|
ÖZET: Üniversite bünyesinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin düzenli bir şekilde kullandırılmadığı tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların temel haklarından biri olduğunu belirtirken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. ve 56. maddeleri, işçilere yıllık izin verilmesini ve bu izinlerin sürekli olarak kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin ödenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, işçilerin hak kazandıkları yıllık izin sürelerinin ilgili yıl içinde kullandırılmasını, geçmiş yıllara ait birikmiş izinlerin ise en fazla üç yıl içinde kullanılmasını öngörmektedir. Denetimlerde, üniversitede çalışan 22 işçinin 100 günden fazla, 86 işçinin ise 50-100 gün arasında kullanılmayan izin sürelerine sahip olduğu belirlenmiştir. Kamu idaresi, bu konuda gerekli uyarıların yapıldığını ve hassasiyet gösterileceğini bildirmiştir. Sonuç olarak, işçilerin yıllık izinlerinin hak kazandıkları yıl içinde kullandırılması ve geçmiş yıllara ait birikmiş izinlerin hizmet gerekliliklerine göre planlanarak bir an önce tamamlanması gerektiği ifade edilmektedir. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite
Üniversite bünyesinde istihdam edilen işçilerin bir kısmının yıllık izinlerinin düzenli olarak kullandırılmadığı görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma Şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların bir hakkı olduğu ve bu hakların kullanımının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde, yılık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
Ayrıca, 2024/7 sayılı tasarruf tedbirlerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde, 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı belirtilmiştir.
Denetimlerde, Üniversitede çalışan 22 işçinin 100 gün ve üzerinde, 86 işçinin ise 50 ile 100 gün arası kullanılmayan izin sürelerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında, konu ile ilgili gerekli uyarıların yapıldığı ve bu konuda gerekli hassasiyetin gösterileceği bilgisi verilmiştir.
Sonuç olarak; işçilerin yıllık izinlerinin hak kazandıkları yıl içerisinde kullandırılması ve geçmiş yıllara ait birikmiş izinlerin de hizmet gereklerine göre planlanarak en kısa sürede bitirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.