ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, serbest bölgelerde tahsisli olarak kullanılan Hazine taşınmazlarının muhasebe kayıtlarında izlenmediğini ortaya koymuştur. 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu çerçevesinde, mülga Ekonomi Bakanlığı’na tahsis edilen Hazine mülkiyetindeki taşınmazların, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kaydedilmediği belirlenmiştir. Yönetmelik, taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınmasını zorunlu kılmakta, ayrıca tahsis edilen taşınmazların ilgili kamu idarelerinin mali tablolarında gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Yapılan incelemelerde, Ege, Adana-Yumurtalık, Mersin, Kocaeli ve Samsun Serbest Bölge arazileri üzerindeki 563 üstyapının fiili envanter çalışmalarının ve emlak değerleri ile muhasebe kayıtlarına alma işlemlerinin 31.12.2014 tarihine kadar tamamlanmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, 31.12.2017 itibarıyla söz konusu taşınmazların rayiç değerleri ile güncellenememesine yol açmıştır. 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait raporlarda ise bazı birimlerde muhasebeleştirme işlemlerinin tamamlandığı, diğerlerinde ise çalışmaların sürdüğü anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, Ticaret Bakanlığı tarafından tahsisli kullanılan taşınmazların muhasebeleştirilmesinde eksiklikler yaşanmış, bu durum 2021 yılı bilançosunda hatalara neden olmuştur. Taşınmazların doğru bir şekilde kaydedilmesi, kamu idarelerinin mali tablolarının güvenilirliğini artırmak açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Serbest Bölgelerde Tahsisli Kullanılan Hazine Taşınmazlarından Bazılarının Varlık Hesaplarında İzlenmemesi

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile mülga Ekonomi Bakanlığı’na tahsis edilen Hazine mülkiyetindeki taşınmazların muhasebe kayıtlarında izlenmediği görülmüştür.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde “taşınmaz ve haklar”; kamu idarelerinin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan, eklenti ve bütünleyici parçaları dâhil olmak üzere arazi, arsa, bina, yer altı ve yer üstü düzenleri ile sınırlı aynî haklar ve kişisel haklar olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmelik’in 5’inci maddesinde ise, taşınmazların kayıt ve kontrol işlemlerine ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır. Mezkûr maddenin ikinci fıkrasında; tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı; tapuda kayıtlı olan taşınmazlardan maliyet ve rayiç bedeli belirlenemeyen taşınmazlar ile tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlardan sadece ekonomik olarak değerlendirmeye konu olanlar ile kamusal ihtiyaçlarda kullanılan taşınmazların, orta mallarının, genel hizmet alanlarının ve Bakanlık tarafından iz bedeli ile takip edilmesine karar verilen diğer taşınmazların iz bedeli üzerinden kayıtlara alınacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmelik’in 7’nci maddesinde de, tapu kütüğünde üçüncü kişiler adına tescilli veya diğer kamu idarelerinin yönetiminde olmakla birlikte irtifak hakkı tesisi, tahsis, kiralama, kullanma izni verilmesi gibi yollarla kullanım hakkı kendilerine verilen taşınmazların kaydının Ek 6’daki “Sınırlı Aynî Haklar ile Kişisel Haklar ve Tahsis Formu”nda yer alan bilgileri içerecek şekilde yapılması öngörülmüştür.
Diğer taraftan, söz konusu Yönetmelik’in 10’uncu maddesinde; kamu idarelerinin kullanımında bulunan taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kaydının birbirine uygun olmaması durumunda mevcut kullanım şekli ile kayıtlara alınacağı ve tahsis edilen taşınmazlar bakımından bu yükümlülüğün taşınmazı kullanan idareye veya gerçek veya tüzel kişilerin durumu tespit eden yazısı üzerine taşınmaz maliki idareye ait olduğu belirtilmektedir.
Yine aynı Yönetmelik’in Geçici 1’inci maddesinde ise, 5’inci maddenin ikinci fıkrasına göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazların, bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar emlak vergi değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı ifade edilmiştir. Bu düzenlemeye göre, 30.09.2014 tarihine kadar kayıt ve kontrol işlemleriyle görevli birimlerce taşınmazların fiili envanterinin tamamlanması, 01.10.2014 tarihi itibariyle bu taşınmazların ilgili muhasebe birimlerince fiili envanter bilgileri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması ve 31.12.2017 tarihine kadar da rayiç değerlerin tespit edilerek muhasebe kayıtlarının bu değerler üzerinden güncellenmesi gerekirdi.
Diğer taraftan, kamu idarelerine ait mali tabloların doğru ve güvenilir bir şekilde üretilebilmesi amacıyla, mülkiyeti hazineye ait olup bir başka kamu idaresine tahsis edilen taşınmazların tahsis edildikleri kamu idarelerinin mali tablolarında gösterilmesi gerekmektedir.
Kendisine taşınmaz tahsis edilen kamu idaresinin tahsis işlemini nasıl muhasebeleştireceği ise Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin (MYMY) 172, 174 ve 176’ncı maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre, kamu idaresine tahsis edilen taşınmazların niteliğine göre 250-Arazi ve Arsalar, 251-Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri ve 252-Binalar Hesaplarının “03-Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar” yardımcı hesabına borç, 500.12-Net Değer (Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar) Hesabına alacak kaydı ile izlenmesi gerekmektedir. Öte yandan Yönetmelik’in 185-187’nci maddelerine göre de maddi duran varlık bedellerinin yararlanma süresi içerisinde giderleştirilmesi ve net ekonomik değerinin gösterilmesini sağlamak amacıyla 257-Birikmiş Amortismanlar Hesabının da kullanılması gerekmektedir.
Yapılan incelemede, Serbest Bölgeler Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile mülga Ekonomi Bakanlığı’na tahsis edilen hazine mülkiyetindeki taşınmazlara ilişkin olarak tapu kayıtlarında arazi ve tarla olarak görünen Ege, Adana-Yumurtalık, Mersin, Kocaeli, Samsun Serbest Bölge arazileri üzerine inşa edilen 563 adet üstyapı ile ilgili olarak yukarıda bahsedilen düzenlemeler doğrultusunda yapılması gereken fiili envanter çalışmalarının, akabinde emlak değerleri ile muhasebe kayıtlarına alma işlemlerinin 31.12.2014 tarihi itibariyle yapılmadığı, dolayısıyla 31.12.2017 tarihi itibariyle de söz konusu taşınmazların rayiç değerleri ile güncellenemediği tespit edilmiştir.
2018, 2019 ve 2020 yılları Sayıştay Denetim Raporlarına da konu edilen hususlardan; Antalya, Samsun ve İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi birimlerindeki muhasebeleştirme işlemlerinin tamamlandığı, diğer birimlerde ise çalışmaların devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Ticaret Bakanlığı tarafından tahsisli kullanılan taşınmazların (Binalar), 252.3-Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar Hesabına borç, 500.12-Net Değer (Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar) Hesabına alacak kaydı ile muhasebeleştirilmemesi ve 257-Birikmiş Amortismanlar Hesabının kullanılmaması nedeniyle 2021 yılı Bilançosunda bu hesaplar itibariyle hataya neden olunmuştur.