onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, Gemlik ilçesinde bulunan bir taşınmazın zilyetlikle kazanılması üzerine bir hukuki uyuşmazlık yaşanmıştır. Davacılar, kazandırıcı zamanaşımına dayanarak taşınmazın kendi adlarına tescilini talep etmiş, ilk derece mahkemesi bu talebi kabul etmiştir. Ancak, davalı Hazine tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, taşınmazın orman sayılan yer niteliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire, bozma ilamında taşınmazın kullanımında olan kişinin davaya dahil edilmediğini ve bu durumun usul hatası oluşturduğunu belirtmiştir. Ayrıca, taşınmazın orman kadastrosunda orman sınırları dışarısında bırakılma tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşabileceği ifade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bozma ilamına uyarak yapılan yargılama sonucunda davacıların zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğuna karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacıların taşınmaz üzerindeki haklarının tescil edilmesine yönelik hükmü desteklemiştir. Bu karar, zilyetlikle kazanma ve kadastro hukuku açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2023/1492 E.  ,  2024/7996 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1696 E., 2023/87 K.
    DAVA TARİHİ : 06.07.2016
    KARAR : İstinaf başvurusunun reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2016/396 E., 2018/202 K.

    Taraflar arasında Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı Hazine vekili tarafından esastan istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Kadastro sırasında Gemlik ilçesi Büyükkumla köyü çalışma alanında bulunan 2669 parsel sayılı 12.199,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Tapunun beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının …’a ait olduğu yönünde şerh vardır. Davacılar, kazandırıcı zamanaşımına dayanarak taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile tapu kaydının iptali ile zeytinlik vasfıyla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davalı Hazine tarafından esastan istinaf edilmekle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/761 Esas, 2018/783 Karar sayılı ilamıyla, taşınmazın öncesinin çalılık vasfında olup eğiminin %12 den fazla olduğu, bu tür yerlerin öncesinin orman sayılan yer niteliğinde bulunup zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 12.04.2022 tarihli ve 2021/17791 Esas, 2022/3602 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı incelendiğinde taşınmazın …’ın kullanımında olduğu yönünde şerh olmasına rağmen bu kişi davaya dahil edilmeden karar verilmiştir. O halde … usulune uygun olarak davaya dahil edilmeli, bildirmesi halinde delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de çekişmeli taşınmazın, evveliyatı itibariyle, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12′ yi aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) çalılık niteliğinde olduğunda ihtilaf bulunmamakla birlikte, bu tür yerlerde taşınmazın orman kadastrosunda orman sınırları dışarısında bırakılma tarihinden imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar zilyetlikle kazanma koşulları oluşmuş ise taşınmazın kazanılabileceği de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Büyükkumla Mahallesi 2669 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.