ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, genel bütçeli idarelerin bazı gayri maddi hakları 260-Haklar Hesabı’na kaydetmek yerine doğrudan gider olarak muhasebeleştirdiğini ortaya koymuştur. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 192. maddesi, maddi olmayan duran varlıkların nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiğini açıklamaktadır. Bu bağlamda, kamu idarelerinin yararlandığı veya yararlanmayı beklediği giderlerin ve hukuken himaye gören hakların kaydı için bu hesap grubunun kullanılması gerekmektedir.

260-Haklar Hesabı, hukuki tasarruflar ve ekonomik değer taşıyan harcamaların izlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Yönetmeliğin 195. maddesi, bütçeye gider kaydıyla edinilen hakların bu hesaba borç, ödenecek tutarın ise alacak kaydedilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, bazı durumlarda idareler, TV programı, çeviri hakları ve basılı eserlerin hak alımı gibi işlemleri doğrudan 630.30-Proje Kapsamında Yapılan Cari Giderler Hesabı’na kaydetmiş ve bu nedenle amortisman ayrılmamıştır.

Bu yanlış uygulama, idarenin ekonomik değer taşıyan hakları mevzuata uygun şekilde muhasebeleştirmemesi sonucunda Bilançoda 260-Haklar Hesabı ve ilgili amortisman hesaplarında eksiklikler doğurmuştur. İdarenin, 260-Haklar Hesabı ile ilgili ödemeleri doğru bir biçimde kaydetmesi ve edindiği varlıklar için uygun amortisman ayırması büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Haklar Hesabına Kaydedilmesi Gereken Tutarların Doğrudan Giderleştirilmesi

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

İdare tarafından ekonomik değer taşıyan ve iktisap edilen bazı gayri maddi hakların 260- Haklar Hesabı’nda muhasebeleştirmek yerine doğrudan faaliyet gideri olarak muhasebeleştirildiği görülmüşür.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 192’nci maddesinde “Maddi olmayan duran varlıklar” hesap grubunun kullanım amacı açıklanmıştır. Buna göre maddi olmayan duran varlıklar hesap grubunun, herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve kapsama dâhil kamu idarelerinin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ve belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar gibi varlıklar, bunlar için hesaplanan birikmiş amortismanlar ile ayrılan değer düşüklüğü karşılıklarının kaydı için kullanılması gerekmektedir.
İlgili hesap grubunda yer alan 260-Haklar Hesabı ise bedeli karşılığı edinilen hukuki tasarruflar ile belirli alanlarda tanınan kullanma ve yararlanma gibi hak ve yetkiler dolayısıyla yapılan ve ekonomik değer taşıyan harcamaların izlenmesi için kullanılmaktadır.
260-Haklar Hesabı’nın işleyişine sözü edilen Yönetmeliğin 195’inci maddesinde yer verilmiştir. Buna göre özetle, bütçeye gider kaydıyla edinilen hakların bir taraftan bu hesaba borç, ödenecek tutarın da ilgili hesaba alacak kaydedilmesi gerekmektedir.
47 sıra numaralı Amortisman ve Tükenme Payları Genel Tebliğinin 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre maddi olmayan duran varlıklar hesap grubunda yer alan 260-Haklar Hesabı’na kaydedilen varlıkların hesaba alındığı yılın sonunda amorti edilmesi gerekmektedir.
İdare tarafından TV programı, çeviri hak alımı, basılı eserlerin hak alımı gibi işlerin bir kısmı mevzuata uygun olarak 260-Haklar Hesabı’na kaydedilirken önemli bir kısmı da 630.30- Proje Kapsamında Yapılan Cari Giderler Hesabı’na kaydedilmek suretiyle doğrudan giderleştirilmiş ve amortisman ayrılmamıştır. İdare ile yapılan görüşmelerde ilgili tertipte yeterli ödenek bulunmamasının bulguya konu hataya sebep olduğu belirtilmiştir.
İdare’nin ekonomik değer taşıyan hakları mevzuata uygun olarak muhasebeleştirmemesi sonucu Bilançoda 260-Haklar Hesabı ve bu uygulamaya bağlı olarak amortisman ayrılmaması sonucu Faaliyet Sonuçları Tablosunda yer alan 630.30-Proje Kapsamında Yapılan Cari Giderler Hesabı 1.959.630,00 TL fazla, 630.13-Amortisman Giderleri Hesabı, Bilançoda yer alan 260- Haklar Hesabı ile 268-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabı ise aynı tutarda eksik görünmektedir.
İdare’nin 260-Haklar Hesabı ile ilgili ödediği bedelleri mevzuata uygun bir biçimde muhasebeleştirmesi ve edindiği varlıklar için doğru oranda amortisman ayırması gerekmektedir.