|
ÖZET: Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan bir aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sonucu talep edilen tazminatlarla ilgilidir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, kazada tam kusurlu olan tarafın sigorta poliçesi olmaması nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığına dair itirazları değerlendirerek, davacının sunduğu maluliyet raporuna dayanarak tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davalı vekilinin itirazları, kaza tarihindeki aracın hurdaya ayrılmış olması ve sigorta poliçesinin bulunmaması gerekçeleriyle reddedilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti, tazminat hesaplamalarının doğru yapıldığını ve davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğunu belirterek, davalı vekilinin itirazını kısmen kabul etmiş ve vekalet ücretine ilişkin kısmı düzeltmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, davalı vekilinin tüm itirazlarını reddederek, İtiraz Hakem Heyeti kararını onamıştır. Bu karar, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçların sorumluluğu ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
4. Hukuk Dairesi 2022/10980 E. , 2024/8057 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/469-2022/469
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2022/İHK-24198
DAVA TARİHİ : 21.10.2021
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/ İtirazın kısmen kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: K-2022/42328
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2019 tarihinde davacının idaresindeki motosiklet ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan üç tekerlekli motosikletin karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 206.201,42 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza soruşturması evraklarından davaya konu kazaya karışan aracın tescilsiz olduğu ve hurdaya ayrıldığının görüldüğünü, hurdaya ayrılmış araçların sebebiyet verdiği kazalardan davalı … Hesabının sorumlu olmadığını, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 39/c maddesi uyarınca hurdaya ayrılmış araçların yeniden tescil edilmeleri gerektiğinin hüküm altına alındığını, buna göre bu tür araçlar için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) tanzim edilmesinin söz konusu olmadığını, hurdaya ayrılmış araçlar hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 103 üncü maddesi gereğince genel hükümler çerçevesinde işlem yapılması gerektiğini, davaya konu aracın kazadan önce hurdaya ayrılmış olması sebebiyle davalı … Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan üç tekerlekli motosikletin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 9 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı, dava dilekçesinde tedavi gideri talebi olmayıp, bu giderin ıslah dilekçesi ile talep edilmesi sebebiyle tedavi giderine ilişkin talebin usulden reddi gerektiği, … Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesinin b bendine göre trafik sigortası bulunmayan araçlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 194.434,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.083,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 205.076,42 TL tazminatın 13.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının 1.125,00 TL tedavi gideri talebinin usulden reddine karar verilmiş, davacı lehine 22.805,35 TL tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ceza soruşturması evraklarından davaya konu kazaya karışan aracın tescilsiz olduğu ve hurdaya ayrıldığının görüldüğünü, hurdaya ayrılmış araçların sebebiyet verdiği kazalardan davalı … Hesabının sorumlu olmadığını, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 39/c maddesi uyarınca hurdaya ayrılmış araçların yeniden tescil edilmeleri gerektiğinin hüküm altına alındığını, buna göre bu tür araçlar için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tanzim edilmesinin söz konusu olmadığını, hurdaya ayrılmış araçlar hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 103 üncü maddesi gereğince genel hükümler çerçevesinde işlem yapılması gerektiğini, davaya konu aracın kazadan önce hurdaya ayrılmış olması sebebiyle davalı … Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam edip etmediğinin tespiti için davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet dökümünün dosya arasına alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş aldığının tespiti halinde geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin reddi, geçici iş göremezlik tazminatının asgari geçim indirimi (AGİ) hariç net asgari ücrete göre hesaplanması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması, SGK tarafından yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılıp, böyle bir ödeme varsa tazminatın bu duruma göre hesaplanması, davacının fiili olarak bakıcı tuttuğuna ilişkin delil bulunmaması sebebiyle bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, … Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesinin b bendine göre trafik sigortası bulunmayan araçlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamında alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının uyumlu olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre usulünce hazırlandığı, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, bu nedenle SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılamayacağı, bakıcı giderinin brüt asgari ücrete göre hesaplanmasının doğru olduğu, davacının müterafik kusurlu olmadığı, temerrüt tarihinde hata olmadığı, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı sürücünün yaralanması sebebiyle talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 21, 23, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesi ve 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, … Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında “Tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz” düzenlemesine; aynı Kanun’un 23 üncü maddesinde ise “Araç tescil belgesi ve tescil plakasının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması zorunludur… Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir.” düzenlemesine yer verildiği, Güvence Hesabına başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesi ve … Yönetmeliğinin 9/1-b maddesi gereği, Güvence Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın üçüncü kişinin zararına sebep olması gerektiği, zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın Kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gerektiği, davalı tarafından dosyaya sunulan polis memurlarınca düzenlenen 12.10.2019 tarihli Konyapark Otomotiv Yediemin Depoculuk ve San. Tic. Ltd. Şti. başlıklı tutanakta 12.10.2019 tarihinde rutin kontrol sırasında davaya konu 42 PS 527 plaka sayılı markasız mavi renkli üç tekerlekli motosikletin bilgisayar sorgusunda hurdaya ayrılmış araç maddesinden men edilerek otoparka çekildiğinin belirtildiği, ancak bu tutanağın 25.07.2019 kaza tarihinden sonra düzenlendiği, kaza tarihinde davaya konu aracın hurda olduğuna ve kaza tarihinden önce trafikten çekildiğine ilişkin bir belgenin de davalı tarafça dosyaya sunulmadığının anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.