onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, bir trafik kazası sonucunda davacıların desteklerinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacıların desteğinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğuna ve davalının %75 oranında kusurdan sorumlu olduğuna karar vermiştir. Ancak, davacıların kendi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinden tazminat talep edemeyeceği, dolayısıyla bir davacı yönünden husumet yokluğu nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir. Temyiz aşamasında, davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna itiraz etmediği ve bu nedenle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Bu karar, ZMSS poliçesi kapsamındaki tazminat taleplerinin, sigortalının kendi kusuruna dayanan zararlar için geçerli olmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, vekalet ücreti hesaplamasında yapılan hatanın düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir.

4. Hukuk Dairesi         2023/12337 E.  ,  2024/443 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : 2021/744 E., 2021/778 K.
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
    SAYISI : 2021/İHK-30221
    DAVACILAR : 1-…, 2-…vekilleri Avukat …
    DAVA TARİHİ : 08.01.2021
    HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
    SAYISI : K-2021/78958

    Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

    İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.12.2012 tarihinde davacıların desteğinin idaresindeki ve davalı … nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan otomobil ile dava dışı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik her bir davacı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini davacılardan … için 53.881,48 TL’ye, davacı …için 20.781,50 TL’ye yükseltmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımının dolmadığı, ceza davasında alınan kusur raporuna göre davacıların desteğinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, buna göre davalının % 75 oranında kusurdan sorumlu olacağı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile aktüer bilirkişi tarafından tazminatın hesaplandığı, davacılardan…n davaya konu aracın sigortalısı/sigorta ettireni olduğu, davacı…n kendi ZMS sigortacısından tazminat talebinde bulunamayacağı, anılan davacı yönünden husumet yokluğu nedeniyle başvurunun reddi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile, davacılardan … için 53.881,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının 04.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı …yönünden başvurunun reddine karar verilmiş, davacı … lehine 7.804,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.

    IV. İTİRAZ
    A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

    B. İtiraz Sebepleri
    Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın oluşumunda müteveffa destek sürücünün asli kusurlu olduğunu, hak sahiplerinin kazaya karışan aracın ZMSS poliçesinden tazminat talep edemeyeceğini, davacıların talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazanın tarihi ve poliçe tarihi itibariyle davacıların desteğinin kusuruna isabet eden tazminat taleplerinin ZMSS poliçesi teminatı kapsamında olduğu, her ne kadar kaza tarihi itibariyle PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği kabul edilse de, davalı vekilinin, aktüer bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı, davalı vekilinin tazminat hesaplama yöntemine ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürmediği, taraflardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer taraf lehine usuli kazanılmış hakkın doğacağı, davalı vekilinin itiraz etmemiş olduğu bilirkişi raporunun davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği, davalı vekilinin söz konusu bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığı şeklindeki itirazının itiraz aşamasında ileri sürülemeyeceği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine AAÜT’ye göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunda müteveffa destek sürücünün asli kusurlu olduğunu, hak sahiplerinin kazaya karışan aracın ZMSS poliçesinden tazminat talep edemeyeceğini, davacıların talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, aktüer bilirkişi raporunun 05.07.2021 tarihinde mail üzerinden taraflarına tebliğ edildiğini, mailde rapora itiraz süresinin son gününün 07.07.2021 tarihi olduğunun belirtildiğini, 6100 sayılı HMK’da açıkça düzenlendiği üzere bilirkişi raporuna itiraz için taraflara tanınan sürenin iki hafta olduğunu, iki günlük süre içerisinde teknik detaylar içeren bilirkişi raporuna sağlıklı bir itiraz gerçekleştirilmesine olanak bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz için 6100 sayılı HMK’nın 281 inci maddesinin aksine iki günlük süre verildiğini, işbu sürenin yeterli olmadığını, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının önemli ölçüde daraltıldığını, İtiraz Hakem Heyetince davacı taraf lehine usuli müktesep hak oluşuğuna ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe:
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; ceza davasında alınan kusur raporuna göre davacıların sürücü konumunda olan desteğinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı … tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin 06.09.2012-06.09.2013 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 15.12.2012 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları’nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMMS Genel Şartları’nın değil, Karayolları Trafik Kanunu’nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği, davaya konu kazanın 01.06.2015 tarihinden önce meydana geldiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edildiği, hakem heyetince rapora karşı itiraz süresinin üç gün olarak belirlendiği, davalı vekilince söz konusu süre içinde veya bu sürenin geçmesinden sonra aktüer bilirkişi raporuna karşı hiçbir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak bulunduğu, bu nedenle temyiz aşamasında davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna karşı itirazlarının incelenmesine imkan olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
    5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

    Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

    2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.4. bendinde yer alan “7.804,00 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

    İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

    15.01.2024 tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
    (Karşı Oy)

    KARŞI OY YAZISI
    Dosyanın incelenmesinde; davacıların desteği…’in sevk ve idaresindeki araç ile dava dışı…’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu sürücü destek…’in öldüğü desteğin annesi … ile babası ve aracın işleteni baba…n kendi araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan Ak Sigorta A.Ş. aleyhine destekten yoksun kalma tazminat davası açtığı anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlık Hakem Heyeti davacı anne Ayşe hakkında talebi kabul etmiş ve davacı desteğin babası ve davalı sigortalı aracın işleteni…n davasını reddetmiştir.
    Davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazın reddine karar vermiştir.
    Davalı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Sayın Çoğunluk kararın vekalet ücreti yönünden düzelterek onanmasına karar vermiştir.
    Temyiz incelemesine gelen uyuşmazlığın konusu; sürücü desteğin ölümü neticesi annesinin aracın kendi zorunlu mali sorumluluk sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı alıp alamayacağı ile ilgili olduğu görülmektedir.
    Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin değil sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluk riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ile birlikte birde sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır.
    Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Bu nedenle işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için onların zararlarından sorumluluğu bulunmamaktadır.
    Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluk Sigortaları” başlığı altında 1473. maddesine göre; Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder. Görüldüğü gibi bu maddede sorumluluk sigortalarında “sigortalı”, “sigortacı” ve “zarar gören” olarak üçlü bir ilişki belirlenerek sigortacının sigortalısının üçüncü kişiye verdiği zararı teminat altına aldığı açık bir şekilde hüküm altına almıştır.
    Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz.
    Kazanın meydana geldiği vetarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
    Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nun 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir.
    Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin kendi kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma zararının aracın kendi zorunlu sorumluluk sigortasından talep edemeyeceği gerekçesi ileitiraz hakem heyetinin davacı … hakkında da ret kararı vermesi gerekirken kabul kararının usul ve yasalara uygun olmadığından kararın bozulması gerekirken mahkemece verilen kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım.