|
ÖZET: 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, üniversitelerdeki öğretim üyesi kadrolarına yapılan atamalarda eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırı uygulamaların tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili hükümleri, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken eşitlik ilkesine uygun hareket etmelerini zorunlu kılmaktadır. Ancak, üniversitelerin öğretim üyesi alım ilanlarında belirlenen ek kriterlerin çoğu, belirli adayları işaret edecek şekilde düzenlenmiş ve bu durum, diğer adayların başvuru yapma şansını azaltmıştır.
İlanlarda yer alan ek koşullar arasında, spesifik akademik çalışmalar ve belirli alanlarda uzmanlık gerektiren şartlar bulunmaktadır. Bu kriterler, 2547 sayılı Kanun’un öngördüğü objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine uymamakta, akademik rekabeti engelleyici bir nitelik taşımaktadır. Yükseköğretim Kurulu, bu tür uygulamaların Anayasa’ya ve ilgili yasalara aykırı olduğunu vurgulayarak, belirli kişilerin atanması yoluyla kadrolaşma iddialarını gündeme getirmiştir. Sonuç olarak, üniversitelerdeki öğretim üyesi alım süreçlerinde yaşanan bu olumsuzluklar, hem akademik rekabeti zayıflatmakta hem de yasal sorunlara yol açma potansiyeli taşımaktadır. Bu durum, üniversitelerin işleyişi üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve ilgili yetkililer için idari ve cezai sorumluluklar doğurabilmektedir. |
BULGU: Öğretim Üyesi Kadrolarına Alım İlanlarında Objektif Kriterlere Aykırı Hususlara Yer Verilmesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi
Üniversitede bulunan öğretim üyesi kadrolarına, eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırı atamalar yapıldığı tespit edilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…)1 kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;
“Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23’üncü maddesinde;
“… c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.”
“Profesörlüğe yükselme ve atama” başlıklı 26’ncı maddesinde ise;
“… Üniversiteler, profesörlüğe yükseltilerek atama için aranan bu asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde …”
hükümleri yer almaktadır.
Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin;
“Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9’uncu maddesinde,
“Kamu görevlileri; tüm eylem ve işlemlerinde yasallık, adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda hareket ederler, … Kamu görevlileri, takdir yetkilerini, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, her türlü keyfilikten uzak, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine uygun olarak kullanırlar. .” denilmektedir.
Anayasa’nın yukarıda değinilen 10’uncu maddesi ile Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin yine yukarıda değinilen 9’uncu maddesi uyarınca, kamu görevlileri görevlerini yerine getirirken, eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Yine Kanunlarla kamu görevlilerine verilen takdir yetkisi kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile sınırlıdır. Kamu görevlileri bu yetkilerini kullanırken eşitlik ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalmak zorundadırlar.
Üniversitece 2023 yılı içerisinde öğretim üyesi alımı amacıyla çeşitli tarihlerde ilanlar verilmiş, atama yapılacak kadrolara ilişkin olarak 2547 sayılı Kanun’un yukarıda da değinilen maddeleri uyarınca bazı ek kriterler getirilmiş ve boş bulunan kadrolar için öğretim üyesi atamaları gerçekleştirilmiştir. Getirilen söz konusu ek kriterlere örnek verecek olursak;
– İonia demir çağı arkaik dönem yerleşim sistemleri, ölü gömme gelenekleri ve anıtsal mimari bezemeleri alanında çalışmaları olmak,
– Doçentliğini nicel karar yöntemleri alanında almış olmak ve sağlam ridge regresyon analizi alanında çalışmaları olmak,
-Böceklerle ilgili faunistik ve sistematik çalışmalar yapmış olmak, entomopatojen funguslar konusunda ve uçucu yağların böcekler üzerinde toksit etkileri ile ilgili çalışmaları olmak,
– Demokrat parti, mübadele, ermeni sorunu ve cumhuriyet döneminde eğitim konularında çalışmaları olmak,
– Fiziksel aktivite, transteorik moel, yaşlı sağlığı, kadın kanserleri ve namus ile ilgili çalışmaları olmak.
Yukarıda yer verilen örneklerde de görüleceği üzere, alımı yapılacak öğretim üyeliği kadroları için ek kriterler getirilirken, 2547 sayılı Kanun’un 23 ve 26’ncı maddelerinde ifade edilen objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş, ilanlarda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar istenmiştir. Bunun sonucunda da alım yapılacak kadroların tamamına yakını için sadece birer kişi başvuru yapabilmiş ve aynı kişiler kadrolara alınmıştır.
Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan ve internet sitesinden de ilan edilen “Akademik kadro ilanlarında aranan ek koşullara ilişkin” bilgi notunda, tüm üniversitelere yönelik olarak da söz konusu hususa değinilmiştir. Bilgi notunda, konu hakkında Yükseköğretim Kuruluna gelen şikayet dilekçelerinde; üniversitelerin akademik personel alımı için ilana çıktığı kadrolara ilişkin olarak ek koşullar belirlediği, ancak söz konusu ek koşulların bir adayı işaret edecek biçimde spesifik olarak belirlendiği ve böylece ilana diğer adayların katılımın engellendiği, ilanlara konulan ek koşullar yoluyla belirli kişilerin alınarak üniversitede kadrolaşmaya gidildiği şeklinde iddialar yer aldığı, yapılan inceleme ve soruşturmalarda Üniversiteler tarafından çıkılan bazı ilanlarda yer alan ek koşulların belirli bir adayı tanımlamaya yönelik olarak ve akademik rekabeti engelleyecek biçimde belirlenebildiği, ataması yapılan kişilerin yayınları ile belirlenen ek koşul arasında büyük benzerlikler bulunduğu ve hatta bazı atamalar için doğrudan ataması yapılan kişilerin yüksek lisans ya da doktora tez başlıklarının ek koşul olarak belirlendiği, bazı ilanlarda bilimsel kaliteye bilim disiplinleri arasındaki farklılıklarla açıklanamayacak ölçüde kısıtlayıcı ve rekabeti engelleyici koşullar belirlendiğinin görüldüğü, bunun akademik rekabeti engelleyecek nitelikte olmasının, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırılık teşkil edeceği, tesis edilen işlemin dava konusu edilmesi halinde yargı makamları tarafından atama işleminin iptal edileceği, buna bağlı olarak üniversitenin işleyişi üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı ve kişiler açısından mağduriyetler yaratacağı, söz konusu atama işleminde rol alan yetkililer açısından idari ve cezai sorumluluklar doğuracağının açık olduğu, bu doğrultuda verilmiş bulunan yargı kararlarının bulunduğu, ifade edilmiştir.
Üniversite’nin çıkmış olduğu ilanlarda belirlediği ek koşulların kişiyi tanımlamaya yönelik olarak akademik rekabeti engelleyecek nitelikte olmasının, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği ve Üniversite’nin Kanunlarla belirlenen amaçlarına ulaşması açısından risk oluşturduğu değerlendirilmektedir.