ÖZET: Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle işletilen sağlık tesislerinde yapılan denetimlerde, hizmetlerin yürütülmesinde sözleşme hükümlerine aykırı durumlar tespit edilmiştir. 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında, Ek-14 Hizmet Şartları ve yöntem beyanlarına uygun olmayan uygulamalara rastlanmıştır. Özellikle laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinde, belirlenen sürelerin aşılması ve hizmet seviyeleri anlaşmalarının (SLA) ihlali gibi sorunlar ortaya çıkmıştır. Örneğin, laboratuvar hizmetlerinde acil ve rutin test sonuçlarının verilmesinde önemli gecikmeler yaşanmış, görüntüleme hizmetlerinde ise gerekli cihazların eksikliği nedeniyle bazı tetkiklerin gerçekleştirilemediği görülmüştür.

Denetimlerde, laboratuvar hizmetleri kapsamında bazı cihazların sözleşmede belirtilen “sıfır cihaz” tanımına uymadığı ve kurulum tarihleri ile üretim tarihleri arasında 18 aydan fazla süre bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, aylık istem sayısı 200’ü geçen tetkiklerin dış laboratuvarlarda çalışılmaya devam etmesi, sözleşme şartlarına aykırıdır. Bu durum, sağlık tesislerinin iç laboratuvarlarında gerekli sistemlerin kurulması ve hizmetlerin bu çerçevede yürütülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Kamu İdaresi, tespit edilen aksaklıkların önlenmesi için ilgili birimlere uyarılar yapıldığını belirtmiştir. Ancak, görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinde yaşanan gecikmelerin azaltılması ve sözleşme hükümlerinin uygulanması adına daha etkin önleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, hizmetlerin sunumunda karşılaşılan sorunların kök nedenlerinin araştırılması ve gerektiğinde yaptırım mekanizmalarının devreye sokulması önem arz etmektedir.

BULGU: Kamu Özel İşbirliği Modeliyle İşletilen Sağlık Tesislerinde Yürütülen Hizmetlerde Sözleşme Hükümlerine Uygun Olmayan Hususların Bulunması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

KÖİ modeliyle işletilen sağlık tesislerinde yürütülen hizmetlere ilişkin yapılan incelemelerde ilgili sözleşmelerin eki olan Ek-14 Hizmet Şartları ile hizmet bazında belirlenen yöntem beyanlarına aykırı bazı hususların olduğu görülmüştür.
Ek-14 Hizmet Şartları’nın “B. Genel Hizmet Şartları” bölümünde yer alan “İdare Uygulamaları ve Operasyonlar ile Entegrasyon” başlıklı 5.1.2. No.lu maddede;
“Şirket, Hizmetler’in sunumuna ilişkin bilgi vermek ve bunlara dair ilgili usulleri revize edip İdare Temsilcisi’yle mutabakata varmak suretiyle, İdare’nin ilerideki uygulamalarının hazırlanması hususunda İdare Temsilcisi’ne yardımcı olacaktır. Şirket, Hizmetler’in sunumuna dair tüm yöntem ve yaklaşımları, Yöntem Beyanları’nda ve prosedür elkitapçıklarında tanımlayacaktır. Bu belgeler, her daim güncel tutulacak ve ilgili tüm Şirket personeli ile İdare Temsilcileri’nin erişimine açık tutulacaktır.” denilmektedir.
Buna göre KÖİ modeliyle işletilen sağlık tesislerinde görevli şirketler tarafından yürütülen hizmetlerin Ek-14 Hizmet Şartları’ndaki genel ve özel hizmet şartları ile bu hizmet şartlarına göre görevli şirketler tarafından oluşturulup İdare tarafından onaylanan yöntem beyanlarındaki düzenlemelere uygun yürütülmesi gerekmektedir.
Yapılan denetimlerde, görevli şirketler tarafından yürütülen hizmetlerde Ek-14 Hizmet Şartları ile her bir hizmet bazında belirlenen yöntem beyanlarındaki düzenlemelere aykırılıklar tespit edilmiştir.
Laboratuvar Hizmetlerine İlişkin Sonuç Verme Sürelerinde ve Görüntüleme Hizmetlerine İlişkin Randevu Verme Sürelerinde Yöntem Beyanı Belirlemelerine Göre Önemli Düzeyde Gecikmelerin Meydana Gelmesi ve Bunların Çoğunluğunda SLA Açılmaması
Ek-14 Hizmet Şartları’nın C. Özel Hizmet Şartları kısmında yer alan Bölüm 1 Tıbbi Destek Hizmetleri başlığı altında laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerine ilişkin ayrı ayrı düzenlemeler yapılmıştır.
1.1.Görüntüleme Hizmetleri altında “Hizmet kapsamı” başlıklı 1.1.1. No.lu maddenin (o) bendinde;
“Şirket, randevu sistemine uygun olarak hastaların rutin radyodiagnostik tetkiklerini kendi sorumluluğu dahil alanlarda 3 (üç) gün, radyoterapi için 15 (onbeş) gün içerisinde, acil hastaların tetkiklerini derhal yapacak ve yapabilecek şekilde yeterli sayıda Hizmet Ekipmanı bulunduracaktır.” denilmektedir.
Laboratuvar Hizmetleri altında “Hizmet kapsamı” başlıklı 1.2.1. No.lu maddenin (m) bendinde ise;
“Şirket; acil hastaların, poliklinik ve servis hastalarının sonuç verme süreleri Sağlık Bakanlığının hizmet kalite standartları doğrultusunda ve testin çalışma prosedürüne bağlı olarak İdare ve Şirket tarafından belirlenecektir.” ifadeleri yer almaktadır.
Yine sözleşme eki Ek-1 Tanımlar ve Sözleşmenin Yorumlanması kapsamında yöntem beyanları;
“Ek-14’te (Hizmet Şartları) yer alan ve belirli zamanlarda Sözleşme’nin 32 veya 44.1’inci maddeleri uyarınca tadil edilen şekliyle hizmet sağlama yöntemini ifade etmektedir.” şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu minvalde İdare ile görevli şirketler arasında, laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin koşulları belirleyen yöntem beyanları imza altına alınmıştır.
Görüntüleme hizmetlerinin yöntem beyanlarında randevu verme sürelerine ilişkin görevli şirketler; rutin radyodiagnostik tetkiklerin şirketin sorumluluğuna dahil alanlarda 3 (üç) gün, radyoterapi için 15 (onbeş) gün içerisinde, acil hastaların tetkiklerini derhal yapacak cihaz parkuru ve personel planlaması yapmakla yükümlü kılınmıştır.
Laboratuvar hizmetlerine ilişkin yöntem beyanlarında ise her bir test grubu veya tetkik bazında, görevli şirketlerin sorumluluğunu teşkil eden numune kabul ve teknisyen onay arası geçebilecek azami sürelere ilişkin belirlemeler yapılmıştır.
Bu bağlamda, yerinde yapılan incelemelerde görüntüleme hizmetleri kapsamında, yoğunlukla nükleer tıpla ilgili Ek-14 ve yöntem beyanı düzenlemeleri uyarınca olması gereken randevu verme sürelerinin aşılması örneklerinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu durum görevli şirketlerin sorumluluğunda bulunan cihaz parkuru veya personel yetersizliği gibi unsurların yanı sıra tetkikin yapılacağı hastanın bir takım özel durumlarından da kaynaklanabilmektedir. Bu hususta görüntüleme hizmetlerinin kontrol teşkilatlarınca her bir hakediş döneminde gerekli ayrıştırmalar yapıldıktan sonra yaptırım mekanizmalarına başvurulması gerekmektedir.
Diğer yandan laboratuvar hizmetleri kapsamında ise;
– Mersin Şehir Hastanesinde test grubu bazında rutin istemli tetkiklerde ortalama %8,28, acil istemli tetkiklerde ise ortalama %61,56’ya varacak seviyede gecikmelerin meydana geldiği,
– Konya Karatay Şehir Hastanesinde aylık bazda bakıldığında, 2021 yılı Ekim ayında yapılan toplam 1.045.394 adet testten 140.336’sında gecikme olduğu ve bunun %13,42 oranına tekabül ettiği,
– İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde mevcut test rehberlerine göre belirlenen sonuç verme sürelerinde bazı test gruplarında %37’lik bir orana tekabül edecek düzeyde gecikmenin meydana geldiği,
– Kayseri Şehir Hastanesinde tetkik bazında hedef süre ve ortalama süre bakımından analiz yapıldığında, örneğin “Siklosporin” tetkikinde denetim yılının genelinde gecikmelerin meydana geldiği ve bu tetkikte hedef süre ortalama 210 dakika iken Aralık ayında ortalama sonuç süresinin 1.449,91 dakika olarak gerçekleştiği,
– Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinde yine test grubu bazında bakıldığında diğer test gruplarının aksine HbA1c’de yılın genelinde gecikmelerin meydana geldiği ve bu gecikme oranının Şubat ayında %26 olarak gerçekleştiği,
tespit edilmiştir.
Yine yapılan incelemelerde laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerine ilişkin Ek-14 Hizmet Şartları ve yöntem beyanlarına bu minvaldeki aykırılıkların büyük çoğunluğu için ilgili hizmet seviyesi anlaşması parametresinden çağrı açılmadığı (SLA) ve hizmet hata puanı hesaplanmadığı görülmektedir.
Söz konusu hizmetler hasta bazlı ilerlediğinden ve KÖİ modeliyle işletilen sağlık tesislerinde günlük tetkik sayısı oldukça yüksek olduğundan görüntüleme hizmetlerine ilişkin randevu verme süresine yahut laboratuvar hizmetlerinde sonuç verme süresine karşı her bir gecikme için vaka takibi yapmanın oldukça güç olacağı ortadadır. Dolayısıyla, vaka bazlı takibin yapılabilmesi ve her bir gecikmede SLA açılabilmesi için sistemsel düzenlemelere ve bir takım takip mekanizmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Nitekim tetkikin istemini yapan sağlık çalışanı ya da hizmetlerin kontrol teşkilatı üyelerinin bu takibi yürütebilmesi ancak HBYS veya benzeri yazılımsal destekle mümkündür. Bu şekilde yazılımsal destekle beraber gecikmelere dair uyarı mekanizması oluşturulması vaka bazlı takip imkanı tanıyacak ve SLA açılmasına imkan verecektir. Nihayetinde ise bahsi geçen hizmetlerin sunumunda bu aksaklıkların minimize edilmesi sağlanabilecektir.
Yapılan tespitlere ilişkin Kamu İdaresi cevabında; ilgili taşra birimlerine yazı yazıldığı ve konusu geçen aksaklıklara mahal vermemek ve sözleşme hükümlerini uygulamak adına uyarılar yapıldığı ifade edilmektedir.
Bu itibarla, görüntüleme hizmetlerinde randevu süresinin aşımları ya da laboratuvar hizmetlerinde tetkik sonuç gecikmelerinin minimize edilebilmesini ve hizmetlerdeki aksaklıklara dair kök nedenlerin araştırılmasını, şirketlerin sorumluluğuna gidilebilecek hallerde hata puanı ve ceza kesintisi gibi yaptırım mekanizmalarının devreye sokulabilmesini teminen Bakanlık tarafından önleyici mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.
Laboratuvar Hizmetleri Kapsamında Getirilen Tıbbi Cihazların Üretim ve Kurulum Tarihleri Arasında Sözleşmede Öngörülenden Daha Uzun Süre Bulunması
Görevli şirketler tarafından şehir hastanesi sözleşmelerinin “Hizmet Şartları” başlıklı eki olan Ek-14 kapsamında yer alan laboratuvar hizmetleri için getirilen bazı cihazlar, söz konusu ekin tanımlar kısmında belirtilen “sıfır cihaz” tanımına uygunluk taşımamaktadır.
Söz konusu Ek-14’ün “Tanımlar” başlıklı 2’nci kısmında sıfır cihaz;
“Üretim tarihinden itibaren kurulumunun yapıldığı tarihe kadar 18 (aydan) daha az süre geçmiş ve kullanılmamış cihazı ifade eder.” şeklinde tanımlanmaktadır
Ek-14’ün laboratuvar hizmetlerinin özel hizmet şartlarını düzenleyen bölümünün “Laboratuvar Hizmetleri” başlıklı 1.2’nci maddesinin (y) bendinde;
“Şirket’in İşletme Dönemi’nin başında laboratuvar kurulumunu yapacağı tüm laboratuvar cihazları Sıfır Cihaz olmalıdır İlgili Mevzuatta cihaz yaşıyla ilgili oluşabilecek değişiklikler Şirket tarafından uygulanacaktır. Cihazların her türlü sigorta ve bakım onarım giderleri Şirket tarafından karşılanacaktır.” denilmektedir.
Yerinde denetim faaliyetleri kapsamında yapılan incelemelerde, şehir hastanelerinde laboratuvar hizmetleri kapsamında görevli şirketler tarafından getirilen bazı cihazların kurulum tarihi ile üretim tarihi arasında 18 aydan fazla bir sürenin bulunduğu ve denetim yılı içerisinde bu cihazların hizmet sunumunda bulunduğu tespit edilmiştir.
Bununla birlikte şehir hastanelerinde görevli şirketler tarafından sunulan hizmetlerin kabulleri yöntem beyanları esas alınarak gerçekleştirildiğinden, genel olarak şehir hastanelerinde düzenlenen laboratuvar hizmet kabul tutanaklarında görevli şirket tarafından getirilen cihazların şehir hastanesi sözleşmelerinin “Hizmet Şartları” başlıklı eki olan Ek-14’de belirtilen “sıfır cihaz” tanımına uygun olup olmadığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Bu minvalde, laboratuvar hizmetlerinin kabul komisyonlarınca gerçekleştirilen hizmet kabullerinde yöntem beyanları ile beraber ilgili Ek-14 düzenlemelerinin de dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
Yapılan tespitlere ilişkin Kamu İdaresi cevabında; laboratuvar hizmetlerinde kullanılan cihazların şirketlere ait olduğu, ilgili projesine özel olarak temin edildiği, ilk defa kurulumunun buralarda yapıldığı, bugüne kadar hizmetlerde cihaz kaynaklı bir aksaklığın yaşanmadığı, laboratuvar hizmetlerinin sunumunda önemli olanın sonuçların doğru ve zamanında çıkması olduğu ve SUT baz alınarak ödemeler yapıldığından herhangi bir kamu zararı oluşmadığı ifade edilmektedir.
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmelerde laboratuvar hizmetlerinde kullanılan cihazların bazılarının sözleşmede oluşturulan koşullar bakımından üretim ve kurulum tarihi arasında olması gereken azami süre şartının gözetilmemesi hususu konu edilmektedir. Dolayısıyla cihazların ilk kurulumunun ilgili sağlık tesisinde yapılmadığı yönünde bir tespit yer almamaktadır. Diğer yandan hizmet sunumunda kullanılan cihazların doğru ve zamanında sonuç üretmesi yahut bugüne kadar cihaz kaynaklı bir aksaklığın yaşanmaması bahsi geçen sözleşmesel şartın gözetilmemesi ile ilgili eksikliği tamamlamamaktadır. Ayrıca, üretim ve kurulum tarihi arasındaki süre bakımından sözleşmesel koşulları sağlamayan cihazlar ile sunulan laboratuvar hizmetleri için yapılan hakediş ödemelerinin kamu zararına sebebiyet verdiği yönünde bir değerlendirme bulunmamaktadır.
Bu itibarla, açılması planlanan şehir hastanelerinin kabul komisyonlarınca görevli şirket tarafından laboratuvar hizmetleri kapsamında getirilen cihazların kabulünde yöntem beyanlarının yanında ilgili Ek-14 düzenlemelerinin de gözetilmesi gerekmektedir.
Görüntüleme Hizmetlerine İlişkin Ek-14 Hizmet Şartları ve Yöntem Beyanlarına Göre Gerekli Cihazların Kurulmaması ve Bu Minvalde Bazı Tetkiklerin Çalışılamaması
Şehir hastaneleri sözleşmelerinin eki olan Ek-14 Hizmet Şartları’nın görüntüleme hizmetlerine ilişkin özel hizmet şartlarını belirleyen bölümünde yer alan “Ek A- Yapılacak Olan Tetkik ve Tedaviler” başlıklı kısımda;
“Şirket, aşağıda SUT’ta (Sağlık Uygulama Tebliği) belirtilen tüm radyolojik tetkik ve tedavilerin yapılmasını sağlamak üzere Sağlık Bakanlığı personeli için gerekli tüm teknik kaynak ve destek faaliyetlerinin temin edilmesini sağlayacaktır. Aşağıdaki Tablo’da Sağlık Uygulama Tebliği’nin konu ile ilgili eki puanlarıyla birlikte verilmiştir.
…” denilmektedir.
Diğer yandan görüntüleme hizmetlerine ilişkin görevli şirketler tarafından sunulan ve İdare ile karşılıklı imza altına alınan yöntem beyanlarına göre hizmet kapsamında sunulacak cihaz parkurları ve ekipmanların detayı belirlenmektedir.
Buna göre, görüntüleme hizmetleri kapsamında görevli şirketler veya alt yükleniciler bahsi geçen başlıkta geçen tüm tetkiklerin istenildiği takdirde çalışılabilmesini sağlayacak teknik altyapıyı temin etmek durumundadır. Bu minvalde, Yöntem Beyanlarının Ek-14 Hizmet Şartları’ndaki düzenlemeler ile uyumlu olması ve hizmetlerin her iki düzenlemeye de uygun olarak yürütülmesi gerekmektedir.
KÖİ modeliyle işletilen şehir hastanelerinde yapılan yerinde denetim çalışmaları kapsamında görüntüleme hizmetlerinin sunumunda ilgili Ek-14 düzenlemeleri ve yöntem beyanlarına uygunluğun mevcut olup olmadığı hususu incelenmiştir.
Bu kapsamda, Konya Karatay Şehir Hastanesinde;
– Nükleer tıp bölümünde gerekli cihaz ve alt yapı eksikliği dolayısıyla Ek-14’ün ilgili tablosunda yer alan 800.840 Myokard PET, 800.690 Beyin PET, 801.290 Lenfosintigrafi ve 800.970 Tiroid Uptake Çalışması (I-131 ile) SUT kodlu tetkiklerin istenildiği halde çalışılamadığı,
– D. Portabl Görüntüleme’nin altında yer alan 800.310 Film ve 800.320 Digital SUT kodlu tetkiklerin çalışılabilmesi için Görevli Şirket tarafından mobil röntgen cihazlarının temin edilmediği ve bu tetkiklerin kamu hastanelerinden devralınan cihazlar ile İdare personeli vasıtasıyla çekildiği,
– Yöntem Beyanı’na göre J2-1BK-27 kodlu mahalde kurulması planlanan SPECT CT isimli cihaz parkurunun CT özellikli olmadığı, yalnızca SPECT özellikli cihaz parkuru ile hizmetlerin yürütüldüğü,
Kayseri Şehir Hastanesinde;
– Nükleer tıp bölümünde 800.960 Tiroid uptake çalışması (Tc-99m perteknetat ile), 800.970 Tiroid uptake çalışması (I-131 ile), 801.370 Intraoperatuar gama probe uygulaması, 801.410 Sentinel lenf nodu sintigrafisi SUT kodlu işlemlerin uygun cihaz parkuru ve altyapı sağlanamamasından dolayı istenildiği halde çalışılamadığı,
– Radyolojik görüntüleme ve tedaviler arasında yer alan 804.500 MR, Girişimsel SUT kodlu tetkikin işleme dair spesifik prob bulunmamasından kaynaklı çalışılamadığı,
Mersin Şehir Hastanesinde;
– D. Portabl Görüntüleme’nin altında yer alan 800.310 Film ve 800.320 Digital SUT kodlu tetkiklerin çalışılabilmesi için Görevli Şirket tarafından mobil röntgen cihazlarının mülkiyeti Şirkete ait olmak üzere getirildiği ve bu cihazlarla ilgili çekim işlemlerinin İdare personeli eliyle yürütüldüğü,
Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde;
– D. Portabl Görüntüleme’nin altında yer alan 800.310 Film ve 800.320 Digital SUT kodlu tetkiklere ilişkin hizmetin Görevli Şirket eliyle yürütülemediği, bu tetkiklerin İdare personeli vasıtasıyla çekildiği,
tespit edilmiştir.
Yine yapılan incelemelerde, görüntüleme hizmetleri kapsamında yöntem beyanlarıyla Ek-14 Hizmet Şartları’nın tam olarak uyumlu bir şekilde düzenlenmediği ve bundan dolayı görevli şirketler tarafından kurulacak cihaz ve ekipmanlar ile hizmet sunumunun hangi koşullar altında nasıl sağlanacağına dair belirsizliklerin ortaya çıktığı görülmektedir. Bahsi geçen tespitlerin ise bu uyumsuzluktan ötürü meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen hususlara dair Kamu İdaresi cevabında özetle; sözleşmesel düzenlemelere göre görüntüleme hizmetlerinde İdare adına hizmet veren sağlık personeli tarafından yürütülmesi gereken hizmetlerin, mesleki sorumluluktan kaynaklanan durumların ve tıbbi raporlama işlemlerinin şirket sorumluluğundan hariç tutulduğu, dolayısıyla girişimsel işlemler ve iyotlu tedavi gibi hekimlik alanına giren taleplerin şirket uhdesinde yer almadığı, Konya Karatay Şehir Hastanesinde yöntem beyanında yer alan ancak kurulumu gerektiği gibi sonuçlandırılmamış SPECT-CT cihazı ile ilgili görüşmelerin koordinasyon kurulu marifetiyle İdare tarafından yapılmakta olduğu, mobil röntgen ve bu cihazın işletme dönemindeki çalışma kurgusuyla ilgili yapımı devam eden şehir hastaneleri için görüşmelerin sağlanmakta olduğu ve yöntem beyanları değerlendirilirken bu ihtiyacı da karşılayacak şekilde planlama yoluna gidildiği belirtilmektedir.
Yine Kamu İdaresi cevabında; yöntem beyanlarının hastanelerde yapılacak her bir hizmeti içerecek ve tarifleyecek ayrıntıda olması hastanelerin karmaşık yapısı, işleyişi ve sözleşme koşullarına göre mümkün olmamakla birlikte, hizmetlerin sunumunda İdarenin taleplerini ve şirketin hizmet sunumundaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmesini sağlayacak şekilde hazırlanmakta olduğu, görüntüleme hizmetlerine ilişkin hizmet kabul evraklarında Konya Karatay Şehir Hastanesinde SPECT-CT yerine SPECT cihazı kurulması dışında bir tespitin bulunmadığı, diğer eksikliklerin ise işletme döneminde ortaya çıkan güncel ihtiyaçlar olduğu, yöntem beyanlarının bu tür dinamik ihtiyaçlara cevap verebilmesi için koordinasyon kurulu kararı vasıtasıyla revizyona gidilebileceği, Ek-14’te yer alan performans parametrelerine aykırı şekilde hizmet sunulduğunun İdare tarafından tespiti durumunda ise, bu tip hususlarda yaşanan aksamaları çözüme kavuşturmak için sözleşme hükümleri doğrultusunda hizmet hata puanı hesaplaması ve hizmet hata kesintisi yapılabileceği ifade edilmektedir.
Bulguda tespiti yapılan eksiklikler sözleşme ile şirketin sorumluluğundan hariç tutulan alanlara ilişkin olmayıp, Ek-14 Hizmet Şartları’nın görüntüleme hizmetlerine ilişkin özel hizmet şartlarını belirleyen bölümünde yer alan “Ek A- Yapılacak Olan Tetkik ve Tedaviler” başlıklı tabloda yer alan işlemlerin tıbbi olarak istenildiği halde çalışılabilmesine imkan sağlayacak uygun teknik kaynak ve destek faaliyetlerinin temin edilmemesi veyahut ilgili sağlık tesisine ait yöntem beyanında belirlenen şekilde cihaz parkuru kurulmamasını içermektedir.
Diğer yandan, kamu idaresi cevabından görüntüleme hizmetlerinin hizmet kabullerine yansıyan ya da hizmetlerin yürütülmesi sırasında güncel olarak ortaya çıkan söz konusu eksikliklerin giderilebilmesini teminen koordinasyon kurulları marifetiyle bir takım çalışmaların yürütüldüğü ve bir takım çalışmaların da yürütülebileceği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Ek-14 ve Yöntem Beyanlarında görevli şirket tarafından sunulacak hizmetlere ilişkin olarak her bir hizmete özgü özel hizmet gereksinimleri düzenlenmiş olup görevli şirket tarafından sunulan hizmetlerin bu gereksinimleri karşılamaması halinde sözleşme hükümleri doğrultusunda hizmet hata puanı hesaplanması ve hizmet hata kesintilerinin yapılması gerekmektedir.
ç) Laboratuvar Hizmetleri Kapsamında Aylık İstem Sayısı 200’ü Geçen Tetkiklerin Dış Laboratuvarda Çalışılmasına Devam Edilmesi
Şehir hastaneleri sözleşmelerinin eki olan Ek-14 Hizmet Şartları’nın laboratuvar hizmetlerine ilişkin özel hizmet şartlarını belirleyen bölümünde yer alan “Hizmet Kapsamı” başlıklı 1.2.1. No.lu maddenin (cc) bendinde;
“Şirket, aylık istem sayısı 200 testin üzerinde olan tüm testleri Sağlık Tesisi bünyesinde kuracağı sistemlerle çalışacaktır. 200 testin altında olan testleri Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, akredite bir laboratuvarda İdare Temsilcisinin onayını alarak çalıştırıp raporlayabilir. Dış laboratuvarda çalışılan testlerin sonuçları HBYS/LBS sistemine aktarılacak ve hasta sonuçlarında dış laboratuvar testi olarak görülmesi sağlanacaktır. Dış laboratuvarın denetimi hizmet kalite standartları doğrultusunda İdare tarafından yapılacaktır. Dış laboratuvar tarafından çalışılacak olan test materyalleri, test sonuçları ve test sonuçlarının doğruluğu ve güvenliği Şirket ve laboratuvarın sorumluluğundadır. Şirket özel testlerde kurulum maliyetinin yüksek olduğunu belirterek yukarıdaki test sayısından bağımsız olarak bu testlerin dış laboratuvarlarda çalışılmasını talep edebilir. Talebin İdare Temsilcisi tarafından onaylanması halinde testler dış laboratuvara gönderilebilir.” denilmektedir.
Anılan maddeye ilişkin performans parametresinde ise kayıtların aylık bazda gözden geçirilmesi izleme metodu olarak belirlenmiştir.
Bahsi geçen sözleşme maddesine paralel biçimde laboratuvar hizmetlerine ilişkin görevli şirketler tarafından sunulan ve İdare ile karşılıklı imza altına alınan yöntem beyanlarında da düzenlemeler yapılmıştır.
Bu kapsamda KÖİ modeli ile işletilen sağlık tesislerinde yürütülen laboratuvar hizmetlerinde aylık istem sayısı 200’ün üzerine çıkan her bir tetkik, kurulum maliyeti yüksek özel test statüsünde olup bundan dolayı İdare Temsilcisinin onayı ile dış laboratuvarda çalışılmasına devam edilmediği sürece sağlık tesisi bünyesinde kurulacak cihaz ve sistemlerle çalışılmalıdır. Söz konusu dış laboratuvar test sayıları bu minvalde aylık olarak HBYS/LBS verileri üzerinden takip edilmelidir.
Yerinde yapılan denetim faaliyetleri kapsamında laboratuvar hizmetlerine ilişkin aylık istem sayısı 200’ü geçen testlerin listesi temin edilmiş ve bu kapsamda örneğin;
– Konya Karatay Şehir Hastanesinde L102260 SUT kodlu Doku transglutaminaz Ig A ve L102270 SUT kodlu Doku transglutaminaz Ig G adlı testlerin denetim yılı içerisinde düzenli olarak aylık 200’ün üstünde dış laboratuvarda çalışıldığı,
– İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde L103190 SUT kodlu HLA B27 adlı testin 2021 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında, 907.690 SUT kodlu Kabakulak IgG (ELISA), 907.700 SUT kodlu Kabakulak IgM (ELISA), 907.710 SUT kodlu Kızamık lgG adlı testin 2021 yılının 9 ayı boyunca test bazında aylık 200’ün üzerinde sayıda dış laboratuvarda çalışıldığı,
– Mersin Şehir Hastanesinde 2021 yılı boyunca L102260 SUT kodlu Doku transglutaminaz IgA antikoru adlı testin toplam 5644 kez, 906.780 SUT kodlu Anti nükleer antikor (ANA) adlı testin toplam 5395 kez, 907.101 SUT kodlu Cyclic citrullinated peptide (CCP) adlı testin toplam 4984 kez ve yılın tüm aylarında 200’ü aşacak sayıda dış laboratuvarda çalışıldığı,
– Kayseri Şehir Hastanesinde 908.150 SUT kodlu HBV-DNA, kantitatif adlı testin 2021 yılının muhtelif 7 ayında aylık bazda 200’den fazla kez dış laboratuvarda çalışıldığı ve yılın diğer aylarında da aylık istem sayısının 200’e yakın olduğu,
tespit edilmiştir.
Laboratuvar hizmetleri kapsamında yapılacak testlerin sağlık tesisleri bünyesinde kurulacak cihaz ve ekipmanlarla çalışılması, numune ulaştırmada pnömatik sistemlerin kullanılması gibi bir takım avantajlar sayesinde, sonuç verme sürelerinin kısalmasına dair olumlu katkı sağlamaktadır. Ayrıca sağlık tesisi kampüsünün dışına numune taşınmasından her ne kadar Ek-14 düzenlemelerine göre şirketler sorumlu tutulsa da, numunenin kaybolması veya tekrarı gibi riskleri barındırmakta ve sağlık hizmet sağlayıcısı sıfatıyla sağlık tesislerinin hukuki meselelerin tarafı olma ihtimali bulunmaktadır.
Yukarıda değinilen hususlara ilişkin Kamu İdaresi cevabında; yapılan tespitlerin gereği olarak sözleşme hükümlerinin uygulanması hususunda Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünce ilgili il sağlık müdürlüklerine yazı yazıldığı ifade edilmektedir.
Bu itibarla, aylık istem sayısı 200’ün üzerine çıktığı halde dış laboratuvarlarda çalışılmasına devam eden testlerin iç laboratuvarlara kurulacak cihaz ve ekipmanlarla çalışılabilmesi için İdarenin gerekli adımları atması ve bu minvalde Ek-14 ve yöntem beyanlarına uygun hareket edilmesi gerekmektedir.