|
ÖZET: Tıbbi kötü uygulamalar nedeniyle idare aleyhine açılan tazminat davalarında, sigorta şirketlerine bildirim yapılmadığı ve ödenen tazminatların sigorta şirketlerinden talep edilmediği belirlenmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, üniversite hastanesinde görevli hekimlerin bu süreçteki yükümlülüklerini yerine getirmedikleri tespit edilmiştir. İlgili mevzuat, sağlık meslek mensuplarının sigorta sözleşmelerinin primlerini ödedikten sonra, bu primlerin yarısını döner sermaye hesaplarından geri alabileceklerini belirtmektedir.
Ayrıca, sağlık meslek mensuplarının mesleki mali sorumluluk sigortası kapsamında, tıbbi işlemler nedeniyle açılan davalarda ihbar yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak yapılan incelemelerde, idarenin dava dilekçesini hekime tebliğ etmesine rağmen, hekimin sigorta şirketine bildirim yapıp yapmadığına dair bir takip mekanizmasının olmadığı görülmüştür. Bu durum, rücu mekanizmasının işletilmemesine ve dolayısıyla tıbbi kötü uygulamalar nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminatların idarenin bütçesinde kalmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, tıbbi kötü uygulamalar nedeniyle açılan davalarda, hem idarenin hem de sorumlu sağlık meslek mensuplarının mevzuatta belirtilen ihbar yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve ödenen tazminatların sigorta şirketlerinden talep edilmesi önem arz etmektedir. Bu süreçlerin düzgün işlemesi, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına katkı sağlayacaktır. |
BULGU: Tıbbi İşlem ve Uygulamalar Nedeniyle Açılan Davaların Sigorta Şirketlerine Bildirilmemesi ve Bu Davalar Neticesinde Ödenen Tazminatların Sigorta Şirketlerinden Talep Edilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite
Üniversite Hastanesinde görev yapan hekimlerin tıbbi kötü uygulamaları nedeniyle İdare aleyhine açılan tazminat davalarında, davanın sigorta şirketine ihbar edilmesine ilişkin sürecin takip edilmediği ve dava neticesinde ödenen tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep edilmediği tespit edilmiştir.
Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ’in “Primlerin Ödenmesi ve Kurum Katkılarının Tahsili ile İadesi” başlıklı 3’üncü maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile sözleşmeli aile hekimlerinin, yaptıracakları sigorta sözleşmesinin primlerini sigortacıya veya sigorta acentesine ödedikten sonra, ödedikleri prim tutarının yarısını döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden geri alacağı belirtilmiştir.
Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbî İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 12’nci maddesinin birinci fıkrasında; tıbbî işlem ve uygulama nedeniyle tazminat ödenmesi talebiyle aleyhine dava açılan idarenin, davayı sağlık meslek mensubuna; mesleki malî sorumluluk sigortası bulunan sağlık meslek mensubunun da sigortacıya ihbar edeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Yönetmelik’in 12’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise rücu istemi tanımlanmıştır. Buna göre rücu istemi; sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle idare aleyhine açılan davada mahkeme kararına göre idarece ödenen meblağın; ancak kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmesi halinde ilgili sağlık meslek mensubundan tazminata konu olaydaki kusur oranı gözetilerek ödenmesinin istenilmesidir. Bu bağlamda idarenin sorumlu sağlık meslek mensubuna rücu edebilmesi için sağlık meslek mensubunun görevini kötüye kullandığının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olması gerekmektedir.
Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbî İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 12’nci maddesinin birinci fıkrasında; tıbbî işlem ve uygulama nedeniyle tazminat ödenmesi talebiyle aleyhine dava açılan idarenin, davayı sağlık meslek mensubuna; mesleki malî sorumluluk sigortası bulunan sağlık meslek mensubunun da sigortacıya ihbar edeceği belirtilmiştir.
Yapılan incelemede; tıbbi kötü uygulamalar nedeniyle İdare aleyhine açılan tazminat davalarında İdarenin dava dilekçesini davada yapılacak savunmaya esas belgelerin temin edilmesi amacıyla ilgili hekime tebliğ ettiği, ancak hekimin sigorta şirketine ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin takip edilmesine yönelik bir uygulamanın olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca sorumlu sağlık meslek mensupları aleyhine kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunmadığı için rücu mekanizması da işletilmemiştir. Dolayısıyla sigorta primlerinin yarısı İdare bütçesinden karşılanmasına rağmen, tıbbi kötü uygulama nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminat giderleri İdarenin üzerinde kalmaktadır. Tıbbi kötü uygulama nedeniyle açılan davalar sonucunda hastane bütçesinden maddi ve manevi tazminat ile yargılama gideri ödendiği görülmüştür.
Kamu idaresi cevabında, tıbbi kötü uygulamalar sebebiyle ödenen tazminatların geri alınması için Hukuk Müşavirliğine bildirim yapıldığı belirtilmiştir.
Bu itibarla tıbbi kötü uygulama nedeniyle İdare aleyhine açılan davalara ilişkin olarak İdare ve sorumlu sağlık meslek mensubu tarafından mevzuatta öngörülen ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesinin sağlanması ve dava neticesinde ödenen tazminat ve yargılama giderlerinin sigorta şirketinden talep edilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.