|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir. Davacı, Hisarönü köyünde bulunan 231 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tescilini talep etmiş, ancak davalı taraf, taşınmazın Hazine adına olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay, taşınmazın zilyetliğinin nasıl edinildiği, ne kadar süreyle zilyet edildiği ve zilyetliğe ara verilip verilmediği gibi hususların araştırılmadığını belirterek, ilk kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki vasıfla davacı adına tesciline karar verilmiştir. Yargıtay, davalıların temyiz itirazlarını reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, taşınmazın zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve davacının tescil talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu karar, zilyetlik ve kadastro hukuku açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2021/6715 E. , 2024/7165 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/18 E., 2021/8 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Marmaris ilçesi Hisarönü köyü çalışma alanında bulunan Değirmen Yanı Mevkii 231 ada 38 parsel sayılı 1037,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 231 ada 36, 37 ve 39 sayılı parseller ile bir bütün halinde atalarından intikal ile …’ın zilyetliğindeyken, ifrazen 1997 yılında …’e kaldığı, onun da aynı yıl …’e sattığı, daha sonra … tarafından …’e vekâleten … …’e satıldığı, onun da 2002 yılında …’e sattığı, halen onun zilyetliğinde olduğu ancak, 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/126 Esasında dava konusu edildiği gibi, aynı yere ilişkin farklı satış senetleri ibraz edildiğinden malikinin kadastro komisyonunca belirlenmesi gerektiği belirtilerek, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacı … … dava dilekçesinde; Hisarönü köyünde bulunan, 900 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi gereğince adına tescilini talep etmiş ve müdahil …, 21.10.2010 tarihli dilekçesi ile, 231 ada 38 sayılı parseli 2002 yılında satın aldığı iddiasıyla adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine ve çekişmeli 231 ada 38 sayılı parselin ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya ilişkin ilk karar, davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk dairesinin 13.11.2012 tarihli ve 2011/16367 Esas, 2012/12631 Karar sayılı ilamıyla; “… kural olarak, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının kesinleşmiş orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümleneceği, bilirkişi raporları ile çekişmeli Hisarönü köyü 231 ada 38 sayılı parselin, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, eylemli orman bulgusu olmadığı açıklanarak, davalı … İdaresinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, katılan …’in davalarının reddine karar verilmiş ise de, keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıkların, çekişmeli parselin zilyedi … tarafından katılan …’e satıldığını ve halen onun tarafından zilyet edildiğini, taşınmazın bulunduğu yerde oturmadığından son yıllarda boş bırakıldığını ifade ettikleri, jeolog ve ziraat uzmanı bilirkişinin de en az 30 – 35 yıl önce imar ve ihya edildiğini ve kadim tarım alanı olduğunu bildirdiklerine göre, 231 ada 38 sayılı parselin zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olduğunun söylenemeyeceği, ancak parselin ne kadar süreyle, ne şekilde, kimin tarafından zilyet edildiği, zilyetliğe ne kadar süreyle ara verildiği, bunun zilyetliği terk sayılıp sayılmadığı hususlarının yöntemince araştırılmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tesbit tutanaklarının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının bulunduğu yerlerden istenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğu ve güncel durumu itibariyle imar ve ihya görüp görmediği, gördü ise tarihi, ne şekilde, ne kadar süre ile zilyet edildiği, zilyetliğin terk edilip edilmediği ya da ara verilip verilmediği, verildi ise tarihi konusunda, bilimsel verileri içeren müşterek imzalı rapor alınması, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, terk edilip edilmediği, zilyetliğe ara verilip verilmediği, verildi ise süresi konusunda, yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarının somut olaylara dayalı bilgilerine başvurulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi …” gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; davacı …’in davasının kabulüne, çekişmeli 231 ada 38 parselin tespit tutanağındaki vasıfla davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/2931 Esas, 2020/54 Karar sayılı ilamıyla; “… davalı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarında taşınmazın tamamının kullanılıp kullanılmadığı ve taşınmazın tamamında davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde yer alan zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi, …” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile Muğla ili Marmaris ilçesi Hisarönü köyü Değirmenyanı mevkiinde bulunan 231 ada 38 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki vasıf ile davacı … adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.