ÖZET: İdarelerin ilama bağlı borçlarının muhasebe kayıtlarının zamanında yapılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Bakanlık tarafından gerçekleştirilen ilama dayalı ödemelerde, borç tutarları ödeme aşamasına kadar muhasebeleştirilmemekte, bu durum da ilgili dönemdeki mali tablolara yansımamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, idarenin borç doğumunu belirleyen hükümler içermekte ve bu borçların zamanında kaydedilmesini zorunlu kılmaktadır.

İdari davalarda mahkeme kararının idareye bildirilmesi, ceza davalarında ise kararın kesinleşmesi ile idarenin işlem tesis etmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu süreçte, ilama bağlı borçların tahakkuk kayıtlarının yapılması ve ilgili mali tablolara yansıtılması gerekmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, bu borçların muhasebe kayıtlarına alınmadığı ve ertesi yıla sarkan ödemelerin mali tablolarda yer almadığı tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi, ilama bağlı borçların tahakkuk kaydının yapılması gerektiğini 81 İl Defterdarlığı ve Muhakemat Müdürlüklerine bildirmiştir. Ancak bu düzenlemelerin 2024 yılı mali tablolarına etkisi bulunmamaktadır. Sonuç olarak, geçmiş yıllarda olduğu gibi, ilama bağlı borçların muhasebe kayıtlarının zamanında yapılmaması, 2024 yılı mali tablolarında hatalı raporlamalara yol açmaktadır.

BULGU: İlama Bağlı Borçların Muhasebe Kayıtlarının Zamanında Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Bakanlık tarafından yapılan ilama bağlı ödemelerde, borç tutarlarının ödeme aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına alınmadığı, bu durumun da söz konusu borçların ilgili olduğu dönemde mali tablolara yansımamasına neden olduğu görülmüştür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararları için idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmış olup aynı maddenin ikinci fıkrasında da konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatıracağı belirtilmiştir. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde ise, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı hüküm altına alınmıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142’nci maddesinin onuncu fıkrasında; tazminata ilişkin mahkeme kararlarının, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamayacağı, kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücretinin, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödeneceği, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde ise kararın genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı belirtilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda İdare açısından ne zaman borç doğduğu açıkça belirtilmiştir. İdari davalarda mahkeme kararının idareye bildirilmiş olmasıyla, ceza davalarında ise kararın kesinleşmesi ile idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmesi gerektiği açıklanmıştır. Bu aşamada İdare açısından bir borç doğmakta ve söz konusu ilamlara ilişkin borçların da an itibarıyla tahakkuk kayıtlarının yapılarak muhasebeleştirilmesi ve GYMY’nin “Faaliyet sonuçları tablosu ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “kamu idarelerinin faaliyetlerine ilişkin gelir ve gider işlemleri, tahakkuk esasına dayalı olarak gelir ve gider hesaplarında izlenir” hükmü gereği ilgili olduğu döneme ait mali tablolara yansıtılması gerekmektedir.

Yapılan incelemelerde, ilama bağlı bulunan borç tutarlarının davacıya ödeme yapılması aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına alınmadığı, bu durumun ertesi yıla sarkan ödemeler olması halinde bahse konu ilam giderlerinin ilgili olduğu yılda Faaliyet Sonuçları Tablosuna yansıtılamamasına yol açtığı tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi tarafından, Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün genel yazısı ile ilama bağlı borçların tahakkuk kaydının yapılması gerektiğinin 81 İl Defterdarlığına ve Muhakemat Müdürlüklerine bildirildiği, ayrıca BKMYBS üzerinden, merkezi yönetim kapsamındaki idarelere gerekli muhasebe kayıtlarının duyurulduğu ifade edilmiştir. Yapılan bu düzenleyici işlemler 2025 mali yılı iş ve işlemlerini ilgilendirmekte olup, 2024 yılı mali tablolarına bir etkisi bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, geçmiş yıllar Sayıştay Denetim Raporlarında da belirtildiği üzere, ilama bağlı borçlara ilişkin muhasebe kayıtlarının ilamın ilgili olduğu döneme ait mali tablolara yansıtılmamasının 2024 yılı mali tablolarında hatalı raporlanmaya yol açtığı değerlendirilmektedir.