ÖZET: 2022 yılı Sayıştay denetim raporlarına göre, Büyükşehir İlçe Belediyesi, mevzuatta belirtilmemiş olmasına rağmen çeşitli dernek ve vakıflara taşınmaz tahsisi gerçekleştirmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75. maddesi, belediyelerin yalnızca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulu tarafından vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ile ortak hizmet projeleri geliştirebileceğini belirtmektedir. Diğer dernek ve vakıflarla yapılacak projeler için ise mülki idare amirinin izni gerekmektedir. Ancak, bu kanunda belediyelerin taşınmaz tahsis edebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, kamu idareleri yalnızca kendi mülkiyetlerindeki taşınmazları, diğer kamu kurumları ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilir. Bu bağlamda, dernekler ve vakıflar gibi gerçek ve tüzel kişiliklere taşınmaz tahsisi mümkün değildir; bu tür kuruluşlarla yalnızca 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde kiralama işlemleri yapılabilir. Denetim sonucunda, belediyenin mülkiyetindeki beş taşınmazın çeşitli dernek ve vakıflara tahsis edildiği tespit edilmiştir. Bu durum, mevzuata aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmektedir.

BULGU: Çeşitli Dernek ve Vakıflara Taşınmaz Tahsisinin Bulunması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdare tarafından mevzuatta yeri olmamasına rağmen çeşitli dernek ve vakıflara taşınmaz tahsisi yapıldığı görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
(Değişik: 12.11.2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7.6.2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.
Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.”
Hükmü yer almaktadır.
5393 sayılı Kanun’un 75′ inci maddesinin (d) fıkrasında taşınmaz tahsisine ilişkin koşullar belirtilmiştir. Kanunun 75′ inci maddesinin (c) fıkrasında ise hangi vakıf ve derneklerle ortak hizmet projesi gerçekleştirilebileceği açıklanmıştır. 75’inci maddenin (c) ve (d) fıkraları birlikte değerlendirildiğinde; belediyenin, dernek ve vakıflarla ortak hizmet projesi geliştirebileceğinin belirtildiği, ancak mülkiyetindeki taşınmazları bunlara tahsis edebileceğine ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı görülmektedir. Çünkü tahsise ilişkin özel hükümler (d) fıkrasında düzenlenmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47’nci maddesinde; kamu idarelerinin, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazlarını birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilecekleri, tahsis edilen taşınmazın amaç dışında kullanılamayacağı belirtilmiştir. 5018 sayılı Kanuna dayanılarak çıkartılan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in 3’üncü maddesinde kamu idaresi; “Tahsis açısından, Yönetmelik ekindeki idareler ile kendilerine tahsis yapılması açısından köy tüzel kişiliklerini…” şeklinde tanımlanmıştır. Yönetmelik ekindeki idareler ise Genel Yönetim Kapsamındaki idareler olup dernek ve vakıflar bu kapsamda yer almamaktadır.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere, belediyeler; kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, belediye meclis kararı ile tahsis edebilirler. Buna karşın, mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, derneklere, sivil toplum kuruluşlarına veya meslek kuruluşlarına süresi her ne olursa olsun tahsis işlemi gerçekleştiremezler. Bu tüzel kişiliklere ancak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak kiralama işlemi yapılabilir.
Yapılan incelemede, İdarenin mülkiyetindeki taşınmazlarından 5 adedinin çeşitli dernek, vakıf ve birliklere tahsis edildiği tespit edilmiştir.
Denetim tespitimiz üzerine İdare tarafından; vergi muafiyeti tanınmış vakıflar için meclis kararı alınarak 5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin (h) bendi, 18′ inci maddesinin (e) bendi, 75’inci maddesinin (c) ve (d) bentleri ile 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun EK 4’üncü maddeleri çerçevesinde irtifak hakkı tesisi yapıldığı belirtilmiştir. Ancak bahsedilen mevzuat hükümlerinden yalnızca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinin (c) ve (d) bentleri konuya ilişkindir. Bu hükümlere göre ise belediyeler; kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, belediye meclis kararı ile tahsis edebilirler. Buna karşın, mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, derneklere, sivil toplum kuruluşlarına veya meslek kuruluşlarına süresi her ne olursa olsun tahsis işlemi gerçekleştiremezler.
Sonuç olarak; İdarenin mülkiyetindeki taşınmazların, dernek ve vakıflara 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak kiralama işlemi yapılarak kullandırılması gerekmektedir.