|
ÖZET: İdari para cezalarına ilişkin tahakkuk kayıtlarının yapılmaması, 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu ile 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu çerçevesinde uygulanan bu cezaların, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre kamu geliri olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu kanun, kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsilat süreçlerinin belirli usullere göre yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Ancak, yapılan incelemelerde, Bakanlık İl Müdürlükleri tarafından verilen idari para cezalarına dair tahakkuk kayıtlarının büyük ölçüde yapılmadığı tespit edilmiştir.
Tahakkuk kayıtlarının eksikliği, idari para cezalarının tahsilat aşamasında muhasebe sistemine dahil edilmemesiyle sonuçlanmaktadır. İdari para cezalarının kesinleşmesi ve tahsilatına ilişkin süreçler, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliği’nde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, cezaların kesinleşmesi halinde ödemelerin ilgili vergi dairesinin hesaplarına yapılması gerekmektedir. Ayrıca, idari para cezalarının tahakkuk ettirilmesi ve muhasebeleştirilmesi için ilgili muhasebe müdürlüklerine bilgi verilmesi zorunludur. Sonuç olarak, idari para cezası uygulayan il müdürlüklerinin, muhasebe müdürlüklerine gerekli bilgileri ileterek alacakların tahakkuk ettirilmesini sağlaması büyük önem taşımaktadır. Bu süreçlerin düzgün bir şekilde yürütülmesi, kamu mali yönetimi açısından kritik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir. |
BULGU: İdari Para Cezalarının Tahakkuk Kayıtlarının Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
Bakanlık İl Müdürlükleri tarafından 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu ile 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu uyarınca uygulanan idari para cezalarına ait tahakkuk kayıtlarının yapılmadığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, idari para cezaları kamu geliri olarak kabul edilmekte olup, aynı Kanun’un 37’nci maddesinde kamu gelirlerinin ilgili kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edileceği belirtilmektedir. Anılan Kanun’un 51’inci maddesinde ise tahakkuk esaslı bir sistem benimsenmiş olup kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildikleri mali yılın hesaplarında gösterileceği hüküm altına alınmıştır.
Tahakkuk esası ise, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinde tanımlandığı üzere bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmesini ifade etmektedir. Bu çerçevede, kamu geliri niteliğindeki idari para cezalarının tahakkuk etmesiyle birlikte muhasebeleştirilmesi gerekmektedir.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabının niteliğini düzenleyen 51’inci maddesinde bu hesabın mevzuatı gereğince gelir olarak tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler ile bunlardan yapılan tahsilat ve terkinlerin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir. Anılan Yönetmelik’in 53’üncü maddesinde ise hesabın işleyişi düzenlenmiştir.
Buna göre, ilgili servislerinden verilen gelir tahakkuku tutarları 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabına borç, 600 Gelirler Hesabına alacak kaydedilecektir. Kamu idarelerinin mal veya hizmet satışlarından yapılan iskonto ve diğer indirimler ile iade edilen mal veya hizmetin satış bedeli dışında bu hesapta kayıtlı alacaklardan yapılan terkin ve indirimler bu hesaba alacak, terkinler 630 Giderler Hesabına, indirimler 610 İndirim, İade ve İskontolar Hesabına borç kaydedilir.
Yapılan incelemelerde, Bakanlık İl Müdürlükleri tarafından verilen idari para cezalarına ilişkin tahakkuk kayıtlarının büyük oranda yapılmadığı görülmüştür. Tahakkuk kayıtları yapılmayan idari para cezaları tahsilat aşamasında muhasebe kayıtlarına alınmaktadır. Bu durum ise kesilen idari para cezalarına ilişkin işlemlerin tahakkuk esasına göre yürütülmemesiyle sonuçlanmaktadır.
Bakanlığın muhtelif kanunlar gereğince gerçek ve tüzel kişilere idari para cezası uygulama yetkisi bulunmaktadır. Söz konusu idari para cezalarının kesinleşmesi ve tahsiline ilişkin hükümler ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda ve 442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliği’nde düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 27’nci maddesinde itiraz süresinin kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 15 gün olduğu, bu süre içerisinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması halinde idari yaptırım kararının kesinleşeceği belirtilmektedir.
442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliği’nde düzenlenen ödeme yeri ise idari para cezalarının kesinleşmesine göre farklılık göstermektedir. Buna göre idari yaptırım kararları genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri tarafından verilmiş ve henüz kesinleşmemiş ise muhasebe yetkilisi mutemetleri ve muhasebe birimleri (merkez muhasebe birimi, mal müdürlükleri ve defterdarlık muhasebe müdürlükleri) vasıtasıyla tahsil edilecektir. İdari yaptırım kararlarının kesinleşmesi üzerine ödemeler ise ilgili vergi dairesinin hesabının bulunduğu bankalara veya vergi dairelerine yapılacaktır.
İdari para cezalarının ödeme süresi (özel kanunlarda ödeme süresi belirtilmemiş ise) ilgililere tebliğinden itibaren bir ay olarak belirlenmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün 16.12.2019 tarih ve 90192509-210.11.02-E.561356 sayılı “Gelirlerin İdarelerin Kurumsal Koduna Kaydı” konulu yazısında genel bütçe gelirlerinin bütçe gelirleri hesabının yardımcı hesap kodları itibarıyla hangi idarelerin kurumsal koduna gelir kaydedileceğine ilişkin cetvel oluşturulmuştur. İlgili yazı Ek-1 Gelir Cetvelinde hangi gelirin hangi kurumsal kod ile muhasebeleştirileceği belirtilmektedir.
Söz konusu cetvelin “Açıklamalar” bölümünde, idari para cezalarından ödeme süresi içerisinde tahsil edilenlerin cezayı kesen kurumun kurumsal koduyla, kesinleştikten sonra 6183 sayılı Kanun gereğince takip ve tahsili için ilgili vergi dairesine intikal ettirilenlerin ise Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kurumsal koduyla kayıtlara alınacağı ifade edilmiştir.
Mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Bakanlık tarafından uygulanan idari para cezalarının muhasebe müdürlüklerine bildirilmesi ve söz konusu idari yaptırım kesinleşene veya bu süre içerisinde ceza tahsil edilinceye kadar 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabında izlenmesi gerekmektedir. Kesinleşen idari para cezaları ise Gelir İdaresi Başkanlığı hesapları üzerinden kayıt altına alınmalıdır.
Sonuç olarak, bahse konu mevzuata uygun olarak idari para cezası yaptırımı uygulayan il müdürlükleri tarafından muhasebe müdürlüklerine bilgi verilerek alacakların tahakkuk ettirilmesi sağlanmalıdır.