ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, üniversitelerdeki öğretim üyesi ve öğretim üyesi dışındaki kadrolara yapılan atamalarda nesnel olmayan kriterlerin belirlendiğini ortaya koymuştur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” ilkesine ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre, yükseköğretim kurumları atama süreçlerinde yalnızca bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik, objektif ve denetlenebilir koşullar belirleyebilir. Ancak, yapılan ilanlarda belirli adayları tanımlayan özel şartların yer alması, bu mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.

Örneğin, doçent kadrosu ilanlarında, genel olarak hangi alanda doçentlik unvanının gerektiği belirtilirken, bazı ilanlarda bu şartın açıkça tanımlanmadığı veya alanla ilgisi olmayan bilim dallarının şart koşulduğu görülmektedir. Ayrıca, ilanlarda yer alan spesifik kriterler, akademik rekabeti engelleyici nitelikte olup, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve ilgili kanunlara aykırıdır.

Sonuç olarak, üniversitelerin öğretim elemanı alım ilanlarının, belirli kişileri hedef alan şartlar içermemesi ve mevzuata uygun, objektif kriterleri yansıtması gerektiği vurgulanmaktadır. İlgili idare, bu konuda ilerleyen dönemlerde daha dikkatli olacağını belirtmiş olsa da, mevcut mevzuata aykırı ilanlar üzerinden gerçekleştirilen atamalar için herhangi bir işlem yapılmamıştır.

BULGU: Öğretim Üyesi ve Öğretim Üyesi Dışındaki Kadrolara Yapılan Atamalarda Nesnel Olmayan Kriterler Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversitede bulunan öğretim üyesi ve öğretim üyesi dışındaki kadrolara yapılacak atamalar için yapılan alım ilanlarında nesnel olmayan kriterler belirlendiği tespit edilmiştir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde;

“… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmektedir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun; “Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23’üncü, “Doçentlik ve Atama” başlıklı 24’üncü, “Profesörlüğe yükselme ve atama” başlıklı 26’ncı maddelerinde; bu kadrolara atama yapmak için yükseköğretim kurumlarının münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilecekleri hüküm altına alınmıştır.

“Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Genel Şartlar” başlıklı 6’ıncı maddesinde;

“.Yükseköğretim kurumları, bu Yönetmeliğe tabi öğretim elemanı kadro ilanlarında lisans veya lisansüstü mezuniyet alanları ile ilan edilen alana ait bilimsel, nesnel ve denetlenebilir koşullar dışında belirli bir adayı tanımlayan özel şartlar koyamazlar.”

hükmü yer almaktadır.

Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin; “Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9’uncu maddesinde,

“Kamu görevlileri; tüm eylem ve işlemlerinde yasallık, adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda hareket ederler, . Kamu görevlileri, takdir yetkilerini, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, her türlü keyfilikten uzak, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine uygun olarak kullanırlar. .”

“… İlanlarda, alanında tecrübe sahibi olmak şartının, hangi öğrenim düzeyinden sonrasına ait olduğu, belirli bir adayı tanımlamayacak şekilde belirtilir…”

denilmektedir.

Anayasa’nın yukarıda değinilen 10’uncu maddesi ile Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin yine yukarıda değinilen 9’uncu maddesi uyarınca, kamu görevlileri görevlerini yerine getirirken, eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Yine Kanunlarla kamu görevlilerine verilen takdir yetkisi kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile sınırlıdır. Kamu görevlileri bu yetkilerini kullanırken eşitlik ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalmak zorundadırlar.

2547 sayılı Kanun ve yukarıda adı geçen Yönetmelik hükümlerine göre ise, atama yapılacak öğretim üyesi ve öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadro ilanlarında bilimsel, nesnel ve denetlenebilir koşullar dışında belirli bir adayı tanımlayan özel şartlar konulamaz ve alanında tecrübe sahibi olmak şartının, hangi öğrenim düzeyinden sonrasına ait olduğu, belirli bir adayı tanımlamayacak şekilde belirtilir.

05.04.2018 tarih, 30392 Resmî Gazete’de yayınlanan “Doçentlik Yönetmeliği”nin 3’üncü maddesinde;

“Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır.” hükmü mevcuttur.

Bu hükme göre YÖK Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı, doçentlik başvurularında kullanılan “Bilim Alanları ve Anahtar Kelimeler” listesini hazırlamıştır. Bu liste doçentlik değerlendirmelerinde esas alınacak “temel alanları”, temel alanlarla ilgili “bilim/sanat alanı”nı ve bu bilim/sanat alanı ile ilgili olan “anahtar kelimeler”i içermektedir.

Doçentlik Yönetmeliği ve bu Yönetmeliğe dayanarak oluşturulan “Bilim Alanları ve Anahtar Kelimeler” listesi, her bir temel alanın hangi bilim dalı ile ilgili olduğu ve bununla ilgili olan anahtar kelimeleri ortaya koymaktadır. Doçentlik unvanları için belirlenen özel şartların adı geçen liste ile uyumlu olması gerekmektedir.

Üniversite, 2023 yılında “Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Kadrolarına Atama Ve Yükseltilme Ölçütleri”ni ilan etmiştir. Bu düzenlemenin 5’inci bölümünde doçentlik başvurularının değerlendirmelerinde hangi doçentlik temel alanı ve bilim alanının dikkate alınacağının her bir kadro için verilecek ilanda belirtileceği hükme bağlanmıştır. Benzer uygulamalar doktor öğretim üyesi ve profesörlük atamaları için de geçerlidir. Buna göre, her bir ilanda ilgili kadronun temel alanı ve bilim alanının belirtilmesi gerekmektedir.

Üniversite tarafından 2024 yılı içerisinde öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi alımı amacıyla çeşitli tarihlerde ilanlar verilmiş, atama yapılacak kadrolara ilişkin olarak bazı özel şartlar belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu özel şartlar yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Örneğin;

Doçent kadrosu ilanlarında genel olarak hangi alanda doçentlik unvanının alınmış olması gerektiği özel şart olarak aranmıştır. Ancak, bazı doçent kadroları için doçentlik unvan alanı şartı belirtilmemiştir. Bazılarında ise alanla ilgili olmayan bilim dalları şart koşulmuştur. Örneğin; Bilgisayar Teknolojileri Bölümü, Bilgisayar Programcılığı Programı’na Fizik bilim alanında; Güzel Sanatlar Fakültesi, Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü ve anabilim dalına Turizm bilim dalında doçentlik unvanına sahip olan aday atanmıştır.

Elektrik ve otomasyon bölümü, elektronik teknolojisi anabilim dalına alım için; sadece “Fizik Bölümü” lisans mezuniyeti ve “iş sağlığı ve güvenliği alanında tezli yüksek lisans yapmış olmak” şartı konulmuştur. Bölüm ve bilim dalı ile doğrudan ilgili olan elektrik, elektronik ve otomasyonla ilgili diğer bölümler ilana dahil edilmemiştir.

Makine ve Metal teknolojileri Bölümü, Makine ana bilim dalı için, “kaynaklı imalat alanında çalışması olmak” gibi spesifik bir kriter getirilmiştir.

Bitkisel ve Hayvansal Üretim bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler anabilim dalı için, ilgili olan ziraat fakültesi yanında bölümle ilgili olmayan Fen Edebiyat Fakültesi Kimya bölümü lisans mezuniyeti şartı konulmuştur.

Öğretim üyesi kadrolarına ilişkin, bölüm, anabilim dalı, bilim dalı, çalışma alanı gibi objektif kriterlere ek olarak çok sınırlayıcı özel şartlar getirilmiştir. Örneğin, bilimsel projelerde görev almış olmak gibi genel tanımlar yerine spesifik projeler tarif edilmiş, çok sınırlayıcı konularla ilgili çalışma yapmış olma şartları getirilmiştir.

Yukarıda yer verilen örneklerden de anlaşılacağı üzere, alımı yapılacak öğretim elemanı kadroları için ek kriterler getirilirken, 2547 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanarak çıkarılan yönetmeliklerde ifade edilen objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş; ilanlarda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar aranmıştır.

Üniversite’nin çıkmış olduğu ilanlarda belirlediği ek koşulların kişiyi tanımlamaya yönelik olarak akademik rekabeti engelleyecek nitelikte olmasının, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği ve Üniversite’nin Kanunlarla belirlenen amaçlarına ulaşması açısından risk oluşturduğu değerlendirilmiş ve bulgu konusu yapılmıştır.

İdare bulguya verdiği cevapta; açılan kadrolara ilişkin kriterlerin ilgili birimlerden talep edildiği ve ilerleyen dönemlerde konuya hassasiyet göstereceğini ifade etmişse de halihazırda mevzuata aykırı biçimde verilen ilanlara dayanarak gerçekleştirilen atamalara ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.

Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle akademik kadro alımlarına ilişkin ilanların belirli kişileri tanımlamaya yönelik olarak akademik rekabeti engelleyecek nitelikte olmaması; mevzuata uygun şekilde objektif ve denetlenebilir kriterleri içermesi gerekmektedir.