|
ÖZET: Üniversite bünyesinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin düzenli bir şekilde kullandırılmadığı tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanlar için bir gereklilik olduğunu belirtirken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık izinlerin verilmesi ve kullanılmasının zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. İşverenlerin, yıllık izinlerin belirli dönemlerde kullandırılması gerektiği, ayrıca kullanılmayan izinlerin iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda işçilerin son ücreti üzerinden ödenmesi gerektiği düzenlemeleri mevcuttur.
Denetim raporunda, bazı işçilerin 60 ile 300 gün arasında kullanılmayan izin sürelerine sahip olduğu görülmüştür. Bu durum, işçilerin emeklilik veya iş sözleşmesinin sona ermesi halinde, biriken izinlerin mali yükümlülüklere dönüşmesine neden olabilecektir. Kamu idaresi, izinlerin kullandırılması için gerekli planlamaların yapıldığını belirtse de, mevcut sorun devam etmektedir. Sonuç olarak, işçilerin yıllık izinlerinin hak kazandıkları yıl içinde kullandırılması ve geçmiş yıllara ait izinlerin birikmesine engel olacak şekilde planlanarak en kısa sürede kullandırılması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım, hem işçilerin haklarını koruyacak hem de üniversitenin mali yükümlülüklerini azaltacaktır. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi
Üniversite bünyesinde istihdam edilen işçilerin bir kısmının yıllık izinlerinin düzenli olarak kullandırılmadığı görülmüştür.
Anayasa’nın 50’nci maddesinde, dinlenmenin çalışanların bir hakkı olduğu ve bu hakların kullanımının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği, 56’ncı maddesinde yılık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde yıllık iznin işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinde; işverenlerin 15’inci maddede belirtilen izin kurulu veya 18’inci maddeye dayanılarak kurul yerine geçenlere danışmak suretiyle yürütülen işlerin niteliğine göre ücretli izinlerin her yılın belli bir döneminde veya dönemlerinde verileceğini tayin edebileceği belirtilmiştir. Bahsedilen Yönetmeliğin 10’uncu maddesinde, işverenin nisan ayı ile ekim ayı sonu arasındaki süre içinde işçilerin tümüne veya bir kısmına toplu izin uygulayabileceği ile ilgili düzenleme yer almaktadır.
Ayrıca 2021/14 sayılı tasarruf tedbirlerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde, 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı, ayrıca, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinde dinlenmenin bir anayasal hak olduğu, bu haktan vazgeçilemeyeceği, işveren tarafından sürekli yıllık iznin verilmesi gerektiği, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçilerin hak kazanıp da kullanmadığı izinlerinin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden yıllık izin ücreti olarak kendisine veya hak sahiplerine ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla yıllık izinlerin yıllar itibarıyla kullanılmayarak biriktirilmesi yıllık iznin amacına aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği hükmü yıllık izin sürelerinin kullanılmayarak biriktirilmesine yönelik bir esneklik olarak görülemez. Bu hükmün amacı, izin kullanılamadan iş akdinin feshedilmiş olması gibi zaruri durumlarda işçilerin mağduriyetinin önlenmesidir.
Üniversitede yapılan incelemede, 66 kişinin 60 ile 100 gün arasında, 65 kişinin 101 ile 300 gün arasında kullanılmayan izin sürelerinin bulunduğu görülmektedir. Üniversite bünyesinde çalışan işçilerin izinlerinin yukarıdaki hükümlere istinaden belli bir dönem belirlenerek kullandırılmaması, izinlerin birikmesine yol açmaktadır. İşçilerin emekli olması veya iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple son bulması durumunda biriken bu izinler, işçilerin son ücreti esas alınarak hesaplanacak toplu izin ücreti ödemelerine dönüşeceğinden Üniversitenin bir mali yük ile karşı karşıya kalması riskini doğuracaktır.
Kamu idaresi cevabında; işçilerin izinlerinin kullanımına yönelik akademik ve idari birimlerin gerekli çalışmaları başlattığı, mevcut hizmetleri aksatmayacak şekilde izinlerin kullandırılmasına yönelik planlamaların yapıldığı belirtilmiş olup, bu cevaptan alınan tedbirlere rağmen mevcut sorunun devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; işçilerin yıllık izinlerinin hak kazandıkları yıl içinde kullandırılması esas olup, geçmiş yıllara ait izinlerinin ise birikmeye yol açmayacak şekilde, hizmet gereklerine göre planlanıp en kısa sürede kullandırılarak bitirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
EKLER
EK-1: BULGULARA İLİŞKİN İZLEME TABLOSU
| Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu | Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu | Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu | Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu |
| Bulgu Adı | Yıl/Yıllar | İdare Tarafından Yapılan İşlem |
Açıklama |
| Taşınmazlarda Cins Tashihinin Yapılmaması | 2022 | Yerine Getirilmedi |
Yeniden bulgu konusu yapıldı. |
| Üniversite Mülkiyetindeki Taşınmazlardan Tahsise Konu Olanların Mali Tablolarda Gösterilmemesi | 2022 | Yerine Getirilmedi |
Yeniden bulgu konusu yapıldı. |