onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından İzmir ili Buca ilçesinde bulunan bir taşınmazın tapuya tescili talep edilmiştir. Davacı, taşınmazın 40 yıldan fazla bir süredir kendisi ve önceki malikleri tarafından kullanıldığını, üzerinde zeytin ağaçları bulunduğunu ve çevresindeki benzer taşınmazların zilyetleri adına tescil edildiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bir kısmının zilyetlik yoluyla tescil koşullarını sağladığını, ancak diğer kısmının bu koşulları sağlamadığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını kısmen onaylayarak, zilyetlik yoluyla edinilen kısmın davacı adına tesciline hükmetmiş, diğer kısmın ise tescil talebinin reddine karar vermiştir. Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve İlk Derece Mahkemesi’nin ek kararıyla temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarını sağladığı kısmın tesciline, diğer kısmın ise tescil talebinin reddine yönelik kararları onaylamış, Hazine’nin temyiz itirazlarını ise reddetmiştir. Bu karar, zilyetlik yoluyla mülk edinme ve taşınmazların tescili konusundaki hukuki değerlendirmeleri içermektedir.

8. Hukuk Dairesi         2022/7675 E.  ,  2024/6563 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1429 E., 2022/929 K.
    KARAR : Davalı Hazine vekilinin istinaf itirazının esastan reddi, davalı
    … vekilinin istinaf itirazlarının kısmen
    kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın
    kısmen kabulüne ve kısmen reddine,

    İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2017/570 E., 2021/81 K.

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

    Kararın davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf itirazının esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli ek kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir nihai karar bulunmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesinin ek kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Davacı … dava dilekçesinde; İzmir ili Buca ilçesi Karacaağaç Köyü Köycivarı mevkii 230 ada 34 parselin güney tarafındaki 4 dönümlük yerin nizasız ve fasılasız olarak 40 yıldan beri kendisi ve önceki malikleri tarafından nizasız – fasılasız kullanıldığını, bu yer üzerinde 40 – 50 adet büyük zeytin ağaçlarının bulunduğunu ve arazinin çevresindeki bir kısım yerlerin zilyetleri adlarına tescillerine karar verildiğini, taşınmazı komşu tapulu 230 ada 34 parsel sayılı taşınmazı ile birlikte zeytin ağaçları dikip, bir kısmında da tarım yapmak suretiyle 22 seneden beri babası ve kendisinin kullandığını ve babasından taşınmazı satın aldığını ileri sürerek, taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… davacı …’ın adına tescili talep edilen A=4.706,08 m²’lik ve B=1.719,18 m²’lik taşınmazların 1948 yılında yapılarak, aynı yıl içinde sınırlar kesinleşen ilk orman tahdidinde Devlet ormanlarının sınırları dışında kaldığı, öncesi ve eylemli kullanım durumları ile orman olmadığı, tescili talep edilen söz konusu taşınmazların 1963 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında fundalık-çalılık olduğu gerekçesi ile tespit dışı bırakıldığından tapu sicilinde kayıtları olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, kamu kuruluşlarına tahsisli yerlerden olmadığı, dava konusu A=4.706,08 m²lik taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerine göre, para ve emek sarf edilerek, 1975 yılında funda ve makilik çalıları temizlenerek imar-ihya faaliyetlerine başlandığı, imar-ihyanın 1995 yılında tamamlandığı, tespit tarihine kadar çekişmesiz ve kesintisiz olarak 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı süresini doldurduğu ve ekonomik tarım arazisi haline dönüştürüldüğü, dava konusu B=1.719,18 m²’lik taşınmazın 1979 yılında funda ve makilik çalılıkları henüz temizlenmediği için imar-ihya faaliyetlerine başlanmadığı, 1995 yılında kısmen başlandığı, çekişmesiz ve kesintisiz olarak 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı süresini doldurmadığı, ekonomik tarım arazisi haline dönüştürülmediği, davacının A harfi ile gösterilen taşınmaz bakımından zilyetlik yolu ile adına tapuya tescili koşullarının sağlandığı, ancak B harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden zilyetlik yolu ile tescile ilişkin yasal koşulların sağlanmadığı …” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; dava konusu İzmir İli, Buca İlçesi, Karacağaç Mahallesi, Köy civarı mevkiinde, 230 ada, 34 parselin Güneydoğu kısmında bulunan 23.07.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 4.706,48 m²’lik tescil harici taşınmazın yeni parsel numarası adı altında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin B harfi ile gösterilen 1719,18 m²’lik kısım yönünden davacının tescil talebinin reddine, Dava konusu İzmir İli, Buca İlçesi, Karacağaç Mahallesi, Köy civarı mevkiinde, 230 ada, 34 parselin Güneydoğu kısmında bulunan 23.07.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 1.719,18 m²’lik kısmın yeni parsel numarası verilerek Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe katılan teknik bilirkişilerce düzenlenen raporda; dava konusu taşınmazın, tesis kadastrosu çalışmaları sırasında fundalık niteliğinde tespit dışı bırakıldığı, A harfi ile gösterilen 4.706,49 metrekarelik bölümünde 20 yaşından büyük ve bakımlı zeytin ağaçlarının bulunduğu, 1995 yılı hava fotoğraflarında imar-ihya faaliyeti tamamlanmış tarım arazisi olarak kullanılan yer olduğu, bu bölümün genel yapısı itibariyle orta derinlikte, az taşlı, kumlu tınlı toprak yapısında, ortalama % 5 hafif eğimli, orman toprağı niteliğinde olmayan, içerisinde çok yıllık otsu bitkiler, orman florası ağaç ve makiler ile bunlara ait kök ve kalıntılarına rastlanmamış, toprağı koyu renkli orman toprağı olmayan, içerisinde 60 adet 40 aşı yaşlarında, 25 adet 20 aşı yaşlarında zeytin ağacı bulunan; orman sınır hattının 1.000 metre kadar güneyinde orman dışında bırakılan alanda kaldığı ve bu kısım yönünden zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu, krokide B harfi ile gösterilen 1.719,18 m²’lik bölüm üzerinde ise 4-5 aşı yaşında 40 adet zeytin ağacı bulunduğu, bu kısımla ilgili imar-ihya faaliyetlerinin tamamlanmamış olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli ise de; davacı ve … adına tesciline karar verilen taşınmazların TMK 713/7. maddesi gereğince niteliğinin gösterilmemesi ve reddedilen kısım yönünden davalı … lehine vekalet ücreti takdir edilmesine rağmen, davalı ilçe ve büyükşehir belediyesinin yasal hasım olduğu açıklanarak vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz olduğu …” gerekçeleriyle davalı … vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK.nun 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf itirazlarının, açıklanan yönlerden kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b/2 maddesi uyarınca İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.03.2021 tarih, 2017/570 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davacının davasının kısmen kabulü ile dava konusu İzmir ili Buca ilçesi Karacağaç Mahallesi Köy civarı mevkiinde 230 ada 34 parselin güneydoğu kısmında bulunan 23.07.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 4.706,48 m²’lik tescil harici taşınmazın aynı adanın en son parsel numarası verilerek zeytinlik niteliği ile davacı … (TC Kimlik No:……2) adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin B harfi ile gösterilen 1719,18 m²’lik kısım yönünden davacının tescil talebinin reddine, dava konusu İzmir ili Buca ilçesi Karacağaç Mahallesi Köy civarı mevkiinde 230 ada 34 parselin güneydoğu kısmında bulunan ve 23.07.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 1.719,18 m²’lik kısmın aynı adanın en son parsel numarası verilerek zeytinli tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli ek karariyla Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir nihai karar bulunmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    1. Davalı Hazine vekilinin İlk Derece Mahkemesinin ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli ek kararıyla, istinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir nihai karar bulunmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2021/1429 Esas, 2022/929 Karar sayılı kararı ile nihai olarak İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılması suretiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği ve bu kararın davalı Hazine vekiline 05.09.2022 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve davalı Hazine vekilince de bu karara karşı 12.09.2022 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

    2. Davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 16.09.2022 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA;

    Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.