|
ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Hava Mühendis Yüzbaşı olarak görev yapan davacının istifa talebinin reddine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının zorunlu hizmet süresinin tamamlanmadığı gerekçesiyle istifa başvurusunun reddine yönelik olarak açılmıştır. İdare Mahkemesi, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak, muvazzaf subayların 15 yıl hizmet etmeden istifa edemeyeceğini belirtmiş ve davacının yurt dışı görev süresinin de zorunlu hizmet süresine ekleneceğini ifade etmiştir.
Davacının, 27/02/2002 tarihinde teğmen rütbesi ile zorunlu hizmetine başladığı ve yurt dışı görev süresinin eklenmesiyle zorunlu hizmet süresinin 11/03/2020 tarihinde tamamlanacağı tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının istifa talebinin reddine dair işlemin hukuka aykırı olmadığına hükmedilmiştir. Danıştay, temyiz aşamasında ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirterek, Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır. |
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15173 E. , 2021/2437 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15173
Karar No : 2021/2437
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava; Hava Mühendis Yüzbaşı olarak görev yapan davacı tarafından, istifa başvurusunun reddine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ile; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan “Subaylar ve astsubayların yükümlülüğü” başlıklı 112. maddesinde, muvazzaf subay ve astsubayların subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen onbeş yıl hizmet etmedikçe istifa edemeyeceklerinin, “Yurt içinde ve yurt dışında öğrenim, kurs ve staj yapanlar ile yurt dışına sürekli göreve atananların yükümlülükleri” başlıklı 113. maddesinde, yurt dışı sürekli göreve atanan subay veya astsubayların yükümlülüklerinin, buralarda geçen süreler kadar uzatılacağı, yükümlülüklere eklenecek hizmet sürelerinin yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle, yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanların, kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlayacağının kural altına alındığı, davacının 27/02/2002 tarihinde teğmen rütbesi ile zorunlu hizmetine başladığı, 07/08/2011-07/08/2014 tarihleri arasında yurt dışı sürekli göreve atandığı, bu görevde geçirdiği sürelerin de eklenmesi sonucunda zorunlu hizmet süresinin 11/03/2020 tarihinde tamamlanacağı görüldüğünden, davacının istifa talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 02/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren ve zorunlu hizmet süresini 10 yıldan 15 yıla çıkaran 681 sayılı KHK’nın, davacının zorunlu hizmet süresini tamamladıktan sonra yürürlüğe girdiği, bu sebeple kendisini kapsamadığı, sürekli yurt dışı görevini sürdürmekte iken tabi olduğu zorunlu hizmet süresini tamamladığı ve 07/08/2014 tarihinde bu görevini tamamlayarak yurda döndükten sonra görevine devam ettiği, yurtdışı sürekli görevi sebebiyle uzayan zorunlu hizmet süresinin davalı idare tarafından yanlış yorumlandığı, zorunlu hizmetini tamamladığı 27/02/2012 tarihinden sonra bu hakkın kullanılmamasının aleyhine yorumlanmaması gerektiği, bu konuda kazanılmış hakkının bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacının temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/09/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
1. Temyiz aşamasında duruşma yapmak zorunlu mudur? Cevap: Hayır. 2. Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte midir? 3. Karar usul ve hukuka uygun mudur? 4. Dilekçede temyiz isteminde 02/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren ve zorunlu hizmet süresini 10 yıldan 15 yıla çıkaran 681 sayılı KHK’sının davalı idare tarafından yanlış yorumlandığı ileri sürülmektedir. 5. Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmektedir. 6. Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. 7. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan “Subaylar ve astsubayların yükümlülüğü” başlıklı 112. maddesinde muvazzaf subay ve astsubayların subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen onbeş yıl hizmet etmedikçe istifa edemeyeceklerinin, “Yurt içinde ve yurt dışında öğrenim, kurs ve staj yapanlar ile yurt dışına sürekli göreve atananların yükümlülükleri” başlıklı 113. maddesinde yurt dışı sürekli göreve atanan subay veya astsubayların yükümlülüklerinin buralarda geçen süreler kadar uzatılacağı, yükümlülüklere eklenecek hizmet sürelerinin yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle, yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanların, kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlayacağının belirtilmesi 8. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 112 ve 113 maddelerinde belirtilen hükümler hangi hakları düzenlemektedir? 9. Temyiz aşamasında duruşma yapılan veya yapılmayan kararın incelenme durumu ne olacak? 10. Temyiz aşamasında duruşma yapmak zorunlu mudur? 11. Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte midir? 12. Karar usul ve hukuka uygun mudur? Tanımlama: 1. Temyiz aşamasında duruşma yapmak zorunlu mudur? |