onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili davasında zilyetlikle kazanım koşullarının sağlanıp sağlanmadığına odaklanmaktadır. Davacılar, taşınmazların miras yoluyla kendilerine geçtiğini, uzun yıllar zilyetliklerini sürdürdüklerini ve tarımsal faaliyetlerde bulunduklarını iddia ederek tescil talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazların orman tahdit sınırları dışında olduğunu ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu belirterek davayı kabul etmiştir.

Davalı Hazine ve Orman İdaresi, istinaf başvurusunda bulunarak taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını ve keşif yapılmadan karar verildiğini öne sürmüştür. Ancak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların kamu hizmetine tahsis edilmediğini, uzun süre zilyetliklerinin sürdüğünü ve mülkiyet edinme şartlarının davacılar lehine gerçekleştiğini vurgulayarak istinaf başvurularını reddetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, zilyetlikle kazanım koşullarının sağlandığını ve taşınmazların tescilinin gerekliliğini tespit etmiştir. Bu karar, zilyetlik ve mülkiyet edinme koşullarının önemini vurgulamaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/7275 E.  ,  2024/6319 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1392 E., 2022/856 K.
    KARAR : İstinaf başvurularının ayrı ayrı reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/23 E., 2021/94 K.

    Taraflar arasında tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Hazine vekili ile dahili davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile dahili davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava; tapusuz taşınmazın tescili davasıdır.

    Davacılar; davaya konu taşınmazların murislerinden kaldığını, babalarının vefatından sonra mirasçılar arasında yapılan taksim yapıldığını, taşınmazların yan yana olduğunu, 60 yılı aşkın zamandan beri zilyetliklerinde olduğunu, taşınmazların önceleri buğday, arpa vs ekilip biçildiğini, daha sonra armut, zeytin ve kiraz ağacı dikilerek yetiştirildiğini, tarım işi ile uğraştıklarını, taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları ve kesinleşmiş 2/B sahası dışında olduğunu, tapulama harici kalan alanlar olduğunu, taşınmazları imar ve ihya ettiklerini, bir çok zirai muhdesat yetiştirdiklerini, taşınmaz parçalarının bölgeden geçen ilk tapulama sırasında sehven ölçülmediğini ve tescil harici kaldığını belirterek dava dilekçesinde belirttikleri taksimlerine göre adlarına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

    İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2019 tarihli ve 2015/128 Esas, 2019/80 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların orman tahdidi sınırı dışında kaldığı, aplikasyon ve 2/B çalışmalarında da orman sınırı dışında olduğu, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar Hazine ile Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

    İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/740 Esas, 2019/1322 Karar numaralı kararıyla; davacıların murisine yönelik belgesiz araştırmasının yapılması, varsa tutanak örnekleri ile tapu kayıtlarının getirtilmesi, İzmir Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmesi gerektiği, bakiye harcın tamamlanması, köy tüzel kişiliği kalmadığından Yenmiş Köyü Tüzel Kişiliğinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğunun belirlenmesi ve orman araştırması yapılması gerektiği gerekçesiyle karar 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 353/(1)-a/4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince kaldırılmıştır.

    Yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/23 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kaldığı, bilirkişi raporu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda orman ayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanı koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davacıların dilekçelerindeki taksimlerine göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.

    İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2021/1392 Esas, 2022/856 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, kamu hizmetine tahsis edilmeyen taşınmazların dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandan beri davacılar ve murisleri tarafından nizasız, fasılasız tarım arazisi olarak kullanıldığı ve mülkiyet edinme şartlarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

    Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı iddiasıyla, davalı … İdaresi keşif yapılmadan karar verildiği, tesis kadastrosu sırasında taşınmazın orman olup olmadığının irdelenmediği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ :Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.