onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili davasında zilyetlikle kazanım koşullarının değerlendirilmesine odaklanmaktadır. Davacı, taşınmazın tapuda kaydı olmadığını ve zilyetlik yoluyla edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek tescil talep etmiştir. Davalı Hazine ise, taşınmazın tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, taşınmazın imar planı kapsamındaki durumunu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını araştırmak üzere kararı bozmuştur.

Yargıtay, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, imar planı kapsamındaki taşınmazların zilyetlikle edinilmesinin koşullarını belirlemiştir. Dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, hava fotoğraflarının incelenmesi ve taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için ek bilirkişi raporları talep edilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Hazine’nin karar düzeltme talebini kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, zilyetlikle kazanım koşullarının belirlenmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2024/4826 E.  ,  2024/7715 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/59 E., 2021/107 K.
    KARAR : Davanın kabulüne
    KARAR DÜZELTME
    TALEP EDEN : Davalı Hazine vekili

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 15.03.2024 tarihli ve 2022/612 Esas, 2024/3209 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

    Davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacı … dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği … ilçesi … beldesi … mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, bir kısmının irsen intikal ve taksim, bir kısmının ise kendisi tarafından satın alınmak suretiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlar ve ayrıca davalı Hazine, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine, 04.03.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen 4.149,01 metrekare yerin orman vasfı ile davalı Hazine adına tapuya tesciline ilişkin önceki hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/9918 Esas, 2017/10781 Karar sayılı ilamıyla; “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi, dava konusu yerde kesinleşen orman tahdidinin uygulanarak taşınmazın tahdide göre konumunun belirlenmesi, taşınmaz tahdit dışındaysa 6831 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca öncesi orman olan bir yerin her zaman orman sınırları içinde alınabileceği gözönüne alınarak hava fotoğraflarının incelenmesi ve çekişmeli yerin öncesi itibariyle orman olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, nihai olarak dava konusu edilen yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması durumunda ise imar planı kapsamında kalıp kalmadığı da saptanarak, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “Dava konusu yerin kesinleşen tahdit dışında olduğu, eski tarihli hava fotoğraflarında da orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Antalya ili … ilçesi … mahallesinde bulunan, harita mühendisi … tarafından hazırlanan 29.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen 3.128,58 metrekarelik alanın, ”B” harfi ile gösterilen 1.000,00 metrekarelik alanın tarla vasfında davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.03.2024 tarihli ve 2022/612 Esas, 2024/3209 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, davalı Hazine tarafından karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince (A)-(B) harfi ile gösterilen kısımlar bakımından zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; dairede aynı gün … beldesinde bulunan taşınmazlar için açılan tescil davalarına ilişkin yapılan karar düzeltme incelemesi sırasında bazı dosyalarda taşınmazların olduğu yerde … Belediye Meclisince 07.08.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olduğu bildirildiği halde bazı dosyalarda taşınmazların olduğu yerde dava tarihinden önce uygulama ve nazım imar planı olmadığı bildirilmiştir.

    3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 8/b maddesinde “İmar Planları, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir” hükmüne yer verilmiştir.

    3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) ihya edilen taşınmaz mallara ilişkin 17 nci maddesinin 2 nci fırkası, “il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz” hükmünü içermekte olup buna göre, imar planına alınan bir taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak mülk edinilebilmesi için tüm koşulların, imar planının onay tarihine kadar oluşmuş olması gerekir. Burada bahsedilen imar planı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b maddesinde tanımlanan, nazım ve uygulama imar planı olup, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında olmadığı bildirilmişse de ;aynı gün incelemesi yapılan diğer dosyalarda (Dairenin 2024/2881 Esas, 2024/7712 Karar sayılı dosyası) dava tarihinden önce imar planı bulunduğu bildirildiğinden ve bu husus kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile 20 yıl devam etmesi gereken zilyetlik süresinin hesaplanmasında davanın sonucuna etki edecek nitelikte olduğundan mahkemece bu hususta yeniden araştırma yapılması,belirlenecek tarihe göre zilyetlik yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.

    Ayrıca dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarındaki niteliğini inceleyen bilirkişi raporlarında hava fotoğrafları streoskopik olarak incelenmemiş, 1980 yılına ait hava fotoğrafında taşınmazın çalılık şeklinde kısımları bulunup bu kısımların daha sonra hangi tarihte imar ihya edildiğini belirlemek adına 1980 yılı ile dava tarihi arasında başka hava fotoğrafı incelemesi yapılmamıştır.

    Açıklanan nedenlerle öncelikle dava konusu taşınmazın konumunu en yakın kadastro parselleri ile birlikte gösteren bilirkişi raporu, yazılacak müzekkereye eklenmek sureti ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde uygulama veya nazım imar planı bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bu planlar kapsamında kalıp kalmadığı, … Belediye Meclisince 07.08.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı hem ilçe hem büyükşehir belediyelerinden sorulmalı, dava tarihi ile 1980 yılı arasında var olan iki ayrı tarihli hava fotoğrafları dosyaya getirtilmeli, gelen yazı cevabına göre zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmesi için daha önce keşfe katılan bilirkişilerden hem keşifte uygulanan 1980 tarihli hem bu bu tarih ile dava tarihi arasında en az iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yapılmak sureti ile dava konusu taşınmazın konumu, üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, varsa ağaç sayısı ve cinsi, tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı,imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında ek rapor alınmalı, dava tarihinden önce uygulama veya nazım imar planı varsa bu tarihe kadar, yoksa dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddelerinde düzenlenen koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin, aynı çevrede bulunup tescil davasına konu edilen taşınmazlar ve hükmen oluşan tapu kayıtları da değerlendirilmek sureti ile incelenmesi ve bilirkişi raporları denetlenmek sureti ile oluşacak sonuca sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden, Dairemizin 15.03.2024 tarihli ve 2022/612 Esas, 2024/3209 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle

    Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 15.03.2024 tarihli ve 2022/612 Esas, 2024/3209 sayılı sayılı kararının KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.