onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescili davasında, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğini ve miras hakkını kanıtlaması üzerine verilmiştir. Davacı, taşınmazın kendisine anne ve babasından miras kaldığını, 35-40 yıldır zilyetliğini sürdürdüğünü ve Hazine ile bir alakasının bulunmadığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, davacının zilyetliğini ve mirasçıların muvafakatini dikkate alarak davayı kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu değerlendirirken, yerel mahkemenin kararının delillerle ve hukuka uygun olduğunu, taşınmazın imar-ihya edilmiş tarım arazisi görünümünde olduğunu ve zilyetlikle iktisabın mümkün olduğunu belirlemiştir. Bu nedenle, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğine hükmetmiştir. Bu karar, zilyetlik ve miras hakkı konularında önemli bir içtihat oluşturmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2022/3741 E.  ,  2024/4854 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı temsilcisinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında, Artvin ili Yusufeli ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan 173 ada 2 parsel sayılı 1.044,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
    Davacı; Artvin ili Yusufeli ilçesi … köyü 173 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kendisine anne ve babasından miras kaldığını, önceleri anne ve babasının, daha sonrasında ise kendisinin nizasız ve fasılasız zilyetliği altında bulunan taşınmazın yaklaşık 35-40 yıldır tarımsal amaçlarla kullanıldığını, çekişmeli taşınmazın Hazine ile herhangi bir alakasının bulunmadığını beyanla, dava konusu 173 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

    Davacı … 26.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müteveffa …’nın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

    Davalı, davaya cevap vermemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu yerin 1958 yılından bu yana imar ihya edilerek davacının murisinin zilyedinde olduğu, murisin vefatından sonra davacının zilyetliği sürdürdüğü, Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinde aranan şartların yerine getirildiği, davada el birliği mülkiyeti söz konusu olup muris …’nın tüm mirasçılarının davacı tarafından açılan davaya muvafakat verdikleri, Türk Medeni Kanunu’nun 640 ıncı maddesinde aranan şartların yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı bulunan Artvin ili Yusufeli ilçesi … köyü 173 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile çayır tarla vasfı ile müteveffa … mirasçıları adına miras payları oranıda tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3 üncü Hukuk Dairesince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, fen bilirkişisi tarafından incelenen 1958, 1971, 1974, 1983, 1989, 2002 tarihli hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazın imar-ihya edilmiş tarım arazisi görünümünde olmasına, ziraat mühendisi bilirkişisi raporunda çekişmeli taşınmazın imar ihya edildiğinin ve zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunun belirtilmesine, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, yerel Mahkeme kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun)
    369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.