ÖZET: Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine, 2022-2023 yıllarını kapsayan ve Keçiören Belediyesi ile BEM-BİR-SEN arasında imzalanan sözleşmede, sözleşmenin konusu dışında hükümler eklenmiştir. Bu durum, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na aykırılık teşkil etmektedir. Anayasa’nın 128. maddesi, kamu görevlilerinin haklarının ve yükümlülüklerinin kanunla düzenlenmesi gerektiğini belirtirken, toplu sözleşme hükümlerinin saklı tutulduğunu vurgulamaktadır. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun kararında ise, mali ve sosyal haklar ile ilgili düzenlemelerin ilgili mevzuat çerçevesinde uygulanmaya devam edeceği ifade edilmiştir.

Sözleşmede yer alan hükümler, sosyal denge tazminatı ödemesiyle doğrudan ilgili değildir ve bu durum, 4688 sayılı Kanun’a aykırılık oluşturmaktadır. İlgili mevzuat, belediye başkanı ve sendika temsilcisinin yalnızca sosyal denge tazminatı tutarını belirleme yetkisine sahip olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu nedenle, sosyal denge tazminatı sözleşmesine, bu kapsamda olmayan ek hükümler konulması mümkün değildir.

Kamu idaresi, gelecekteki sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin hazırlanmasında mevzuat hükümlerine titizlikle uyulacağını ifade etmiştir. Sonuç olarak, imzalanacak sözleşmelerin yalnızca sosyal denge tazminatı ödemesi tutarını belirlemeye yönelik olması ve 4688 sayılı Kanun’a aykırı düzenlemeler içermemesi gerektiği vurgulanmaktadır.

BULGU: Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine Konusu Dışında Hükümler Konulması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Keçiören Belediyesi ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (BEM- BİR-SEN) arasında akdedilen ve 2022-2023 yıllarını kapsayan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeye sözleşmenin konusu olmayan ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na aykırılık oluşturan hükümler konulmuştur.
Anayasa’nın “1. Genel ilkeler” başlıklı 128’inci maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 28/8/2019 tarihli ve 2019/1 karar numaralı kararının “Genel Hükümler” başlıklı birinci kısmının birinci maddesinde bu kararda düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı belirtilmektedir. Söz konusu kararın ilgili bölümünde, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’ndaki usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarına ilişkin düzenlemenin yapıldığı bunun dışında mali ve sosyal haklarla ilgili bir hüküm bulunmadığı görülmüştür.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasına göre 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilmektedir. Bu sözleşme, Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurulamaz. Söz konusu düzenlemede yer alan “sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere” ibaresinden de anlaşılacağı üzere imzalanacak toplu sözleşme sosyal denge ödemesi ile ilgili olmalıdır. Bunun dışında sözleşmeye sosyal denge tazminatı ödemesi ile ilgili olmayan hükümler konulmamalıdır.
İdare ile sendika arasında imzalanan sözleşmenin;
“İşverenin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 11’inci maddesinde;
İşveren Sosyal Denge Sözleşmesine aykırı olmamak üzere işin tanzimi, işlerin sevk ve idaresiyle ilgili kararlar almaya yetkilidir.
İşverende iş güvenliği ve çalışanların sağlığı açısından gereken her türlü önlemi
almakla yükümlüdür.
Çalışanların tüm haklarını zamanında ve imkânlar nispetinde yerine getirmekle yükümlüdür.
Sendikal çalışmalar konusunda sendikaya ve sendikayı temsil yetkisine sahip çalışanlara her türlü kolaylığı sağlar.
İşveren temsilcileri kendi iş birimlerine bildirilen iş güvenliği ve çalışanları ilgilendiren bildirge, servis notu ve talimatları çalışanlara tebliğ eder.
Çalışanların görevlerini yaparken özel ve tüzel kişilere zarar vermeleri halinde aleyhine açılacak davalarda işveren hukuki destek sağlar.”,
“Sosyal çalışmalarda yardımcı olmak” başlıklı 13’üncü maddesinde;
“İşveren, sendika ve ilgili şubenin temsilcileri, çalışanları için girişecek sosyal çalışmalarda ve sosyal konulardaki ihtiyaçları için (eğitim, seminer, konferans ve eğitsel toplantılar) salon, araç ve gereçlerden önceden izin alınarak yararlandırılabilir. Bu çalışmalar mümkün olduğu kadar işyerinin çalışma düzenini aksatmayacak şekilde mesai saatinde yapılır.”,
“Sosyal Denge Yardımına Engel Haller” başlıklı 21’inci maddesinde ise;
Bir ay içerisinde mazeretsiz olarak 2 kez veya bir yıl içerisinde 6 kez işe geç kalınması veya işten erken ayrılması halinde 1 ay,
Uyarma cezası alması halinde 4 ay,
Kınama cezası alması halinde 5 ay,
Maaş kesimi cezası alması halinde 6 ay,
Kademe ilerlemesi cezası alması halinde, aldığı ceza süresi kadar,
Geçici olarak görevden uzaklaştırılanlar ile ücretsiz izin alanlar, görevden uzak
kaldıkları süre içerisinde,
Bir mali yıl içerisinde birden fazla ceza alanlar, 19. maddede belirtilen mali haklardan da yararlanamaz.
Sosyal denge sözleşmesinden faydalanamazlar.” Hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi maddeleri incelendiğinde, ilgili hükümlerin sosyal denge tazminatı ödenmesiyle ilgili olmadığı ve 4688 sayılı Kanun’a aykırılık oluşturduğu görülmektedir. Kanun hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, belediye başkanı ile sendika temsilcisi sadece ödenecek olan sosyal denge tazminat tutarını kanuni sınırlarda tespit etmek üzere yetkilendirilmiştir. Bunun dışında sözleşme hakkını toplu sözleşme gibi düşünmek ve sözleşme metnine yetkilendirilen husus dışında başkaca hükümler koymak mümkün bulunmamaktadır. Zira 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde mahalli idarelerle imzalanan sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Kamu idaresi bulgu konusu edilen hususa ilişkin olarak bundan sonraki dönemlerde sosyal denge tazminatı sözleşmeleri hazırlanırken mevzuat hükümlerine azami ölçüde dikkat edileceğini belirtmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre imzalanacak toplu sözleşmenin konusu, memur ve sözleşmeli personele yapılacak sosyal denge tazminatı ödemesi tutarının belirlenmesi olup, sosyal denge ödemesiyle ilgili olmayan ve 4688 Kanun hükümlerine aykırılık oluşturacak düzenlemelere sözleşmede yer verilmemelidir.