|
ÖZET: Kurumda devam eden benzer hatalar ve aynı içerikli hukuk davaları, 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çekmektedir. Denetimler, her yıl tekrarlayan kusurlar nedeniyle kurum bütçesinden ödenen hukuk dosya masraflarının sürdüğünü ortaya koymuştur. 2021, 2022 ve 2023 yıllarındaki mahkeme kararları incelendiğinde, idari para cezası uygulamalarında hukukun temel ilkelerine uyulmadığı ve bu durumun sürekli hale geldiği görülmektedir. Özellikle, suçun işlendiği tarihte geçerli olan hukuki düzenlemelere aykırı işlemler yapılması ve aynı eylemden dolayı birden fazla ceza uygulanması gibi sorunlar, kamu gelirlerinin azalmasına yol açmaktadır.
2022 yılı denetim raporları, idari para cezalarının iptali konusundaki davalarda açık hataların bulunduğunu ve bu hataların mahkemelerce iptal edilmeye devam ettiğini göstermektedir. 2023 yılı incelemeleri, kurumun karşılaştığı hukuki ihtilafların yönetiminde ciddi zorluklar yaşandığını ortaya koymuş, özellikle maden ihalesi ile ilgili sorunların devam ettiğini belirtmiştir. Kurum, bu sorunların çözümü için gerekli önlemleri almayı taahhüt etmiş, ilgili daire başkanlıklarının teftiş çalışmalarında daha dikkatli olacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, hukuki dosya masrafları ve idari para cezalarının bütçeye ek yük getirmesi, sorunların acilen çözülmesi gerektiğini göstermektedir. Maden mevzuatı çerçevesinde uygulanan idari para cezalarına ilişkin süreçlerin gözden geçirilmesi, mahkeme kararlarının analiz edilmesi ve tüm birimleri kapsayan idari tedbirlerin alınması önem arz etmektedir. Ayrıca, personel üzerindeki sorumlulukların belirlenmesi ve gerekli eğitimlerin verilmesi, gelecekte benzer sorunların yaşanmaması adına kritik bir adım olacaktır. |
BULGU: Kurumda Benzer Hatalardan ve Aynı İçerikli Hukuk Davaları Kaynaklı Bütçesel Yükün Devam Etmesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Kurumda dava dosyaları ve bu dosyaların içeriklerine dair yapılan denetimlerde her yıl tekrar eden benzer kusurlar ve hatalar nedeniyle Kurum bütçesinden ilgililere ödenen hukuk dosya masraflarının 2023 yılında da devam ettiği görülmüştür.
Kurumda 2021, 2022, 2023 yıllarında bulgu konusuna ilişkin mahkeme kararlarının incelenmesinde Kurumca uygulanan idari para cezası işlemlerinde uyulması gerektiği mahkemelerce vurgulanan usul ve esasa ilişkin genel hukuk kaidelerine aşağıda yer verilmiştir;
-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7’nci maddesine göre işlendiği tarihte suç sayılmayan bir fiile ceza uygulanamaz, suçun işlendiği zaman ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükümleri farklı ise muhatabın lehine olan hüküm uygulanır.
-Suçta ve cezada “kanunilik” ilkesi gereği idari yaptırımların tüm yönleriyle kanunlarda yer alan hükümlere uygun tesis edilmesi zorunludur, hiç kimseye suçun işlendiği zamanda öngörülen cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
-Kişilere aynı eylemden dolayı ikinci bir ceza uygulamasına gidilemez.
-Cezai yaptırımlarda iddia edilen eylemin şüpheye mahal bırakmaksızın yeterli, nesnel, somut bilgi ve kanıtlarla kesin olarak ortaya konulmasının zorunlu olduğu aksi taktirde şüpheli bir durum var ise ceza tayinine gidilemeyeceği hususu bir cezai yaptırım ilkesidir.
-İdari yaptırımların idari işlemlerde belirlilik ve öngörülebilirlilik ilkelerine uygun olarak düzenlemesi halinde hakkaniyete ve hukuka uygun olabilmektedir.
-Vergi ve benzeri mali yükümlülüklerle ilgili düzenlemeler ancak kanunla yapılır, kanunlarda yer almayan bir yükümlülük ikincil mevzuatla ihdas edilemez.
-Kanundan kaynaklı sorumlulukları yönüyle atfedilebilir kastı, kusuru bulunmayan fiilin içinde yer almayan faile yönelik idari yaptırımın, hakkaniyet ve temel hukuk kaidesi olan cezaların “şahsiliği” ilkesine uygun tesis edilmemesi anlamına gelecektir.
-Üretim verileri üzerinden idari para cezası uygulanmadan ön inceleme ve detaylı izahat gerektiren durumlarda herhangi bir somut inceleme yapılmadan belli varsayımlar üzerinden Kurumca ceza uygulanmamalıdır.
-İşlendiği kurumca belirtilen fiillere ilişkin olarak, fiilin işlendiği yıl için geçerli tutarlar yerine fiilin tespit edildiği sonraki yıllarda geçerli tutarlar üzerinden usule açıkça aykırı idari para cezası verilmesi şeklindeki uygulamaların hukuka uygun olmadığı açıktır.
2022 yılı denetimleri kapsamında yapılan incelemeler sonucu düzenlenen Sayıştay Raporunda 2022 yılı ve daha önceki yıllarda mahkeme kararına istinaden iade konusu olan idari para cezalarına dair ilk işlemi tesis eden görevli personelden, idari para cezasının ilgilisine tebliğine kadar geçen tüm süreçte görev almış kurum personelinin, özellikle açık usul ve esas işlemi eksikliği noktasında özensiz davranış gösterilip gösterilmediği, kişisel kusur olup olmadığı konularında bir inceleme veya araştırma yapılmadığı tespitine yer verilmiştir.
Kurumda yapılan idari para cezalarının iptali konulu dava dosyalarının detaylarının 2023 yılında incelenmesi neticesinde,
-Hukuki ihtilafa konu idari para cezası türünden idari işlemlerde usul ve esaslara göre açık kusur ve hatalar bulunması nedenleriyle bu işlemlerin mahkemelerce iptal edilmeye devam edildiği,
-Dava konusu edilen işlemlerin tamamına yakınının 2021 ve 2022 yıllarında bulgu konusu edilen usul ve esasa ilişkin açık hatalar içeren hususlardan kaynaklı olduğu,
-Aynı kusur ve hataların süreklilik kazanması ve gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle kamu gelirlerinin azalmasına sebebiyet verme konusunun devam ettiği,
-Buna rağmen söz konusu işlemlerde usul ve esaslara göre açık şekilde kusurlu işlem tesis edenler ile ilgili kusur incelemesi yapılmadığı ve gerekli işlemlerin tesis edilmediği,
tespit edilmiştir.
2021 ve 2022 yıllarında bir diğer bulgu konusu olarak özellikle maden ihalesine konu edilmemesi gereken sahalardan kaynaklı hukuki ihtilaflar nedeniyle Kurumun karşı karşıya olduğu hukuki ihtilafların yönetilemez boyutta olması Sayıştay Raporlarına konu edilmiştir. Bu konuda yapılan 2023 yılı incelemelerinde ise,
-Genel Müdürlüğün 2023 yılında 830.03.04.80.01 Herhangi Bir Hizmet Tertibi ile İlişkilendirilemeyen İlama Bağlı Borçlar bütçe tertibinde 156.051.484,39 TL tutarında harcama yapıldığı,
-İhale edilmemesi gereken sahaların ihaleye konu edilmesi ve sonrasında yapılan ruhsat iptalleri kaynaklı davalar nedeniyle ilgililere yüksek miktarlı ödemeler yapılmaya devam edildiği,
-Kurum Devlet hakkı ödemelerine dair duyurularına da çok fazla sayıda davalar açıldığı,
tespit edilmiştir.
Kurum cevabında özetle,
Yapılan teftiş çalışmalarında da en çok göze çarpan ve idarece birçok hukuki uyuşmazlığa katlanılmasına neden olan bulguların başında; 3213 Sayılı Maden Kanunu kapsamında muhataplara uygulanan idari para cezası mahiyetindeki idari işlemlerin çeşitli sebeplerle iptal edilmesinin geldiği, idarenin güvenilirliği ilkesi ile idari istikrar ilkesini zedeleyen bu durumun; Kurumca da çözüme kavuşturulmasının istenilen öncelikli hususlardan/konulardan olduğu,
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 2024 yılı için bir teftiş programı hazırladığı bu programda Sayıştay Başkanlığının bulgusu içerisinde yer alan tespit ve önerilerine ayrıca hassasiyet gösterileceği, bu itibarla bulgu doğrultusunda olmak üzere; ilgili daire başkanlıklarının teftiş çalışmalarında, Genel Müdürlük Makamının talimatları doğrultusunda gerekli önlemlerin etkin bir şekilde alınacağı, gerektiğinde görevlerini yapmakta eksiklikleri bulunan personel hakkında mevzuat çerçevesinde gerekli inceleme yapılabileceği,
ifade edilmiştir.
Sonuç olarak,
İptale konu Devlet hakları, idari para cezaları ve maden ihaleleri neticesinde ödenmek zorunda kalınan hukuki dosya masrafları yanında tahsil edilen idari para cezalarının, Devlet hakkı tahsilatlarının ve ihale bedellerinin de iade edilmek zorunda kalınmasının (tahsil edilmeden iptal edilenlerin de tahakkuk kayıtlarının terkin edilmek zorunda kalınması neticesinde) bütçeye ayrıca yük getirmesi nedeniyle sorunun bir an önce çözülmesinin,
Özellikle maden mevzuatı gereği uygulanan idari para cezalarına ait ilama bağlı borç ödemeleri ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda belirtilen sorunlar gözönünde bulundurularak bu nitelikteki kamu gelirlerinin tahakkuku, tahsili ve takibi hususlarında mahkeme kararlarının analiz edilerek tüm birimleri kapsayacak şekilde idari ve yasal tedbirlerin alınmasının, idari para cezalarına ait yasal dayanaklar ve uygulamaları hususlarında hizmet içi eğitimlerin yapılmasının, bu çerçevedeki yapısal sistem ve iç kontrol eksiklerinin giderilmesinin, yapılan inceleme sonucunda açık usul ve esas hataları nedeniyle iadeye konu edilen ve bundan dolayı hukuki dosya masrafına katlanılan işlemler ile ilgili görevli personeller nezdinde kişisel kusur olup olmadığına dair gerekli detaylı inceleme ve soruşturmaların yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.