|
ÖZET: Kamu İdaresinin kadrolu işçileri, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre yıllık izinlerini kullanmayarak biriktirmiştir. Bu birikim, işçilerin emeklilik talep süreçlerinde toplu izin ücreti olarak ödenmesi gerektiğinden ek mali yükümlülükler doğurmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilmesini zorunlu kılmakta ve bu izinlerin birikmesine izin vermemektedir. Ayrıca, işverenlerin yıllık izinleri düzenli olarak kullandırma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Yıllık izinlerin uygulanmasına dair 56. madde, işverenlerin belirlenen süreler içinde izinleri sürekli olarak vermesini gerektirirken, 59. madde, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan izinlerin ücretinin ödenmesini öngörmektedir. 103. madde ise, yıllık izin yönetmeliğine aykırı davranan işverenlere idari para cezası uygulanacağını belirtmektedir. Ayrıca, 29.06.2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, işçilerin yıllık izin sürelerinin yıl içerisinde kullandırılmasını ve önceki yıllara ait izinlerin en fazla üç yıl içinde kullandırılmasını şart koşmaktadır. Kamu İdaresinde, 80 işçinin toplamda 3.729 gün birikmiş yıllık izni olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, mevzuata uygun bir şekilde izinlerin kullandırılmaması halinde ek mali yükümlülükler doğurabileceğinden, yıllık izinlerin zamanında kullandırılması önem arz etmektedir. |
BULGU: İşçilerin Kanunda Belirtilen Yıllık İzinlerinin Kullandırılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kamu İdaresinin kadrolu işçilerinin bir kısmının yıllık izinlerini kullanmak yerine biriktirdiği, biriken izinlerin ise işçilerin emeklilik talebi sırasında toplu izin ücreti olarak ödenmesi nedeniyle ek mali külfet oluşturduğu görülmüştür.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve İzin Süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde; en az bir yıl çalışmış olan işçilere iş yerinde işe başladığı günden itibaren yıllık ücretli izin verileceği ifade edilmiş, hizmet süresi dikkate alınarak işçilere verilecek yıllık asgari ücretli izin süreleri tespit edilmiş ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un “Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde; yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, “Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un “Yıllık Ücretli İzin Hükümlerine Aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde; 59’uncu madde gereğince hak edilmiş izni kullanmadan iş akdinin sona ermesi halinde, bu izne ait ücreti ödemeyen veya Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’ne aykırı olarak izin kullandırmayan işverenlere bu durumda olan her işçi için idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.
Diğer yandan Tasarruf Tedbirleri ile ilgili 29.06.2021 tarihli ve 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Personel Giderleri” başlıklı bölümünde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı ve ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde işçilerin yıllık izin haklarından feragat edemeyeceği, işverenin de düzenli olarak işçilerin yıllık izinlerini kullandırmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede ise Kamu İdaresinde kadrolu olarak istihdam edilen kadrolu 80 işçinin toplam 3.729 gün birikmiş yıllık izninin bulunduğu, bu izinlerin yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde belirtilen usuller uyarınca kullandırılmadığı tespit edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası yaptırımı ile karşılaşılmaması ve biriken yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi halinde Kamu İdaresi açısından ek bir mali külfetin ortaya çıkmaması adına söz konusu yıllık izinlerin mevzuata ve tasarruf tedbirlerine uygun bir şekilde kullandırılması gerekmektedir.