, 20.1. İnşaat ve Otomasyon Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin, İzmir İli Urla İlçesi
Rüstem Mahallesi ada parsel sayılı alanda işletmenin tartı, endüstriyel makina imalatı yaptığının, denetim esnasında işletmenin faaliyette olduğunun, kapalı alanda çalıştığının, işletmenin Urla
Belediyesinden alınmış 17/07/2018 tarihli ve 4 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının bulunduğunun, denetim esnasından işletmeden kaynaklı tozuma ve atık suya rastlanılmadığının, işletmeden evsel nitelikli atık suların oluştuğunun, atık suyun fosseptikte biriktirilerek vidanjör ile çektirildiğine ilişkin makbuzların ibraz edildiğinin, çalışma projesi olarak tozumaya mahal verecek bir durumun olmadığının, 27/03/2017 tarihli ve sayılı yazı ile ÇED kapsam dışı görüşünün bulunduğunun, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, 20.2. San. Tic. A.Ş.’nin, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi ada parsel sayılı alanda hazır beton santralinin faaliyet gösterdiğinin, denetim sırasında işletmenin faaliyette olduğunun, güncel kapasite raporunun bulunduğunun, 12/08/2011 tarihli ve 5719 sayılı “ÇED gerekli değildir” kararının bulunduğunun, unvan değişikliği sonucu aynı kararın 30/03/2011 tarihli ve sayılı yazı ile uygun bulunduğunun, işletmenin 21/06/2022 tarihli başlangıç ve 21/06/2027 tarihli bitiş “ Hava Emisyon” konulu çevre izin belgesinin bulunduğunun, 21/06/2027 tarihine kadar geçerli çevre izin belgesinin bulunduğu işletmenin Sanayiden Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği kapsamında 04/10/2021 tarihli emisyon ölçüm raporunun bulunduğunun, rapor sonucunun Yönetmelik’te belirtilen eşik değerlerin altında olduğunun, işletmeye ait çökeltim havuzu ile ilgili 08/06/2017 tarihli ve sayılı AAT proje onay muafiyet yazısının bulunduğunun, evsel nitelikli atık suların fosseptikte biriktirildiğinin ve vidanjör ile çektirildiğinin, işletmede çökeltim havuzundan çıkan çamurların işletmenin Bornova Merkezde bulunan tesise gönderildiğinin, işletmenin Sanayiden Kaynaklı Kontrol Yönetmeliği kapsamında emisyon raporunun bulunduğunun (04/10/2021 tarihli), ölçüm sonuçlarının uygun olduğunun, denetim esnasında işletmeden kaynaklı herhangi bir tozumanın olmadığının, sulama sistemlerinin çalışır vaziyette olduğunun,
2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği,
20.3. Hazır Beton ve Prefabrik Yapı El. San. Tic. A.Ş.’nin, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem
Mahallesi ada parsel sayılı alanda hazır beton santralinin faaliyet gösterdiğinin, denetim esnasında işletmenin faaliyette olduğunun, işletmeye ait 12/03/2012 tarihli ve 3846 sayılı ÇED kapsam dışı görüşünün olduğunun, 05/02/2019 başlangıç ve 05/02/2024 bitiş tarihli “Hava Emisyon” konulu çevre izin belgesinin bulunduğunun, kapasite raporunun güncel olduğunun, evsel nitelikli atık suların fosseptikte biriktirildiğinin ve vidanjör ile çektirildiğinin, endüstriyel atık suların çökeltim havuzunda toplandığının ve tekrar hazır beton tesisinde kullanıldığının, proje onay muafiyetinin bulunduğunun, atık çamurların Çimentoş’a gönderildiğinin, işletmenin Sanayiden Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği kapsamında 22/07/2022 tarihli emisyon ölçüm raporunun bulunduğunun, rapor sonucunun Yönetmelik’te belirtilen eşik değerlerin altında olduğunun, denetim esnasında işletme içerisinde sulama sisteminin çalışır vaziyette olduğunun, herhangi bir tozumanın olmadığının, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği,
20.4. Kireç İnş. Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem
Mahallesi ada ve parsellerde hazır sıva üretim tesisi olarak kurulu bulunduğunun, işletmenin faaliyette olmadığının, 01/04/2022 tarihli ve sayılı yazı ile ÇED kapsam dışı görüşünün bulunduğunun, 06/06/2022 tarihli ve sayılı yazı ile çevre izni kapsam dışı görüşünün bulunduğunun, evsel nitelikli atık suların sızdırmaz fosseptikte biriktirildiğinin, 29/04/2022 tarihli ve
419070 sayılı İZSU görüş yazısının bulunduğunun, denetim esnasında herhangi bir faaliyet olmadığından
tozuma olayına rastlanılmadığının, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
21. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 11/05/2023 tarihinde tutulan tutanakta, ada parselde “İZSU Dereler Bakım ve Körfez Tarama Şube Müdürlüğü
Yarımada Teknik Amirliğinin” bulunduğu, ada parselde “Batıbeton Hazır Beton Tesisinin” bulunduğu, ada parselde inşaat malzemelerinin bulunduğu, ada Parselde “ ” isimli işletmenin bulunduğu, ada parselde konteyner yapısının bulunduğu, ada parselde
“ ” isimli işletmenin bulunduğu, ada parselde “ Hazır Sıva” isimli işletmenin bulunduğu, Birgi Caddesi üzerinden bakıldığında ada parselde, ada ve parsellerde, ada ve parsellerde herhangi bir yapılaşma bulunmadığı tespit edilmiştir.
22. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’nın 18/05/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, Urla Belediye Meclisinin 18/06/2022 tarihli ve sayılı kararı ile onaylanan Urla İlçesi, Rüstem Mahallesi, Karaalan Mevkii Sanayi Alanı 1/1000 ölçekli Mevzii İmar
Planında ada parselin “Belediye Hizmet Alanı”, ada Parselin “Yapılaşma Koşullu Sanayi
Alanı”, ada ve parselin ise Urla Belediye Meclisinin 17/06/2004 tarihli ve sayılı kararı ile uygun görülerek onaylanan 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planında “Yapılaşma Koşullu Hazırbeton ve Sıva
Santrali” olarak belirlendiği, ayrıca söz konusu parsel ve çevresinin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12/09/2012 tarihli kararı ile uygun bulunarak onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre
Düzeni Planında ve Urla Belediye Meclisi’nin 06/08/2003 tarihli ve sayılı kararı ile uygun görülerek imzalanan 1/5000 ölçekli Urla Nazım İmar Planı Revizyonunda (3. ve 4. Etap) Ağaçlandırılacak Alanlar, Orman Alanları, Tarım Alanları kullanımda kaldığı belirtilmiştir.
23. İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi
Bilgi Sokak No: adresi ada parsel) etrafında bulunan işletmelerden, İnşaat ve Otomasyon Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin kuş uçumu yaklaşık 170 metre, Hazır Beton ve
Prefabrik Yapı El. San. Tic. A.Ş.’nin kuş uçumu yaklaşık 115 metre, San. Tic. A.Ş.’nin kuş uçumu yaklaşık 40 metre, Kireç İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin kuş uçumu yaklaşık 35 metre olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, parsel etrafında bulunan işletmelerin denetlendiği, işletmelerin Çevre Kanunu ve ilgili Yönetmelikler çerçevesine uygun olarak faaliyet gösterdiği, mevzuatlara aykırı duruma rastlanılmadığı ifade edilmiştir.
24. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde, 24.1. Başvuranın, Rüstem Mahallesi, ada parsel üzerinde zeytinliği bulunduğunu, 1990 yılından beri dikimini ve bakımını yaptığını belirttiği, ancak geçmiş uydu görüntülerinde yapılan incelemede ilgili tarihlerde arazi üzerinde mevcut zeytin ağacı olmadığının tespit edildiği, 24.2. Öte yandan, başvuruya konu taşınmazların 2004 yılı onaylı 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde kaldığı ve beton santrali olarak planlanmış olduğu; Urla İlçesi, Rüstem Mahallesi, ada – ve parsel no.lu taşınmazlar üzerinde 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyette bulunulmadığı, no.lu parselin uydu görüntülerinde yapılan incelemede 2005 yılı öncesi vasfının bozulduğu tespit edildiğinden
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu yürürlük tarihinden önce olması nedeni ile idari
yaptırım uygulanmadığı, ada parsel no.lu tarım alanı üzerindeki mevcut yapının 2005 yılı öncesine ait olduğu ve belediye hizmet alanının 2004 yılı imar planı içinde görüldüğü, no.lu parselin içinde herhangi bir bozulma olmadığı, no.lu parselin maliye hazinesine ait olduğu, ada – no.lu parseller üzerinde ise 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyet bulunmadığının tespit edildiği; ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “İki Katlı İdari Bina Tek Katlı Atölye ve Arsa” vasfında, ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “Bir Adet İdari Bina ve Bir Adet Beton Tesisi ve Arsa” vasfında, ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “Zeytinli Tarla” vasfında kayıtlı olsa da 2005 yılı öncesi inşaat faaliyetlerinin olduğunun uydu kayıtlarında görüldüğü; söz konusu taşınmazların 2004 yılı onaylı 1/1.000 Ölçekli Uygulama İmar
Planı içinde kaldığı ve beton santrali olarak planlanmış olduğu tespit edildiğinden parsellerin 5403 sayılı
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendirilmediği, araziler için 3573 sayılı
Kanun kapsamında ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında yapılacak iş ve işlem olmadığının ifade edildiği görülmüştür.
24.3. Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı tarafından, şikayete konu beton tesislerinin yerinde incelemesinin yapıldığı, “Hava Emisyon” konulu çevre izin belgeleri bulunan tesislerin mikser ve dolum alanında faaliyetlerinden kaynaklı kaçak emisyona rastlanmadığı, silolarda toz tutucu filtrelerin olduğu, düzenli bakım ve kontrollerinin yapıldığı; Ruhsat ve
Denetim Şube Müdürlüğü tarafından ise, söz konusu beton santrali işletmelerinin kontrollerinin yapıldığı, yapı kontrol izin belgelerinin beton santrali olarak geçtiği, 2. Sınıf GSM kapsamında işyeri ruhsatları ile
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü çevre izin belgelerinin bulunduğu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce emisyon ölçümlerinin periyodik olarak yapıldığı belirtilmiştir.
25. 2872 sayılı Çevre Kanununda, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunması amaçlanmış olup; çevrenin korunması, çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütünü olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda, çevre kirliliği, çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etki olarak ifade edilmiştir. Çevresel etki değerlendirmesi ise, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade etmektedir.
26. 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek amaçlanmıştır. Bu bağlamda, tarım arazisi, toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen araziler olarak tanımlanmıştır.
27. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda, Devletin, zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlayacağı, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi
atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği, bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Bakanlık iznine bağlı olacağı, zeytincilik sahaların daraltılamayacağı, ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemeyeceği, bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesinin Bakanlık iznine tabi olduğu, bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planlarının geçerli olacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’te zeytinlik saha, orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında
Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan olarak tanımlanmıştır.
28. 20/12/2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin
Kontrolü Yönetmeliğinde; emisyon, yakıt ve benzerlerinin yakılmasıyla sentez, ayrışma, buharlaşma ve benzeri işlemlerle maddelerin yığılması, ayrılması, taşınması ve diğer mekanik işlemler sonucu bir tesisten atmosfere yayılan hava kirleticilerini; emisyon ölçüm raporu, çevre izin veya lisans başvuru dosyasının bu Yönetmelik kapsamında hazırlanan hava emisyonları bölümüne esas raporu; emisyon ölçüm raporu geçerlilik süresi ise, ilk ölçüm tarihi esas alınarak, 10/9/2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamındaki işletmeler için iki yılı ifade etmektedir.
29. Başvuranın, İzmir İli Urla İlçesi Rüstem Mahallesi Bilgi Sokak No: adresinde ( ada Parsel)
zeytinlikleri bulunduğu, 1990 yılından beri dikimini ve bakımını yaptığı, çevre arazilerin de tarım arazisi ve zeytinlik sınıfında olduğu, ancak ada – – – – – parsel, ada – – – parsel, ada – parsel taşınmazlara yakın tarihte hazır beton tesisi ruhsatı verildiği, 3573 sayılı Kanun ve 5403 sayılı Kanun hükümlerine göre tesisler tarafından çevre toprak yapısında tahribat yapıldığı, tesisin kendi arazisine, çevre zeytinlik arazilere ve insan sağlığına zarar verdiği, bu nedenle Çevre Kanunu ve Sanayiden Kaynaklı Hava
Kirliği Yönetmeliğine aykırı olduğu iddialarında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, ilgili ada ve parselleri incelediğimizde, 29.1. ada ve parselin, Urla Belediye Meclisinin 17/06/2004 tarihli ve sayılı kararı ile uygun görülerek onaylanan 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planında “Yapılaşma Koşullu Hazırbeton ve Sıva Santrali” olarak belirlendiği, ayrıca söz konusu parsel ve çevresinin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/09/2012 tarihli kararı ile uygun bulunarak onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre
Düzeni Planında ve Urla Belediye Meclisi’nin 06/08/2003 tarihli ve sayılı kararı ile uygun görülerek imzalanan 1/5000 ölçekli Urla Nazım İmar Planı Revizyonunda (3. ve 4. Etap) Ağaçlandırılacak Alanlar, Orman Alanları, Tarım Alanları kullanımda kaldığı; ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “İki Katlı
İdari Bina Tek Katlı Atölye ve Arsa” vasfında olduğu, İnşaat ve Otomasyon Sistemleri
San. Tic. Ltd. Şti.’nin faaliyet gösterdiği, işletmenin tartı, endüstriyel makina imalatı yaptığı, 20.1 nolu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığı; ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “Bir Adet İdari Bina ve Bir Adet Beton Tesisi ve Arsa” vasfında olduğu, Hazır Beton ve Prefabrik Yapı El. San. Tic. A.Ş.’nin faaliyet gösterdiği, 20.3 nolu paragrafta açıklandığı üzere 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığı, 29.2. ada parselde, konteyner yapısının bulunduğu, bu nedenle 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyette bulunulmadığı,
29.3. ada parselde, yapılaşma olmadığı, bu nedenle 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyette bulunulmadığı, 29.4. ada parselde, Kireç İnş. Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bulunduğu, ancak işletmenin faaliyette olmadığının, 20.4 nolu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere 2872 sayılı Çevre
Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığı tespit edildiği, uydu görüntülerinde yapılan incelemede 2005 yılı öncesi vasfının bozulduğu tespit edildiğinden 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu yürürlük tarihinden önce olması nedeni ile idari yaptırım uygulanmadığı, ayrıca ada parseldeki taşınmazın Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün 24/05/2023- (04/04/2023- Encümen Kararı) yıkım işleminin iptali istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesi E. / sayılı dosyası kapsamında dava açıldığı; ada ve parselde, herhangi bir yapılaşma olmadığı, bu nedenle 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyette bulunulmadığı, 29.5. ada parselin Urla Belediye Meclisinin 18/06/2022 tarihli ve sayılı kararı ile onaylanan
Urla Rüstem Mahallesi, Karaaalan Mevkii Sanayi Alanı 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planında “Belediye
Hizmet Alanı” olduğu, “İZSU Dereler Bakım ve Körfez Tarama Şube Müdürlüğü Yarımada Teknik
Amirliğinin” bulunduğu, tarım alanı üzerindeki mevcut yapının 2005 yılı öncesine ait olduğu, 29.6. ada parselin, “Yapılaşma Koşullu Sanayi Alanı” olduğu, San. Tic. A.Ş.’nin bulunduğu, denetim sırasında faaliyette olduğu, 20.2 no.lu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere 2872 sayılı
Çevre Kanunu’na aykırı bir durumun olmadığı, ada parsel no.lu taşınmazın tapuda “Zeytinli Tarla” vasfında kayıtlı olsa da 2005 yılı öncesi inşaat faaliyetlerinin olduğunun uydu kayıtlarında görüldüğü, 29.7. ada parselde, herhangi bir yapılaşma olmadığı; ada parselde, inşaat malzemelerinin bulunduğu ve maliye hazinesine ait olduğu; ada ve parsellerde, herhangi bir yapılaşma olmadığı, bu nedenle 5403 sayılı Kanuna aykırı yapı ve faaliyet bulunmadığı anlaşılmıştır.
30. 5403 sayılı Kanunda, toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemenin amaçlandığı, ancak Kanunun Geçici 6.
maddesinde, 19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanların izinli kabul edileceğinin düzenlendiği, bu bağlamda,
2005 yılı öncesinde Urla Belediye Meclisinin 18/06/2022 tarihli ve sayılı kararı ile onaylanan Urla İlçesi,
Rüstem Mahallesi, Karaaalan Mevkii Sanayi Alanı 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planında ada parselin
“Belediye Hizmet Alanı”, ada parselin “Yapılaşma Koşullu Sanayi Alanı”, ada ve parselin ise Urla Belediye Meclisinin 17/06/2004 tarihli ve sayılı kararı ile uygun görülerek onaylanan 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planında “Yapılaşma Koşullu Hazırbeton ve Sıva Santrali” olarak belirlendiği dikkate alındığında başvuruya konu taşınmazların 5403 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı; 3573 sayılı
Kanunda, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’te zeytinlik saha, orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında
Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan olarak tanımlandığı, bu bağlamda yalnızca ada parselin zeytinlik tarla vasfında olduğu, ancak 2005 yılı öncesinde, Urla Belediye Meclisinin 18/06/2022 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan Urla
İlçesi, Rüstem Mahallesi, Karaaalan Mevkii Sanayi Alanı 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planında “Yapılaşma
Koşullu Sanayi Alanı” olarak belirlendiği, öte yandan başvuran ada parsel üzerinde zeytinliği bulunduğunu ve 1990 yılından beri dikimini ve bakımını yaptığını belirtmiş ise de, İzmir İl Tarım ve Orman
Müdürlüğünce geçmiş uydu görüntülerinde yapılan inceleme neticesinde ilgili tarihlerde arazi üzerinde mevcut zeytin ağacı olmadığının görüldüğü, bununla birlikte tapu kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu taşınmazın vasfının zeytinlik değil tarla olduğu dikkate alındığında 3573 sayılı Kanuna aykırı bir durum tespit edilemediği; ayrıca başvuruya konu işletmelerin kontrollerinin yapıldığı, yapı kontrol izin belgelerinin beton santrali olarak geçtiği, 2. Sınıf GSM kapsamında işyeri ruhsatları ile “Hava Emisyon” konulu çevre izin belgelerinin bulunduğu, İzmir Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce emisyon ölçümlerinin periyodik olarak yapıldığı, 20 no.lu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere 2872 sayılı
Kanuna aykırı herhangi bir durum tespit edilmediği dikkate alındığında ilgili idarelerin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyet aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA, ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA ve TARIM VE ORMAN
BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi