|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tarafından zorunlu deprem sigortası kapsamında deprem nedeniyle oluşan hasarın tazmini talebine ilişkindir. Davacı, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen deprem sonrası taşınmazının hasar gördüğünü ve sigorta poliçesi kapsamında 69.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Davalı ise, hasarın sigorta kapsamı dışında olduğunu ve daha önce yapılan ödemenin yeterli olduğunu savunmuştur.
Mahkeme, bilirkişi raporunu esas alarak davanın kabulüne ve tazminatın ödenmesine karar vermiştir. Davalı vekilinin itirazı, bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki çelişki ve hasarın teminat dışı olduğu iddialarına dayanmıştır. Ancak, itiraz hakem heyeti, bilirkişi raporunun geçerliliğini koruduğunu ve hasarın depremden kaynaklandığını belirterek itirazı reddetmiştir. Yargıtay, davalı vekilinin temyiz itirazlarını değerlendirirken, zorunlu deprem sigortası kapsamında davacının talebinin haklı olduğuna ve kararın bozulmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığına hükmetmiştir. Sonuç olarak, itiraz hakem heyetinin kararı onanmıştır. |
4. Hukuk Dairesi 2023/10317 E. , 2024/161 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/43 Değişik İş, 2021/35 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK/28149
DAVA TARİHİ : 11.03.2020
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2020/79899
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.09.2019 tarihinde İstanbul’da meydana gelen 5,8 şiddetindeki depremde müvekkilinin taşınmazının hasar gördüğünü, Belediyece taşınmazda riskli yapı tespiti yapıldığını ve taşınmazın boşaltıldığını, mühürlendiğini, bağımsız şirketten alınan risk raporunda binanın depremden zarar gördüğünün açık şekilde belirtildiğini, davadan önce sigortaya yapılan başvuruda kısmi ödeme yapıldığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.100,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamada dava değerini 69.000,00 TL olarak artırarak bu bedelin avans faizi ile tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasar ihbarı üzerine hasar dosyası oluşturularak zarar tespiti yapıldığını ve sigortalıya 1.300,08 TL ödeme yapıldığını, depremden kaynaklı hasarın ödendiğini, başka sorumlulukları kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamada konusunda uzman bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek, davanın kabulü ile 69.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporu ile eksper raporu arasında çelişki oluştuğunu, hasar tespitinin ancak DASK’ın yetkili kıldığı kişilerce yapılacağını, binanın kendi kusuru ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararın teminat dışı olduğunu, zarar ile deprem sonucu meydana gelen hasar arasında nedensellik bağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman Heyet tarafından tanzim edilen 24.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın depremden hasar gördüğünün kanıtlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki farklılık ve çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesi yalnızca yıkıma karar vermekte, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme içermediğini, binada meydana gelen hasarın deprem sebebiyle meydana gelip gelmediğinin nasıl ve kimlerce yapılacağının yasal düzenlemelerle (Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği) açıkça belirlendiğini, somut olayda kanun hükümlerinin gözardı edildiğini, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle oluşan hasarın tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1453 vd. maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, depremin davalı tarafından düzenlenen zorunlu deprem sigorta poliçe süresi içinde gerçekleşmesine, yargılamada alınan bilirkişi raporunun kararda benimsenmesinin yerinde olmasına, depremin 26. 09.2019 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihten 2 gün sonra davaya konu dairenin bulunduğu binanın Üsküdar Belediyesinin hasarlı kullanılamaz ve riskli durumda olduğuna dair tespiti sonucunda bina sakinlerinin tahliye edilmelerini takiben binanın mühürlendiği, kaldı ki, zorunlu deprem sigortasının konutun deprem öncesindeki haline göre düzenlenmiş olmasına ve olayda davacının sözleşme yapılması sırasındaki beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ileri sürülemeyecek olmasına ve zararın zorunlu deprem sigorta poliçesi teminatında kaldığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
587 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince davalı … (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.