| 12. Daire 2017/2941 E. 2019/9735 K. |
|
İSTEMİN KONUSU : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 12/04/2017 tarih ve E:2017/3447, K:2017/1584 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ….. Belediyesi’nde 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli peyzaj teknikeri olarak görev yapan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine dair 31.12.2015 tarihli ve 1260 sayılı davalı idare işleminin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Manisa 1. İdare Mahkemesince verilen 08/11/2016 tarih ve E:2016/79, K:2016/1051 sayılı kararda; Olayda, her ne kadar davalı idarece gelişen hizmet koşulları nedeniyle peyzaj teknikeri istihdamına gereksinim duyulmadığı, davacının kadrosunun yerine ziraat teknikeri istihdam edildiği yoğunlaşan park ve bahçe düzenlemesi için gereksinim duyulan hizmetlere yönelik olarak kullanılacağı, bu nedenle davacının süresi sonunda sözleşmesinin yenilenmediği ileri sürülmekte ise de; çevre ve çevre sağlığı hizmetlerinin yürütülmesi ve denetim görevleri bulunan davalı idarenin tekniker kadrosunda başka boş kadrolarının bulunduğu, davacının davalı idarede tek peyzaj teknikeri olduğu, davalı idarece de belirtildiği üzere 6360 sayılı Kanun sonrası daha fazla sayıda park, bahçe ve yeşil alanların sorumluluklarında olduğu ve ağaçlandırılması, çiçeklendirilmesinin önem arz ettiği, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve verimliliğinin esas olması ve çevre alanına ilişkin hizmetlerin, 5393 Kanunun 49. maddede sözleşmeli teknik personel çalıştırılabilecek alanlar arasında özellikle sayıldığı gözönünde bulundurulduğunda; görevinde yetersizliği, başarısızlığı ya da disiplinsizliği bulunduğu, sözleşmesinin yenilenmemesinin ve/veya sona erdirilmesinin gerektiği yolunda bir belirleme ve iddia bulunmayan davacının süresi sonunda sözleşmesi yenilenmeyerek görevine son verilmesine ilişkin işlemin nedenlerinin “gerçek” ve “geçerli” nedenler olmadığı, davalı idarenin dava konusu işlemin kamu yararına dönük sonuçlarını ortaya koyamadığı sonucuna varıldığından; dava konusu işlemde “neden ve amaç” yönünden hukuksal uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 28.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 maddesi ve bağlı düzenlemeler uyarınca tam zamanlı sözleşmeli peyzaj teknikeri olarak çalıştırılmakta olan davacının sözleşmesinin; belediyenin başka alanlarda yoğunlaşan faaliyetleri nedeniyle oluşan kadro ihtiyacı gözetilerek hizmetine ihtiyaç kalmadığı için sözleşme süresi olan takvim yılı sonunda feshedildiği, tesis olunan işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Sezal ÇINAR ÖZKAN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 12/04/2017 tarih ve E:2017/3447, K:2017/1584 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Manisa 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2019 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; ….. Belediyesi’nde sözleşmeli peyzaj teknikeri olarak görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesi ile hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 31.12.2015 tarihli ve 1260 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesinde ” Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinde “Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Belediyenin ve bağlı kuruluşlarının norm kadroları, bu ilke ve standartlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirlenir. Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur. Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Kanun’a göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirlenir. Genel hükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınır ve yapılacak ödemenin azami tutarı yukarıda belirtilen usûle göre tespit olunur. Bu fıkra hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı unvanlar itibarıyla sınırlama getirebilir. Avukat, mimar, mühendis (inşaat mühendisi ve harita mühendisi olmak kaydıyla) ve veteriner kadrosu bulunmayan veya işlerin azlığı nedeniyle bu unvanlarda kadrolu personel istihdamına ihtiyaç duyulmayan belediyelerde, bu hizmetlerin yürütülmesi amacıyla, haftanın ya da ayın belirli gün veya saatlerinde kısmi zamanlı olarak sözleşme ile personel çalıştırılabilir. Kısmi zamanlı olarak çalıştırılacak personel sayısı yukarıda belirtilen her unvan için birden fazla olamaz ve bunlarla yapılacak sözleşme süresi takvim yılını aşamaz. Bunlara ödenecek net ücret, aynı unvanlı kadroların birinci derecesinin birinci kademesi için yapılması gereken bütün ödemeler toplamının net tutarının yarısını geçmemek ve çalıştırılacak süre ile orantılı olmak üzere belediye meclisi kararı ile tespit edilir. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli personel olarak çalıştırılanlar için iş sonu tazminatı ödenmez ve işsizlik sigortası primi yatırılmaz. Bunlardan yaptıkları başka işler sebebiyle herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olanlar için sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primi yatırılmaz ve aynı kişi birden fazla belediye veya bağlı kuruluşta çalıştırılamaz. Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına gönderilir…” hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; Muğla Üniversitesi Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksek Okulu mezunu olan davacının 15.06.2014 tarihinde ilk defa davalı idarede 5. dereceli tekniker kadrosu karşılık gösterilerek sözleşmeli peyzaj teknikeri olarak istihdam edilmeye başlandığı, anılan mevzuat gereği takvim yılıyla sınırlı olan sözleşme süresinin 31.12.2014 tarihinde dolması üzerine bu defa 2015 yılı için sözleşmesinin yenilendiği, sözleşmesinin 01.01.2016 tarihinde başlayan yeni dönemde yenilenmeyeceği yönünde tesis edilen 31.12.2015 tarih ve 1260 sayılı dava konusu işlemin tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen yasa hükümleri uyarınca Belediyelerin sözleşmeli personel istihdam etmek ve sözleşmelerini yenilemek hususlarında takdir yetkilerinin bulunduğu açık olmakla birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp sebep ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Davalı idarenin ihtiyacına binaen 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 3. fıkrası kapsamında takdir yetkisini kullanarak davacıyı istihdam ettiği, ihtiyacının kalmaması nedeniyle yine takdir hakkı çerçevesinde sözleşmesini yenilemediği, söz konusu takdir yetkisini kötüye kullandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı, peyzaj teknikerine ihtiyacı olmadığını ileri sürerek 2016 yılı içerisinde uyuşmazlık konusu kadroda herhangi bir personel istihdam etmeyen davalı idarenin yargı kararı ile sözleşmeli personel çalıştırmaya zorlanamayacağı dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum. |
| ÖZET: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 12/04/2017 tarihli kararı, davacının sözleşmeli peyzaj teknikeri olarak görev yaptığı belediyede sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptaline ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar vermiştir. Davalı idare, sözleşmenin yenilenmemesinin gerekçesi olarak hizmet ihtiyacının kalmadığını belirtmiş, ancak mahkeme, bu iddianın hukuksal geçerliliği olmadığını tespit etmiştir. Temyiz başvurusu ise, Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. |