ÖZET: Mükellefler tarafından GİB’in elektronik beyanname sistemine yüklenen mali tablolar ve beyannamelerde, tekdüzen hesap planı ile genel muhasebe ilkelerine aykırılıklar tespit edilmiştir. Özellikle, dönen ve duran varlıklar gibi ana hesap düzeylerinde, aktif karakterli hesapların alacak bakiyesi vermesi beklenirken, borç kalanı vermesi gereken hesapların ters bakiye verdiği gözlemlenmiştir. Bu durum, mali tabloların güvenilirliğini zedeleyerek, ileride daha büyük hata ve eksikliklere yol açma riski taşımaktadır.

Kasa, alıcılar gibi aktif hesapların doğru bir şekilde kontrol edilmesi ve sistemde gerekli entegrasyonların sağlanması, mükelleflerin beyan ettikleri vergi matrahlarının güvenilirliğini artıracaktır. Aksi takdirde, GİB tarafından tahsil edilmesi beklenen vergi gelirlerinde azalma yaşanabilir. Kamu idaresi, Türk vergi sisteminin beyan esasına dayandığını ve mükellefleri yönlendirmek için çeşitli kontrollerin mevcut olduğunu belirtmiştir. Ancak, tespit edilen aykırılıkların risk kriterleri çerçevesinde ele alınarak, gerektiğinde mükelleflerin vergi incelemesine tabi tutulabileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, mali tabloların sağlıklı bir şekilde beyan edilmesi ve vergi gelirlerinin korunması için, aktif hesapların ters bakiye vermesi durumlarına yönelik etkili kontrollerin hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. Bu önlemler, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu olumsuz etkilemeyecek şekilde tasarlanmalıdır.

BULGU: Mükellefler Tarafından Sisteme Yüklenen Beyannamelerde ve Mali Tablolarda Tekdüzen Hesap Planına ve Genel Muhasebe İlkelerine Aykırılıklar Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

GİB elektronik tabanlı beyanname sistemine mükellefler tarafından yüklenen bilançolarda; tekdüzen hesap planı ile genel muhasebe ilkelerine aykırı olacak şekilde, dönen varlıklar ve duran varlıklar toplamı gibi ana hesap düzeyleri başta olmak üzere, aktif karakterli olup sıfır veya borç kalanı vermesi beklenen, diğer bir ifadeyle, mükellefin sahip olduğu varlıkları gösteren hesapların alacak kalanı (ters bakiye) verdiği görülmüştür.

Borç bakiyesi vermesi gereken hesapların alacak bakiyesi vermesi tekdüzen hesap planı ile genel muhasebe ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Bu şekilde; genel muhasebe ilkelerine ve tek düzen hesap planına aykırılığı açıkça ortada olan mali tabloların risk kriterleri kapsamında kontrol edilmemesinin ilerleyen safhalarda farklı hata ve eksikliklere neden olacağı değerlendirilmektedir.

Buna göre; aktif karakterli bir hesap olan ve sıfır veya borç kalanı vermesi gereken kasa veya alıcılar hesabının alacak bakiyesi vermemesini sağlayacak kontrollerin arka planda sisteme entegre edilmesi ve mali tabloların bu şekilde beyanının sağlanması gerekmektedir. Aksi durum, mükelleflerin beyan ettikleri vergi matrahlarının aşındırılmasına ve bu şekilde GİB tarafından toplanması beklenen vergi gelirlerinin azalmasına yol açmaktadır.

Kamu idaresi cevabında, Türk vergi sisteminin esas itibarıyla beyan esasına dayandığı, kurumlar vergisi beyannamesi ve eklerinde mükellefleri yönlendirmek amacıyla çok sayıda uyarı ve kontrolün bulunduğu, bununla birlikte, eleştiri konusu yapılan hususların da risk kriteri olarak dikkate alınarak gerektiğinde ilgili mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılmasının mümkün bulunduğu, dolayısıyla bulguya konu edilen hususlar hakkında yapılan araştırmalar sonucunda somut olarak tespit edilen olaylar ile ilgili olarak gerek görülmesi halinde mükelleflerin incelemeye sevk edileceği ve bu mükelleflere ilgili mevzuatta öngörülen müeyyidelerin uygulanacağı ifade edilmiştir.

Bulgu konusu husus 2020-2023 yılları denetimi kapsamında Başkanlığa bildirilmiş olup, 2024 yılı denetimi sonucunda da aynı uygulamaya devam edildiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, mükellefler tarafından beyannamelerin ve mali tabloların sisteme yüklenmesiyle başlayan gelir toplama sürecinin sağlıklı işlemesini garanti altına almak ve GİB tarafından tahsil edilmesi beklenen vergi gelirlerinin azalmasının önüne geçmek üzere; mali tablolarda yer alan kasa, alıcılar veya stoklar gibi aktif karakterli hesapların ters bakiye verdiği durumlara yönelik olarak, risk kriterlerine göre, beyanname vermeyi zorlaştırmayacak ve vergiye gönüllü uyumu azaltmayacak şekilde kontrollerin uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.