ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Büyükşehir İlçe Belediyesi’nin mal ve hizmet satışlarından tahsil edilen Katma Değer Vergisi (KDV) tutarlarının ayrıştırılmadığı tespit edilmiştir. İdare, KDV dâhil toplam gelirleri faaliyet geliri olarak kaydetmiş, bu durum ise genel bütçe gelirleri arasında izlenmemiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, Türkiye’de gerçekleştirilen ticari ve mesleki faaliyetlerin KDV’ye tabi olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, KDV’nin doğru bir şekilde hesaplanması ve kaydedilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Denetim bulgularına göre, İdare 2022 yılında sunduğu KDV’den muaf olmayan hizmetler ve satışlar sonucunda toplam 33.115.325,30 TL tahsilat yapmış, bu tutardan yalnızca 1.858.007,96 TL KDV olarak kaydedilmiştir. Böylece, 4.102.750,59 TL’lik KDV’nin 600-Gelirler Hesabına dâhil edilerek 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabına aktarılmadığı anlaşılmıştır. İdare, KDV’nin tahsilatına ilişkin olarak, bu gelirlerin KDV’ye tabi olmadığı yönünde bir açıklama yapmış, ancak faaliyetlerin KDV mükellefiyeti oluşturabileceği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, İdarenin mal ve hizmet satışlarından elde edilen gelirler üzerinden KDV’nin ayrıştırılması ve ilgili hesaplarda doğru bir şekilde izlenmesi gerekmektedir. Bu durum, mali şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İdarece Katma Değer Vergisi Dâhil Olarak Tahsil Edilen Mal ve Hizmet Bedellerinin Tamamının İdarenin Faaliyet Gelirlerine Kaydedilmesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdare tarafından 2022 yılı içinde üretilen mal ve hizmetlerin satışlarından KDV dâhil olarak tahsil edilen tutarlardan vergiyi oluşturan kısmının ayrıştırılmadığı, böylelikle genel bütçe geliri olan söz konusu vergi tahsilatlarının ilgili hesapta izlenmeyerek idarenin faaliyet geliri olarak muhasebeleştirildiği görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1’inci maddesinde; Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun’un “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 10’uncu maddesinde ise, vergiyi doğuran olayın; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında meydana geleceği belirtilmiştir.
Diğer yandan, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 293’üncü maddesinde, 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının teslim edilen mal veya ifa edilen hizmetler üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarları ile bu tutarlardan mahsup edilen ve ödenen tutarların izlenmesi için kullanılacağı,
294’üncü maddesinde ise;
– İdarenin sattığı mal ve hizmet karşılığı olarak katma değer vergisi tutarı da dâhil olmak üzere yapılan tahsilat tutarlarının 100-Kasa Hesabına veya 102-Banka Hesabına borç, tahsil edilen katma değer vergisinin 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına, Katma Değer Vergisi hariç tutarın ise 600-Gelirler Hesabına alacak, diğer taraftan katma değer vergisi tutarı da dâhil olmak üzere yapılan tahsilat toplamının 800-Bütçe Gelirleri Hesabına alacak, 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedileceği,
– Ay sonlarında, hesaplanan katma değer vergisi hesabının alacak bakiyesi, devreden katma değer vergisi hesabı ile indirilecek katma değer vergisi hesabının borç bakiyeleri toplamından fazla ise, söz konusu farkın 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabına alacak kaydedileceği belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, İdarenin 2022 yılı içerisinde sunduğu ve KDV’den istisna olmayan çeşitli hizmetler ile şartname, basılı evrak ve form satışı sonucunda katma değer vergisi dâhilolmak üzere tahsil ettiği toplam tutarın 33.115.325,30 TL olduğu, bu nedenle yıl içerisinde 391- Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabında 5.960.758,55 TL izlenilmesi gerekirken sadece 1.858.007,96 TL’lik tutarın kaydedildiği, böylelikle 4.102.750,59 TL’lik verginin 600-Gelirler Hesabına dâhil edilerek 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabına aktarılmadığı anlaşılmıştır.
Aşağıdaki tabloda İdarenin sattığı mal ve hizmet karşılığı olarak KDV dâhil olarak tahsil ettiği tutarların türlerine göre dağılımı gösterilmiştir.
Denetim tespitimiz üzerine İdare tarafından; bulguda belirtilen gelirlerin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’nci maddesinin 3-g bendinde belirtilen teslim ve hizmetlere ilişkin olmadığı için bu teslim ve hizmetler karşılığı alınan ücretlerin katma değer vergisine tabi olmadığını, ücret tarifelerinde katma değer vergisi dahil ibaresinin sehven kullanıldığını belirtmişlerdir.
Ancak İdare, her ne kadar kurumsal olarak katma değer vergisi mükellefi olmasa da, Kanun’da belirtilen faaliyetleri kendi bünyesinde yapmış olması durumunda söz konusu faaliyetler açısından vergi mükellefiyeti kurulacaktır. Bu kapsamda İdarenin, 2022 yılı içerisinde sunduğu ve KDV’den istisna olmayan çeşitli hizmetler ile şartname, basılı evrak ve form satışı sonucunda katma değer vergisi dâhil olmak üzere tahsil ettiği tutarlardan Katma Değer Vergisi ayrıştırılmalı ve söz konusu tutarlar 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabında izlenmelidir.
Sonuç olarak; İdare tarafından üretilen mal ve hizmetlerin satış bedellerinden KDV’nin ayrıştırılması ve ilgili hesaplarda izlenilmesi gerekmektedir.