ÖZET: Uyku odası randevularında hastaların kamu hizmetlerine erişiminde eşitlik sağlanmadığına dair 2024 Sayıştay Denetim Raporu, Nöroloji ana bilim dalına bağlı uyku odalarında yapılan incelemeleri kapsamaktadır. Rapor, bazı hastaların randevu almak için dört yıla kadar beklerken, diğerlerinin çok kısa sürede randevu alabildiğini ortaya koymaktadır. Anayasa’nın 10. maddesi, herkesin eşit muamele görmesi gerektiğini belirtirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da kamu görevlilerinin ayrım yapmadan hizmet sunma yükümlülüğünü vurgulamaktadır.

Denetimlerde, uyku odalarında görevli doktorların randevu sürelerinde ciddi farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, hastaların kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma haklarını ihlal etmekte ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturmaktadır. Kamu idaresinin, Hastane Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden randevu kayıtlarının düzenlenmesi gibi önlemler alması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, kamu kaynaklarının etkin ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması, tüm vatandaşlara eşit hizmet sunulması açısından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, sağlık hizmetlerinde eşitlik ilkesinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

BULGU: Uyku Odası Randevularında Hastaların Kamu Hizmetlerine Eşit Bir Şekilde Ulaşma ve Hizmetten Eşit Şekilde Yararlanma Hakkına Uygun Davranılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Nöroloji ana bilim dalına bağlı olarak faaliyet gösteren uyku odalarının randevuları incelendiğinde bekleme sürelerinin normalin çok üzerinde farklılaştığı 4 yıla kadar bekleyen hastalar olduğu gibi çok kısa sürede randevu alan hastaların bulunduğu tespit edilmiştir.

1982 Anayasası’nın 10’uncu maddesinde;

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. (Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” hükmü amirdir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’un “Tarafsızlık ve devlete bağlılık” başlıklı 7’inci maddesinde;

“Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; kamu kaynakları “Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri,” olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun’un “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde ise;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmektedir.

Anayasa’nın 10’uncu maddesinin ilk fıkrasındaki “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” hükmü herkese eşit muamele edilmesini, eşit hizmet sunumunu ve eşit işlem yapılmasını ifade etmektedir. Maddenin son fıkrasında, devlet organları ve idare bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmelidir, hükmü ile kamu hizmetinde eşitlik ilkesi ile eşit muamele ilkesi düzenlenmiştir. Kamu hizmetinde eşitlik ilkesinin bir sonucu olarak gerek kullanıcı adayları gerekse kullanıcılar, kamu hizmetlerine eşit bir şekilde ulaşma ve hizmetten eşit şekilde yararlanma hakkına sahiplerdir.

657 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinde ise devlet memurlarının görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamayacakları vurgulanmıştır.

Yerinde yapılan denetimlerde, Nöroloji ana bilim dalına bağlı uyku odalarında görev yapan ve aynı zamanda iki doktor tarafından verilen randevularda bekleme sürelerinin anormal bir şekilde farklılaştığı, çok uzun süre bekleyerek randevu alamayan (4 yıl kadar) hastalar olduğu gibi kısa sürede randevu alıp uyku odasına yatarak tedavi olabilen hastaların olduğu tespit edilmiştir. Bu davranışları ile poliklinik hastalarının kamu hizmetlerinden yararlanma hakları kısıtlanmış ve Anayasa’nın Eşitlik ilkesi başta olmak üzere 657 sayılı Kanun’un tarafsızlık ilkelerine de aykırı hareket etmişlerdir.

Kamu İdaresince bulgu konusu hususa iştirak edilerek; Uyku Laboratuvarında hastaların tetkik istemi randevu kaydının Hastane Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden yapılmasının sağlandığı ifade edilmiştir.

İdare tarafından, sorumlulukları altında bulunan kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasının önlenmesi ve hizmetin tüm vatandaşlara eşit koşullarda verilmesine dönük tedbirlerin alınması gerektiği düşünülmektedir.