|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali davasında zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına dair bir hukuki değerlendirme içermektedir. Davacı, Marmaris’teki bir tarla nitelikli taşınmazın tapu kaydının iptali ve kendi adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığına kanaat getirerek bu kararı bozmuştur.
Yargıtay, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilir olup olmadığını belirlemek için gerekli incelemelerin yapılmadığını ve taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün durumunun yeterince araştırılmadığını vurgulamıştır. 1953 ve 1992 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda, taşınmazın tarım yapılabilir bir alan olmadığı ve zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği hususlarının net bir şekilde belirlenmediği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, davanın (A) harfli bölüm yönünden kabul edilmesi hatalı bulunmuş ve hüküm bozulmuştur. Bu durum, zilyetlikle kazanma koşullarının titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2021/18070 E. , 2024/6719 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/101 E., 2021/169 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 04.02.2011 havale günlü dilekçesi ile; Marmaris ilçesi Bozburun köyü 366 ada 43 parsel sayılı 3244,23 m² yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazın davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, ancak eklemeli zamanaşımı ile zilyetliği ile kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve fen bilirkişisinin 06.06.2012 havale günlü raporuna ekli krokide (A)=2884,78 m² yüzölçümlü bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, (B)=359,45 m² yüzölçümündeki bölümün davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından (A) harfli bölüme ilişkin olarak temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk dairesinin 08.10.2013 tarihli ve 2013/7325 E – 8983 K sayılı kararıyla “dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığının, maddî olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, (B)=359,45 m² bölümüne ilişkin olarak davalı Hazinenin usulü kazanılmış hakkı gözönünde bulundurulmak suretiyle bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Muğla ili Marmaris ilçesi Bozburun köyü, 366 ada 43 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 06.05.2015 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2884,78 m² yüzölçümündeki kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 359,45 m² yüzölçümündeki kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından (A) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2017/10503 – 2019/656 sayılı kararıyla “eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1990-1995 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip uygulanarak taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklattırılması, inceleme taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi” gereğine değinilerek hükün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taşınmazın (A) harfli bölümünde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulllarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Muğla ili Marmaris ilçesi Bozburun Köyü, 366 ada, 43 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi … ile harita mühendisi … tarafından düzenlenen 12.04.2021 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2884,78 m² yüz ölçümündeki kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, söz konusu fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2884,78 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı Akif kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi … ile harita mühendisi … tarafından düzenlenen 12.04.2021 havale tarihli raporunda ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 359,45 m² yüz ölçümündeki kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, temyize konu (A) harfli bölümde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen orman ve jeodezi bilirkişi raporlarında 1953 ve 1992 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın (A) harfli bölümünün kısmen açık kısmen ise ağaçlık olduğu, (B) harfli bölümün ise meşelik olduğu belirtilmiş, ancak hava fotoğraflarının bilirkişi raporuna aktarılan görüntüsü incelendiğinde, dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfli bölümlerinin aynı koyu renkli bitki örtüsüne sahip olduğu, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünün taşlık vasfındaki komşu 366 ada 82 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğu ve gerek 1953 hava fotoğrafında gerekse 1992 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın tamamında tarım yapıldığına dair bir emare bulunmadığı, ziraat bilirkişisi raporuna göre taşınmaz üzerinde yalnızca 2 adet badem ve 2 adet zeytin ağacının bulunduğunun belirtildiği anlaşılmış olup, hal böyle olunca taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
O halde Mahkemece, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın (A) harfli bölüm yönünden kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.