onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir tapu iptali ve tescil davasında, davalı Hazine’nin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine ilişkin bir değerlendirme içermektedir. Davacı, taşınmazların zilyetliği ve mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia ederek, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu öne sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi raporları doğrultusunda, taşınmazların zilyetliğinin kesintisiz sürdüğünü belirlemiş ve bu nedenle davanın kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, bazı taşınmazlar için zilyetliğin tarımsal amaçla kullanıldığı ve orman kadastrosuna göre orman sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, mahkeme, Hazine adına kayıtlı taşınmazların iptali ve davacı adına tesciline karar vermiştir. Temyiz başvurusu ise, usul ve kanuna uygun bulunarak reddedilmiştir. Bu karar, zilyetlik ve mülkiyetin korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2022/8315 E.  ,  2024/7042 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1384 E., 2022/1568 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi
    kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine,
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/1 E., 2021/744 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle mahkeme kararının kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Konya ili Beyşehir ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402sayılı Kanun) göre 2006 yılında yapılan kadastro sonucunda, kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği nedeniyle senetsizden; 291 ada 145 parsel 995 m2 yüzölçümüyle, 161 parsel 230 m2 yüzölçümüyle, 164 parsel 418 m2 yüzölçümüyle, 172 parsel 527 m2 yüzölçümüyle, 175 parsel 394 m2 yüzölçümüyle, 191 parsel 315 m2 yüzölçümüyle, 313 parsel 455 m2 yüzölçümüyle, 314 parsel 281 m2 yüzölçümüyle, 316 parsel 1.210 m2 yüzölçümüyle, 317 parsel 1.237 m2 yüzölçümüyle, 323 parsel 209 m2 yüzölçümüyle, 368 parsel 468 m2 yüzölçümüyle, 14 parsel 230 m2 yüzölçümüyle, 372 parsel 637 m2 yüzölçümüyle, 295 ada 53 parsel 2561 m2 yüzölçümüyle, 295 ada 54 parsel 2.071 m2 yüzölçümüyle, 295 ada 55 parsel 2.244 m2 yüzölçümüyle, 298 ada 8 parsel 545 m2 yüzölçümüyle, 298 ada 9 parsel 395 m2 yüzölçümüyle, 298 ada 10 parsel 359 m2 yüzölçümüyle, 298 ada 69 parsel 1.152 m2 yüzölçümüyle, 301 ada 22 parsel 302 m2 yüzölçümüyle, 301 ada 26 parsel 337 m2 yüzölçümüyle, 302 ada 9 parsel 468 m2 yüzölçümüyle, 302 ada 14 parsel 967 m2 yüzölçümüyle, 302 ada 26 parsel 1.204 m2 yüzölçümüyle, 373 ada 2 parsel 6.761 m2 yüzölçümüyle, 373 ada 44 parsel 195 m2 yüzölçümüyle, 373 ada 46 parsel 884 m2 yüzölçümüyle ve 373 ada 56 parsel 1.162 m2 yüzölçümüyle, tarla vasfıyla, beyanlar hanesine, “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiş ve bu tespit 30.03.2007 tarihinde kesinleşmiştir.

    Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; Beyşehir ilçesi … Mahallesi 365 ada 10 nolu parselin 1/3 hissesinin, 291 ada 145 parsel, 161 parsel, 164 parsel, 172 parsel, 175 parsel, 191 parsel, 313 parsel, 314 parsel, 316 parsel, 317 parsel, 323 parsel, 368 parsel, 14 parsel, 372 parsel; 295 ada 53 parsel, 54 parsel, 55 parsel; 298 ada 8 parsel, 9 parsel, 10 parsel, 69 parsel; 301 ada 22 parsel, 26 parsel, 302 ada 9 parsel, 14 parsel, 26 parsel, 373 ada 2 parsel, 44 parsel, 46 parsel, 56 parsel sayılı taşınmazların tamamının 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863 sayılı Kanun) uyarınca Kültür ve Tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları ve sit alanlarının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle kullanıcı olarak müvekkili gösterilerek davalı Hazine adına tespit ve tescil gördüğünü, taşınmazlarda müvekkilinin eklemeli olarak 70-80 yıldır zilyet olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen; davanın kısmen kabulü ile 365 ada 10 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ilişkin önceki hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… mahallinde yapılan keşifte 373 ada 2, 291 ada 161, 373 ada 2, 44, 46, 302 ada 14, 9 ve 26 parsellerde zilyetliğin kesintisiz sürdüğü belitilmesine rağmen ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda taşınmazların uzun yıllardır zilyet edilmediği yönündeki çelişki üzerinde durulmadığı, orman bilirkişi tarafından hava fotoğraflarından yararlanılarak orman araştırması yapılmadığı, kadastro tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde davacı dışında kullanıcı olduğu belirtilen dava konusu taşınmazlar bakımından tamamının davacı tarafından zilyet edildiği yönündeki keşifte alınan beyanlarla oluşan çelişkinin giderilmesine yönelik tespit bilirkişilerin tanık sıfatıyla dinlenmediği …” gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılmak üzere dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… 27/10/2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların yeni Beyşehir Gölü Milli Park Sınırları dışında kaldığının tespitinin yapıldığı, 25/10/2021 havale tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu uzun yıllardır toprak işlemesi yapıldığının tespit edildiği, 03/11/2021 havale tarihli orman mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerin ortak raporunda, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastrosuna göre 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. ve 17/2. Maddeleri kapsamında olmadığı, dolayısı ile orman sayılan yer veya orman içi açıklık olmadıkları, yine 1956, 1971 ve 1981 yılına ait hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu taşınmazların üzerinde herhangi bir ağaçlık ve çalılık bulunmadığı ve tarımsal amaçlı kullanıldığının tespit edildiği, bu aşamadan sonra dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilen taşınmazlardan olduğu, davacının Kadastro Kanununun 14. md. belirtilen zilyetlik şartlarının bulunduğu, öte yandan mahallinde yapılan keşifte dinlenilen tespit bilirkişisi, mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları ile dava konusu taşınmazın önceden beri, eklemeli olarak davacı tarafın zilyetliğinde olduğu, tasarruf şeklinin zilyetlik ve taşınmaz tescil koşullarını taşıdığı, zilyetliğin nizasız fasılasız olduğu …” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Konya ili Beyşehir ilçesi …/Cemeller Mahallesi 365 ada 10 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 291 ada 313 parsel, 291 ada 317 parsel, 291 ada 145 parsel, 291 ada 161 parsel, 291 ada 172 parsel, 291 ada 175 parsel, 291 ada 191 parsel, 291 ada 368 parsel, 291 ada 164 parsel, 291 ada 314 parsel, 291 ada 323 parsel, 291 ada 372 parsel, 291 ada 316 parsel, 298 ada 10 parsel, 298 ada 69 parsel, 301 ada 22 parsel, 301 ada 26 parsel, 298 ada 9 parsel, 298 ada 8 parsel, 295 ada 55 parsel, 295 ada 54 parsel, 295 ada 53 parsel, 373 ada 2 parsel, 373 ada 44 parsel, 373 ada 46 parsel, 373 ada 56 parsel, 302 ada 14 parsel, 302 ada 9 parsel, 302 ada 26 parselde kayıtlı olan Hazine adına kayıtlı taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… dava konusu 373 ada 2 parselin orman bilirkişi raporuna ekli 1956 yılı hava fotoğrafında çevresindeki orman ile aynı özellikte görünmesine rağmen 6831 sayılı yasa uyarınca yapılıp 10/7/1979 tarihinde kesinleştirilen orman kadastrosu ile orman sınırları dışında bırakıldığı ;ancak orman bilirkişi tespitinde taşınmazın %50 oranda taşlarla kaplı ve 70 kadar 10-50 yaşında meşe ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği, orman kadastro tutanaklarına göre de 1977 yılı itibari ile otlak ve tarla olduğunun belirtildiği, bu tarihe yakın 1981 yılı hava fotoğrafında taşınmazın büyük oranda çevre orman arazisi ile aynı özellikte göründüğü, bu durumda taşınmazın 1956 yılından buyana tarımsal amaçla kullanıldığına dair orman bilirkişi raporu; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyecek olup ziraat bilirkişi raporuna ekli fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere tarım arazisi özelliği göstermeyen taşınmazın uzun süre otlak olarak kullanılmasının taşınmazın ekonomik amacına uygun zilyetlik sayılamayacağından 373 ada 2 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, diğer dava konusu taşınmazların 26/11/2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilerek; davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre, mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmemiştir. Ancak taraflarca getirilme ilkesinin (HMK m.25) kıyas yoluyla yorumlanması sonucu kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmesi doğru olmadığı …” gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile Konya ili Beyşehir ilçesi …/Cemeller Mahallesi Arpa Tarlası Mevkii 365 ada 10 parsel yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 373 ada 2 parsel yönünden davanın reddine, 291 ada 145 parsel, 161 parsel, 164 parsel, 172 parsel, 175 parsel, 191 parsel, 313 parsel, 314 parsel, 316 parsel, 317 parsel, 323 parsel, 368 parsel, 14 parsel, 372 parsel; 295 ada 53 parsel, 54 parsel, 55 parsel; 298 ada 8 parsel, 9 parsel, 10 parsel, 69 parsel; 301 ada 22 parsel, 26 parsel, 302 ada 9 parsel, 14 parsel, 26 parsel, 373 ada 44 parsel, 46 parsel, 56 parselde kayıtlı olan Hazine adına kayıtlı taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.