BULGU: Ek Ödeme Süreçlerine İlişkin Sorunlar Bulunması
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5’inci maddesi ve bu madde kapsamında çıkarılan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine uygunluk açısından yapılan denetimde bazı sağlık tesislerinde ek ödeme sürecinde hata ve eksiklikler olduğu görülmüştür.
a) Genel Tıbbi İşlemler Listesinde Belirtilen Açıklama ve Kurallara Uymayan Bazı Tıbbi İşlemlerin Puanlandırılması
Genel Tıbbi İşlemler Listesinde yer alan kod ve açıklamalara uygun olmayan işlemler bulunduğu ve ek ödeme sürecinde yer alan kontrollerde eksiklikler olduğu görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; tıbbi işlemler puanı, o dönem içinde Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi doğrultusunda puan öngörülen tabiplerden her biri için gerçekleştirdikleri işlemler karşılığı elde edecekleri puanların toplamını ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yönetmelik’in 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde;
Tabiplerce gerçekleştirilen tıbbi işlemleri incelemek amacıyla her bir sağlık tesisinde inceleme heyeti oluşturulacağı,
Tabiplerin, ilgili dönemde gerçekleştirdikleri tıbbi işlemlerin doğruluğunu, Bakanlıkça yayımlanan Genel Tıbbi İşlemler Listesindeki açıklama ve hükümler ile ilgili mevzuatlara uygunluğunu sağlık tesisinin bilgi yönetim sistemi üzerinden düzenli olarak kontrol etmekle yükümlü olduğu,
İdare tarafından adına kayıtlı işlemlerin doğruluğu tabiplere onaylatılarak varsa düzeltme talebi de alınıp toplantı öncesi inceleme heyetine bildirilmesinin sağlanılacağı,
İnceleme heyetinin sağlık tesisi kayıtlarında yapıldığı bildirilen tıbbi işlemlerin yapılıp yapılmadığını, Genel Tıbbi İşlemler Listesindeki açıklama ve hükümler ile tıp etiğine uygunluğunu inceleyeceği ve bu kapsamda işlemleri yerindelik, ilgili mevzuata uygunluk, nitelik ve nicelik yönünden değerlendireceği,
İnceleme heyeti tarafından, sağlık tesisi kayıtlarında yapıldığı bildirilen tıbbi işlemlerin, Genel Tıbbi İşlemler Listesi’nin açıklamalar kısmında yer alan hükümler ile ilgili mevzuata uygun olmadığının tespit edildiği durumlarda, söz konusu işlemlerin heyet tarafından iptal edileceği,
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sağlık tesislerinde meydana gelen her bir tıbbi işlemin Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’ne uygunluğu bağlamında, ilk aşamada işlemi gerçekleştiren tabipler tarafından kontrole tabi tutulması gerektiği, bu kontrollerin hastane bilgi yönetim sisteminde yer alan kayıtlar üzerinden gerçekleştirileceği, daha sonraki aşamada ise inceleme heyetleri tarafından bu işlemlerin yerindelik, mevzuata uygunluk, nitelik ve nicelik yönlerinden kontrol edileceği anlaşılmaktadır.
Yerinde yapılan denetimde mevzuat hükmünde yer alan kontrollerle birlikte hastane bilgi yönetim sistemlerinin de kontrolün bir aşamasını oluşturduğu görülmüştür. Şöyle ki hastane bilgi yönetim sistemleri, Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi kapsamında yayımlanan genel tıbbi işlemler ve özellikli tıbbi işlemler listesi açıklamalarında yer alan kısıtları yazılımsal kontrollere tabi tutmakta olup bu durum süreç akışında işlemlerin kontrolü açısından büyük önem arz etmektedir. Nitekim bu şekilde sürece ilişkin üç aşamalı bir kontrol sürecinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’nin detaylı bir düzenleme olması ve sağlık tesislerinin tıbbi işlem yoğunluklarının fazla olması nedeniyle süreçte kontrolün en önemli kısımlarını; hastane bilgi yönetim sistemlerinin Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’ndeki tüm kısıtlara sahip olması ve tabiplerin her birinin kendi işlemlerinin Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’ndeki açıklamalara uygunluğunu kontrol etmesi oluşturmaktadır. Bu kontrollerde bir aksama söz konusu olduğunda ise inceleme heyeti tarafından bu aksaklıkların giderilmesine yönelik kararlarının mevzuat gereği devreye girmesi beklenmektedir.
Denetim kapsamında incelenen sağlık tesislerinde yukarıda sayılan kontrollerin tasarlanmış olmasına rağmen gerçekleştirilen bazı tıbbi işlemlerin Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi kapsamında çıkarılan Genel Tıbbi İşlemler Listesinde yer alan açıklama ve kurallara uygun olmadığı, buna bağlı olarak bazı tabiplerin alması gereken puandan daha fazla puan aldığı işlemler olduğu tespit edilmiştir. Sağlık tesislerinde çalışan tabiplerin ilgili dönem içerisinde hak edecekleri teşvik ek ödemeleri, her bir hekimin dönem içerisinde Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’ne uygun olarak gerçekleştirdiği tıbbi işlem puanlarına göre hesaplanmaktadır. Bu nedenle tıbbi işlem puanlarının Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’ne uygun olacak şekilde tespit edilmesi, teşvik ek ödemesinin doğru hesaplanabilmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Tabip puanlarının Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’nde yer alan açıklama ve kurallara uygun olmaması ilgili sağlık tesisinde dağıtılan toplam döner sermaye tutarında herhangi bir değişikliğe neden olmasa dahi çalışanlar arasında dağıtılacak teşvik ödeme tutarlarının bölüşümünde hataya neden olmaktadır. Ayrıca tabiplere ait mevzuata uygun olmayan puanların iptal edilmemesi sağlık tesis puanı, toplam puanı ve ortalaması gibi teşvik ek ödemesinin temel parametrelerini de etkilemektedir.
Yapılan hataları örneklerle açıklamak gerekirse;
Genel Tıbbi İşlemler Listesi’nin “Hekim Muayeneleri ve Raporlar” başlıklı kısmında 520.010, 520.012, 520.013, 520.014, 520.020, 520.021 ve 520.032 kodlu işlemler hariç, tüm muayene işlemlerinin aynı branşta 10 gün içinde bir kez puanlandırılacağı ancak yapılan incelemede 520.010, 520.012, 520.013, 520.014, 520.020, 520.021 ve 520.032 kodlu işlemlerin dışında diğer muayene işlemlerinin de aynı branşta 10 gün içerisinde puanlandırıldığı,
Listenin “Kateter İşlemleri” başlıklı kısmında 530.590-arter kateterizasyonu işleminin, 530.625-intraarteriyel kanülasyon ve basınç ölçümü ve 530.690-kateter revizyonu ve/veya değişimi işlemleri ile birlikte puanlandırılamayacağı kısıtlaması getirilmiş, kural gereği arter kateterizasyonu işleminin bu işlemlerle birlikte puanlandırılmaması gerekmekteyken her iki işlemden de puan alan tabipler olduğu,
Yine aynı listenin “Psikiyatrik Çalışmalar” başlıklı kısmında “702.660-Aile görüşme ve değerlendirme” işleminin seansı için 10, “702.670-Aile tedavisi” işleminin seansı için 15, “702.700-Bireysel psikoterapi, her bir seans” işleminin seansı için 30 dakikadan az olamaz şeklinde bir zorunluluk getirilmekteyken bir günlük mesaide bu işlemlerde olması gerekenden çok fazla sayıda puanlandırmalar yapıldığı tespit edilmiştir. Bunun dışında günde, ayda, yılda bir kez puanlandırılır gibi belli bir periyota bağlanmış işlemler ile başka bir ameliyatla puanlandırılamaz, bir kereden, iki kereden fazla puanlandırılamaz gibi işlem sayısı bazlı kriterlerin de kısıtlara tabii olmaksızın puanlandırıldığı tespit edilmiştir.
Sağlık tesislerinde tıbbi işlem puanlarının hatalı bir şekilde tespit edilmesinin sebeplerine yönelik yapılan çalışmalarda, bunların bir kısmının hastane bilgi yönetim sisteminde yer alan kod kısıtlamalarının çalışmaması, bir kısmına ilişkin herhangi bir kod kısıtı konulmaması, bir kısmının hekimlerin kontrol yükümlülüklerine uymaması ve son olarak da sağlık tesislerinde var olan işlem yoğunluklarına bağlı olarak inceleme heyetlerinin incelemede bulunacakları süre sebebiyle tüm işlemlerin incelenememesi gibi nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında; her tıbbi işlemin uygulanmasının her hasta için aynı olmadığı, hastanın kliniğine ve hastalığın seyrine göre farklılık arz edeceği, her tıbbi işleme kod kısıtlaması konulmasının uygun olmadığından işlemin uygulandığı sağlık tesisindeki inceleme heyetinin değerlendirmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Ancak bulguda bahsedilen husus herhangi bir tıbbi işlemin yapılmasına kısıt konulması değil, bu işlemlerin Bakanlık tarafından yayımlanan Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’nde belirtilen kurallara uygun olacak şekilde puanlandırılmamasıdır.
Öte yandan sağlık tesislerinde hastane bilgi yönetim sistemleri hizmet alımlarına ilişkin düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamelerde Genel Tıbbi İşlemler Yönergesi’nde yer alan kısıtların sağlanamaması durumunda ortaya çıkan bu hatalara ilişkin cezai müeyyidelerin ya hiç olmadığı ya da caydırıcı olmadığı gözükmektedir. Buna bağlı olarak bazı sağlık tesislerinin bu kapsamda meydana gelen hataların düzeltilmesine yönelik hastane bilgi yönetim sistemi hizmet sunucularından bulundukları talepler de sekteye uğrayabilmektedir. Bu nedenle hastane bilgi yönetim sistemi hizmet alımlarında Genel Tıbbi İşlemler Listesine aykırı kod veya kural uygulamalarının yazılımsal kaynaklı hata üretmesinin önüne geçecek önlemler alınması gerekmektedir.
b) Tabip Dışı Personel İçin Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanı Tablosunda Yer Alan Bazı Oranların Kullanımında Sağlık Tesisleri Arasında Uygulama Birliğinin Olmaması
Tabip dışı personel için artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanı tablosunda yer alan bazı oranların kullanımında sağlık tesisleri arasında tereddütlerin olduğu ve bu kapsamda uygulama birliğinin sağlanamadığı görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Temel Esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin altıncı fıkrasında, tabip dışı personelden sağlık hizmetleri sınıfı personeli için Ek- 2 sayılı tablodaki Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayılarına, Ek-4 sayılı Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alan Katsayılar Tablosunda belirtilen katsayılar eklenerek uygulanacağı belirtilmiştir.
Ek-4 sayılı Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanı Tablosunda sağlık tesislerinde yer alan hizmet birimleri için uygulanacak katsayılar belirlenmiştir. Tabloda yer alan sınıflandırmalardan; sağlık tesislerinde çalışan personelin artırımlı katsayılardan yararlanabilmeleri için hangi hizmet sunum alanında çalıştıklarının tespit edilebilmesi ve tablonun altına dipnot olarak eklenen ilgili alanda fiilen ve tam zamanlı olarak çalışma şartlarının yerine getirilmesinin yeterli olacağı, bir aydan az süreli çalışmalar için kıst hesap yapılacağı anlaşılmaktadır.
Sağlık tesislerinde yapılan incelemede tabip dışı sağlık hizmetleri sınıfına tabi personel için Yönetmelik’in eki olan tabloda hizmet sunum alanları tasnif edilmiş olsa da sahada bazı birimler ve görevlendirme şekillerinden dolayı bu kişilerin hangi hizmet sunum alanına dahil edileceği konusunda tereddütlerin oluştuğu ve sağlık tesisleri arasında farklı uygulamaların olduğu tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak sağlık tesislerinin bir kısmı bu tereddütlerin giderilebilmesi adına Bakanlığa görüş sormuş ve Bakanlık da bu konuya ilişkin çeşitli görüşler ile 18.01.2023 tarihli “İkinci ve Üçüncü Basamak Sağlık Tesislerinde Ek Ödeme Yönetmeliği Uygulamaları” başlıklı bir Genel Yazı oluşturmuştur.
Genel Yazı’nın dördüncü fıkrasının (c) bendinde, ameliyathane ve yoğun bakım ünitesi içerisinde bulunan cep depo, eczane, sarf depo, sterilizasyon gibi hizmet birimlerinde çalışan personel için bilfiil hastaya doğrudan hizmet veren ekibin içerisinde yer almama gerekçesiyle ilgili kişilerin hizmet sunum alanlarının Ameliyathane ve Yoğun Bakım Ünitesi olarak değerlendirilmeyeceği belirtilerek, hizmet sunum alanlarının tespiti için “doğrudan hizmet veren ekibin içerisinde yer alma” gibi Yönetmelik’te var olmayan bir şart öne sürülmektedir. Böylece sahada çalışan tabip dışı sağlık hizmetleri sınıfına tabi tüm personel için de bu yaklaşımla artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanlarının belirlenmesi gerekecektir. Bu durum da sağlık tesislerinde artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanlarının tespitinin yorum yoluyla tespit edilmesine imkan tanıyıp sağlık tesisleri arasında aynı görev veya pozisyonda bulunan kişilerin farklı katsayılardan faydalanması riskini ortaya çıkarmaktadır.
Öte yandan artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanı katsayılarında tereddüt yaşanılan bazı hizmetler için sadece ilgili sağlık tesisinin Bakanlıktan görüş istemesi nedeniyle ilgili görüş sadece görüşü isteyen sağlık tesisine bildirilmekte, tüm görüşlerin toplu halde sağlık tesislerini yönlendirici bir hale gelmesi konusunda da eksiklikler yaşanmaktadır. Ayrıca henüz tereddütlerin Bakanlığa görüş isteği olarak yöneltilemediği alanlar da mevcut olabilmektedir.
Bu itibarla, Bakanlık tarafından artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanlarına ilişkin tanımlama ve kısıtlamaların yorum yoluyla belirlenmesinin önüne geçmek ve sahada uygulama birliğininin tesis etmek için hizmet sunum alanlarının tüm sağlık tesislerini bağlayıcı bir şekilde Yönetmelik’te belirlenmesinin sürece katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Bilimsel Çalışma Destek Puanı Verilen Kişilerin Akademik Teşvik Ödeneğinden Yararlandırılıp Yararlandırılmadığı Hususunda Sistematik Bir Kontrolün Bulunmaması
Ek ödeme bordrolarında bilimsel çalışma destek puanı hesaplanan ve ödenen kişilerden bazılarının aynı ek ödeme döneminde ve aynı bilimsel çalışmalar için kadrolarının bulunduğu üniversiteden de akademik teşvik ödeneğinden yararlandığı ve bu hususta genel olarak sistematik bir kontrolün bulunmadığı görülmüştür.
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun “Akademik Teşvik Ödeneği” başlıklı ek 4’üncü maddesinde; her bir takvim yılı için bir önceki yıl bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan bilimsel çalışmalar esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanacağı ve puan karşılığında şubat ayının on beşinden itibaren on iki ay süreyle akademik teşvik ödeneği hesaplanıp ödeneceği ifade edilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde bilimsel çalışma destek puanı; sağlık tesislerinde görev yapan personele, kadrosu üniversitede olanların akademik teşvik ödeneği almadığını belgelemesi koşulu ile Ek-7 sayılı listede yer alan bilimsel çalışmaları inceleme heyeti tarafından belirlenen şekilde belgelemesi halinde belgelemenin yapıldığı dönemi takip eden 6 ay süreyle verilen ve aynı listede yer alan bilimsel çalışmalara karşılık gelen puan şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmelik’in “Temel Esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde ise; ilgili dönemde, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun ek 4’üncü maddesi uyarınca akademik teşvik ödeneğinden faydalanan personel için bilimsel çalışma destek puanının hesaplanmayacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde görev yapan ancak kadrosu üniversitede bulunan personele yapılacak ek ödemelerde bilimsel çalışma destek puanı hesaplanabilmesi, personelin kadrosunun bulunduğu üniversitede akademik teşvik ödeneğinden yararlanmaması halinde mümkündür. Bu hususta mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi adına ilgili üniversite ile sağlık tesisi arasında düzenli bilgi paylaşımı olması ve iki taraflı kontrol yapılması gerekmektedir.
Zira bilimsel çalışma destek puanı personelin inceleme heyetine başvurmasıyla beraber takip eden altı aylık maaş bordrolarına yansıtılırken, akademik teşvik ödeneği geçmiş yıldaki akademik çalışmalar için yılın şubat ayında başlatılan ve 12 ay sürdürülen bir ödemedir. Dolayısıyla akademik teşvik ödeneği ile bilimsel çalışma destek puanından aynı anda yararlanılamayacağı konusunda sistematik bir şekilde bilgi eksikliği söz konusu olduğunda, üniversite ile sağlık tesisi arasında veri alışverişinin de düzenli olmaması ve her iki ödemenin tahakkuka bağlanma süreçlerinin farklı işlemesi sebebiyle hem ilgili sağlık tesisinden hem de personelin kadrosunun bulunduğu üniversiteden ödeme yapılabilmektedir.
Bakanlığa bağlı sağlık tesislerinde, kadrosu üniversitede olan personelin akademik teşvik ödeneğinden yararlanıp yararlanmadığı hususu genel olarak ilgili sağlık tesisi tarafından üniversiteler ile yılda bir veya birkaç kez yazışma yapılması vasıtasıyla kontrol edilmektedir. Ancak bu yöntem, gerek yazışma süreçlerinin uzaması ve personel sirkülasyonunun yoğunluğu gerekse de yukarıda bahsi geçen hususlar sebebiyle kontrol zafiyeti oluşmasının önüne geçememektedir.
Bu itibarla, bilimsel çalışma destek puanı ile akademik teşvik ödeneğinden aynı anda yararlanılmamasını sağlamak üzere daha etkin kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir.
Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkililiği Sebebiyle Ek Puan Alan Kişilerden Kefalet Kesintisine Tabi Tutulmayanların Mevcut Olması
Bakanlığa bağlı sağlık tesislerinde görev yapan ve taşınır kayıt veya kontrol yetkililiği sebebiyle ek ödeme bordrolarına ek puanlar yansıtılan kişiler arasında kefalete tabi tutulmayanların bulunduğu görülmüştür.
2489 sayılı Kefalet Kanunu’nun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlarda para, menkul kıymet ve ayniyatı alıp veren ve elinde tutan; memur, sözleşmeli personel ve işçiler (geçici işçiler hariç) için müteselsil kefalet usulü kabul edilmiş ve bu maksatla tüzel kişiliği haiz Kefalet Sandığı kurulmuştur. Bu Kanundaki memur ve müstahdem ibarelerinden bu fıkrada geçen kefalete tabi personel anlaşılacağı belirtilmiştir.
Taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin kefalete bağlanmasıyla ilgili tereddütlerin giderilmesi maksadıyla yayımlanan 30 sıra No.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği’nin “Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkililerinin Kefalete Bağlanması” başlıklı 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; kamu idarelerinde görevlendirilen taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin de kefalete bağlanarak aylık ve ücretlerinden 2489 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde belirtilen tutarda kefalet aidatı kesilmesi ve Kefalet Sandığı hesabına gönderilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ek puan; personele Yönetmelik’e ekli Ek-6 sayılı listede belirtilen görevleri yerine getirmesi halinde ilgili dönem için tabloda öngörülen oranlarda verilen ek puanların toplamı şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmelik’in eki olan “Ek-6 Ek Puan Tablosu”nun 11’inci satırında taşınır kayıt yetkilisi ve taşınır kontrol yetkilisi olarak görev yapan personele görevlendirme süresince sağlık tesisi puan ortalaması üzerinden %10 oranında ek puan verilmesi düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, sağlık tesislerinde taşınır kayıt veya kontrol yetkilisi olarak görevlendirilen ve Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemelere göre ek puan alan kişilerin aynı zamanda kefalete tabi personel olarak maaş bordrolarında kefalet kesintileri yapılmalıdır.
Yapılan incelemede ek ödeme bordrolarında taşınır kayıt veya kontrol yetkililiği sebebiyle ek puan bulunan kişilerin genel bütçe maaş bordrolarında kefalet kesintisi yapılıp yapılmadığıyla ilgili Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi (KBS) üzerinden alınan veriler ile kıyaslama yapıldığında çok sayıda kişinin kefalete tabi tutulmadığı ve gerekli kesintilerin yapılmadığı tespit edilmiştir.
Ayrıca, kefalet kesintilerinin yapılmamasının nedeninin genel olarak sağlık tesislerindeki ilgili birimler arasındaki koordinasyon eksikliği sonucu taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak yapılan görevlendirmelerin ve görevlendirme iptallerinin bildiriminin gecikmeli yapılmasından veya hiç yapılmamasından kaynaklandığı da tespit edilmiştir.
Diğer yandan sağlık tesislerinde görev yapan ancak aylıklarını döner sermaye bütçesinden alan personelin maaş bordroları tek bir yazılım üzerinden yapılmadığından ve bu sebeple merkezi olarak kontrolün sağlanabileceği toplu bir veri mevcut olmadığından söz konusu hususta bu kişilerin tamamını kapsayacak şekilde bir çalışma yürütülememiştir.
Bu itibarla, maaş ve ek ödeme bordroları arasında tutarsızlığa mahal vermemek ve kefalete tabi personelden mevzuat hükümleri uyarınca gerekli kesintileri yapabilmek adına ilgili maaş ve özlük birimlerinde gerekli koordinasyonun sağlanması, döner sermaye bütçesinden yapılan aylık ödemelerinin de benzer mahiyette kontrollere tabi tutulabilmesine imkan sağlamak için de merkezi olarak veri temin edilebilecek bir yazılımın bulunması ve tüm bu hususlarda daha etkin kontrol mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.
Sağlık Tesislerinde Basamaklar Arası Geçişlerde Çalışılmış Sayılan Gün Sürelerinin Takibinin Yapılmaması
Birinci basamak sağlık tesislerinden ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerine, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinden birinci basamak sağlık tesislerine becayiş, nakil veya geçici görev gibi sebeplerle geçiş yapan personelin çalışılmış sayılan gün sürelerinin, tesislerce kullanılan sistemler arasında entegrasyon olmaması nedeniyle takip edilmediği görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Temel Esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; ek ödemenin personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebileceği düzenlenmiştir.
6. Dönem Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşme’nin Üçüncü Bölüm “Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı kısmının “Yıllık İzin ve Süt İzinlerinde Döner Sermaye Kesintisi” başlıklı 24’üncü maddesinin birinci fıkrasında; 209 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca yapılan döner sermaye ödemelerinde ayda 5 güne ve yılda toplam 12 güne kadar olan yıllık izin süreleri ile süt izni sürelerinin döner sermaye ödemelerinde “çalışılmayan gün” kapsamında değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir.
Kanun’da yer alan düzenlemeden ek ödemenin fiilen katkı verilen sürelere göre tespit edileceği, toplu sözleşmenin ilgili hükmüyle bu duruma süt izni süresince ve yıllık izin kullanılması halinde ise ayda 5, yılda 12 güne kadar olan kullanımları aşmayacak şekilde muafiyet getirildiği, belirtilen bu sürelerde personelin çalışılmış sayılacağı anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede birinci basamak sağlık tesislerinden ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerine, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinden birinci basamak sağlık tesislerine becayiş, nakil veya geçici görev gibi sebeplerle personel geçişleri olduğu, bu geçiş aşamasında tesislerde çalışan bazı kişilerin muafiyet kapsamındaki çalışılmış sayılan yıllık izin sürelerini tamamladığı ya da bir kısmının kullanıldığı ancak birinci basamak ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde ek ödeme hesaplamaları için kullanılan sistemler arasında entegrasyon olmaması nedeniyle bu sürelerin geçiş yapılan sağlık tesislerinde yeniden başlatıldığı, maaş mutemetlerinin kendi tesislerine gelen kişilerin önceden kullandıkları izinleri kontrol etmede yetersiz kaldığı görülmüştür.
Kamu idaresi cevabında; çalışılmış sayılan günlere ilişkin; izin, rapor vb. sürelerin takibinin Bakanlığın Entegre Kurumsal İşlem Platformu (EKİP) portal sistemi üzerinden yapılmakta olduğu, Ek Ödeme Bordro Sistemi (EKOBS) uygulaması ile entegrasyon çalışmalarının devam ettiği, mükerrer ödemelerin takip ve sorumluluğunun sağlık tesislerindeki ilgili personel ve yöneticilerde olduğu, konu hakkında gerekli hassasiyetin sağlanabilmesi adına özlük hakları ile ilgili birimin resmi yazı ile personele bilgilendirme yapmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Kamu idaresi tarafından gerekli çalışmalar başlatılmakla birlikte, bulguda belirtilen sorunun devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ek ödeme alan personelin sağlık tesisleri arasında becayiş, nakil veya geçici görev gibi sebeplerle geçiş yapmaları halinde çalışılmış sayılan gün muafiyetlerinin takip edilebilmesi için, sistemler arasında entegrasyon sağlanması ya da maaş mutemetlerinin konu hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir.
| ÖZET: 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde ek ödeme süreçlerinde hatalar ve eksiklikler tespit etmiştir. Genel Tıbbi İşlemler Listesi’ne uygun olmayan tıbbi işlemlerin puanlandırılması, tabiplerin kontrol yükümlülüklerine uymaması ve hastane bilgi yönetim sistemlerindeki yazılımsal hatalar, bu sorunların başlıca nedenleridir. Ayrıca, tabip dışı personel için artırımlı ödeme katsayılarında uygulama birliği sağlanamamış, bilimsel çalışma destek puanı ile akademik teşvik ödeneği arasında sistematik bir kontrol eksikliği ortaya çıkmıştır. Bu durum, sağlık tesislerinde teşvik ödemelerinin adaletli bir şekilde dağıtılmasını engellemektedir. |