ÖZET: Gelirlerden takipli alacak hesaplarında bazı alacakların tahsilinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, üniversiteye ait ticari alanların kiralanması sonucu oluşan alacakların tahsil edilemediği belirlenmiştir. İncelemeler sonucunda, E. Yönetişim ve Spor Ltd. Şirketi’nden 2016-2018 yıllarına ait 74.659,72 TL, Ö. H. Gıda Ltd. Şirketi’nden 2016-2017 yıllarına ait 193.035,74 TL, Ö. Turizm Şirketi’nden 2012 yılına ait 43.128,94 TL, T. Tan. adlı kişiden 2012-2013 yıllarına ait 41.692,23 TL ve T. Kuyu. adlı kişiden 2015-2016 yıllarına ait 73.135,13 TL olmak üzere toplam 425.651,76 TL tutarındaki alacakların tahsil kabiliyeti bulunmamaktadır.

Kiracıların, kira süresi sona ermeden önce borçlarını ödemeden ticari alanları boşalttıkları ve idare tarafından gecikme tazminatının hesaplanmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, toplam 59.484,00 TL tutarındaki teminattan yalnızca 9.746,00 TL gelir kaydedilmiş, geri kalan 49.738,00 TL ise hesaplarda bekletilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 08.02.2025 tarihli genel tebliği gereğince, tahsil imkanı kalmayan alacakların kayıtlardan çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Kamu idaresi, bu konuda gerekli çalışmalara başladığını ifade etmiştir. Bu bağlamda, tahsil edilemeyen alacakların tasfiyesi uygun görülmektedir.

BULGU: Gelirlerden Takipli Alacak Hesaplarında Kayıtlı Bazı Alacakların Tahsilinin Mümkün Olmadığının Tespit Edilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Gelirlerden takipli alacak hesaplarında kayıtlı bazı alacakların tahsilinin mümkün olmadığı görülmüştür.

Yapılan incelemelerde Üniversiteye ait ticari alanların kiraya verilmesi nedeniyle kira geliri olarak tahsil edilmesi gereken beş adet özel ve tüzel kişilikten olan alacağın tahsil kabiliyetinin olmadığı görülmüştür. Tahsili mümkün olmayan alacaklara ilişkin bilgi aşağıdadır.

-E. Yönetişim ve Spor Ltd. Şirketinden olan 2016-2018 yıllarına ilişkin KDV dahil toplam 74.659,72 TL alacağın şirketin mal varlığının olmaması nedeniyle,

-Ö. H. Gıda Ltd. Şirketinden olan 2016-17 yıllarına ilişkin KDV dahil toplam 193.035,74 TL alacağın şirketin mal varlığının bulunmaması ve tahsil kabiliyetinin olmaması nedeniyle,

-Ö. Turizm Şirketinden olan 2012 yılına ilişkin KDV dahil 43.128,94 TL alacağın icra sırasında daha önde olan başka alacaklıların olması nedeniyle,

-T. Tan. Adlı kişiden olan 2012-13 yıllarına ilişkin KDV dahil 41.692,23 TL alacağın kişinin ölümü ve borca bataklık davası nedeniyle,

-T. Kuyu. Adlı kişiden olan 2015-16 yıllarına ilişkin KDV dahil 73.135,13 TL alacağın ise hem taşınmaz kaydının olmaması hem de haciz sırasında çok fazla alacaklının bulunması gibi nedenlerle olmak üzere toplam 425.651,76 TL tutarındaki takipli alacağın tahsilinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Bu kiracıların borçlarını ödemeden kira süresi sonu itibariyle ticari alanları boşalttıkları, idare tarafından ise sözleşmede belirlenen gecikme tazminatının hesaplanmadığı ve toplam 59.484,00 TL tutarındaki teminattan ise 9.746,00 TL tutarının gelir kaydedildiği, toplam 49.738,00 TL tutarında nakit ve mektup şeklindeki teminatın ise gelir kaydedilmeden hesaplarda bekletildiği tespit edilmiştir.

Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 08.02.2025 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 94 sıra nolu ‘’Parasal Sınırlar” başlıklı Genel Tebliğinin 11’nci maddesinde; 5018 sayılı Kanunun, 79’uncu maddesi hükmü gereğince özel mevzuatındaki hükümler saklı kalmak üzere, İdare hesaplarında kayıtlı olup 6183 sayılı Kanun kapsamında izlenen kamu alacakları dışında kalan, zaruri ve mücbir sebeplerle takip ve tahsili imkanı kalmayan 71.500,00 TL tutarına kadar olan alacakların kayıtlardan çıkarılacağı düzenlenmiştir.

Kamu idaresi cevabında bulgu konusu hususa iştirak edildiğini ve buna yönelik çalışmalara başlanıldığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak Ortalama on yıl öncesine ait olan ve yukarıda da ifade edildiği üzere tahsil edilme imkânı kalmayan alacaklara ait teminatların irat kaydedilmesinin yanı sıra Muhasebat Genel Müdürlüğünün ilgili tebliğ sınırları içinde kalan alacaklarında tasfiye edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.