|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi tarafından 35 taşınmazın, dernekler ve vakıflara, mevzuatta belirtilen şartlar sağlanmadan tahsis edildiğini ortaya koymuştur. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 47. maddesi, taşınmaz tahsisinin belirli şartlara bağlı olduğunu ve bu süreçte yetkili mercilerin onayının gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, belediyelere taşınmaz tahsis etme yetkisi tanırken, bu tahsislerin yalnızca belirli kuruluşlarla ortak hizmet projeleri çerçevesinde yapılabileceğini belirtmektedir.
Denetim bulgularına göre, belediye meclis kararları ile gerçekleştirilen tahsisler, gerekli izinler alınmadan ve mevzuatta öngörülen şartlar sağlanmadan yapılmıştır. Bu durum, önceki yıllarda da gündeme gelmiş ve iptal talepleri meclis tarafından reddedilmiştir. Belediye Başkanı, hukuka aykırı bulduğu bu kararları meclise iade etmiş, ancak meclis üye sayısının yetersizliği nedeniyle iptaller kesinleşmemiştir. Bu süreçte, yargı yoluna başvurulmamıştır. Sonuç olarak, Esenyurt Belediyesi’nin dernek ve vakıflara yaptığı taşınmaz tahsisleri, mevcut mevzuat hükümlerine aykırı olduğundan, bu kullanımların sonlandırılması veya yasal düzenlemelere uygun hale getirilmesi gerekmektedir. |
BULGU: Belediye Taşınmazlarının Mevzuatta Belirtilen Şartlar Karşılanmaksızın Dernek ve Vakıflara Kullandırılması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İdare tarafından 35 taşınmazın, derneklere ve vakıflara mevzuatta belirtilen proje, ortak
hizmet projesi, mülki amir izni, intifa vb. şartlar karşılanmaksızın kullandırıldığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47’nci maddesinde, kamu idarelerinin kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebileceği;
Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri tahsis etmeye, kamu ihtiyaçları için gerekli olmayanların tahsisini kaldırmaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının; diğer taşınmazları tahsis etmeye ve tahsisini kaldırmaya ise maliki kamu idaresinin yetkili olduğu;
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği;
Kanunlardaki özel hükümlerin saklı olduğu;
Hüküm altına alınmıştır.
5018 sayılı Kanun 47’nci maddesine istinaden çıkarılan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; belediyelerin, mülkiyetlerinde bulunan taşınmazların tahsisini 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinin (h) bendine göre yapacağı düzenlenmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek belediyenin yetkileri arasında sayılmıştır. Yine aynı maddenin altıncı fıkrasında, belediyelerin meclis kararıyla, sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebileceği belirtilmiştir.
Mezkûr Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 07.06.2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.
Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.” hükümleri yer almaktadır.
Diğer yandan, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Ek 4’üncü maddesi;
“Ek: 27/3/2015-6639/15 md.; Değişik: 18/1/2017-6770/22 md.) Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Türkiye Yeşilay Vakfı ile Darülaceze Başkanlığı, Darüşşafaka Cemiyeti ve Türk Hava Kurumu tarafından kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan mülkiyeti Hazineye kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde adı geçen Dernek, Vakıf, Başkanlık, Cemiyetler ve Kurum lehine kırk dokuz yıl süre ile bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir. …
Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu yararına çalışan derneklerden öğrencilere yönelik eğitim ve yurt temini faaliyeti bulunanlardan Gençlik ve Spor Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken belirlenen şartları sağlayanlar lehine, kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere mülkiyeti Hazineye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde kırk dokuz yıl süre ile bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir…” hükümlerini içermektedir.
Yukarıda zikredilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; belediyeler 5393 sayılı Kanun’un 75/c bendine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ile bu maddede belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla ancak ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için
mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.
Yine belediyeler 5393 sayılı Kanun’un 75/d bendine göre de bu maddede belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak belediye meclis kararı ile ancak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebilir. Bu idarelerin dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, derneklere, sivil toplum kuruluşlarına veya meslek kuruluşlarına süresi her ne olursa olsun belediye taşınmazlarını 75’inci maddeye göre doğrudan tahsis edemez, ancak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak kiralayabilirler.
Belediyeler ayrıca 5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine göre meclis kararı ile sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilir.
4706 sayılı Kanun’un Ek 4’üncü maddesinde ise, madde metninde sayılan dernek ve vakıflara 49 yıllığına bedelsiz irtifak hakkı kurulması düzenlenmiştir.
Diğer yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla, kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapabileceği hükmü yer alsa da, 5393 sayılı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, bu hükmün belediyeler için uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla belediyeler tarafından dernek ve vakıflara kamu kaynağı kullandırabilmesi noktasında yukarıda bahsedilen hükümlerin dışına çıkılamayacağı açıktır.
Yapılan incelemede; İdare tarafından 35 adet taşınmazın çeşitli dernek ve vakıflara ortak hizmet projeleri ya da mülki amir izni olmadan belediye meclis kararları ile süreli ve süresiz olarak tahsis edildiği; ancak, dernek ve vakıfların yukarıda açıklanan mevzuatta belirtilen “İdare taşınmazlarını kullanabilme şartları”nın oluşmadığı tespit edilmiştir.
İlk kez 2018 yılı, akabinde 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda yer verilen konu ile ilgili olarak İdare tarafından bahsi geçen taşınmaz tahsislerinin iptaline yönelik yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince meclis kararı alınmaya çalışılmış; ancak bu talepler meclis tarafından reddedilmiştir. Belediye Başkanı tarafından hukuka aykırı görülen bu kararlar meclise iade edilmiş, ancak kararların kesinleşebilmesi için meclis üye tamsayısının salt çoğunluğu arandığından ve bu çoğunluk sağlanamadığından iptale yönelik meclis kararları kesinleşememiş ve Belediye Başkanı tarafından da bu kararlar yargı yoluna taşınamamıştır.
Yukarıda yer verilen denetim tespitine binaen İdare tarafından, önceki dönemlerde alınan meclis kararı ile tahsis edilen taşınmazların tahsislerinin iptali için yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince yeni bir meclis kararına ihtiyaç bulunduğu, ancak bu konuda yeni bir meclis kararının alınamadığı, oylama sonuçları gereğince konunun idari yargıya taşınamadığı ifade edilmiş ve ayrıca yetki ve usulde paralellik ilkesine dayanak oluşturmak adına Danıştay 8. Dairesinin 26.11.2013 tarih ve E.2013/5211, K.2013/8962 sayılı kararı cevaba eklenmiştir.
İdare tarafından gönderilen mahkeme kararı incelendiğinde; kararın, bir iş yerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptalinin, ruhsatı veren makam tarafından değil başka bir makam tarafından verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin verdiği kararın bozulmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, mahkeme kararı ile bulgu konusu yapılan durum arasındaki en temel fark, yapılan işlemlerin hukuka uygunluğu noktasındadır. Mahkeme kararında, hukuka uygun olarak alınmış bir kararın yetkisiz makam tarafından iptal edilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının bozulması söz konusu iken, dernek ve vakıflara taşınmaz tahsisine yönelik meclis kararlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Zira belediyelerin dernek ve vakıflara taşınmaz tahsisinin koşulları Kanun’da açıkça belirtilmiş ve bulguda da bu hükümlerinden detaylı olarak bahsedilmiştir.
Diğer yandan, söz konusu tahsisler ve kullanımlar yasal düzenlemeye aykırı olduğundan, İdarece hukuka uygun işlem tesis edilmesi için Belediye Meclisince herhangi bir kararın alınmasına ihtiyaç olmadığı da düşünülmektedir.
Netice olarak, Esenyurt Belediyesinin taşınmazlarının çeşitli dernek ve vakıflara tahsisi uygulaması yukarıda zikredilen mevzuat hükümleriyle uyarlı olmadığından, söz konusu kullanımların sonlandırılması ya da yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun hala getirilmesi gerekmektedir.