| ÖZET: Büyükşehir Belediyesi, Fatih Hüsambey Mahallesi’ndeki eski belediye binasını 25 yıl süreyle vakıf üniversitesine bedelsiz tahsis etmiştir. Ancak, yapılan tahsisin 5393 sayılı Kanun ve Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, tahsisin iptal edilmesi ve taşınmazın mevzuata uygun bir şekilde yeniden kullandırılması önerilmektedir. |
BULGU: Vakıf Üniversitesine Taşınmaz Tahsisi Yapılması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
Mülkiyeti Büyükşehir Belediyesine ait Fatih Hüsambey Mahallesi 985 Ada 2 Parseldeki Eski Fatih Belediye Başkanlığı binası ve yanındaki mahzenin vakıf üniversitesine 25 yıl süreyle tahsis edildiği tespit edilmiştir.
Vakıf üniversitesi mütevelli heyetinin 07.06.2010 tarihli tahsis talebi, Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.08.2010 tarih 1811 sayılı Meclis Kararı çerçevesinde, 15.09.2010 tarih 1840-1923 sayılı Encümen Kararınca “üniversite hizmetlerinde kullanılması amacıyla (2863 sayılı Kanun hükümlerine uymak kaydıyla)” 5393 sayılı Kanunun 34/g bendine göre 25 yıl süreyle bedelsiz tahsisi kararı alınarak yerine getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin altıncı fıkrasında;
“İl sınırları içinde büyükşehir belediyeleri, belediye ve mücavir alan sınırları içinde il belediyeleri ile nüfusu 10.000’i geçen belediyeler,…; sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilir.”
Aynı Kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir
Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.”
Hükümleri yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 47’nci maddesiyle tahsis; “Kamu idareleri, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz.” kuralına bağlamıştır.
Bu bağlamda; Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik de tahsisi; mülkiyeti kendilerinde kalması koşuluyla kamu idarelerince, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazların, birbirlerine veya köy tüzel kişiliklerine; Hazineye ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin ise, Maliye Bakanlığınca hizmetin devamı süresince kamu idarelerinin veya köy tüzel kişiliklerinin bedelsiz olarak kullanımına bırakılması şeklinde tanımlamıştır.
Vakıf üniversiteleri 2547 sayılı Kanun çerçevesinde kanunla kurulan kamu tüzel kişileri olsa da kamu idaresi değildir. Nitekim kamu mali yönetiminin kurucu kanunu olan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda kamu idareleri tahdidi olarak; münhasıran bu Kanunun uygulanmasında,
Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri,
Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerini,
Sosyal güvenlik kurumları: Bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu kurumlarını,
Mahallî idare: Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri; şeklinde sınıflandırılmış ve vakıf üniversiteleri bu sınıflandırma ve
5018 sayılı Kanun hükümleri dışında tutulmuştur.
Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 5’inci maddesinde; Vakıf üniversitesi gelirlerini sadece kendi üniversitelerini ve mülkiyeti üniversitelere ait kurum ve kuruluşları geliştirmek amacıyla harcamak kaydıyla, vakıflar tarafından kanunla kurulmuş bulunan kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde araştırma, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan, fakülte, enstitü, yüksekokul, meslek yüksekokul, destek, hazırlık okulu veya birimleri, benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumudur şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Mal varlığı” başlıklı 29’uncu maddesinde; “Vakıf yükseköğretim kurumlarının bağış ve diğer şekillerde iktisap edecekleri taşınmaz mallar, tapuda vakıf yükseköğretim kurumlarının tüzel kişilikleri adına tescil edilir. Vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kurumlarına eğitim-öğretim ve araştırma tesisleri, öğretim üyesi lojmanları, öğrenci yurtları, sosyal ve kültürel tesisler kurmak üzere Bakanlar Kurulu Kararı ile Hazineye veya muvafakatleri alınmak suretiyle kamu tüzel kişilerine ait arazi ve tesisler tahsis edilebilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, taşınmazın tahsis edildiği vakıf üniversitesinin kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olmakla birlikte kamu kurum ve kuruluşu tabiri içinde yer almadığı, dolayısıyla tahsis biçimi olarak 5393 sayılı Kanun ve Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik çerçevesinde kamu idaresi olmayan bir kuruma tahsis yapılabilmesi mümkün olmadığı, ilgili vakfın; 5393 sayılı Kanunun 75/c çerçevesinde vergi muafiyeti tanınan vakıflar arasında da sayılmadığı, tahsisin 5393 sayılı Kanunun 15’inci maddesi altıncı fıkra hükümlerine de uygun yapılmadığı görülmüştür.
Vakıf üniversitesine tahsisin modeli Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 29’üncu maddesinde, “Bakanlar Kurulu Kararı ile Hazineye veya muvafakatleri alınmak suretiyle kamu tüzel kişilerine ait arazi ve tesisler tahsis edilebilir” şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; 2017 yılı İBB Sayıştay Denetim Raporunun 49’uncu bulgusu gereğince, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesine yapılan tahsis işleminin iptali için karar alınmak üzere hazırlanan dosyanın 11.04.2022 tarihli ve 4278 sayılı yazıları ile Belediye Meclisine sunulduğu, ancak söz konusu teklifin 2017 Denetim Raporunun 49’uncu bulgusu gereğince yazıldığından ve bu bulgu Bilgi Üniversitesine yapılan tahsise ilişkin olduğundan taleplerinin reddedildiği, bunun üzerine 09.06.2023 tarihli ve 7908 sayılı yazı ile Sayıştay Başkanlığı 2022 yılı Taslak Denetim Raporunun 126’ncı bulgusu gereğince Fatih ilçesi Hüsambey mahallesi 985 ada 2 parsel sayılı taşınmazın eski Fatih Belediye Başkanlığı binasına denk gelen kısmının Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Rektörlüğüne 25 yıl süreyle bedelsiz tahsisine ilişkin olarak alınan 13.08.2010 tarihli ve 1811 sayılı İBB Meclis kararının 40’ıncı maddesinin iptali için karar alınması taleplerinin Belediye Meclisine havale edildiği beyan edilmiştir.
Sonuç olarak, mevzuata uygun olmayan tahsisin iptal edilerek üniversite faaliyetinde kullanılan taşınmazın mevzuata uygun bir yöntemle kullandırılması uygun olacaktır.