ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, üniversite idaresi tarafından ihale edilen yapım işlerinde yüklenicilerin mevzuattan kaynaklanan sorumluluklarının özel teknik şartnamelerle sınırlandırıldığını ortaya koymaktadır. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 30. maddesi, yüklenicilerin ve alt yüklenicilerin, yapının fen ve sanat kurallarına uygun yapılmaması, hileli malzeme kullanımı gibi nedenlerle meydana gelen zararlar için belirli bir süre sorumlu olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda, yüklenicilerin, işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar ve sonrasında on beş yıl boyunca sorumluluk taşıdığı vurgulanmaktadır.

Yapılan incelemeler, 2024 yılında ihale edilen yapım işlerinde yüklenicilerin sorumluluklarını azaltmaya yönelik özel şartnamelerin hazırlandığını göstermektedir. Bu şartnamelerde, yüklenicinin kaliteli işçilik ve malzeme kullanacağına dair taahhütler yer almakta ve belirli bir süre içinde ortaya çıkacak arızaların onarımını üstleneceği belirtilmektedir. Ancak, bu şartnamelerin 4735 sayılı Kanun’a aykırı olduğu ve dolayısıyla kesin hükümsüz sayılabileceği ifade edilmektedir.

Kamu idaresi, yüklenicilerin sorumluluklarını sınırlandıran ifadelerin yeni şartnamelerde yer almaması gerektiğini belirtmiştir. Bu durum, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi ve idarenin adli mercilerle meşgul edilmemesi açısından önem taşımaktadır. Dolayısıyla, yeni yapım işlerinin teknik şartnamelerinde yüklenicilerin sorumluluklarını azaltan düzenlemelere yer verilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.

BULGU: Yapım İşleri İçin Düzenlenen Özel Teknik Şartnameler İle Yüklenicilerin Sorumluluklarının Sınırlandırılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

İdare tarafından 2024 yılında ihale edilen yapım işlerinde, yüklenicinin mevzuattan kaynaklı kapsamlı sorumluluğunun hazırlanan özel teknik şartnameler ile sınırlandırıldığı görülmüştür.

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Yapım işlerinde yüklenicilerin ve alt yüklenicilerin sorumluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de onbeş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca haklarında 27’nci madde hükümleri uygulanır.” denilmektedir.

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre sözleşmeye bağlanan yapım işlerinin yürütülmesinde uygulanacak genel esasları belirlemek amacıyla hazırlan Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin ‘Alt yüklenicilerin çalıştırılması ve sorumlulukları’ başlıklı 20’nci maddesinde, “ (10) Yüklenici ve alt yükleniciler, işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca haklarında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 27’nci maddesi hükümleri uygulanır.” denilerek, yüklenicinin üstlendiği yapım işinde, yapının tamamı için işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar sorumlu olduğu gibi, kesin kabul onay tarihinden sonra da on beş yıl süreyle müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Yapılan incelemede, Üniversite tarafından 2024 yılında ihalesi yapılan ve sözleşmeye bağlanan tüm yapım işlerinde, yüklenicilerin ve alt yüklenicilerin yukarıda verilen mevzuattan kaynaklı geniş anlamda sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yönelik hazırlanan özel teknik şartnamelere; “İşin kapsamında, “yüklenici firma kaliteli işçilik yaptığını, kaliteli malzeme kullandığını, detayları en iyi şekilde çözdüğünü ve yapılan bütün dış cephe imalatları, ısı yalıtımları ve su yalıtımlarında 5 yıl boyunca hiçbir arıza, bakım ve onarım gerektirecek sorun meydana gelmeyeceğine; 5 yıl içerisinde dış cephe imalatlarında, ısı yalıtımlarında ve çatı imalatlarında ortaya çıkacak arızalar ile bu arızaların doğuracağı diğer arızalar ve onarım işlerinden sorumlu olacağını, idareden hiçbir bedel talep etmeden bütün onarımları, düzeltmeleri ve gerekli olursa yenileri ile değişimleri yapacağını veya yaptıracağını” belgeleyen noter onaylı bir taahhütnameyi geçici kabul safhasında getirerek kontrol makamına teslim edilecektir.” ifadesi yazılmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ‘II. Kesin hükümsüzlük’ başlığını taşıyan 27′ nci maddesinde, “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” denilerek, Kanun’un emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu belirtilmiştir.

Buna göre, yüklenicinin yapım işlerinde ihale mevzuatından kaynaklı sorumluluğunu sınırlandırmaya yönelik olarak hazırlanan özel şartnamelerin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na aykırı olmasından dolayı kesin hükümsüz olduğu görülse de, ortaya çıkabilecek zarar ve ziyanın telafisi için yaşanabilecek uyuşmazlıklarda, İdarenin adli merciler önünde meşgul edilebilmesine ve telafisi güç durumların ortaya çıkmasına neden olacağı değerlendirilmektedir.

Kamu idaresi cevabında, yüklenicilerin ihale mevzuatından kaynaklı sorumluluğunu sınırlandırmaya yönelik hususların hazırlanan şartnamelerde yer almamasına hassasiyet gösterileceği ifade edilmiştir.

İdare tarafından yeni yapılacak yapım işlerinin teknik şartnamesine, yüklenicilerin işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar olan sorumluluğu ile kesin kabul sonrası mevzuattan kaynaklı 15 yıl olan müteselsil sorumluluğunu azaltmaya yönelik özel sınırlama getiren ifadelerin konulmaması gerekmektedir.