| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, İl Özel İdaresi’nin mülkiyetindeki taşınmazların mevzuat hükümlerine uygun olarak kaydedilmediğini ve mali tablolarında eksik bilgi sunduğunu ortaya koymuştur. Taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kayıtları arasındaki uyumsuzluklar giderilememiş, kayıt ve muhasebe işlemleri tamamlanamamıştır. Ayrıca, varlık modülü ile analitik muhasebe modülü arasında entegrasyon sağlanamadığı için taşınmazlar doğru bir şekilde kaydedilememektedir. |
BULGU: İdareye Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Mevzuat Hükümlerine Uyulmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Özel İdaresi
İdarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların miktar ve cins olarak kayıt altına alınması ile ilgili işlemlerin mevzuat hükümleri doğrultusunda tamamlanmaması ve kayıt altına alınan taşınmazların ise sadece bir kısmının ilgili varlık hesaplarında gösterilmesinden dolayı kurum mali tablolarında taşınmazlar hakkında tam ve doğru bilgi sunulmadığı görülmüştür.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait taşınmazların kaydına ve icmal cetvellerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslarla ilgili olarak 13.09.2006 tarih ve 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik çıkarılmıştır. 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olan bu yönetmelik 02.10.2006 tarih ve 26307 no.lu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Buna göre Yönetmelik’in değişik 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “taşınmaz kayıt ve kontrol işlemleri, kamu idarelerine ait taşınmazların mevcutlarla birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilenlerin ve elden çıkarılanların miktar ve değer olarak takip edilmesi amacıyla kayıt altına alınmasıdır. Kayıtların belgeye dayanması esastır.” hükmü getirilmiştir.
Yine, söz konusu 5’inci maddeye getirilen ek ikinci fıkrada da, kayıt işlemlerinde esas alınacak değerleme kriterleri belirlenmiştir. Buna göre, tapuda kayıtlı taşınmazlardan maliyeti belirli olanların maliyet bedeli, maliyet bedeli belirlenemeyenlerin rayiç değeri, bu iki değeri belli olmayanlar ile fıkrada sayılan diğer taşınmazların ise iz bedeli üzerinden kayıtlara alınması gerekmektedir.
Taşınmaz kayıtları bu şekilde yapıldıktan sonra bu kayıtlar muhasebe birimlerine gönderilerek ilgili varlık hesaplarına kaydedilmesi sağlanacaktır. Nitekim Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 187’nci maddesinde maddi duran varlıkların hesaba alınması ile ilgili işlemler ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Kamu idarelerince taşınmazların envanterinin yapılmasına, tüm taşınmazların tespiti ile başlanması gerekmektedir. Ancak, taşınmazın tapudaki kayıtları ile mevcut kullanım şeklinde farklılıklar olabilmektedir.
Tapu kayıtları ile mevcut kullanım şekillerinin uyumlu hale getirilmesi işlemi cins tashihi olarak nitelendirilmekte olup, bu işlem kamu idarelerinin başvurusu üzerine tapu idarelerince gerçekleştirilmektedir. Ancak, burada imar ve iskân izni ile ilgili sorunların yanı sıra, ciddi bir harç bedeli ödenmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Harç bedeli ödenmesi konusunda, kamuya bu kapsamda bir muafiyet sağlanmadığı için de, bu zorunluluklar yerine getirilememektedir.
Bu konudaki sorunun çözülebilmesi için, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Cins Tashihlerinin Yapılması” başlıklı 10’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında aynen: “Kamu idarelerince; mülkiyetlerinde, yönetimlerinde veya kullanımlarında bulunan taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kaydının birbirine uygun olmaması durumunda, taşınmazlar mevcut kullanım şekli ile kayıtlara alınır.” hükmü getirilmiştir. Bu hükümle, cins tashihi işlemleri tapu kayıtlarından bağımsız hale getirilmiş ve taşınmazların kamu idarelerince mevcut kullanım şekliyle kaydının yapılarak mali tablolarda gösterilmesine öncelik verilmiştir. Böylece, kamu idarelerinin tapu kayıtları bakımından cins tashihi ile ilgili işlemleri daha sonra yapmalarına olanak sağlanmıştır.
Kamu taşınmazlarının kayda alınmasıyla ilgili kriterler bu şekilde olmakla birlikte yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 19.06.2014 ile tüm işlemlerin yerine getirilmesi için tanınan süre olan 31.12.2017 tarihine kadar olan geçiş sürecinde de idarelere yapılması gereken bazı görevler verilmiştir.
Buna göre söz konusu Yönetmelik’in “Mevcut Taşınmazların Kaydına İlişkin İşlemler” başlıklı geçici 1’inci maddesi ile mevcut taşınmazların kaydında esas alınacak değerlerle ilgili geçici düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan düzenlemede;
“(1) Yönetmeliğin 5’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazlar bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar emlak vergi değerleri üzerinden ve aşağıdaki şekilde kayıtlara alınır:
a) Taşınmazların fiili envanteri emlak vergi değerleri üzerinden kayıt ve kontrol işlemleriyle görevli birimlerince, mevcut kullanım şekilleri esas alınarak en geç 30/09/2014 tarihine kadar tamamlanır ve bu Yönetmelik ekinde yer alan formlara ve icmal cetvellerine kaydedilir.
b) Fiili envanteri yapılan taşınmazlara ait bilgiler muhasebe kayıtları yapılmak üzere ilgili muhasebe birimlerine verilir. Muhasebe birimleri, kayıtlı taşınmazları ilgili hesaplardan 01/10/2014 tarihi itibarıyla çıkarır ve aynı tarihte fiili envanter bilgileri üzerinden muhasebe kayıtlarını yapar.
(2)Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre yapılması gereken işlemler 31/12/2017 tarihine kadar tamamlanır.” denilmektedir.
Sonuç olarak kamu idarelerince 31.12.2017 tarihine kadar tüm taşınmazların tespiti, mevcut kullanım şekliyle kayda alınması, maliyet, rayiç ya da iz bedellerinin tespiti ile muhasebe birimlerince ilgili varlık hesaplarına kayıt ve güncelleme işlemlerinin tamamlanamadığı görülmüştür.
Söz konusu madde metni “(2) Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre yapılması gereken işlemler 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanır.” şeklinde olup, ek süre yönetmeliğin sadece 5’inci maddesinde yer alan taşınmazların değer tespiti ile ilgili işlemler için verildiğinden taşınmazların mevcut kullanım şekliyle kayda alınması ve varlık hesaplarına kaydedilmesinin tamamlanmış olması gerekmektedir.
İdarenin emlâk işlemlerini yürüten ilgili müdürlükçe tüm taşınmazların miktar yönünden fiili envanteri çıkarılmıştır. Ancak Yönetmelik hükmü gereğince tamamlanması gereken kayıt, kontrol ve muhasebe işlemlerinin henüz sonuçlandırılmadığı ve Tokat Tapu Müdürlüğü Kayıtları ile İdarenin envanterinde bulunan taşınmazlar arasında miktar, değer ve cins yönünden tespit edilen farklılıkların giderilmesine yönelik çalışmaların 2022 yılı sonu itibariyle tamamlanmadığı görülmüştür.
İdarenin bulguya ilişkin cevabında E-İçişleri varlık modülü ile analitik muhasebe modülü arasında halen tam entegrasyon sağlanamadığından dolayı varlık modülü üzerinden yapılan kayıtlar analitik muhasebeye aktarılamadığı ifade edilmiştir.
Söz konusu kayıt sistemleri arasındaki uyumsuzluk neticesinde; İdareye ait taşınmazlar mevcut kullanım şekli ile ilgili cetvellere kayıt edilememekte, ilgili varlık hesaplarında gösterilememekte dolayısıyla finansal tablolarda yer alan 250 Arazi ve Arsalar, 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri, 252 Binalar Hesabı, 257 Birikmiş Amortismanlar ve 500 Net Değer Hesaplarındaki tutarların gerçeği yansıtmamaktadır.