ÖZET: Başvuran, Zonguldak’ta bulunan bir inşaat projesi kapsamında, imar yolunun 6 metre aşağıya kazılması nedeniyle araç ulaşımının sağlanamadığını ve bu durumun kendilerine maddi zarar verdiğini ifade etmektedir. İlgili belediyenin, inşaat ruhsatı vererek bu duruma sebep olduğunu, şikayetlerine rağmen gerekli önlemleri almadığını ve yalnızca uyarı yazısı ile yetindiğini belirtmektedir. Başvuran, imar yolunun eski haline getirilmesi veya uygun bir alternatif yol yapılmasını talep etmekte, aksi takdirde tazminat ödenmesini istemektedir.

Zonguldak Belediye Başkanlığı ise, ada parseline ulaşımın hiçbir zaman imar planındaki 6 metrelik yoldan sağlanamadığını, bu yolun yaya yolu olarak belirlendiğini ve dolayısıyla araç yoluna dönüştürülmesinin mevzuata aykırı olduğunu açıklamıştır. İdare, başvuranın iddialarının hukuka uygun olmadığını ve imar planında belirtilen yolların düzenlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, yapılan incelemeler ve mevzuat çerçevesinde, başvurunun reddine karar verilmiştir. İlgili idareye karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir.

1.2) İlgili Belediyenin bu duruma otopark ruhsatı vermek suretiyle sebep olduğunu, imar

yolunun 6 metre aşağıya kazılmak suretiyle yok olmasına müsaade etmemesi gerektiğini, ancak bütün şikâyetlerinin göz ardı edildiğini,

1.3) Başladıkları inşaatı tamamlamalarına rağmen binaya ara yolunun olmaması sebebiyle

uzunca bir süre daireleri satamadıklarını, daha sonra bir kısmını rayicinin altında satmak zorunda kaldıklarını, halen ellerinde satamadıkları dairelerin bulunduğunu, bunun müsebbibinin ada parselde inşaat yapan firma olduğu kadar söz konusu firmaya ruhsat veren ve yolun kodunun düşmesine ses çıkarmayarak gerekli önlemleri almayan Zonguldak

Belediyesinin olduğunu, Belediyenin söz konusu firmaya sadece uyarı yazısı yazdığını ancak gerekli yaptırımları uygulamadığını, hatta şu anda ada parselde devam eden inşaatın güvenlik önlemlerinin yeterince alınmadığını ve çevrede yaşayanların tehlike altında olduğunu belirterek;

1.4) Zonguldak Belediyesince binalarına araç ulaşımını sağlayacak olan ve 6 metre aşağıya

düşürülmüş imar yolunun eski hale getirilmesi veya uygun bir yol yapılması, ya da zararı veren firmaya yaptırılması için gerekli işlemlerin yapılması, bunların hiçbiri mümkün değilse zararlarına karşılık tazminat ödemesinin gerçekleştirilmesi için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkında Zonguldak Belediye Başkanlığının 19/08/2020 tarih

ve E. sayılı cevabi yazı ve eklerinde;

2.1) ada nolu parsele araç yolu ulaşımının yeni inşaat yapılmadan önce de dâhil hiçbir

zaman imar planındaki 6 metrelik yoldan sağlanamamakta olduğu, ada nolu parsel üzerinden ulaşım (yeni inşaat yapılmadan önce) sağlanmakta olduğu, yani ada nolu parsel üzerinde inşaat yapılmadan önce de planda gözüken 6 metrelik yoldan, ada nolu parsele araç yolu ile ulaşımın sağlanamadığı, söz konusu imar yolunda kot farkı olması nedeniyle ada nolu parsele daha önceden de olduğu gibi şimdi de merdiven ile ulaşımın sağlandığı,

2.2) Ayrıca ihtilaf konusu 6 metrelik imar yolunun imar planında yaya yolu olarak çizildiği,

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26 ncı maddesinin 6 ncı bendinin (c) fıkrasında “İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur.” hükmünün yer aldığı,

2.3) Bu nedenle 6 metrelik yolun araç yoluna çevrilme isteğinin 1/1000 ölçekli uygulama

imar planına ve yönetmeliklere de uygun olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı

2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı

içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”

3.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

3.2) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes,

sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir…”

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5 inci

maddesinde; “Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.

Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.”

6) 14/06/2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı… ifade eder.”

6.1) “İmar planı ilkeleri” başlıklı 21 inci maddesinin on üçüncü fıkrasında; “İmar

planlarında afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek açık alan, yol ve diğer mekansal ihtiyaçlar gözetilir.”, on dördüncü fıkrasında; “İmar planlarında, sosyal altyapıya yönelik standartlarının sağlanabilmesi açısından imar adalarının çok küçük ve parçalı oluşturulmayacak şekilde imar yollarının düzenlenmesi esastır.”

6.2) “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26 ncı maddesinin 6 ncı fıkrasında; “ İmar

planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı

değişikliklerinde:

(c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.

7) 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar

Yönetmeliğinin “Genel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinin on dördüncü fıkrasında; “İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir.”

8) (1/10/2017 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.) 02/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı

Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 20 nci maddesinde; “Bir adada ifraz yapılmak suretiyle yola cephesi bulunmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellerin bulunduğu adalarda yola cephesi bulunmayan parsele yola cephe sağlamaya yönelik düzenleme yapılmaksızın bu parsele ve sınırı bulunan diğer parsellere ruhsat düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhid edilmesi mecburidir. Parsellerin maliklerinin kendi aralarında anlaşamadığı hallerde bu alanlarda plana ve yapılaşmamış olup olmadığına göre müsait olan parsellerle resen tevhid yoluyla parselasyon yapmaya ilgili idare yetkilidir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarelerin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere başvuran, Zonguldak İli Mithatpaşa Mahallesi

ada parsel üzerinde dairelik bina inşaatına başladıklarını, planda 6 metrelik bir yol bulunduğunu ve inşaata başladıkları süreçte inşaata ulaşımın sağlanabildiğini, binanın tamamlanması sürecinde ise . tarafından 61 ada

18 nolu parselde ada nolu parsel) yeni bir inşaat çalışmasına başlandığını ve kendi

binalarının yol tarafından 6 metre kazılarak aşağı indirildiğini, binalarına ulaşımı sağlayan yolun 6 metre aşağı indirilmesiyle kot farkı oluştuğunu ve binaya araçla ulaşım imkânının kalmadığını, belirterek; binalarına araç ulaşımını sağlayacak olan ve 6 metre aşağıya düşürülmüş olan imar yolunun eski hale getirilmesini veya uygun bir yol yapılmasını ya da zararın karşılığı olan tazminatın tarafına ödenmesini talep etmektedir.

11) Anayasa’nın 56 ncı maddesi ile herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına

sahip olduğu düzenlenmiş; çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirliliğini önlemenin devlet ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir. İnşa edilecek yapıların imar mevzuatına uygun olarak yapılmasının sağlanması ve bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlenen yapılar hariç diğer yapıların ruhsata bağlanması suretiyle yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yapılmasının sağlanması; sağlıklı çevrelerinin oluşturulması bakımından önem teşkil etmektedir.

12) Nitekim yerleşim yerlerindeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun

teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Bu bağlamda sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından imar mevzuatına aykırılık oluşturan yapılarla ilgili yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilerek mevzuata aykırı yapılara yönelik gerekli işlemlerinin ilgili idarelerce yürütülmesi ve bu konuda gerekli tertip ve tedbirlerin alınması gerekmektedir.

13) 1/10/2017 tarihinde yürürlükten kaldırılan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin

20 nci maddesinde; “Bir adada ifraz yapılmak suretiyle yola cephesi bulunmayan parsel

oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellerin bulunduğu adalarda yola cephesi bulunmayan parsele yola cephe sağlamaya yönelik düzenleme yapılmaksızın bu parsele ve sınırı bulunan diğer parsellere ruhsat düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhid edilmesi mecburidir. Parsellerin maliklerinin kendi aralarında anlaşamadığı hallerde bu alanlarda plana ve yapılaşmamış olup olmadığına göre müsait olan parsellerle resen tevhid yoluyla parselasyon yapmaya ilgili idare yetkilidir.” hükmü ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5 nci maddesinde de “İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir.” hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21 nci maddesinde ise imar planlarında afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek açık alan, yol ve diğer mekansal ihtiyaçlar gözetileceği ve imar planlarında, sosyal altyapıya yönelik standartlarının sağlanabilmesi açısından imar adalarının çok küçük ve parçalı oluşturulmayacak şekilde imar yollarının düzenlenmesinin esas olduğu belirtilmektedir. Ayrıca adı geçen

Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde; imar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde: imar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamayacağı belirtilmiştir.

14) Dolayısıyla bu kapsamda İmar Kanunu, imar planları ve ilgili mevzuat hükümleri; yerleşme

yerleri ile yapılaşmaların sosyal ve teknik altyapı, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağladığından, yapılacak olan yapılarda da imar planlarına ve notlarına; fen, sağlık, yangın güvenliği ve çevre şartları ile ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uyulması gerekmektedir.

15) Dosya kapsamında yapılan incelemede; şikayete konu olan uyuşmazlığın ada nolu

parsele araç ulaşımını sağlayan yolun ada nolu parseldeki bina nedeniyle kapatılması ve yol kotu nedeniyle yalnızca merdivenle ulaşımın sağlanması nedeniyle mağduriyet oluştuğu iddiası hakkında olduğu anlaşılmaktadır.

16) İlgili idare ise; ada nolu parsele araç yolu ulaşımının yeni inşaat yapılmadan önce de

dâhil hiçbir zaman imar planındaki 6 metrelik yoldan sağlanamadığını, ada parsel nolu parsel üzerinden ulaşımın (yeni inşaat yapılmadan önce) sağlandığı, yani ada nolu parsel üzerinde inşaat yapılmadan önce de planda görülen 6 metrelik yoldan ada nolu parsele araç yolu ile ulaşımın sağlanamadığı, söz konusu imar yolunda kot farkı olması nedeniyle ada nolu parsele daha önceden de olduğu gibi şimdi de merdiven ile ulaşımın sağlandığı, ihtilaf konusu 6 metrelik imar yolunun imar planında yaya yolu olarak çizildiği, bu kapsamda

6 metrelik yolun araç yoluna çevrilme isteğinin hem Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin

26 ncı maddesi hem de 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına uygun olmadığı ifade edilmiştir.

Dolayısıyla somut olayda; öncelikli olarak imar planında söz konusu yerleşim alanında başvuranın belirtmiş olduğu araç yolunun olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

17)

Söz konusu imar planı da incelendiğinde ise, ada nolu parselin, ada nolu parselin önünde yer alan 6 metrelik yola doğrudan bağlantısının olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvuranın ifade ettiği üzere imar planında ada nolu parsele ulaşımı doğrudan sağlayan 6 metrelik bir araç yolunun bulunmadığı ayrıca imar planında görülen 6 metrelik yolun ada nolu parselle de doğrudan bağlantısının olmadığı tespit edilmektedir.

18) Başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin

incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; imar planı nedeniyle

61 ada 15 nolu parsele araç ulaşımını sağlayacak uygun bir araç yolu yapılması talebinin

reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

20) Diğer taraftan muhtemel sorunların önüne geçilmesi için imar planındaki yolların

plana uygun olarak düzenlenmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Zonguldak İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Zonguldak Belediye Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi