ÖZET: 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ait tapuya kayıtlı taşınmazların değer tespitlerinin yapılmadığını ortaya koymuştur. 2010 yılında, SGK altında birleştirilen diğer kurumlardan devredilen taşınmaz bedelleri muhasebe kayıtlarına alınmış; ancak bu taşınmazların değerleri güncellenmemiştir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in ilgili maddeleri, taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden kaydedilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, değer tespiti yapılmayan taşınmazların iz bedeli ile kayıtlara alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Denetim sonucunda, SGK’nın muhasebe kayıtlarında yer alan bazı taşınmazların gerçek değerlerini yansıtmadığı tespit edilmiştir. Kamu idaresi, 2010 yılı itibarıyla kayıtlı taşınmazların güncellendiğini ve rayiç değerlerinin temin edildiğini savunsa da, bu güncellemelerin bulgunun özünü çözmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, 2017 yılı ve öncesinde kayıtlara alınan taşınmazların değerleme çalışmalarının yapılması ve bu taşınmazların mali tablolarda gerçek değerleriyle gösterilmesi gerekmektedir.

BULGU: Muhasebe Kayıtlarında Görünen Kuruma Ait Tapuya Kayıtlı Taşınmazların Değer Tespitlerinin Yapılmaması

2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları

Kurum adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların bir kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu altında birleştirilen diğer kurumlardan devredilen bedellerle 2010 yılında muhasebe kayıtlarına alındığı buna karşılık bu taşınmazların değer tespitlerinin yapılarak muhasebe kayıtlarının güncellenmediği görülmüştür.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve Kontrol İşlemleri” başlıklı 5’inci maddesinde; kamu idarelerine ait taşınmazların mevcutlarla birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilenlerin ve elden çıkarılanların miktar ve değer olarak takip edilmesi amacıyla kayıt altına alınacağı ve kayıtların belgeye dayanmasının esas olduğu hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli, maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değeri üzerinden kayıtlara alınacağı belirtilmiştir. Tapuda kayıtlı taşınmazın hem maliyet bedeli hem de rayiç değeri belirlenemiyorsa iz bedeli ile kayıtlara alınması gerekmektedir. Taşınmazların rayiç değeri taşınmazın maliki kamu idaresince, başka idarelerin yönetiminde veya kullanımında ise kullanan kamu idaresince belirlenecektir.
Kamu idarelerinin mevcut taşınmazlarının kaydına ilişkin işlemler Yönetmelik’in geçici birinci maddesinde açıklanmış olup maliyet bedeli veya rayiç değerler üzerinden muhasebe kayıtlarına alınacak olan taşınmazların kaydı bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar emlak vergisi değerleri üzerinden maddede belirtildiği şekliyle yapılacaktır. Yapılması gereken bu işlemlerin 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir. Dolayısıyla 2018 yılı itibarıyla tapuda kayıtlı olan taşınmazların değer tespit şekillerine göre maliyet bedeli, rayiç değeri veya iz bedeli üzerinden muhasebe kayıtlarında görünmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede Kuruma ait tapuya kayıtlı taşınmazların bir kısmının SGK adı altında birleştirilen diğer kamu idarelerinden devredilen taşınmaz bedelleriyle 2010 yılında muhasebe kayıtlarına alındığı, maliyet bedeli veya rayiç değeri belirlenemeyen taşınmazların değer tespitlerinin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmediği ve bu taşınmazların muhasebe kayıtlarında maliyet bedeli ya da rayiç değer üzerinden görünmemesi nedeniyle 250 Arazi ve Arsalar Hesabı ile 252 Binalar Hesabı’nın gerçek değerlerini yansıtmadığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında; kayıt tarihi olarak 2010 yılı seçilen taşınmazların tapuya tescil tarihlerine göre muhasebe kayıtlarında güncellendiği, iz bedelle takip edilen taşınmazların rayiç değerlerinin illerden temin edilerek kaydedildiği ve en son olarak enflasyon güncellemesiyle birlikte bulgunun yerine getirildiği ifade edilmişse de, kamu idaresinin yapmış olduğu enflasyon güncellemesi veyahut eski taşınmazların edinim tarihlerinin güncellenmesi işlemleri bulgunun konusunu oluşturmamaktadır.
Kuruma ait taşınmazların mali tablolarda gerçek değerlerine uygun olarak gösterilebilmesi amacıyla 2017 yılı ve öncesinde maliyet bedeli veya rayiç değeri belirlenmeden muhasebe kayıtlarına alınan taşınmazların belirlenerek bu taşınmazlara ilişkin değerleme çalışmalarının yapılması gerekmektedir.