ÖZET: İl müdürlüklerinin muhasebe işlemlerinin yürütülmesiyle ilgili mevcut mevzuat düzenlemelerinde güncel bir eksiklik tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, bu durumun taşradaki muhasebe işlemlerinin denetimini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çerçevesinde yapılan değişikliklerle Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ile Spor Genel Müdürlüğü, Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak yeniden yapılandırılmıştır. Bu kapsamda, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler, il müdürlüklerinin mali işlemlerine dair yeni düzenlemeleri gerektirmektedir.

3289 sayılı Kanun’un 6. maddesi, il ve ilçe düzeyinde gençlik ve spor müdürlüklerinin kuruluşunu öngörmekte, 13. maddesi ise bu müdürlüklerin bütçelerinin Bakanlık onayıyla yürürlüğe gireceğini belirtmektedir. Ancak, mevcut düzenlemeler doğrultusunda, taşradaki mali işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin ikincil bir mevzuatın eksik olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan incelemelerde, taşınır ve taşınmaz malların muhasebe kayıtlarının eksik olduğu, alacakların ve gelirlerin düzenli bir şekilde takip edilmediği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, il müdürlüklerinin mali işlemlerinin güvenilir bir şekilde denetlenebilmesi için ikincil bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzenleme, Sayıştay’ın dış denetim işlevinin etkin bir şekilde yerine getirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Kamu idaresi, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği taslağını hazırlamış ve 2025 yılı içinde yürürlüğe girmesi planlanmaktadır. Bu adım, muhasebe sisteminin güçlendirilmesi ve kayıt düzeninin iyileştirilmesi için önemli bir fırsat sunmaktadır.

BULGU: İl Müdürlüklerinin Muhasebe İşlemlerinin Hangi Mevzuat Hükümleri Dahilinde Yürütülmesi Gerektiği Konusunda Güncel Bir Düzenleme Eksikliği Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

İl müdürlükleri tarafından yürütülen iş ve işlemlere ilişkin muhasebe kayıtlarının hangi mevzuat hükümleri dahilinde gerçekleştirileceğine dair düzenleme eksikliğinin bulunduğu ve bu durumun taşradaki muhasebe işlemlerinin denetimini zafiyete uğrattığı görülmüştür.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesiyle birlikte Devlet teşkilatlanması yeniden belirlenmiş ve bu kapsamda Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü ile Spor Genel Müdürlüğü özel bütçeli idare olmaktan çıkarılarak Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak konumlandırılmıştır.

Söz konusu yapısal değişiklikle beraber 02.07.2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 3289 sayılı Kanun’un adı “Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” olmaktan çıkarılıp “Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu” olarak değiştirilmiş ve aynı KHK ile 3289 sayılı Kanun’da birtakım değişiklikler yapılarak Bakanlığın il düzeyindeki mali iş ve işlemlerine ilişkin hususlar yeniden belirlenmiştir.

3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun 6’ncı maddesinde; Bakanlığın taşradaki hizmetlerini yürütmek üzere illerde gençlik ve spor il müdürlüğü, ilçelerde gençlik ve spor ilçe müdürlüğü kurulacağı, il teşkilatının bütçesinin özel bütçe olduğu; geçici 10’uncu maddesinde ise 5018 sayılı Kanun’un dış denetimle ilgili hükümleri dışındaki hükümlerinin, gençlik ve spor il müdürlükleri hakkında uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un “Bütçe ve mali hükümler” başlıklı 13’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; il müdürlüklerinin bütçesinin Gençlik ve Spor Bakanlığının onayı ile yürürlüğe gireceği, bunların hazırlanması, uygulanması, muhasebeleştirilmesi, denetimi, aktarmalar ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceği ifade edilmiştir.

İl müdürlükleri hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 5018 sayılı Kanun kapsamındaki ikincil mevzuatın uygulanmayacağı yukarıdaki yasal düzenlemelerin bir gereği olarak kabul edilmekle birlikte; 3289 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi gereği, taşradaki mali işlemlerin hangi usul ve esaslara göre muhasebeleştirileceği konusunda ikincil bir mevzuat düzenlemesi yapılması gerektiği açıktır.

İl müdürlükleri nezdinde yapılan incelemelerde; taşınır/taşınmaz malların muhasebe kayıtlarına tam ve doğru olarak yansıtılmadığı, özellikle spor kulüplerinden olan alacaklar ile sportif faaliyet gelir ve alacaklarının tahakkuk kayıtlarının yapılmadığı, hukuk birimine bildirilip takibe alınan alacakların takipli hesaplarda izlenmediği, banka hesaplarında özellikle projelere ilişkin özel hesaplarda kalan tutarların açılış fişinde kayıt altına alınmadığı, kredi kartıyla yapılan tahsilatlar ile tahakkuk etmiş ancak gelecek aylarda ödenebilir duruma gelecek olan borçların ilgili hesaplarda izlenmediği ve dolayısıyla muhasebe ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmeyen muhasebe kayıt ve işlemlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi çerçevesinde; il müdürlüklerinin mali karar, faaliyet ve işlemleri Sayıştay denetimine tabidir. Sayıştay tarafından gerçekleştirilecek dış denetim, kamu idarelerinin hesap ve işlemleri ile mali rapor ve tablolarının güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin mali denetimi de içerecek şekilde yapılmaktadır. Buradan hareketle, taşradaki muhasebe işlemlerinin ve kayıt düzeninin hangi mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirileceğine dair ikincil bir mevzuat düzenlemesi yapılması, Sayıştay tarafından gerçekleştirilecek mali denetimin zafiyete uğratılmaması açısından zorunluluk arz etmektedir. Aksi takdirde il müdürlüklerinin mali iş ve işlemleri denetim dışı kalacak ve Sayıştay dış denetim fonksiyonunu yerine getirememiş olacaktır.

Kamu idaresi tarafından, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği taslağının hazırlandığı ve kurumlara görüşe gönderilme aşamasında olduğu, söz konusu Yönetmeliğin 2025 yılı içerisinde yayımlanarak yürürlüğe girmesinin planlandığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak; il müdürlüklerinin mali iş ve işlemlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak tam, doğru ve zamanında kayıt altına alınabilmesi, hesap ve kayıt düzeninde yeknesaklığın sağlanması ve Sayıştay tarafından gerçekleştirilecek dış denetime elverişli bir muhasebe sisteminin tesis edilebilmesi için taşradaki mali işlemlerin muhasebeleştirilmesi, hesap planı ve kayıt düzenine ilişkin ikincil bir mevzuat düzenlemesine gidilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.