| ÖZET: Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Genel Müdürlük idaresinde bulunan mazbut vakıflara ait 1 ve 2’nci grup eski eserlere fiziki ve inşai müdahalede bulunulmasına rağmen bu müdahalelerle ilgili gerekli işlemlerin tesis edilmediği görülmüştür. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun hükümlerine aykırılık nedeniyle, sorumlu kişilere cezai müeyyidelerin uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16’ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. Ancak bu madde uyarınca imar barışından istifade edilmek suretiyle yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle tescilli eserler için yapı kayıt belgesi veya yapı kayıt ruhsatı alınmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Yapılan incelemede; Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Genel Müdürlük idaresinde bulunan mazbut vakıflara ait korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından 1 ve 2’nci grup tescilli eski eserlere fiziki ve inşai müdahaleler yapıldığı görülmüştür. |
BULGU: Eski Eserlere İnşai ve Fiziki Müdahale Yapan Kişilere Müeyyide Uygulanmaması ve Bu Eserlerin Eski Haline Getirilmesi İçin Gerekli Girişimlerde Bulunulmaması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Genel Müdürlük idaresinde bulunan mazbut vakıflara ait 1 ve 2’nci grup eski eserlerle ilgili koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak bazı eserlere, inşaî ve fizikî müdahalelerde bulunulmasına rağmen bu müdahalelerle ilgili gerekli işlemlerin tesis edilmediği görülmüştür.
2863 sayılı Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kanunu’nun ”Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları” başlıklı 6’ncı, “Tespit ve tescil” başlıklı 7’nci, “Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi” başlıklı 8’inci, “İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı” başlıklı 9’uncu, “Yetki ve Yöntem” başlıklı 10’uncu ve “Ruhsatsız yapı yasağı” başlıklı 16’ıncı maddelerinde taşınmaz tabiat ve kültür varlıklarının neler olduğu, Genel Müdürlüğün idaresinde veya denetiminde bulunan mazbut ve mülhak vakıflara ait taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tespit ve tescilinin yine Genel Müdürlük tarafından yapılacağı, bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “İstisnalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” denilmektedir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “Cezalar” başlıklı 65 ve 67’nci maddelerinde ise korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar ile anılan Kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verenler hakkında verilecek cezalar hüküm altına alınmıştır.
18/5/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa Geçici 16’ncı madde eklenmiş ve buna göre; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre söz konusu eserler, 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğundan 3194 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesi uyarınca imar barışından yararlandırılmalarının mümkün olmadığı değerlendirilmekle birlikte 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16’ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi verilmesi, 3194 sayılı İmar Kanununa aykırılığın kayıt altına alınması amacıyla yapılmış bir düzenleme olduğu, özel kanunlar kapsamında uygulanması gereken her hangi bir yükümlülüğü ve/veya idari para cezası, yıkım kararını ortadan kaldırmamakta, bu kapsamda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları üzerinde izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahalede bulunanlara Kanunda belirtilen müeyyidelerin uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu itibarla, başvuru yapılan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 1 ve 2’nci grup tescilli eski eserlere, fiziki ve inşai müdahalede bulunanların Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerine bildirerek sorumlu kişilerin cezalandırılmasını ve Kurulun gerek görmesi halinde yapıların eski haline dönüştürülmesini sağlamaya yönelik yükümlülükleri de ortadan kaldırmamaktadır.
Yapılan incelemede; Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Genel Müdürlük idaresinde bulunan mazbut vakıflara ait korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından 1 ve 2’nci grup tescilli eski eserlerden bazılarına (101 adet) fiziki ve inşai müdahaleler yapıldığı ve müdahaleler sonucu oluşan fiili durumlara, 3194 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesi uyarınca imar barışından istifade edilmek suretiyle yapı kayıt belgesi almak amacıyla ilgili idare tarafından gerekli müracaatların yapıldığı ancak tescilli eserler için yapı kayıt belgesi veya yapı kayıt ruhsatı alınmasına ihtiyaç bulunmadığı, yapı kayıt belgesi için başvurulan eski eserde yapılan değişikliklerin tespitlerinin tam olarak yapılmadığı, eski eserlere inşai ve fiziki müdahalede bulunanlara yönelik tespitin yapılarak sorumlu kişilere gerekli müeyyidelerin uygulanmasını sağlamak üzere Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerine bildirilmediği, ilgili koruma kurulunun gerekli görmesi halinde yapıların eski haline dönüştürülmesini sağlamaya ilişkin girişimlerde bulunulmadığı görülmüştür.
Yapı Kayıt Belgesi alınması için müracaat edilen eski eserlerden fiziki ve inşai müdahaleler yapılanların fiilen tespitinin yapılarak sorumlu kişilere gerekli cezai müeyyidelerin uygulanmasının sağlanması ve ilgili koruma kurullarının gerek görmesi halinde yapıların eski haline dönüştürülmesini sağlamaya yönelik girişimlerde bulunulması gerekmektedir.