|
ÖZET: Uyuşmazlık, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma yükümlülüğü olan bir aracın kazası sonrası yapılan tazminat ödemesinin rücuen tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay, eksik inceleme nedeniyle bu kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin zorunlu sigorta yaptırma yükümlülüğü olduğu ve bu sigortanın yolcular için doğrudan tazminat ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme, davalı şirketin yalnızca şehir içi taşıma iznine sahip olduğunu ve zorunlu koltuk sigortası bulunmadığını tespit etmiştir. Bu durumda, davacının ödediği tazminatın, kazaya karışan davalı işleten ve sürücüden rücuen talep edilebileceği sonucuna varılmıştır. Mahkeme, bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının maluliyet oranını ve tazminat miktarını belirlemek üzere yeni bir rapor alınması gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, mahkeme, davacının talebinin kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermiştir. Ancak, temyiz incelemesi sonucunda, mahkemece yapılan hesaplamaların hatalı olduğu ve eksik inceleme ile karar verildiği tespit edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. |
4. Hukuk Dairesi 2023/5912 E. , 2024/6664 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/31 E., 2021/265 K. : 28/06/2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2010 günü maliki … olan aracın, Akdeniz Üniversitesi dans topluluğunu Ankara ilindeki dans yarışmasına götürüp dönerken, devlet karayolunda minibüsün kontrolden çıkarak yol kenarında bulunan elektrik direğine çarpması sonucu yaralanan …’in başvurusu üzerine kendisine ödeme yapıldığını, kazayı yapan aracın yalnızca şehiriçi taşıma (c) plakası olduğunu yetkisiz şekilde şehirlerarası yolcu taşıdığını, zorunlu koltuk sigortası olmadığını, ihtiyari ferdi kaza sigorta poliçesi olsa da limitinin yeterli olmadığını belirterek Burdur İcra Müdürlüğünün 2012/6979 sayılı dosyasında her iki davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili ……… Şirketinin işleten sıfatı olmadığını, kaza tarihi itibariyle …’e ait gerek ferdi kaza koltuk sigortası gerekse mali mesuliyet klozu ile kasko sigortasına sahip olduğunu ve davacının tazminatı bu poliçelerden tahsil etme imkanı olduğundan bahsederek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin tarihli 26.01.2016 tarihli ve 2013/301-2016/83 sayılı kararı ile; Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.8 maddesine göre talebin ZMMS ve İMMS’nin ödemesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir,
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2019 tarih ve 2016/17951 – 2019/9871 sayılı kararı ile “…Davacı tarafın dava dilekçesinde kazayı yapan … plakalı aracın yalnızca şehiriçi taşıma yapılmasına izin verilen (c) plakasının olduğu, yetkisiz şekilde şehirlerarası yolcu taşıma yetkisine sahip araçların yaptırdığı zorunlu koltuk sigortası olmadığı iddiasının mahkeme tarafından yargılama sırasında araştırılmadığı aracın kayıtları, sigorta poliçeleri sağlanarak bütün bu belgelerin temini sonrası Güvence Yönetmeliği 9 ve 16. maddeleri kapsamı ile yine Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.7.c maddeleri kapsamında davacının iddiaları ile rücu nedenlerinin tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi…” hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, “…Dava konusu somut olayda, Davalı şirketin 4925 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası yapması zorunluluğu bulunmakta olup bu husus 2004 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girmiş olan Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ile geçerlilik kazanmıştır. Bu sigorta yolcular için doğrudan oluşturulan sigortadır. Bu sigorta türünde sürücü ya da taşımacı kusursuz olsalar bile sigorta poliçe tazminat tutarını ödemekle yükümlüdürler. Buna göre bu sigorta türü zarar sigortası olmayıp bir tür meblağ sigortası olup zarar hesabı yapılmadan yazılı miktar hak sahiplerine ödenmelidir. Kazayı yapan … plakalı aracın yalnızca şehiriçi taşıma yapılmasına izin verilen (c) plakasının olduğu, zorunlu koltuk sigortası olmadığı anlaşılmış olup, …’nın ödemek zorunda olduğu bu bedelin kazaya karışan davalı işleten ve sürücüden rücuen talep etme şartları oluştuğundan bilirkişi raporlarındaki hususlar dikkate alınarak…” şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne Burdur İcra Müdürlüğü’nün 2012/6979 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından Yargıtay bozma ilamı hilafına karar verildiğini, davacı … tarafından yersiz ödeme yapıldığını, aracın öncelikle mevcut sigorta poliçelerinden karşılanması gereken zararın ödendiğini ve taraflarından haksız yere rücuen tahsili talep edildiğini dosyaya celp edilen sigorta poliçeleri olduğunu, aracın işleteni olmadıkları yönündeki iddia ve savunmalarının dikkate alınmadığını, tazminat hesabının ise fahiş ve hatalı olarak tespit edildiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık konusu dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve … Yönetmeliği gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece bozmaya uyularak araştırma yapılmış ve davacı …’nın kazaya neden olan aracın işleteni ve sürücüsünden rücu hakkı bulunduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan hesap raporunda ise dava dışı yolcuda %11 oranında maluliyeti tespit eden 29.11.2011 tarihli rapora göre, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmış ve Güvence Hesabının yaptığı ödeme güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilerek yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmıştır. Mahkemece hatalı hesaplanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmiştir.
…; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma yükümlülüğü olan araç sorumlularının, söz konusu sigortayı yaptırmamaları durumunda, sigorta yaptırma yükümlülüğü olan kişilerin yerine geçerek belli bir meblağı ödemeyi üstlenir. Yaptığı ödemeyi de sigorta yaptırma yükümlülüğü olan kişilere rücu eder. Bu nedenle mahkemece, sigortalıya ödenmesi gereken sigorta bedeli miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.
Şu halde mahkemece, davacının maluliyet oranının, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 8. maddesinde belirtilen bentlerden hangisine girdiğini irdeleyen rapor alındıktan sonra sonucuna göre Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları hükümleri kapsamında tazminatı belirleyen bilirkişi raporu alınması, bu suretle Güvence Hesabının ne miktarda rücu talep edebileceğinin net bir şekilde tespit edilmesi ve buna göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.